Tabiatta mükemmel bir düzenin olduğunu söyleyebilir miyiz?

Konu sahibi son olarak 3167 gün önce görüldü
odam da tabiata dahil olduğuna göre gönül rahatlığıyla yok diyebilirim
 
yaradan düzeni mükemmel yaratmışta insanlar içine etmese
 
Tabiatta mükemmel bir düzen olsaydı, bazı canlıların nesli tükenmezdi. Gezegenimizden bahsedecek olursak, buzul çağı ve gök taşı yağmurları da olmazdı. Her şeyin mükemmel derecede bozulmayan bir düzen içerisinde işlemesi gerekiyordu.
 
Evet vardır. Her şeyin net bir çizgide olmaması zaten mükemmelliktir.
Adaletsizlik olmasa adaleti, mutsuzluk olmasa mutluluğu bilemeyecektik , bunları bilmeyince de yaşamın anlamını sorgulamayacaktık.
Eğer ki beslenme,avcı içgüdüleri olmasaydı yaşayamayacaktık. Doğadaki her şeyin bir döngüsü vardır. Bunu en iyi biyolojik sistemlerde görürüz.
 
Yoktur. Dünyadaki ve hatta evrendeki (sadece ulaşabildiğimiz evren hakkında konuşabilirim maalesef, diğer arkadaşlar gibi bildiğimiz bilmediğimiz her şey diye bir genelleme yapmak abesle iştigal olur.) hiçbir şey, hiçbir canlı mükemmel değildir hatta mükemmelliğinin yakınına bile yaklaşamamıştır.

Komiktir ki bir arkadaş arıdan bahsetmiş, arının uçma prensibi aerodinamiğe uygun değilmiş. Arının kanatlarına bağlı onlarca kas vardır ve kendi aerodinamik şartlarını kendi oluşturur. Zaten sabit bir aerodinamik kuralı yoktur, aerodinamik söz konusu canlı veya mekanizma üzerinden hesaplanabilir.

Velhasıl kelam, doğanın ve canlıların mükemmel olduğuna inanmak çok yanlış. Burada konuşmak isterdim ama boşa gidiyor maalesef. Sadece basit bir örnek vermek istiyorum. Akıllı tasarım ve mükemmellik bu canlının neresinde?

383848_262871100443339_805326333_n.jpg


Bu hayvanı tanıştırayım size, kendileri kör sıçan olarak biliniyor. Anlaşıldığı gibi göremiyor, gözlerinin olması gerektiği yer de deri ile kaplı. Buraya kadar sorun yok, ama bu derinin altında işe yaramayan göremeyen bir çift göze sahip. Mükemmellik bunun neresinde?
 
En olağandışı memeli türlerinden olan çıplak kör fareler, yer altında yaşama sağladıkları uyum bir yana, karınca kolonilerine benzer tamamen hiyerarşik tipte sosyal yaşamları, kanser nedir bilmemeleri, ayrıca aşırı uzun ömrüleri nedeniyle dikkat çekiyor. Çıplak kör farenin genomu ve transkriptomu geçen hafta yayınlandı. Sonuçlar, bu ilginç hayvanın genetik evrimine ve kimi özelliklerini nasıl kaybettiğine ışık tutuyor.
 
Tabiat Tekerrürden ibarettir. Kendi arasında mükemmel bir düzeni vardır.
 
Hayvanlar birbirlerini yemese insanlara yer kalacak mı dünyada ?
 
En olağandışı memeli türlerinden olan çıplak kör fareler, yer altında yaşama sağladıkları uyum bir yana, karınca kolonilerine benzer tamamen hiyerarşik tipte sosyal yaşamları, kanser nedir bilmemeleri, ayrıca aşırı uzun ömrüleri nedeniyle dikkat çekiyor. Çıplak kör farenin genomu ve transkriptomu geçen hafta yayınlandı. Sonuçlar, bu ilginç hayvanın genetik evrimine ve kimi özelliklerini nasıl kaybettiğine ışık tutuyor.

Yalnız bu bile evrenin ve pek tabii tabiatın mükemmel olmadığına, düzenin olmadığına kanıttır. Bir düzen olsaydı tüm hayvanlar ve insanlar bazı şartlara uyum sağlamak için bazı özellikler kazanmaz, bazılarını kaybetmezlerdi. Yani eğer akıllı tasarım olsaydı bu havyan kör olmasına rağmen işe yaramayan iki göze sahip olmazdı.
 
Akıllı tasarım yoksa nasıl oluyorda hepimizin parmak izleri bir birinden farklı olabiliyor ?
 
Akıllı tasarım yoksa nasıl oluyorda hepimizin parmak izleri bir birinden farklı olabiliyor ?

