huri
Bronz Üye
-
- Katılım
- Nisan 13, 2019
-
- Mesajlar
- 4,690
-
- Tepkime puanı
- 2,174
-
- Puanları
- 348
Söz konusu güzellik olunca Antik Çağ’dan bu yana pek çok şey değişmiş olabilir ama zamana yenik düşmeyen en büyük tutkulardan biri kadınların güzel olma ve güzel bulunma takıntısı herhalde. İster bunun altında psikolojik nedenler yatıyor deyin ister yaşlanmama arzusunu ölüm duygusuyla başa çıkmanın bir izdüşümü olarak görün, ne olursa olsun bu uğurda denenen bazı yöntemlerin şaşırtıcı olduğu bir gerçek.
Çiğ dana etinden yüz maskesi
Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth Amalie Eugenie, 19’uncu yüzyılın en güzel kadınlarından biriydi. Pürüzsüz cildi ve uzun kestane rengi saçlarıyla Avrupa çapında ün yapmıştı. Cildini güzelleştirdiğine inandığı için çilekleri ezer, ılık zeytinyağı ile karıştırır, bu karışımı banyo suyuna eklerdi. Çiğ dana etiyle yüzünü kaplar ve öyle uyurdu. Upuzun saçlarını taramak ve kurdelelerle örmek için her gün üç saatini ayna karşısında geçirirdi.
Haşlanmış güvercin suyu
Döneminin en güzel kadınlarından Fransız kraliçesi Marie Antoinette konyak, yumurta, süt tozu ve limondan oluşan bir maskeyle yatağa girer, sabah yüzünü haşlanmış güvercin suyu ile temizlerdi. Güvercinler nilüfer, kavun, salatalık, limon, zambak, fasulye ve bir bardak beyaz şarapla kaynatılır, 15 gün boyunca dinlendirilirdi. Marie Antoniette, ellerini yumuşatmak içinse içinde balmumu, gül suyu ve tatlı badem yağı bulunan eldivenler giyerek yatardı.
Eşek sütü ve böcek kabuğu
Bugünlerde pek çok yararıyla gündeme gelen eşek sütü, döneminin en güçlü erkeklerinin kalbini kazanmayı başaran Mısır Kraliçesi Kleopatra için güzelliğinin vazgeçilmez bir parçasıydı. Eşek sütünün cildindeki kırışıklıklara iyi geleceğine inanıyordu ve bu özel banyo için 700 eşeğin sütü kullanılıyordu. Eşek sütünde kırışıklıkları azaltan ve yaşlanmayı yavaşlatan alfa hidroksi asitler bulunuyor. Ayrıca eşek sütü ölü deriyi de temizliyor. Kleopatra aynı zamanda cochineal böceklerinin kabuklarından yapılmış bir ruj sürüyordu. Cochineal böcekleri, koyu kırmızı rengini salgıladıkları karminik asit denen bir maddeden alıyor. Karminik asit, eski çağlardan beri boya yapımında kullanılmaya devam ediyor.
ALINTI
Çiğ dana etinden yüz maskesi
Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth Amalie Eugenie, 19’uncu yüzyılın en güzel kadınlarından biriydi. Pürüzsüz cildi ve uzun kestane rengi saçlarıyla Avrupa çapında ün yapmıştı. Cildini güzelleştirdiğine inandığı için çilekleri ezer, ılık zeytinyağı ile karıştırır, bu karışımı banyo suyuna eklerdi. Çiğ dana etiyle yüzünü kaplar ve öyle uyurdu. Upuzun saçlarını taramak ve kurdelelerle örmek için her gün üç saatini ayna karşısında geçirirdi.
Haşlanmış güvercin suyu
Döneminin en güzel kadınlarından Fransız kraliçesi Marie Antoinette konyak, yumurta, süt tozu ve limondan oluşan bir maskeyle yatağa girer, sabah yüzünü haşlanmış güvercin suyu ile temizlerdi. Güvercinler nilüfer, kavun, salatalık, limon, zambak, fasulye ve bir bardak beyaz şarapla kaynatılır, 15 gün boyunca dinlendirilirdi. Marie Antoniette, ellerini yumuşatmak içinse içinde balmumu, gül suyu ve tatlı badem yağı bulunan eldivenler giyerek yatardı.
Eşek sütü ve böcek kabuğu
Bugünlerde pek çok yararıyla gündeme gelen eşek sütü, döneminin en güçlü erkeklerinin kalbini kazanmayı başaran Mısır Kraliçesi Kleopatra için güzelliğinin vazgeçilmez bir parçasıydı. Eşek sütünün cildindeki kırışıklıklara iyi geleceğine inanıyordu ve bu özel banyo için 700 eşeğin sütü kullanılıyordu. Eşek sütünde kırışıklıkları azaltan ve yaşlanmayı yavaşlatan alfa hidroksi asitler bulunuyor. Ayrıca eşek sütü ölü deriyi de temizliyor. Kleopatra aynı zamanda cochineal böceklerinin kabuklarından yapılmış bir ruj sürüyordu. Cochineal böcekleri, koyu kırmızı rengini salgıladıkları karminik asit denen bir maddeden alıyor. Karminik asit, eski çağlardan beri boya yapımında kullanılmaya devam ediyor.
ALINTI