Tebessümle insan yüzünde kâinatın en güzel ve en özel çiçeği açıyor.

M
  • Kullanıcı Myself
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Tebessüm, insan ruhunun bedene düşen en görünür, en parlak yansımasıdır.
Tebessüm, insan coğrafyasının en asude ülkesinde, yani yüzde doğan bir güneştir.
Yüzün tüm detaylarını etkileyen tebessüm, göz-kaş-kirpik ufkunda yükselir,
dudağın ve yanağın toprağında bir bahar kadar müjdeli inkılaplar yapar.


İçten ve sessiz bir tebessüm insanın söyleyebileceği en sessiz ve en etkili mesaja dönüşür.
Tebessüm sırasında insanın bedeni adeta şeffaflaşır,
ruhun soyut güzelliğine, kalbin içten muhabbetine doğru insan yüzünden kocaman bir pencere açılır.
İçten bir tebessüm, hiç bir zorlamanın ve
harici kuvvetin teshir edemeyeceği kadar ele avuca sığmaz bir eylem,
ancak dilin ifadelerinin erişemeyeceği kadar aşikar bir ifade,
ruhta derin ve kalıcı izler bırakacak kadar güçlü bir imajdır.
Tebessüm, vermenin en kolay ancak en kesin aracıdır.
Kimseden zorla alınamaz, kimseye zorla verilmez.
Kimseye borçlu olmadığımız, kimseden alacaklı olmadığımız servettir.
Bu yüzden tebessüm eden borcunu ödüyor değil, özel bir ikramda bulunuyordur.
Tebessüme muhatap olan hakettiği bir şeyi alıyor değil, özel bir lütuf alıyordur.


Tebessümle gerçekleştirdiğimiz iletişim, karşılıklı alıp-vermenin çok ötesinde ve üzerinde bir boyuttadır.
Tebessümleşmede bir ödeşme beklenmez, karşılıklılık yoktur, sadece tebessüm edilir o kadar.
Tebessüm sadece verilir; sonrası yoktur.
İhtimal ki, bu yüzden, en çok ''sadaka'' tabiri yakışır tebessüme.
Zira bize rızık olarak verilenler arasında olan mutluluğu, iç huzuru, saadeti, itminanı, huşû halini&
Başkasına infak etmenin ilk ve belki tek yoludur tebessüm.
(Profesyonel niyetle sırf yüze giydirilen, en çok bir deri derinliğindeki tebessümler bahsimizden hariçtir..
Nitekim, uzmanları sahte ve sathî tebessümlerin yüzü asimetrik olarak etkilediğini gözlemlemişler.
Demek fıtrî olmayan, kalpten gelmeyen tebessümü yüzün kasları bile kabul etmiyor;
nerede ruha derin izler bırakması, kalbe yol bulması!)

Sözlerden ve seslerden daha temel ve kolay bir dil olmalı ki,
her coğrafyadan insan tek bir tebessümün mesajını algılar.
Tebessüm aslında sadece dışa doğru değil, içe doğru da mutluluk mesajları gönderir.
Yüzdeki tebessüm hali, tebessüm edenin kendisine de bir özel mutluluk ve itminan hali telkin eder.
Yani, tebessüm mutluluğun sonucu olduğu gibi, sebebi bile olabiliyor.


Otuzikinci Söz'ün Üçüncü Mevkıf'ındaki ''güzel bir çiçek'' ve ''güzel bir hasnâ''nın suret ve
heykeli misaline nazar edecek olursak, çiçeğin bir cisimleşmiş bir lütuf oluşu kadar,
heykele kazandırılan ''tebessüm vaziyeti''nin o ''güzel kadın''ı et ve
kemikten bir lütfa dönüştürdüğünü görürüz.
Tersinden okursak, sade ve içten bir tebessüm cisme ve bedene keremi konuk ediyor;
mütebessim bir çehre, ardında kendini sevdirme duygusunu saklayan kerem gibi
soyut bir hüsnü somutlaştırıyor, elle dokunulur, gözle görülür eyliyor.
Aslında, her tebesümde paha biçilmez bir cevherin kutusunu açıyor,
gören gözleri onun parıltısına davet ediyoruz.

Tebessümle insan yüzünde kâinatın en güzel ve en özel çiçeği açıyor.
 
Allahım Sen üzerimdeki tebbesümü hiç eksik etme ( amin ) .

Diyesim geldi içimden..
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri