Tebessüm Provaları

Konu sahibi son olarak 2534 gün önce görüldü
cUdpBb.jpeg



Bilirim bu duyguyu,
onca kelâm-ı kibar eyleyip yazmaya muvaffak kılıyor Allah,
sonra nasibin yok diyor kader ve siliniyor tüm kelimeler..
biz kendimizin sanıyoruz ama
silindikten sonra aynı şevk ve neş'e hasıl olmuyor..
Bu kez kabullenip kısa bir paragraf dokunuyor gözlere..
ve insan bir kez daha anlıyor,
söz dahi gözlere nasibince de..


mecnun'un yalnız adı var diyordu fuzûli.
bizimçûn fuzûli'de pek fuzûli.
gam bizim. kasvet bizim. dertler bizim olsun.
bir bilir kişi çıkar, hele otur bir soluklan der ise
o bizimçûn bütün âşıklardan ötedir. biline.
 
YpjLOf.jpg


7 kat semadan kar yağıyor usulca,
sanki acelesi var,
yere hasretmişcesine hızlı hızlı iniyor
yere,narince dokunuyor arzın tenine,

sanki sevgilinin yüzünü okşuyor,
masumca yağıyor gökten,
incitmek istemedgi ne kadar belli öyle,
yanında rüzgar da getirmiş o yanan yüreği serinletmek üzere,
şimdi yerdeki maşuklar aşıkını bekliyor
,tıpkı arzın toprağına düşmesini beklediği kar misali,
hafifçe yüzünü okşayacak olan aşığını bekliyor,
ne zaman nerede geleceği belirsiz,
bir ona raptedmis kendini ,
onun yanına yakışmak adına her şeyınden vazgeçmiş ,
onu bekliyor...
gözlerden ırak da olsa gönlünde taht kurmus padişahını bekliyor,
bir kelamı mutluluk sebebi,
bir gülüşü sanki ab i hayati.....​
 
q39ABF.jpg



Yağmuru çağırmak için güzelleşebildiğimiz kadar güzelleştik o gece.
camdan içeri girmeye çalışırken o loş ışığa ulaşabilecek hıza sabitleyip kanatlarını,
hızı olduğundan daha hızlı,
kanadı olduğundan daha hafif,
olduğundan daha kuş, sonra;
bir sarsıntı ile cama çarpıp yere düşen bir kuş oldu bütün güzellemeler.

sersemledik,
kendimize geldik ve yönünü şaşırmış bir kuş olduk hep birlikte.
o gün öğrendim. bir kuş cama çarpıyor ise o ev süleyman kokar imiş.


"kalbinizi kuşatmaya geldim"
demiyorum.
çünkü çoktan bu yana kâbil gibi,
herat gibi kuşanmış kalpleriniz var,
biliyorum.
 
MjNYu4.jpg



Bazıları yanlış yerinde durur hayatın
Eskimiş levhalara sıkı sarılır
Umulur ki dev olacak gökyüzüne
Oysa gökyüzü bir işaretle de yarılır

Acımış fındık tadıdır ihanet
Geceleyin kelle götürür/ kelle getirir
Bıkılır herşeyden zamanla alışmak kadar
Ey hayat
Meğer ki ifşa
Ağır bir yenilgi gibidir..


Sanki biz 1 göçebeydik
duymadılar-duymadılar...
Yara en çok kabuk bağlarken kaşınır.
Kaşımayalım ama unutmayalım da.
Ders olsun ....
 
lUdxv1.jpg



Yak sinemi ateşlere, efgânıma bakma;
ruhumda yanan âteşe, nîrânıma bakma;
hiç sönmeyecek aşkıma, îmânıma bakma;
ağlatma da yak, hâl-i perişânıma bakma.

ağlatma ki âlâmımı tahfîfe de başlar;
ağlatma, serinletmededir bağrımı yaşlar;
rahmetme sakın, gerçi dayanmaz buna yaşlar;
ağlatma da yak, hâl-ı perişanıma bakma.

yaşlar akarak belki uçar zerresi aşkın;
âteşle yaşar, yaşla değil, yâresi aşkın;
yanmaktır, efendim, biricik çâresi aşkın;
ağlatma da yak, hâl-i perişanıma bakma.


