Tasa Kuşu

Konu sahibi son olarak 1007 gün önce görüldü
Tasa Kuşu

Bir varmış, Bir yokmuş.
Bir Sülün Kız varmış.
Babası can vermiş.
Anası ile kalmış.
Kızı, sebep geçiniriz diye Bir tasa almış.
Anası demiş: “Ben çuha dokurum, sen gergef işlersin, geçinip masrafız.†Öyle yapanlar.
Bağ bahçe sahibi olmuşlar.
Kız yeniden tasalanmış.
“Da*ğımızı yel alırsa, bağımızı el alırsa†diye.
Anası nice nasihatler vermişse de boşa.
Kendini avareliğe vermiş.
Tasa Kuşu esasen fırsat kolluyormuş.
Almış onu kollan arasına…
Kız Bir bakmış ki cennetten Bir köşe içerisinde.
Her yer güllük, gülistanlık.
Bülbül öter, sonrasında keklik öter…Kız yeniden tasalan*mış, “Niye bin gözüm, niçin bin kulağım yok, niçin hepsim ansızın göremiyorum, duyamıyorum†.
diye.
O lâhza tüm kuşların dili sus*muş, pınarların suyu kesilmiş.
Tasa kuşu dalga geçmiş: “Avare kız, avare kız.
Tasa diye konuştuğin öyle olmaz, bu tür gerçekleşir.
Geçti gül, geçti geçti bülbül, ister ağla ister gül…†demiş.
Kız berbat olmuş, açlık da başına vurmuş.
El uzattığı ağaçlar meyve vermez olmuş.
Su içmek arzuladığı pınarlar su vermez olmuş.
Tasa Kuşu, gerçekletireceğini yapan, edeceğini etmiş, uçmuş git*miş Bir farklı avarenin başına konmaya…Kız bunu görünce de*rinden Bir “ohhh†çekmiş.
…Bir ak saçlı dede meydana çıkıp demiş ki, “Dile benden ne dilersen…†“Anamı isterim, anam†demiş kız.
Yummuş gözünü, açmış.
Bir de bakmış ki anasının endeksin dibinde…
O gün içerisinden ardından, tatlı dilli, güler suratlı olmuş.
Kısmeti de açılmış, izdivaç etmiş.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Geri