Maşallah nur fışkırıyor yüzlerinden..
Allah’ın kanunları yer yüzüne hakim olacak!az kaldı mümin kardeşlerim..
Allah’ın kanunları yer yüzüne hakim olacak!az kaldı mümin kardeşlerim..
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Hadisler ayrı ayrı birer sünnettir diye biliyorum ancak hadislerin emir olduğuna dair herhangi bir emare var mı, ya da peygamberin sünneti Kuran' ın emirlerine uymak olarak düşünüldüğünden her hadis ayrı birer emir mi ? Kuran' da geçmediği halde bir çok yasak ya da farzı hadislerde geçtiği için uygulayan cemaat-topluluk var. Bu bağlamda dinler daha çok toplumsal düzeni sağlamada kullanılan örfi ve de mitolojik genleri daha ağır basan inanışlara benziyor. Maksat tek tanrı ise ve inanmaksa İslamiyet' ten önce de inanılan tek bir tanrı vardı ve yine bundan mütevellit inanışların oluşagelmesindeki kader de coğrafya olmuş oluyor. Bu arada inançları sorgularkende kader kelimesini kullanıyor olmak ironisi ile birlikte bunu kabullenmemek içinde 'olmam' değil de 'olmak' fiilini kullanmak da ne demek oluyor, hayır yani neyden ve neden bu kaçış ?Bunda eleştirilecek pek bir şey göremiyorum. Adamlar gayet tutarlı bir şekilde dinlerini kurallarına göre, emredildiği gibi yaşıyorlar. Müzik aletleri dinlemenin haram olduğuna dair bir çok hadis mevcuttur. Çağımıza uymuyor diye dini yalanlamak yersiz olur.
Kuşkusuz İslamiyet dini açısından herhangi bir konuda birbirinden zıt fikirler beyan edilmesine alışkınız. Benim söyleyeceğim yada sizin söyleyeceğiniz ne olursa olsun muhakkak bir şekilde karşısına bir şey konulabiliyor, “hayır gerçek o değil, doğrusu bu” denilebiliyor. Bir tür kakafoniyi andırıyor kimi zaman. Ama ben yine de kendimce yazacağım.Hadisler ayrı ayrı birer sünnettir diye biliyorum ancak hadislerin emir olduğuna dair herhangi bir emare var mı, ya da peygamberin sünneti Kuran' ın emirlerine uymak olarak düşünüldüğünden her hadis ayrı birer emir mi ? Kuran' da geçmediği halde bir çok yasak ya da farzı hadislerde geçtiği için uygulayan cemaat-topluluk var. Bu bağlamda dinler daha çok toplumsal düzeni sağlamada kullanılan örfi ve de mitolojik genleri daha ağır basan inanışlara benziyor. Maksat tek tanrı ise ve inanmaksa İslamiyet' ten önce de inanılan tek bir tanrı vardı ve yine bundan mütevellit inanışların oluşagelmesindeki kader de coğrafya olmuş oluyor. Bu arada inançları sorgularkende kader kelimesini kullanıyor olmak ironisi ile birlikte bunu kabullenmemek içinde 'olmam' değil de 'olmak' fiilini kullanmak da ne demek oluyor, hayır yani neyden ve neden bu kaçış ?
Her kafadan ses çıkmaması gereken bir konuda maalesef sesin çıkmadığı kafa kalmıyor.Kuşkusuz İslamiyet dini açısından herhangi bir konuda birbirinden zıt fikirler beyan edilmesine alışkınız. Benim söyleyeceğim yada sizin söyleyeceğiniz ne olursa olsun muhakkak bir şekilde karşısına bir şey konulabiliyor, “hayır gerçek o değil, doğrusu bu” denilebiliyor. Bir tür kakafoniyi andırıyor kimi zaman. Ama ben yine de kendimce yazacağım.
Hadisler Kur’anda geçmez. Geçse zaten ayet olurdu. Lakin yine de dinde önemli bir yere sahiptir. Kimilerine göre bazı hadislerin inkarı mümkün değildir. Sahih diye adlandırılanları inkar etmek bir nevi kafirliktir. Müslümanların Kur’an’dan sonra referans alabileceği ikinci kaynak burasıdır. Bu Kur’an’da da açıkça geçer; “…Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah’a ve âhirete gerçekten inanıyorsanız- onu, Allah’a ve peygambere götürün. Bu, elde edilecek sonuç bakımından hem hayırlıdır hem de en güzelidir."
Hadis Peygamberin sözleri olduğuna göre bunu inkar etmek Kur’an’ı da inkar etmek anlamına gelir. Net bir ifadedir bu. Hadislerin doğruluğu vs dönemin koşullarına göre “aslında burada şunu söylemek istedi” bağlamında tartışılabilir.
Olmam yerine olmak demek kendini bir noktada buradan afaroz etmek demektir. En azından kendi iç dünyanda bu böyledir. Bilim ilerledikçe hayatı ve dünyayı açıklamam için tanrıya ve dinlere düşen iş azalıyor nihayetinde. Bu kadar yozlaşmış bir düşünce ve yaşam tarzından inanan/inanmak isteyen herkes olumsuz yönde nasibini alıyor.