...


Mevlana'nın " dinle çün neyin nasıl şikayet ettiğini, ayrılıkları nasıl dile getirdiğini" beyitinin ateşiyle henüz 13 yaşındayken tutuşmaya başladı. hıristiyan bir rum genciydi ve osmanlının tüm kurumlarıyla birlikte hasta yatağına mahkum edilmeye çalışıldığı, dinin hayattan koparıldığı bir dönemde, gönlünü islama, hz. peygambere, pîr'e kaptırmıştı. yıllar yılı gizli bir mümin olarak yaşadı. 1942 yılında ismini mehmet abdülkadir keçeoğlu olarak değiştirdiğinde hem hanesinde, hem patrikhanede kıyametler koptu. evini terk eder ve zevcesinden ayrılırken “aşkımın bedeli bu yaşananlar. sizler sakın üzülmeyiniz. aşk, ızdırapsız olmaz. size acı vermeye hakkım yok. bu ev ve içindekiler size kalsın. elveda!” dediğinde sırtında yalnızca ceketi vardı.
şiirler yazdı, yazdığı şiirler bestelendi. 1962 yılında vefaat edene kadar neredeyse her an cezbe halinde yaşadı ve asude baharına öylece ulaştı.


* o aşkın narıyla
gözlerinden alevden damlalar
akıtan bir zahid. *
 
ReyyAn Hoca bilirsiniz Safa/Merva arasında dudağı çatlamış toprakta yüzü tozla kaplı Sufane'yi...
Paylaşımlarınız Sufane'nin yağmur beklediği gibi gönüle bir çok duyguyu harmanlayan beyt'lerden güzel alıntılar. Beğeniyle takipteyim.
 
shOxkB.jpg



İstemem, ey dizgin, bensiz at sürme.
İstemem, ey dil, bensiz okuma.
İstemem, ey göz, bensiz görme.
Bensiz uçup gitme, ey ruh, istemem.

Senin aydınlığındır aya ışığını veren geceleyin.
Ben bir geceyim, sen bir aysın madem,
Gökyüzünde bensiz gitme, istemem.

Gül sayesinde yanmaktan kurtulan dikene bak bir.
Sen gülsün, bense senin dikeninim madem,
Gül bahçesine bensiz gitme, istemem.

Senin gözün bende iken
Ben senin çevganın önündeyimdir.
Ne olur, öylece bak dur bana,
Bırakıp gitme beni, istemem.

O güzelle berabersen, sen ey neşe,
İstemem, sakın içme bensiz.
Hünkarın damına çıkarsan, ey bekçi,
Sakın bensiz çıkma, istemem

Bir şey yoksa bu yolda senden,
Bitik bu yola düş enlerin hali.
Ben senin izindeyim, ey izi görünmez dost,
Bensiz gitme, istemem.

Ne yazık bu yola bilmeden, rasgele girene!
Sen ey, gideceğim yolu bilen,
Sen ey yolumun ışığı, sen ey benim değneğim,
Bensiz gitme, istemem.

Onlar sadece aşk diyorlar sana,
Oysa aşk sultanı mısın sen benim.
Ey, hiç kimsenin düşüne sığmayan dost,
Bensiz gitme, istemem.

...


Ben Sensiz hayata ( hayatta ) kalamam
Benim feryadıma yetiş
 
9lVU2K.jpg



Adem cenneti kaybetti, buğday yediği gün,
Düşün zerre kadar kul hakkı yiyenin sonu ne olur?
Bu dünyada bizim hesabımızı dürenler,
Kim olurlarsa olsun birgün hesap verecekler.
..