Açıklayayım. Parmak izi dediğimiz şey tekil ve bütün bir yapı değil. Yani oraya iz şeklinde tak diye oturmuyor. Ter bezlerinin ve ikinci deri üzerine konuşlanan hücrelerin sırasına göre belli oluyor. Ki parmak izinin net şekli anne rahmine dokunma sonucu oluşur. Şimdi düşünün bir parmakta bile binlerce milyonlarca birbirinden şeklen farklı hücre var, bunların dizilimi parmak izini belirliyor. Permutasyon-kombinasyon biliyorsanız eğer bunların dizilim şeklinin neredeyse sonsuz sayıda olabileceğinin farkındasınız demektir. Bir de neredeyse tüm hücrelerin şeklinin birbirinden farklı olduğunu düşünürsek ve her insanın da biyolojik yapısının aslında hücrelerinin şeklinin farklı olduğunu göz önüne alırsak, bu izlerin farklı olmasını yadırgamamak gerekir. Aynı olsaydı şaşırtıcı olurdu.

Eğer kar tanelerine gelecekseniz onun için de bir açıklama yapabiliriz ki açıklaması hemen hemen aynı şekildedir.
 
İyi de Arpes bu açıklaman mükemmelliyeti kanıtlıyor .. Milyarlarca insan ve parmak izleri aynı değil .. İkizlerin bile farklı .. DNA konusuna ise hiç girmiyorum bile ..

Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz. (75 Kıyamet Suresi, 4)

Bu ayette ALLAH'ın parmak uçlarına olan vurgusuna dikkat et derim .. Dünyanın eksenin de bir milim dahi kayma olsa neler olabileceğini de düşünmelisin ama milyonlarca yıldır şaşmamış bir düzen harika bir sistem üzerinde çalışıp duruyor ..
 
İyi de Arpes bu açıklaman mükemmelliyeti kanıtlıyor .. Milyarlarca insan ve parmak izleri aynı değil .. İkizlerin bile farklı .. DNA konusuna ise hiç girmiyorum bile ..

Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz. (75 Kıyamet Suresi, 4)

Bu ayette ALLAH'ın parmak uçlarına olan vurgusuna dikkat et derim .. Dünyanın eksenin de bir milim dahi kayma olsa neler olabileceğini de düşünmelisin ama milyonlarca yıldır şaşmamış bir düzen harika bir sistem üzerinde çalışıp duruyor ..

Yahu bu bir akıllı tasarım delili değil ki. Şimdi şöyle düşünün, diyorsunuz ki dünya güneşe öyle bir uzaklıkta ki o yüzden yaşam var bu gezegende. Aslında dünya bu uzaklığa konulduğu için burada yaşam yok, bu uzaklıkta bir gezegen olduğu için burada yaşama elverişli koşullar var. Yani güneş sisteminde uzaklığı bizden farklı olan gezegenler var ve bu gezegenlerde yaşam yok değil mi? Bir akıllı tasarım bu israfı neden makul görsün? Ayrıca bir milim kaysa bile yaşam olmaz demeyin lütfen, dünyanın daha geçen sene 12 cm kaydı ekseni ve hala yaşıyoruz.

Ayrıca biraz araştırdım parmak izi ile ilgili olarak:

Bütün insanların parmak izleri birbirinden farklıdır; çünkü parmak izlerinin genel hatları genetik olarak belirlenmekle birlikte, ayrıntıları tamamen rastlantısaldır ve çok fazla değişkene bağlı olarak meydana gelmektedir. Parmak izlerinin oluşumunda kan basıncından, beslenme tipi ve miktarından ve yavrunun ana karnındaki duruş açısından tutun da, parmakların gelişimini etkileyen genlerin ifadesi, rahmin sıcaklık ve ıslaklık durumu gibi onlarca, yüzlerce farklı etmen etkilidir. Bu da, doku oluşumunun rastlantısal olarak meydana gelmesine sebep olur. Pek çok çizgi ve döngüden oluşan parmak izlerimizin birbirinden farklı olmasının sebebi, bu kadar çok çizgi ve döngünün tamamen aynı şekilde olacak biçimde denk gelmesinin olanaksızlığıdır. Ancak yeterli araştırma ve deneme-yanılma yapılırsa, sonunda birbirine çok fazla benzeyen ancak farklı kişilere ait parmak izleri bulunabilecektir.



Parmak izlerinin düşük miktarda genetik tabanlı olduğunu, tek yumurta ikizlerinin parmak izlerinin birbirinden farklı olmasından anlayabiliriz. Genetik özellikler, parmak izinin sadece bir takım niteliğini etkiler. Ancak genel oluşum, tamamen çevresel faktörler etkisindedir. Bu rastlantısal oluşum da, Makina Mühendisliği'nde ve bazı doğa bilimlerinde "yüzey bükülmesi" (surface buckling) olarak bilinen bir fenomenle açıklanabilmektedir.

Yani sadece 50 yada 100 yıldır "kimlik tanıma"da kullandığımız parmak izini akıllı tasarıma bağlamanız çok ilginç. Milyonlarca yıldır var bu iz ve hiçbir işe yaramıyordu ama insanlar fark ettiler ki bu izler insana özgü ve faydalanmaya başladılar. Ki bu da sadece kimlik tanımlamada kullanılıyor, dünyayı değiştirmiş bir şeymiş gibi sunmaya gerek yok. Ona bakarsanız şempanzelerin de parmak izleri farklı, balıkların pul dizilimi de. Bundan bir mana çıkarmaya gerek yok diye düşünüyorum.
 
