Tasavvuf yolundan maksad...

Konu sahibi son olarak 2791 gün önce görüldü
Tasavvuf yolundan maksad...
Derin alim ve silsile-i aliyye büyüğü Abdullah-ı Dehlevi hazretleri buyuruyor ki;
Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde öyle bilgiler vardır ki, bunlar te’vîl edilmeden anlaşılamaz. [Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resûlullah tarafından, açık bildirilmemiş ma’nâlarından, islâmiyyete uygun olanı seçmeğe (Te’vîl) denir. Bunu herkes yapamaz.] Evliyânın sözlerini de te’vîl etmek, meâlen bildirmek lâzımdır. Te’vîl edilmezse, yanlış anlaşılır. Te’vîl edilince, Velîye iftirâ etmek tehlükesi olmaz. İftirâ etmek harâmdır. Evliyâ-yı kirâmın, sekr hâlinde [şu’ûrsuz] iken veyâ kavuşdukları ni’metleri anlatırken, yâhud talebesini teşvîk için veyâ maksadını anlatacak kelime bulamadıkları zemân, söyledikleri ba’zı kelimeleri te’vîle muhtâc olur. İmâm-ı Rabbânînin de, böyle kelimeleri vardır. Abdülhak-ı Dehlevî “rahime-hullah”, Abdülkâdir-i Geylânînin (Fütûh-ul-gayb) kitâbının fârisî şerhinde buyuruyor ki, (Âriflerin kalblerine ince ve anlaşılmaz bilgiler geldiği zemân, bunları anlatacak kelime bulamazlar. Böyle sözlerini işitince, (doğrusunu Allahü teâlâ bilir) demeli, inkâra kalkışmamalıdır). Tesavvuf yolundan maksad, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri doğru i’tikâda ve islâmın güzel ahlâkına ve fıkh kitâblarının gösterdiği işleri yapmağa ve bid’atlerden sakınmağa ve Allah dostlarının kalblerine gelen hâllere kavuşmakdır. Elhamdülillah bizim yolumuzda, bu ni’metler hâsıl olmakdadır. Allahü teâlâ bu yolun feyzlerini, bu fakîre de ve doğru yolu arayan bütün müslimânlara da nasîb eylesin! Bâtına [kalbe] gelen ni’metlerin sonsuz olduğu, bu zemân anlaşılır.
NOT;
Hakkari dağlarındaki bir çoban evliya olabilir ama İstabul'a vali veya şeyh efendi veya hocaefendi olamaz. Gerçekten evliya ise kendi de olmak istemez. Amma ve lakin islamın 20 ana ve kolları 80 ilim ile zamanın fen ilimlerini okumamış, kerametleri kendilerinden menkul ahir zaman şeyhleri, üstadları, hocaları çoktur, zır cahil takipçileri daha da çoktur.
 
Elif Lâm Râ. Bu Kur'an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (Hud)


Ve Nahl suresinde de "...Sana kitabı herşey için apaçık bir beyan ve bir hidâyet ve bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olmak üzere indirdik..." diyor.

Kur'an'ın ayetleri kendisini açıklıyor zaten, ben böyle anlıyorum. Allah, elçisi aracılığıyla kullarına anlamayacağı bir mesajı iletmezdi böyle düşünüyorum bir müslüman olarak.
Tasavvuf'a gelince, kimsenin hayatına karışmak haddim değil. Ben almayayım, alana da mani olmayayım.
 
insanların konu hakkındaki yorumu:

Elif Lâm Râ. Bu Kur'an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (Hud)


Ve Nahl suresinde de "...Sana kitabı herşey için apaçık bir beyan ve bir hidâyet ve bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olmak üzere indirdik..."

Kur'an'ın ayetleri kendisini açıklıyor zaten, ben böyle anlıyorum. Allah, elçisi aracılığıyla kullarına anlamayacağı bir mesajı iletmezdi böyle düşünüyorum bir müslüman olarak.
Tasavvuf'a gelince, kimsenin hayatına karışmak haddim değil. Ben almayayım, alana da mani olmayayım.

benim yorumum:

neden maksat değil de maksad :nopsrn::nopsrn::nopsrn::nopsrn::nopsrn::nopsrn:
 
Kur'an bize yeter,benim mürşidim kur'ân diyenlere,kur'ândan ilhâm almalıyız,başka bir şey'e gerek yok diyen sapıklara...bakara sûresi,151 : " ...hikmeti ve ayrıca bilmediklerinizi öğreten bir rasûl gönderdik." ; ibrâhîm sûresi,4 : " allâh'ın emrlerini iyice açıklasın diye her kavmin dili üzere rasûl gönderdik." ; nahl sûresi,44,46 : " insânlara açıklaman için kur'ânı indirdik." ; cüm'a,2 : " bilmeyenlere,kur'ânı ve hikmeti öğreten rasûl gönderen..." bu âyet-i kerîmelerde rasûlüllâh'a,,hadîs-i şerîflere uymamız emr edilmekdedir,karşı çıkanların,hadîs-i şerîflere uydurma diyenlerin,kur'ân-i kerîme karşı oldukları ap-açık ortadadır...bunlar masonlar,dîn düşmânları,râfizîler (şî'îler),mezhebsizler,vehhâbîler,selefîlerdir...
 
Hımm bunu yeni gördüm. Bana yönelikse bu, hadis inkarcısı değilim. Hiçbir yerde böyle bir şey söylemiyorum. Böyle bir söylemime rastlamazsınız, rastlamayacaksınız.

edit: Ve siz bana böyle (ya da benzeri) iftiralara yeltenirseniz, cevabını da yine bu şekilde alırsınız.
 
Geri