SuSuŞlArIm Bir TeK sAnAdIR

Konu sahibi son olarak 1887 gün önce görüldü
susuşlarım sanadır sevdam yutkunmalarım aşka isyanımsa seninle başlamışken açtığım yeni sayfaya....
yazıyorum sadece senin isminin geçtiği zamanları seninleyken paylaştığım sohbetlerimizi yazıyorum ne kağıt var önümde ne kalem var elimde dil yüreğe dökülüyor her andığımda ismini....
bir nefestin ömrüme ömür katan. Yalnızlığımı gecelerimden yırtarcasına alan bir el. Yüreğime baharı getiren yağmur damlasıydı bakışların....
sususlarım sanadır aşkım haykırışlarım yaşayamadıklarımıza. dünleri geçmiştik ya seninle el ele yarınlara koşuyorduk üçer beşer adımda...
uyanırken o derin uykudan gözlerini görmüştüm kamaştıran aydınlığına kapılmıştım sıcaklığında eriyordu buz tutan ruhum.. sevgiye özlemdendi sevilmeye olan açlığımdandı sana ilk bakışta tutulmam....
uzattığın eli sıkı sıkı korkusuzca tutmak cesaret isterdi yıllar önce kaybettiğim güven duygusu saklıydı avuçlarında ve ben tüm korkularımdan sıyrılıp tutarken elini düşünmedim bir saniye sonrasını tek hedef sevginin büyüklüğünde kaybolmaktı... kayboldum ömrüm sende kayboldum.
geçerken günler bir göz kırpımı hızında bıraktım ruhumu ruhunun yanına.. sar istedim sarmala sakla ruhunda koru gözet sahip çık dedim her duyguma yüreğime bedenime....
yaşanacak onca güzellik vardı konuşurken anlattığımız yaşarken heyecanlanıp kalbimizin hızla attığı... aşkın coşkusuna kapılmış sürükleniyorduk deli gibi akan bir nehrin sularında çarpıyorduk kayalara oradan oraya acımıyordu canımız ellerimiz birdi yüreklerimiz bir biliyorduk deli gibi aksada nehir sonunda dingin bir deniz vardı sevdamızın bizi beklediği ruhumuzun dinleneceği kocaman bir yuva...
ve o hızla akarken aşk yakalandık öfkenin girdabına... ellerimiz ayrıldı yüreklerde buruk bir acı yumduk gözlerimizi kabus olsun uyanalım istedik açınca gözlerimizi gerçekliğin son noktasında bulduk kendimizi.DİPTEYDİK....
dingin denize varamadan batmıştık bizsiliğin çamuruna...
susuşlarım sana sevdiğim... böylesine severken seni çıkamadık ya varamadık ya sona o yüzden susuşlarım sanadır yokluğuna..
 
geçerken günler bir göz kırpımı hızında bıraktım ruhumu ruhunun yanına.. sar istedim sarmala sakla ruhunda koru gözet sahip çık dedim her duyguma yüreğime bedenime....
yaşanacak onca güzellik vardı konuşurken anlattığımız yaşarken heyecanlanıp kalbimizin hızla attığı... aşkın coşkusuna kapılmış sürükleniyorduk deli gibi akan bir nehrin sularında çarpıyorduk kayalara oradan oraya acımıyordu canımız ellerimiz birdi yüreklerimiz bir biliyorduk deli gibi aksada nehir sonunda dingin bir deniz vardı sevdamızın bizi beklediği ruhumuzun dinleneceği kocaman bir yuva...
 
şimdi elimi bıraktığını zannediyorsun arkanı dönüp gittin ya ardında ağlayan bir çift göz var sanıyorsun yüreğim paramparça acı çektiğimi düşünüyorsun...
orda dur bakalım seni hayatıma alırken nasıl dimdiktim karşında... seni severken nasıl güçlü hissediyordum kendimi... seni büyütürken yüreğimde nasıl sevecendim... hala öyleyim bilesin
giden sensin seni benden alan sen ama unutma bizde verilenler geri alınmaz yüreğin ruhun benim onların sahibiyim yüreksiz ve ruhsuz bir beden istiyorsan al senin olsun bedenin...
ben hala dimdik ben hala yürekliyim ben hala sevecenim ben hala sahibinim seni bedensiz de sevebilirim....YOLUN AÇIK OLSUN SEVDİĞİM HALA BENDESİN BİLESİN
 
