Tarihe Geçen En Ünlü Aşklar!

A
  • Kullanıcı aXi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
1312617209_37_en-unlu-asklar-kapak.jpg


Onlar yaptıklarıyla adlarını tarih kitaplarına yazdırdılar...

Onlar yaptıklarıyla adlarını tarih kitaplarına yazdırdılar. Yaşadıkları aşklar da yaptıkları gibi dilden dile dolaşıp adeta destanlaştı.

İşte dünyanın en ünlü 12 aşk hikayesi...

1312617305_37_001_d.jpg


1312617301_37_01_d.jpg


Napolyon ve Josephine /1800ler - Fransa Napolyon güzel Josephine'i görür görmez vurulmuş ancak kendini ifade etmesi seneler sürmüştür. Bir kez bir araya geldikten sonra, ihanet ve dramla dolu gerçekten fırtınalı bir aşk yaşadılar.

1312617299_37_02_d.jpg


Juan ve Evita Peron / 1940lar - Argentina Juan Domingo ve Evita inanılmaz politik güce sahip aşıklardı. Kendisini fakir hayatından kurtarıp, Juanı baştan çıkaran Evita, kendisini O'na aşık olmaktan alıkoyamadı.

1312617296_37_03_d.jpg


Prens Edward ve Wallis Simpson / 1900ler - İngiltere Edward, son derece çekici ve evli olan Wallis Simpson'a aşık olduğunda İngiliz monarşisi için son derece önemli değişiklikler yaptı.

1312617295_37_04_d.jpg


Voltaire ve Emilie du Chatelet / 1700ler - Fransa Emilie, Marquis du Chatelet'le evli olmasına rağmen kendisi gibi Voltaire de insanların ne düşündüğünü önemsemiyordu. Emilie ölene kadar 15 yıl boyunca sevgili olarak yaşadı ve bilindiler.

1312617293_37_05_d.jpg


Czar Nicholas II ve Alexandra Federovna / 1800lerin sonu ve 1900lerin başı - Rusya Nicholas, Rusya'nın gelecekteki Sezarı, güzel Alman prensesi Alexandra'ya aşık oldu. Tarafların aile baskılarına rağmen birlikteliklerini kimseden saklamadan sürdürdüler.

1312617291_37_06_d.jpg


Richard Burton ve Elizabeth Taylor / 1960lar - Amerika Richard Burton ve Elizabeth Taylor, pek çok eserde birlikte rol aldılar. Ve birbirlerine hissettikleri kimyasal ve cinsel çekime daha fazla dayanamayıp, ikisi de evli olduğu halde aşk yaşadılar.

1312617289_37_07_d.jpg


Lord Nelson ve Lady Emma Hamilton / 1700lerin sonunda - İngiltere Ünlü ressam George Romney'nin pek çok tablosuna figür ve kendisine ilham olan güzelliği ile ünlüydü Emma.

1312617287_37_08_d.jpg


Tristan ve Isolde / 1200ler - İrlanda Tristan çok sevdiği amcası Kral Markın karısı Isolde'ye aşık olur. Bir çeşit üçlü ilişki başlar, herkesin birbirine gerçekten değer verdiği. Fakat Tristan ve Isolde birbirlerine hissettikleri tutkuyu inkar edemezler.

1312617285_37_09_d.jpg


Pyramus ve Thisbe / M.Ö.331 - Babil İmparatorluğu Babil İmparatorluğu'ndaki, en yakışıklı erkek Pyramus ve en güzel bakire Thisbe idi. Komşu ve çocukluk arkadaşları oldukları için aileleri tarafından evlenmeleri yasaklanmıştı.

1312617283_37_10_d.jpg


Prens Khurram ve Mumtaz Mahal Begum / 1600 - Hindistan Prens Khurrum (daha sonra Shah Jahan olan) genç, zarif Arjumand Banu Begum (daha sonra Mumtaz Mahal olarak adlandırılan)a daha henüz 14 yaşında iken aşık oldu.

1312617278_37_11_d.jpg


Prens Saleem ve Anarkali / 1615 - Lahor Moğol Hükümdarı Akbar'ın oğlu olan Prens Saleem, güzel köle kızı Anarkali'ye aşık olur. Akbar ve eşi Jodha, oğullarının sıradan bir uşağa olan aşkından utanç duyarlar ve kızı görmesini yasaklarlar...
 
Tarih hep savaşları, kavgaları mı anlatır? Miladın bilmem kaçıncı sene öncesi veya sonrası sayılarak , zamana önemli bir olayı not düşmek midir,Tarih ? Anlatılanlar sadece kazanan veya kaybedendir , ele geçirilen veya yitirilendir belki ama … ya anlatılmayan veya derinlerde bir yerlerde yitip giden bir şeyler yok mudur insana dair,aşka dair....

Aşk’ın kendisi tarih kadar eskidir yada tarih aşk’ın ta kendisidir.Aşk’ın her anı ve her biçimi tarihin bir sayfasını oluşturur,bir başka dile, biçime, surete bürünür, başka, başka kişilerin hikayesidir anlatılan ama kokusu,tadı hep aynıdır ; "bu " dur esasında tarih’in yazdığı

Bugün dünya üzerindeki tüm sanat eserlerinin ,en güzelleri bir başka tarz aşka adanmış,tarihle beraber kendini zenginleştirmiş, yapanın anlattıklarından,görenin hissettiklerine doğru gelişerek ,insanoğlunun sahip olduğu en büyük zenginliği oluşturmuştur

İşte böyle bir aşk’ı anlatalım istedik. Aşk’ın tarihinden tarih’in aşklarından bir yansıma…………..


