Tanrı seni seviyor, o yüzden cehenneme atacak !

J
  • Kullanıcı Jigsaw
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
Richard Dawkins'in Tanrı yanılgısı adlı kitabını okurken bir paragraf hayli ilgimi çekti.(Eksik olabilir)
''İnsanlar gökyüzündeki bir adama inanıyor,O adam sürekli seni izliyor ve yaptıklarından dolayı seni cehenneme atıyor ve bu adam seni çok seviyor !'' Burada şüphesiz Tanrı'nın merhameti eleştirilmiş.Yani verilmek istenen mesaj şu : Üç semavi dinin dediği gibi Tanrı çok merhametliyse neden kullarını akıl almaz işkencelerle tehdit ediyor?Tabi onların deyişiyle bu.Pek çok materyalist düşünür Tanrı varlığını inkar etmek için şu şekilde hipotezler öne sürer : Tanrı varsa dünyada savaşlar neden devam ediyor?,Tanrı varsa Afrika neden açlıktan kırılıyor ? vb.Özelliklede bazı komünistler dini kapitalizmin maşası olarak görür.Buna bende katılıyorum.Ama hangi anlamda ?! onuda açıklayayım: Amerikalı bilim adamları, Tanrı varsa Afrika neden açlık çekiyor diyor.Amerikalılardan tutun,ingiliz fransız emperyalistler Afrikaya gidip,Daha kültür devrimini bile gerçekleştirememiş cahil insanlara ''Altın madeninize dokunmayın Tanrı sizi yakar !'' ''Elmas madenlerinizi bize bırakın yoksa Tanrı sizi yakar !'' diye yardım (!) ediyorlardır belki kim bilir ?! Afrika'da Suriye'de Tanrı bizi yakar düşüncesiyle dinini yanlış yaşayan cahil insanlar varsa bunun suçlusu Din değil, Emperyalist gelişmiş(!) ülkelerdir.Bununla beraber,İslam dinine göre Dünya ahiretin tarlasıdır ve İslama göre Allah onların deyişiyle Tanrı insanları Dünyada hür bırakmıştır.Hür karar verme hakkı tanımıştır.Nefs vermiştir ve bu nefsi kontrol etme iradeside bahşetmiştir.Dünyada nefsinin kölesi olanları Cehennemle uyarmıştır.Sizin görüşünüzü bilemem.Ama masum kadınlara tecavüz eden,çocukları öldüren açlığa mahkum eden,İnsanlığın yüz karası bazı kesimler Allah'ın en şiddetli azabını hak ediyordur bence ! Sizler ''Ayyy ama yazıktır yanmasın diyecek kadar hümanistseniz kendi bileceğiniz iş tabi !'' Allah çok merhametli evet ! az önce yüz karası dediğim kesim için bile Kutsal kitabında merhametimden ümidinizi kesmeyin demiştir mesela ! hani cehennemde yanmamamız için ! Afrikaya gelince herkes Tanrının merhameti nerde? diyor. Ama tarihe bakmıyor.Afrika önceden Osmanlının hakimiyetindeydi.Bolluk bereketlik içinde yaşıyordu.Takii kültür abidesi(!) sömürge canavarlarının eline düşene kadar ! Osmanlıda dinine bağlı ülkeydi.Neden o zamanlar Tanrıyı kimse sorgulamadı.Allah kullarına kendi iradelerini kullanma hakkı vermiştir.iradesini iyi veya kötü kullananlar için cennet ve cehennemi haber vermiştir.Burada sorgulanması gereken ilk şey insanlık !! Kimsenin yaptığı yanına kalmaz.Sonradan bozulan,hoşgörü imparatorluğu,Güç ve ekonomi bakımından eski zamanın Amerikası Osmanlı bile şu dünyada tarih olduysa,Zulmü taçlandıranlarda elbet birgün tarih olacaktır !


M.S.
 
Başlık çok iddalıydı dikkatimi çekti yazı başlıktan da iddalı güzel beğendim :))

Tek bir rica yazı boyutu biraz büyük olursa daha güzel olur emeğine sağlık başarılı :)

 
Başlık çok iddalıydı dikkatimi çekti yazı başlıktan da iddalı güzel beğendim :))

Tek bir rica yazı boyutu biraz büyük olursa daha güzel olur emeğine sağlık başarılı :)


Yorumunuz için teşekkür.Beğenmenize sevindim :)

Mesajımı değiştiremiyorum.Zahmet olmassa siz el atıverin :cici:
 
Amerikalı bilim adamları, Tanrı varsa Afrika neden açlık çekiyor diyor.Amerikalılardan tutun,ingiliz fransız emperyalistler Afrikaya gidip,Daha kültür devrimini bile gerçekleştirememiş cahil insanlara ''Altın madeninize dokunmayın Tanrı sizi yakar !'' ''Elmas madenlerinizi bize bırakın yoksa Tanrı sizi yakar !'' diye yardım (!) ediyorlardır belki kim bilir ?