Öyle bir an gelirki dünyanının orta yerinde bir başına kalmış his sedersin kendini etrafında milyonlarca insanlar vardır aslında ama gözlerin birini arar korkuya kapılırsın birden zifiriye boyanır heryan insanlarda yoktur kör olduğunu sanırsın el yordamıyla bulmaya çalışırsın yaşamındaki yerini kimse dokunamaz ellerine tutunamazsın bir yüreğe çünkü onu istersin diyer yarını ve bir gün gözlerin kamaşır ışıktan karanlığın aydınlığa doğmuştur bilirsin ki o an yüreğine dokunmuştur hiç gitmesin istersin güneşi birlikte görür geceye beraber varırsın
 
sensizliğin kaçıncı günündeyim bilmiyorum zamanı durdurdun seni benden aldığın gün...şimdi yaz başı ama yüreğimde sonbahar yaşanıyor. dalımdan düşen ilk yaprak oldun ve dallarım bomboş kaldı...
hani geldiğin ilk gün vardı ya sonbahardı ama baharı getirmiş çiçekler açtırmıştın heryerde yeşildi rengimiz maviydi gökyüzü ve kırmızıyda sevdamız...
ne oldu bize kuruduk solduk renklerimizde yok oldu heryer açık sarı...
birazdan akşam olacak ve sen geleceksin yanıma gerçekliğimde olmasanda hayalinle yaşıyorum ben hala...
seninle geçen yıllarımız bin asırdı sanki hiç bitmeyecek gibi gelirdi ama tükendik be sevdiğim bitirdik bizi sevgimizi sevdamızı umutlarımızı gelecekteki yaşanacak yıllarımızı yok saydık...
tıpkı senin beni yok saydığın yarınlarına taşımadığın gibi... bende geride kalan geçmişte yaşanan sevgimizi büyütüyorum yeni doğmuş bir bebek gibi özenle bakıyorum aşkımıza...ve hiç bitmeyecek bir sevecenlikle taşıyorum aşkımızı sonsuz olup bedenim toprak altına girene kadar yüreğin yüreğimde..
 
birazcık yürekli olsaydın ve çıkabilseydin karşıma senden gidiyorum artık seni SEVMİYORUM diyebilseydin yapamadın yapamazdın sen beni hep SEVDİN hepde SEVECEKSİN....
sebeplerin yoktu gidişine dair söyleyebilecek nedenleri bulamazdın aşkımızda dolu dolu yaşıyorduk her anımızı delice akıyordu yüreklerimiz birbirine anlam veremediğim senin susmanı ve ardını dönüp gitmeni gerektirecek ne olmuştu? yıllardır aynı soru dolanıyor beynimde ve yıllardır bulamadığım cevabı arıyorum ruhumda...
seni yüreğimde hissetmiş ruhumla sevmiştim bedenimse sana esirdi... gözlerine bakar gözlerinde kaybolur yeniden gözlerinden doğardım....
sevdamıza uyanırdık her sabah binbir umutla merhaba derdik her yeni güne... ölümsüzdük bize göre tarihe yazılacak yüzyıllar sonra adımız anılacaktı ne leyla-mecnun ne ferhat-şirin ne kerem-aslı olmayacaktık biz kavuşan ve sevdaları sonsuz olan iki sevgili olacaktık ayrı bedenlerde tek yürek tek ruh biz böyle sevmiştik birbirimizi...
aklımı yitireceğim bak üzerimizden kaç yıl geçti kaç mevsimi devirdik ayrı ayrı yerlerde bir cevap bulamadım gidişinin nedensizliğine
gelme... dönme... ama bir neden söyle bulabileceksen eğer kendince bir sebep yoksa tek cevabım olacak YÜREKSİZ çıktın SEVGİMDE boğulmaktan kaçtın diyeceğim sana...
merak etme sevdiğim yüreksizliğini siliyorum bir kalemde ben kendimce severim seni bendeki bu koca yürekle...
 