Parmak izi milyonlarca yıl var ve bu insanlık bunun farkına varalı 100 yıl olmuşken Kuran çok daha önce işaret etmiştir ki ayet başlı başına bir mucizedir .. Milyarlarca canlı meydana gelecek ama her birinin dnası her nasılsa farklı olacak !! Mona Lisa tablosunun kendi kendine oluşması bile çok daha ihtimaldir ..

Dünya'nın ekseni yörüngesine 23 derecelik bir açıyla eğim yapar. Mevsimler bu eğim sayesinde oluşur. Bu eğim şimdiki değerinden daha fazla ya da daha az olsaydı, mevsimler arasındaki sıcaklık farkı aşırı boyutlara ulaşacağından yeryüzü üzerinde dayanılmaz sıcaklıkta yazlar ve aşırı soğuk kışlar yaşanırdı.

Dünya'nın kendi etrafındaki dönüşü de canlılar için en uygun hızdadır. Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlere baktığımızda bunların da geceyi ve gündüzü yaşadıklarını görürüz. Ancak zaman farkları Dünya'nınkinden çok daha uzun olduğu için gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farklılıkları da çok fazladır. Diğer gezegenlerin atmosferindeki şiddetli rüzgar hareketleri, bu dengeli dönüş sayesinde Dünya atmosferinde yaşanmaz.
 
Diğer gezegenlerde yaşam olmamasını " israf " olarak nitelendirmişsin ama o mantıkla bakarsak gezegenimizde ki taş toprak kaya vs şeyler de israf o halde .. İsraf da zaten dini bir terim ..
 
Parmak izi milyonlarca yıl var ve bu insanlık bunun farkına varalı 100 yıl olmuşken Kuran çok daha önce işaret etmiştir ki ayet başlı başına bir mucizedir .. Milyarlarca canlı meydana gelecek ama her birinin dnası her nasılsa farklı olacak !! Mona Lisa tablosunun kendi kendine oluşması bile çok daha ihtimaldir ..

Dünya'nın ekseni yörüngesine 23 derecelik bir açıyla eğim yapar. Mevsimler bu eğim sayesinde oluşur. Bu eğim şimdiki değerinden daha fazla ya da daha az olsaydı, mevsimler arasındaki sıcaklık farkı aşırı boyutlara ulaşacağından yeryüzü üzerinde dayanılmaz sıcaklıkta yazlar ve aşırı soğuk kışlar yaşanırdı.

Dünya'nın kendi etrafındaki dönüşü de canlılar için en uygun hızdadır. Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlere baktığımızda bunların da geceyi ve gündüzü yaşadıklarını görürüz. Ancak zaman farkları Dünya'nınkinden çok daha uzun olduğu için gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farklılıkları da çok fazladır. Diğer gezegenlerin atmosferindeki şiddetli rüzgar hareketleri, bu dengeli dönüş sayesinde Dünya atmosferinde yaşanmaz.

İşte ben de bunu söylüyorum, şartlar uygun olduğu için yaşam filizlendi yani yaşam filizlensin diye şartlar bu hale getirildi diyemeyiz. Eğer akıllı bir tasarım olsaydı çevremizdeki tüm gezegenleri öyle bir halde yaratıp orada da yaşam filizlendiremez miydi? Hoş bunu geçtim bu güneş sistemi, bu galaksi, bu yıldızlar, bu koskoca evren sadece insan için mi yaratıldı?

Şu lafı döndürüp dolaştırıp tesadüfle olamaz, rastlantıyla olamaz demenizi de anlamıyorum. Kimse tesadüften rastlantıdan buyken bu oldu demiyor ki zaten. Hepsi deneme-yanılma şeklinde oluyor ve başarısızlar yitip gidiyor başarılılar ise devam ediyorlar. Çevremizdeki gezegenler başarısız olanlara örnek. Eğer mükemmel bir düzen olsayı bu kadar soyu tükenen hayvan olur muydu? Ayrıca DNA dediğiniz şey de mükemmel değil ve mutasyona çok açıktır, bu yüzden bu kadar genetik temelli engelli insan var. Mükemmelliğin olduğu yerde engelli insanlar yada mutasyon olmaz.

Yahu dinozorlar vardı bu dünyada, ne hikmetse soyları tükendi. Hani mükemmellik hani düzen?
 
Diğer gezegenlerde yaşam olmamasını " israf " olarak nitelendirmişsin ama o mantıkla bakarsak gezegenimizde ki taş toprak kaya vs şeyler de israf o halde .. İsraf da zaten dini bir terim ..

Bu yüzden israf dedim zaten. Ayrıca gezegenimizdeki taş toprak kaya israf değil, gezegende yaşam olmasını sağlayan şey taş toprak kaya. Şimdi madem akıllı tasarım diyorsunuz, Kuran'da yaratılmış her şeyin bir amacı var denir. Bunu her din adamı şu böceğin amacı bu bak bu ufacık böcek bile evrende dengeyi sağlıyor diye anlatır. Rica ediyorum bana Plüton'un yada onu geçtim evrendeki bir yıldızın amacını açıklar mısınız?
 
Geri