Düşünüyorsun ama sence de dinin temel sorunu olan çelişkiler zincirine dahil olmuyor musun?


İslam dinine göre Dünya ahiretin tarlasıdır ve İslama göre Allah onların deyişiyle Tanrı insanları Dünyada hür bırakmıştır.Hür karar verme hakkı tanımıştır.Nefs vermiştir ve bu nefsi kontrol etme iradeside bahşetmiştir.Dünyada nefsinin kölesi olanları Cehennemle uyarmıştır

İlk beyanındaki kendi kararını alamayan, düşünemeyen ve başkaları tarafından oyuna gelerek nesiller boyu acı çekecek insanların hür karar verme hakları, seçme şansları nerede?

Cahil oldukları için sömürülecekler ve sömürüldükçe cahil kalacaklar. Ne insiyatifleri ne de misyonerlerin sundukları dışında bilgi kaynakları var. Televizyonlardan İslamiyet'i tanıyabilme şansları olduğunu sanmıyorum.


Pitre
 
Açıkçası bu yazımda yaratıcıya genel olarak hep teist açıdan yaklaştıklarını gözlemlediğimi dile getirmek istemiştim biraz.Tanrının varlığını dinlerin normları üzerinden değerlendirdiklerini, pek deist açıdan bakmadıklarını biraz da ima etmek istedim.Şimdi inancıma göre dünyada insanlar her şeyi yapmakta hür.Bir sınav/imtihan meselesi yani.İnsanlar genel olarak dünyevi açıdan bakıyorlar.Kısacık dünya hayatını sonsuz aihret hayatından daha değerliymiş gibi cümleler sarf ediyorlar.Tabii ki inanmayan birine bu yazdıklarım bencilce gelebilir.Nihayetinde öteki dünya diye bir kavrama inanmıyor.Dolayısıyla da dünya merkezli bakabiliyorlar ki öyle oluyor bakış açıları.Genelleme yapmayayım yine tabi kendi okuduklarım/gördüklerim kadarı ile diyeyim.Bahsettiğin gibi tv'den öğrenme vs. gibi bir şansları ne yazık ki yok ancak şuna inanıyorum her kötülüğün,zulmün bir ömrü vardır bana göre.Hindistan örneği vermek istiyorum belki alakasız kaçabilir.Mahatma Gandhi çok sevdiğim bir liderdir güzel de bir sözü vardır: Gerçekten işitiyorsak Tanrı bize kendi dilimizde seslenir tanrının ne demek istediğini anlarız tarzında bir sözdü.Hindistan'da bir ara İngilizlerin sömürgesindeyken kurtulabildi.Şu an dünyanın önemli güçlerinden biri.Bunun bir sonu geleceğine inanıyorum ben.Gelmese bile bahsetmiştim ya kendi inancımda imtihan meselesi dünyevi şeyler,Zulme uğrayanlar isyan etmeden Allah'a sığınırsa Ahiret'te karşılıklarını alıp sonsuz mutluluğa erişeceklerdir diye düşünüyorum.Allah bilir tabii ki.Yukarıda da bahsettiğim gibi inanmayan biri için bu söylemim basit ya da çözüm odaklı olmayabilir.Dünya perspektifinden baktıkları için ya da öldüklerinde zulme uğradıklarıyla kalıp toprak olup gideceklerini düşündükleri için öyle gelebilir yani.Ben öyle düşünmüyorum ama. Phoibos
 
değerli kardeşim pitre, tarihle ilgili yazdığın ve bazıları yanlış olan konulara değinmeden yorum atayım. :)

herşeye hükmeden bir tanrı var diyorlar, geçmiş ve gelecek de dahil. (yani zamana)

bu iddiaya göre tanrı, geçmişte yaşadıklarınında sorumlusu olmuş oluyor, gelecekte yaşayacaklarınında. zamana ve dolayısıyla zamana bağlı olaylara hükmeden bir tanrı.

yani önüne çıkacak iki yol tesadüfen oraya çıkmıyor, onları çıkartan da tanrı. istediğini seçmekte özgürsün deniliyor ama 'zamana ve dolayısıyla olaylara hükmeden, seçileni ve sonucunu kesin olarak bilen' tanrı, seçtiğin yoldan ötürü seni cehennemde yakıyor. tabi insan soruyor; hani tanrı istemese yağmur bile yağmaz idi.