bırakıyorum bedenimi sensizliğe
belki kavuşuruz bilinmezlikte
yoksun ki ne anlamı var yaşamın
yaşarken nefes almanın
biliyorum tek çaresi var kavuşmamızın
sensizlikte kaybolmalıyım .
 
beklerim ne çıkar uzaklaştığını sandığın yollarda daha yaşadığın kadar yürüsen. ya da alıp zamanı adımlarını geriye götürsen, kaldığın soluklandığın her yer sevgidir...
artık nereye gidersen nereye dönersen dön... ben yolun üzerinde görüp önce baktığın sonra dokunup sevdiğin ne bırakıp gidebildiğin ya da kıyıp koparamadığın tek bir dal papatyayım...
yoluna saflığımı unutturacak benden çok sevecek birşey bulup koyamazsan şayet hiçbir nedenden vazgeçme sevmekten...
zamanda yok etse unutma cebinde elini her attığında gününde, gecesinde ise her anını ispat edecek yıldızla, nefes aldığın her an, yüzümü aynada gözlerinde göreceksin...
bana dair herşey için avuçlarında tohumlarım var. olurda dar gelirse soluğun savur rüzgara .
bak yere düşüp ağaç... göklere karışan bulut... sen farketmeden yüreğine ekilen sevgin olacaktır...
bakma sen tek dal papatya oluşluğuma artık yüreğinde oldukça ölümden sonra bile doğacaktır unutma
 


Arabesk AŞK'ların Arabesk Kadınları vardır...

sabahlar uzak bu sevda tuzak bana
çok zaman geçti sabrım yok yarınlara
kaçıncı hasret kaçıncı yanlızlık sigaramın ucunda

Arabesk AŞK'ların Arabesk Kadınlarıyız BİZ.....

içimden bizleri lanse etmek geldi ,
belkide son kez yazıyorum aşk'a dair sevdaya dair...
ilhamı aşk olanların yazacak birşeyi kalmamışsa,aşk larıda bitmiş demektir.
herkes bilmez bu kadınları,herkes tanımaz ve her yürek taşıyamaz...
zor sever-zor benimser-zor olur bir erkeği bünyesine alması ,
ve çok zor olur unutup bir kenera bırakması,arabeskliğide bu yüzdendir
aşklarının,sevdalarının ölümü bu yüzden zordur...

şimdi yanımda yanımda olacaktın
bıraktın beni sevda yokuşlarında
kuşlar uçurduk akşamdan sabahlara sigaramı ucunda

Zamanla şavaşırlar ruhlarıyla çarpışırlar,içleriyle hesaplaşıp aşkta
çok hasar bırakırlar yüreklerinde,enkazlarından doğarak,
yeniden-yeni baştan kendilerini yaratırlar...

kadir kıymet bilmez yüreklerde konaklarlar bazen,olsun
onlar için önemi yoktur zor benimsemiştir ya-zor sevmiştir ya
ve en zoruda ,benim o ,erkeğim demiştir ya,hayat o dur bu kadınlar için artık,
yaşamda soluk o dur...

yanar hasretin vurur can evimden
ellerime kelepçeler vurun

gel vefasız gel vicdansız çağırmazdım acil olmasa
gel insafsız ah kitapsız yanıyorum arzularınla


ama bu kadınları tercih edenlerin bilmedikleri birşey var?
nasıl herşeyi en uçlarda yaşıyorsa AŞK adına ,
işte AŞK'ım dediğini sildiği zaman da,o en uç noktaya zirveye gömer,
neden bilirmisiniz,ulaşılmaz olduğu için,ziyareti zor olduğu için,
görmeye,görmeye unutacağını zannettikleri için...

aynalarda göz yaşım var ağladıkça
yangın çıkar göz yaşlarımdan


hoş unutmazlar asla unutmazlar ona yaşatılanı
ve kendini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmaz
Arabesk Aşk'ların Arabesk Kadınları...
ona ne yaşatırsanız,onunla mezara kadar gider...

severse ADAM gibi severler...
Arabesk i sadece şarkıdan ibaret sananları.
 
gün yüzünü döndü yine geceye,gece yağmura tutsak şimdi şehrimde,
sağnaklar altında ,ve kara bulutlar kaplı,
yıldızların hiç biri yok gök yüzünde...
oturmuş yağmurun sesini dinliyorum,
sessizliğim se onu hiç sorma,
kendi dilimde kelepçeli şu saatte...