Boş sofranın başında bize bir dünya hayal vadettiler
Senin de ademoğlu olduğunu anladılar mı, Buğday uzattılar...
 
Ey giden kişi, kendinle kırılan bir kalbi götürdün
Böyle benim cismimi fırtınaya bıraktın
Ey defterime iptal mührünü basan
Senden sonra neler gelmedi ki başıma?

Bir zamanlar benim sığınağım, yaverim olan

Nasıl inanayım?
Gölgesi sonsuza kadar başımda olamadı,

...
 
CGUBUZ.png



Ey aşk! Ateştir senin nesebin…

Niteliğin dumandır kaynağın ise rüzgar

Su tufana dönüştü toprak da küle

Senin kokunla ateş rüzgara karıştı

Şirin’siz her saray bisütûn gibi viranedir

Ferhat’sız her dağ bir saman çöpüdür rüzgarda

Yedi nesil öteye tüm atalarımız gâmdı

Bize miras kalan hep sonsuz keder oldu

Rüzgar esince toprağımızdan senin kokun geliyor
Sadece Sen kalacaksın;

Biz hepimiz gidince…

..
..
Benim ümidimi benden alma Allah'ım
Benim özlemiş kalbimi kırma Allah'ım ...
 
Y4zk4z.jpg



Ne olur Allah için sararmış çehreme bir baksan?
Bunu yaparsan bütün dertlerimi bir bakışınla derman edersin..
Sen padişahsın ve can yurdu senindir.
Sen Ay'ımsın ve cihan mülkü senindir.
Yüceliğinle bu dilencinin haline bakarsan ne zararı olur?
Senden ister acımak ister sitem
Biri inayettir biri kerem
Senden olursa hepsi hoştur ey sanem
İster vefa eyle yarına ister cefa
İster vefa
İster cefa

..
Daha denız,Daha ırmak.
Gün tuğ olsun Gök çadır.
 
UBtBS8.jpg



"yerini yitiren, yeniden yerleşemez.." diyorlar...
duymadın mı?

evet yorulduk, yerimizden olduk ,yitirdik yitirildik
evet fazlasıyla pişmanız
fazlasıyla üzgün...


dünya yansa yorganın yok içinde,​
 
0BLi38.jpg



Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?

...
çiğ tanesi sanmak ne cüret,gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.
 
● “Sonra içime ve hatta dışıma kapandım. küsmek gibi bir şey.
Bir çeşit gölge fesleğeni.
Bir çeşit olmayan hayat.
Zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim.
Epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu. bir yığın insan tanıdım.
Ama hep yalnızdım.”



“yüksel ki yerin bu yer değildir,
dünyaya gelmek hüner değildir...”
 
● “Sonra içime ve hatta dışıma kapandım. küsmek gibi bir şey.
Bir çeşit gölge fesleğeni.
Bir çeşit olmayan hayat.
Zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim.
Epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu. bir yığın insan tanıdım.
Ama hep yalnızdım.”



“yüksel ki yerin bu yer değildir,
dünyaya gelmek hüner değildir...”

Çok güzel gerçekten tam da böyle oldu.Paylaşımlar çok güzel Reyyan emeğine sağlık..
 
İnsan oğlu ne garip böyle sevgili Güneş.
Kendi bir kere doğar her yıl kutlar doğuşunu.
Sen her gün doğarsın,kutlamayı bırak ,
ne kadar muazzam bir düzene imtisâl ederek doğduğunu fark etmez bile .
Hatta çoğu zaman kızar, öfkelenir sana.
-Terlettin iyice bizi der
-Gözümüzü alıyorsun çok parladın der
-Kış vakti güneş mi, olurmuş der
Der de der...
Sense aldırmadan doğmaya devam edersin.
Doğmaya ve yeniden doğuşların var olduğunu bize hatırlatmaya.


Oysa üzerine yemin edilmiştir
“وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا”
“Güneşe ve onun aydınlığına andolsun ”
 
Geri