herşeye hükmeden, kaderi yazan, insanı özel bir varlık olarak yaratan ve insanın seçimlerinede hükmeden ve gelecek dahil herşeyi bilen bir tanrı, yanlış dediği yolu seçtiği için insanı yakıyor. bu sizede biraz garip gelmiyor mu?

ben burda tanrıyı yargılamıyorum , olaydaki mantıksızlığa parmak basıyorum. mantıklı olan; geleceği göremeyen ve hür iradeye hükmedemeyen ,sadece yaratan bir tanrının var olması olurdu.

işte buna benzer çok sayıdaki sebeplerden dolayı, biz ateistler evreni tasarlayan ve yöneten birinin olduğunu düşünmüyoruz.
 
Bana hiç mantıksız gelmiyor Levent nedenini merak edeceksin ancak şu an inan tam olarak/olduğu gibi aklımda olmadığı için yanlış aktarabilme ihtimalinden dolayı değinmek istemiyorum.Kader ile ilgili tatmin edici bir kaç yazı okumuştum paylaşma imkanım olsaydı güzel olurdu.Ek olarak:

işte buna benzer çok sayıdaki sebeplerden dolayı, biz ateistler evreni tasarlayan ve yöneten birinin olduğunu düşünmüyoruz.

İşte bak yine teist açıdan bakmışsın.Yukarıda dedin ki işte kader vs. çelişik geliyor tarzında cümleler kurmuşsun.Son cümleni de yukarıdaki alıntı ile bitirmişsin.Bütün dinlerden,dinlerin normlarından sıyrılarak düşün bir de.Sonuçta kader kavramı dinlerin yapısında olan bir şey.Dinlerden sıyrılarak deist mantığı ile şöyle düşün mesela 'Tanrı insanların işine gelecek şekilde davranmak zorunda mı?' 'Tanrı bize dilediğini yapmakta hür olamaz mı?' 'Tanrı bize iyilik yapmak zorunda mı ?' gibi.
 



Dinlerden sıyrılarak deist mantığı ile şöyle düşün mesela 'Tanrı insanların işine gelecek şekilde davranmak zorunda mı?' 'Tanrı bize dilediğini yapmakta hür olamaz mı?' 'Tanrı bize iyilik yapmak zorunda mı ?' gibi.

tamam öyle düşünerek yazıyım o zaman;

Peki Tanrı; " Var " olduğu iddia edilen, ama " Varlığın" temel kuralları olan 'Fizik Kuralları' na, ters düşmek zorunda mı? görünen o ki zorunda.
 
tamam öyle düşünerek yazıyım o zaman;

Peki Tanrı; " Var " olduğu iddia edilen, ama " Varlığın" temel kuralları olan 'Fizik Kuralları' na, ters düşmek zorunda mı? görünen o ki zorunda.



Her şeyin,fizik ve diğer bilim dallarının da yaratıcısı olan tanrı onlara dilediği gibi hükmedebilir diye düşünüyorum.Aslında çok derin mevzular yani yazış yazış sonu pek gelmeyecek cinsten.Kendi çapımdaki bilgilerimle düşüncelerimi dile getirdim.İfade edebildiğimi de düşünüyorum.Katılan olur/olmaz tabii ki herkesin fikri ayrıdır.Tartışma katagorisinde bu tarz konular mevcut, onlar güncellenip oradan devam edilebilir.Şu sıra pek uzun uzadıya yazacak kadar düşünmeye fırsatım olmuyor.
 
Bu kitabı bende okumuştum, bitirip, bitirmediğimi bilmiyorum acıkcası.

''İnsanlar gökyüzündeki bir adama inanıyor
Ne anlamsız ve mualif bir cümle.

Bir şeyi netleştirmek adına mutlaka ve mutlaka Kuran-ı Kerime gitmeliyiz diye düşünüyorum.
Bizler Allah'ı, ya da Tanrıyı hep gökler de arayıp durmuşuz. Allah'ı bir yere sığdırmışız.
Oysa ki, Kuran gözümüzün içine sokarak diyor ki, ben sizin şah damarınızdan da yakınım.
Burada gecen şah damarı, göklerde beni aramayın, vücudunuzun dışında da aramayın. Çünkü, orda da zaten Allahtan başka bir şey yok. Biz maalesef göremiyoruz.
Peki, Allah bize bunu neden işaret ediyor. Çünkü bizler kuluz ve zanlarımızla ve fiillerimizle hareket halindeyiz.

Bilimsel olarak hakikatın bilinmesi için delil ya afaki ya da enfusi olur. Ya gözler ve diğer duygular ile dışta gözlem yolu ile ya da gönülden gözlem yoluyla batından, yani içten gerçekleşir. Varlık bu iki pencereden görülür.