öyle boşluk,öylesi yitik anlamsız bakar kör,
hissiz bir devinim içimde.
bazen diyorum ki ? aslında fena değil ruhumun fiziği
biliyorum,ama neden se yakışmadı bana
son giydirdiğin elbise,
hiçbir ayna yansıtmadı güzel durduğunu
ruhumun üstünde.
 
biliyorum bir anlamı yok bu seslenişlerin biliyorum duymuyorsun görmüyorsun sana olan sevgimi...
daha ne istiyorsun ki herşeyimi vermiştim sana senin olmak sende kaybolmak için ruhumu sermiştim yoluna...
anlamsız şimdi tüm kelimeler yalvarıp yakarmalar boşuna biliyorum bilmek neyi değiştiriyor sen anlamak istemedikten sonra...
söylenecek tek şey kaldı dilde HOŞÇAKAL SEVDİĞİM HOŞÇAKAL...
dil söylüyorsada yürek susuyor yanmalarına yıkılmalarına kanamalarına devam... sensizliğe mahkum ettiğin bu can harabeye çevirdiğin bu sevdanın altında kalsada yaşayacak nedenini sorma yürek sustu artık dil hoşçakalı söyledi sana, geriye kalansa o koca boşlukta yıkılan biten sevdanın altında kalan bedendeki yüreğini yaşatmak olacak...
senden uzakta olsa o kadın bilmen gerek SENİ ÇOK SEVDİ ÇOK SEVDİ ÇOK SEVDİ..... GÜLE GÜLE SEVDİĞİM KENDİNİ MAHKUM ETTİN BENSİZLİĞE....
 
durmuyor işte akıyor kelimeler yürekten sus diyorum susmuyor susturamıyorum... avaz avaz bağırırken sevdamı nasıl susayım diyor... ak be yüreğim duymayan sevdana seslenişlerini durdurma... varsın duymasın seni... varsın uzakta olmak istesin... varsın tutmasın verdiği sözleri... sen yaşat onun öldürmek istediği sevgiyi...
ölümsüz bildiğimiz aşkda ölüyormuş senle öğrendim... hep derdim ya öğretenimdin diye senle öğreneceğim sevmeyi senle yaşayacağım yeniden bu hayatı... sil baştan başlayacağız yaşama... bilemedim yarım kalacağımı....
sana neden diyemiyorum çünkü nedensiz yaşamıştık aşkı sebepsiz sevmiştik birbirimizi... biz olurken silmiştik geçmişimizi sen vardın ben vardım sadece biz vardık bu aşkta....
neyse boşver be sevdiğim nasıl olsa gittin nasıl olsa yoksun nasıl olsa beni benle beni sensiz bıraktın sonrasını hiç düşünme sen ÖNCE SENDE SONRA SENSİZLİKTE KAYBOLDUM BEN...
kayıplar aranır sadece bir umutla beklenir bıraktığın yerde yokluğunun zindanlarındayım döneceğin günü sevgimi büyüterek bekleyeceğim gelmesende aramasanda bildiğim tek gerçeği yine sana haykırıyorum SENİ ÇOK SEVMİŞTİM CAN VERDİĞİN SEVDAMI CANSIZ BIRAKMAYACAĞIM....
 
nedemeli şimdi...
cevapsız kaldı tüm sorularım
uyandı bak tüm azalarım
ellerim boşlukta
gözlerime çizdiğim üzüm karası gözlerin
yok artık takıldı boş duvarlara
uyandı yüreğim yine sevginle
ama yüreğinde yatıyor öldürdüğün bedeninle
sen zannediyor musun unuturum
sen inanıyor musun biter sevdam
siyahın beyazla buluştuğu noktadayım şuan
o ince çizgide yürüyorum
sana karışmayı beklerken ruhum
sen öylece
sen öylece
sen öylece...........
yüreğimde solmuş bir çiçek
bitmiş bir ömür
yok olmuşluğunla
yatıyorsun işte
nedemeli şimdi.....
kelimelere sıgarmı seni anlatmak
sonsuzluğa eşitlediğim sevgini yazmak
gündüzüm gecem hep siyah beyaz
sen öldürdün bendeki seni
ama bilmediğin bir şey var
sen yoksan neye yarar yaşamak....
 
koskoca bir şehir var ayaklarımın altında... bir adım atsam yok olacağım karanlığında... uzaklardan bir ışık yansıyor sanki yol gösterir gibi, avuturcasına korkularımın önüne geçiyor... kapısından girmek mi girmemek mi karasızlığında olan ben rüzgarın getirdiği kokunun cazibesine kapılıyorum....
bir adım atsam belkide bitecek bu gizem çözülecek yüreğimdeki sır...
sokaklarına dalıvermek ,kaldırımlar arasında saklanmış izlerini bulmak,
o çocuk kahkasıyla yankılanan boş duvarlara dayasam sırtımı
hissetsem teninin sıcaklığını yok olacak korkularım, yok olacak karanlığın içindeki sırrım...
bir yürek var biliyorum bu şehirde... aşk için sevda için atan... seslensem duyarmısın ey sevgili...
kapısından adım atmaksa sana varmaksa tek sebep ölüm olsa bile gelirim yeterki bir ses ver..
 
***SON VEDA*****
içimde birikmişti sana sözler neresinden başlanacağı bir türlü alışılmadık kararsızlık....
söylemeden bilmeni bekledim ençok.
kendimi düşündüğümden belki.
karşında eğilirken yürek,gitmenin vaktini vururken her saat
son veda kalmıştı geriye bahsedilmedik.
kaldırıp başını gözlerime bakman yeterliydi bilirdin de anlardım gözlerinin söylemek istediklerini
sen son günlerde yüzüme bakmadın yar....
gitmenin ardından gelecek sancılara dayanamayacağımı bildin hep
şimdi yokum ben. tek söze gerek kalmadan gitmenin ağırlığını taşırken içimde
bir tek gül bıraktım yastığının üzerine beni bulamayınca anlarsın diye. senin söyleyemediğini ben yazıyorum
BİTANEM BU SON VEDA YOKUM BEN ARTIK.....
 
Beni sen tanırsın en çok.Gülümsemelerim yüzünde, ağlayamadığım her damla gözbebeklerinde yar.Olamasamda şayet günün birinde yanında dilemeliyim senin benden istediğin kadar rahat, gözyaşınım ben akıtmadan tut diyebilmeyi.
Dayanamadığım artık olmayışın kadar;sende olan her anımın ,aldığın her solukta ben ve bıraktığım yüreğimi sığdıramayıp zamana bana varamayacağın uzaklıkta oluşun.
Seni mahkum ettim yalnızlığıma...
Umut olmak isterdim yüzünden hüznü alacak.Yanında olamadığım her an yaşatamayıp kaldımsa eksik bir mutluluk , sevmeden geçirdiğim bir saniye varsa , sevgim sana sonsuzdu bilesin. Ömrümü sana al derken bile ömrümün miyadı bende değil sende gizliydi.
Hep yaşarım seni sandım ben.Belki yaşama sığdırmadımsa da sonraki sonsuzluğa sakladım seni.Nefes aldığım her an için sevgime ve verdiğim her söze kefilim ben....
 
sen!
anlatılmazlığım
getir gözlerini yalnızlığın tam ortasına
suskunluğu yarıp hiç kullanılmayan sözlerle anlatabilmeliyim
nerde duracağımı bilmediğim hayatın
elimde kalem kalmışken ben
yitirilmeler arasında gidip gelirken
ellerini aç tarifini,yüzümü alıp içine orda kalmak sanayım
çaresiz kalır ya insan,tarifi bir sensizlikte zorlanan yaşamımda
öyle bir anda çık gel
artık neresinde ne düşündüğümden habersiz
ya aklımı al becerebilirsen, ya kendini aklımdan
son dedikleri ölmekse
yaşamaya mahkum edilmiş naletinden
ya kurtulmam için sonsuzlaş
ya sonsuzluğa bir adım atacak kadar yaklaş
çünkü artık sen olmadan
hayatta kıpırdamadan sözsüz kalmak
sebepsiz durmak bir anlamda ölümü aramak
ama yazık sen ne kendine ne bana
kurşun sıkacak kadar YÜREKSİZSİN
en kötüsü az umudu olan yüreğim şuan da bile sana mahkum
 
Gözyaşım

Ey sevgili,bana seni seviyorumlarla geldin amalarla gidiyorsun bana bahaneler üretme gidiyorsan git ama amalar etme hayatıma girmek için çok savaştın bende seni hayatıma sokmamak için çok çabaladım ama sen galip geldin ne vaatlerle geldin neler verdin bana içinde olmayan duyguların varmış gibi neden söz ettin bana saf bir kızdım çabuçak inandım çabucak aldandım sana yada aptalmışım nerden bielebilirdimki maskeli olduğunu nerden bilebilirdimki ama tek şey bildim ben oda seni sevdiğimi beni bırakıp gidecektin neden hayatıma girdin hayatımı alt üst etttin beni düşünmeden arkana bakmadan çekip gittin git ey sevgili git yaşama umudumuda aldın elimden kimsin sen söylesene sen başlatıyorsun sen bitiriyorsun hakkın yok buna sana nekadarda baglandım nekadarda sevdim çok iyi bir oyuncusun aslında sen rolünü çok iyi yapıyorsun bravo sana ben ise bu dünyada yaşamak istemiyorum bu devrin insanı değilim ben ALLAH kahretsin rol yapamıyorum ben maskeli olamıyorum ben neysem oyum ben şimdi vicdanın nasıl belkide kendi kendine gülüyorsun birini kandırdım birile oynadım hemen aldandı bana diye ama seni ALLAH a havale ediyorum gi hadi git gitde sen bende kalasın sen yatağında sabahlara kadar kıvranmak nedir bilirmisin sen gözyaşının ne demek oldugunu bilirmisin çok yorgunum sol yanım çok agrıyor ya beni bana bırak yada içimdeki seni al götür benden çünkü ben yaşıyamıyorum ey sevgili sen varken içimde
 
içimde bir çocuk vardı ,duyguları arı yüreği temiz
kandı-kanadı kelime oyunlarına, inandı
kendinceydi anlamları,sarıldı anlamsızlıklarına
şevkat diye can hıraş tutacağını düşündüğü elden
tokat yedi sararıp solmuş yanaklarına...
artık oda herkes gibiydi...yetimin biriydi..
 
bu sana veda değil sevdiğim kendime veda ediyorum... sana susuşlarımın sonuncusu olacak bu... yalvarışlarımın duygularımın aşkımın sevdamın beni ben yapan neyim varsa susuyor birer birer... bu gidişin dönüşü yok sevdiğim... yol çok uzun gelemem dönemem bir daha...
seni sevdiğimi son kez söylüyorum ve son kez duyacak kulakların... yanımda olsaydın gözlerime de son kez baksaydın keşke ... ellerimi son kez avuçlarının içine alıp sımsıcak dudaklarınla öpseydin dudaklarımı ve son kez güzel gözlüm deseydin bana...
seni neden bu kadar sevdiğimi sordum her an kendime yoktu cevabı bir tek değil binlerce sebep sayıyordum bir çırpıda hep derdim ya gülüşüne aşık oldum diye sonra bakışına ,sesine ,sevişine beni beden olarak değil yürek olarak sevişine... sahiplenmene ,gücüne, sözüne... ben seni sen yapan her halini sevdim be her halini sevmişim... anlamadan almışım ve katmışım kendime...
hala bendesin hala seni çok seviyorum ve hala gülüşüne aşık hala bakışına hayran hala sevişine sevdalıyım...
ama....artık gidiyorum ruhumu ve yüreğimi bırakarak ruhunu ve yüreğini alarak gidiyorum... bu son veda kendime kendimden gidiyorum... yolculuk bilinmeze sevdamıza iyi bak sana emanet... hoşçakal sevdiğim hoşçakal...
 
Geri