B
BuYuCu
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Anadolu, sahip olduğu jeopolitik ve jeostratejik konumu itibariyle her zaman güçlü devletlerin dikkat merkezinde olmuştur. Söz konusu ülkeler bölgeden kendi çıkarları doğrultusunda pay koparmak için buradaki azınlıkları sık sık kullanmışlardır. Bu amaçla en çok kullanılan azınlık Ermeniler olmuştur. Her ne kadar Ermeni tarihçiler Ermenilerin Doğu Anadolu’nun ilk ve gerçek yerlileri olduğunu iddia etseler de, tarihi incelemeler Ermenilerin bölgeye küçük topluluklar halinde M.Ö. VI.yy’da yerleşmeye başladıklarını ve gelişlerinde Türklerle karşılaştıklarını göstermiştir. Nitekim, Proto(ilk) Türklerin Batı kolunu oluşturan Kimmer’lerin Anadolu’ya akınları M.Ö. IX.yy’a, bir başka Türk kavimi olan Sakaların bölgeye yerleşmesi ise M.Ö. VII.yy’a rastlamıştır. Bu bağlamda Ermenilerin, bölgede eski bir Ermenistan’ın varlığı ile ilgili iddiaları kimi zaman “coğrafi bölge” olarak kendine tartışma zemini bulmuş olsa da, hiçbir zaman tarihi gerçek olamamış ve mesnetsiz kalmıştır. Tarihi araştırmalar Ermenilerin XIX.yy’ın ikinci yarısına kadar Türklerle çok iyi ilişkiler içerisinde olduğunu ve tarihlerinin en rahat ve özgür dönemlerini Türk Devletlerinin hakimiyetleri altında yaşadıklarını göstermiştir. Ancak bu ilişkiler, XIX.yy’ın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu üzerinde oyunlar oynayan büyük devletlerin etkisiyle bozulmuştur. Bu doğrultuda Ermeni azınlığı kendi menfaatleri için en fazla kullanan devletler Rusya, Fransa, İngiltere ve A.B.D. olmuştur. Adı geçen devletlerin kışkırtmaları sonucu XIX.yy’ın sonlarından itibaren Ermeniler Osmanlı Devletine karşı başkaldırmış ve bu başkaldırılar I.Dünya Savaşı zamanı sistemli bir hal almıştır. Bu dönemde birkaç cephede ölüm-kalım mücadelesi veren Osmanlı, Ermenilerin arka cephede çıkardıkları isyanlar ve gerçekleştirdikleri katliamlar karşısında, 27 Mayıs 1915 tarihinde Ermeni nüfusun Güney bölgelere naklini öngören tehcir kararı almak zorunda kalmıştır. Tehcir uygulaması zamanı Ermeni nüfus ciddi kayıplar vermiş, ancak bu kayıplar Ermenilerin iddia ettikleri gibi, devletin gerçekleştirdiği herhangi bir “soykırım” sonucu değil, savaşın getirdiği açlık ve karmaşa yüzünden olmuştur. Ayrıca tarihi belgeler, dönem içerisinde Ermeniler tarafından katledilen Türklerin sayısının ölen Ermeni sayısından birkaç kat daha fazla olduğunu açık bir şekilde ortaya koymuştur. Buna rağmen, Ermeniler günümüze kadar her fırsatta soykırım iddiaları ile gündemi işgal etmiş ve sorunlu coğrafya yaratmıştır. Ermeniler hatta bu amaç için 1970’lerden itibaren teröre başvurmaktan çekinmemiş, 1990’lardan itibaren ise Azerbaycan topraklarının %20’sini işgal ederek eylemlerini devlet terörü düzeyine çıkarmıştır.