“ 1522,İstanbul. Osmanlı’nın büyük cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın ve büyük aşk’ı Hürrem Sultan’ın bir kız çocuğu gelir dünya’ ya . Efsane bir ask’ın meyvesidir bu çocuk ve bu yüzden belki efsane aşkların en temeline , en masalsı olanına ithafen ismi " Mihrimah" konulur Mihr-ü Mah Farsça da Güneş ve Ay demektir.
Zaman hızla geçmiş Mihrimah Sultan büyümüş 17 yaşına gelmiştir ki o zamanlar için evlendirilmesi uygun olan bir yaştadır. İki talibi olur ,biri Diyarbakır valisi Rüstem Paşa dır,diğeri ise saray’ın baş mimarı Mimar Sinan… . Padişah biricik kızını Rüstem paşa ile evlendirir , Sinan evlidir ve 50 yaşındadır ama rivayet o dur ki Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır
Mimar Sinan o derece derin bir tutku ile aşık olduğu Mihrimah Sultan’a kavuşamamıştır fakat o’na olan aşkını olanca güzelliğiyle ,sanatına yansıtmıştır.İstanbul’un en güzel yerlerinden birine ,Üsküdar’a Mihrimah Sultan adına bir cami yapması istenir kendisinden.1540 yılında inşa etmeye başladığı cami’yi 1548 yılında tamamlar.Cami inşa edilirken bir yandan kendi aşkını anlatır hiç şüphesiz ve eserine sanki “eteklerini giymiş bir kadın” siluetini verir, ayrıca cami için mimari olarak esinlendiği ,örnek aldığı yer ise bir başka aşka ,kutsal bir aşka adanmış bir şaheserdir ; Ayasofya………..

Bahsi geçen bu cami 2 Minareli olup ,padişah fermanı ile yaptırılan bir eserdir, ama Sinan’ın söyleyecekleri bununla bitmemiş olacak ki bu eserden 14 yıl sonra o güne kadar ilk defa ,padişah fermanı olmaksızın , Edirnekapı da surların yakınına pek kimsenin ilgilenmediği ,ıssız ,yalnız ama İstanbul’ un en yüksek tepesi olan bir yere ,sanki aşkının gizli,ıssız ve yalnızlığını ama bir o kadar büyüklüğünü haykırmak istermişcesine ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan’a ithafen

Derler ki; cami Mihrimah sultanın o duru, gösterişsiz ve bir o kadar asil güzelliğine istinaden küçücüktür ve sadece 38 mt bir minareye sahiptir. Bir adet incecik kubbesinin üzerindeki 161 pencere ise iç güzelliğinin ne kadar aydınlık ve berrak olduğunu temsil eder, bu sayede gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı edalı. ( o tarihte bu açıklıktaki ve bu kalınlıktaki bir kubbeye o kadar pencere, dünya üzerinde sadece Mimar Sinan tarafından yapılabilirdi) cami içindeki pandatiflerde ve minare kenarlarındaki upuzun işlemelerde de Mihrimah Sultan'ın o çok güzel ayak topuklarını döven ,upuzun saçları tasvir edilmiştir.,ve yine denir ki Mihrimah Sultan’ın statüsü iki minareli cami yaptırmaya yetmesine rağmen, yalnızlığını simgelemesi anlamında tek minareli yapılmıştır bu cami.

Ama Sinan aşk ‘ ını öyle sihirli bir tılsımla mühürlemiştir ki ,bu sırra şaşırmamak ,o sevdaların naifliğine imrenmemek elde değil. Sinan Usta'nın aşk'ının vesikasıdır sanki, iki caminin de yeri özenle seçilmiştir. Güneşin doğum ve batım yerleri tespit edilerek yapılmış camilerdir. Edirnekapı’daki ve Üsküdar'daki Mihrimah Sultan Camiileri’ni aynı anda görebileceğiniz bir yer tespit edin. Günbatımında (elbette, yılın sadece bir gününde ki o gün 21 Mart gece ile günün birbirinre eşit olarak kavuştuğu gün’dür daha enteresanı, o gün Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür) göreceğiniz muhteşem manzara şudur: Edirnekapı Camii’nin tek minaresinin arkasından güneş batarken, Üsküdar’daki caminin minareleri arasından ay doğmaktadır! “Bu nasıl bir hesaplama, bu nasıl bir estetik anlayışıdır!” dediğinizi duyar gibiyim... Mimarbaşı, Mihrimah Sultan’a platonik bir yakınlık duymasaydı; acaba bu harika uyumu yaratabilir miydi? Sahi biz Mihr ü mâh, Farsça güneş ve ay anlamına geldiğini söylemiştik değil mi ??!

Fazla uzaklarda aramamak gerek bence aşkı.
Ne leylası mecnunu ne aslısı keremi ne de o yabancılar :p
Beni tek etkileyen aşk Mimar Sinan`ın askı nedense.
Keşke o dönemde yasasaydımda gözlerindeki pırıltıyı görseydim dediğim tek tük kisilerden :)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri