Her susuşum ölüme bir haykırışdır.
Ve sustukça susacaklarım artıyor.
Ve Şehit kanıyla sulanmış kızıl topraklar filizlendi.
Şimşekler çaktı ve yıldırımlar düştü o topraklara.
Sonra güneş yüzünü gösterdi.
Sessiz bir haykırış vardı semada.
Ve bir çoçuk doğuyor o taprakların bağrında.
Ay, Yıldız, Bulut, Rüzgar, Yer, Gök, Gece, Gündüz ve Güneş, herbiri o çoçuk benimdir diye sahiplendi.
( )
Sonra şu ses duyuldu;
Beşik tabiatin rüzgarlarıyla sallandi.
Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı.
O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela, korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatin babası tanıdı, onların oğlu oldu.
Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. (ATATÜRK)
Ardından bilinçsizce nerede ve kim olduğunu bilmeden gezen yolcular görüldü o topraklarda
Ve rüzgar şu sesi fısıldadı o yolculara
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek Anadolu`nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğdugu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
(Necmettin Halil ONAN)
Mustafa Tınaztepe
Ve sustukça susacaklarım artıyor.
Ve Şehit kanıyla sulanmış kızıl topraklar filizlendi.
Şimşekler çaktı ve yıldırımlar düştü o topraklara.
Sonra güneş yüzünü gösterdi.
Sessiz bir haykırış vardı semada.
Ve bir çoçuk doğuyor o taprakların bağrında.
Ay, Yıldız, Bulut, Rüzgar, Yer, Gök, Gece, Gündüz ve Güneş, herbiri o çoçuk benimdir diye sahiplendi.
( )
Sonra şu ses duyuldu;
Beşik tabiatin rüzgarlarıyla sallandi.
Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı.
O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela, korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatin babası tanıdı, onların oğlu oldu.
Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. (ATATÜRK)
Ardından bilinçsizce nerede ve kim olduğunu bilmeden gezen yolcular görüldü o topraklarda
Ve rüzgar şu sesi fısıldadı o yolculara
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek Anadolu`nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğdugu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
(Necmettin Halil ONAN)
Mustafa Tınaztepe