İnsanın emir aleminden oluşan elemanları şunlardır.

1- İnsan-i kalp, yürek: Allah'a ait muhabbet yeri.
2- İnsan-ı ruhi Hiçbir mekana sığmayan Allah'a mahsus bilgi yeri.
3- Sır, Ruhun iç tarafıdır, kalbde ilahi müşahede yeri.
4- Sır-ı, sır, Sırrın iç yüzüdür. İlahi müşahedenin ileri derecesidir.
5- Ahfa, Sırrın, sırrıdır iç yüzüdür. İnsanın ruhun da bilkuvve gizli sır yeri.
Ve bunları kapsayan bir mertebe daha vardır, işte o Fuad gönüldür. Allah'ın mekanıdır.
Bu yüzden hep diyoruz ya, gönül kırmayın. Çünkü; Gönülde ''O'' var.

Burayı bir tiyatro salonu olarak düşünün, ve bizler hepimiz bize verilen rolü gayet güzel bir şekilde yerine getiriyoruz. Hepimizin bir görevi var. Bilerek ya da bilmeyerek.
Bazen bu tiyatro salonunda baş roldeyiz, bazen rolümüz bile yok. İpler Allah'ın elinde.
Ama ne zaman, Allah'a teslim olduğumuzda. Nefs meratipleri'ni hiç duydunuz mu bilmiyorum, ama bilmek gerek diye düşünüyorum.
Yedi Nefs Makamı vardır.

Teslim olan Ruh'un, ne özgür iradesi vardır, ne de cüz-i iradesi.

herşeye hükmeden, kaderi yazan, insanı özel bir varlık olarak yaratan ve insanın seçimlerinede hükmeden ve gelecek dahil herşeyi bilen bir tanrı, yanlış dediği yolu seçtiği için insanı yakıyor. bu sizede biraz garip gelmiyor mu?

Levent, Allah insanı yakmıyor ya da zora sokmuyor. İnsan kendi kendini zora sokup yakıyor.
Kaldı ki, yakmak tartışılır bence.
Hz- Ali'nin çok sevdiğim bir sözü vardır; ''Bilenle, bilmeyen bir midir.''
Hz-Ali demişken, ehlibeytten bir örnek vermek isterim.
Allah yezidi cehenneme atmayıp, imam Hüseyin ile birlikte, (Hz Muhammedin'in torunu) cennete koysaydı asıl o zaman, Allah'ın adaletinden ve merhametinden şüphe etmek gerekmez mi?
 
narcissus beni nakavt ettin. inan sana cevap veremiyorum. mantığına hayran kaldım.

tekrar düşündüm de, bencede adalet; kötü insanların cehennemde yakılmasıdır. başından aşağıya kaynar sular dökülmesidir ve cehennem yaratıklarıda bunları uygulaması için gereklidir.
 
Tanrının adaletini kendi bakış açımızla bulmaya çalışırsak bulmaca hep eksik kalır.. İnsan huzur ve mutluluğu cennet ve cehennemi kendi içinde iradesinde ve aklında yaşar dolayısıyla yaşatır da...!


Bir deist olarak tanrı tanımaz değilim bir yaradan var bundan kuşku duymuyorum ama din denilen şey Tanrıya giden kestirme yollar gibi. İnsan oğlunun kafasındaki kurgu.
 
yazı,dünyadaki olumsuzluklardan dolayı tanrıyı aklama çabası içeriyor.
''kötülük varsa tanrı neden izin veriyor'' sorusuna kötülüğü yaratan tanrı değil yine insan'' cevabını vererek topu yaratılana atıyor.
eh adama sorarlar o kötülük yapanı ben mi yarattım diye?
cevap verirsin sen de '' günahsız yaratıldılar,kendileri saptı'' diye
sorarım ben de '' kaderi kim yazdı'' diye..
cevap verirsin tanrı istediği için kötü değil o adam,onun kötü olacağını önceden bilme yetisine sahip diye
eh be müslüman o adamın sapmasını engelleyemez miydi? kendisi diyor kitapta '' istesem hepinizi saptırırım yada düzeltirim'' diye
demekki roller dağıtılmış
senaryo belli yönetmen belli figüran belli
o zaman perdeee!
 
Bir tanrı insani duygular davranışlar taşıyorsa ondan şüphe etmek lazım ayrıca genelikle erkeklere hitap ediyor acaba tanrı bir erkek mi
 
şutlamış zaten
neyimizi sevecek
kendi kendimizi abartıp duruyoruz
 
Geri