Suriye'de aç kalmak :(

Konu sahibi son olarak 1558 gün önce görüldü
Suriye'de rejim tarafından ablukaya alınıp ,ölüme terk edilen bir kapmtan kurtulan bir kadının yaşadıklarını şöyle anlatıyor; sadece bir kesit,paylaşmak istedim arkadaşlar.


"Bir ekmek kırıntısından dahi mahrumduk. Özellikle kampta son 4 ayı 'su çorbasıyla' geçirdik. Karnımızı doyurabilmek için suya baharat ekliyorduk. Siz insanların kedi eti yediğini duydunuz belki, ama ben gözlerimle gördüm. Sokakta çocukların karton parçalarını yediklerini gördüm. Çöplerden yenebilecek bir şey aradıklarını gördüm. Etrafta hiç bir şey yoktu. Paran olsa bile alacak bir şey bulamazdın. Rejim bizi öyle bir ablukaya aldı ki, kampa hiçbir şey giremez durumdaydı. 1 yıl sonra Yelda bölgesinden bir koridor açıldı ve insani yardım malzemesi girdi. Tabi bu malzemeler, Yelda'daki insanlara ancak yetti. Yine bizlere bir şey kalmadı. Yermuk kampı, Madaya ve Guta gibi en zor ablukayı yaşayan yerlerdir. Yermuk kampında olanların yüzde biri televizyon ve medyaya yansımadı. Çocuğun senden bir parça ekmek istiyor. Sen bunu 9 ay boyunca karşılayamıyorsun
."
 
ALLAH yar ve yardımcıları olsun...Bizim imtihanımıza bakım birde onlarınkine...Yazıkki ..Şükretmeyiz...
 
Maalesef ki bu durum yalnız Suriye de değil. Şimdilerde gündemde olduğu için insanlar Suriyedeki insanların durumuna üzülüyor. Ne acıdır ki yoksulların hali bize sadece anlık üzüntüler veriyor. El uzatmayı bilmeyen bir nesil olduk çıktık. Herkes dönüp kendine bir baksın bence.Ah vah demekten başka ne ise yariyoruz?
 
Üç gün önce eve giderken yolda bir baktım hemen yanımda bir çocuk, benimle birlikte yürüyor ..
Çocuğun boyu belimin biraz üstü, hafif kumral ve taş çatlasın 10 yaşlarında ..
Şaşırdığım kısım ise çocuğun yüklendiği damacanaya olmuştu ..
Evet evet 10 yaşında bir çocuk 19 kiloluk damacanayı omuzlamış zorlukla götürmeye çalışıyordu ..
" Oğlum bu ne " diye sordum ister istemez .. Bozuk Türkçesiyle " su götürmek abi " diye cevapladı beni ..
Belli ki bir su istasyonunda ekmeğinin peşinde çalışıyordu yavrum ..
" Ver bana ver " diyerek elinden aldım damacanayı .. Yüklendim omzuma, nasılsa aynı yol üzerinde gidiyorduk ..
Bu arada yaşını ve ne yaptığını sordum kendisine .. Tahmin ettiğim gibi tam on yaşındaymış ve Suriyeliymiş .. Bir su istasyonunda evinin geçimi için çalışıyormuş ve damacanayı o istasyonda ki sığır patronu yüklemiş buna .. Hani sorsan o herife bir de kasıla kasıla " daha ne istiyorsunuz iş verdim işte " diye de böbürlenir bir ihtimal ..
Yürümeye ve bir yandan da sohbet etmeye devam ediyoruz ama bu arada benim sağ omzum çöktü çökecek .. Yahu ben bile 19 kiloyu taşırken bel altımdan nefes vermeye başlamışım kaldı ki bu çocuk nasıl taşımaya devam edecekti bu ağırlığı diye düşünmeden edemiyordum ..
Dilimin ucunda küfürsel cümleler filizlenmeye başlamış, çocuğun patronuna mı yoksa lanet olası dünya düzenine mi söveyim bilememiştim ..
Neyse sonunda ben evimin olduğu sokağa gelince durdum ve çocuğa " benden bu kadar delikanlı " dedim .. Bunu söylerken bir yandan da cebimi karıştırmıştım zira çocuğa bir miktar harçlık vermek niyetindeydim ama vermedim .. Bozukluk diyebileceğim miktardan fazlasını görünce nefsim " saçmalama oğluuum koy o paranı cebine " diye telkini vermişti yarım aklıma ..
Çocuk yarım yamalak bir teşekkür ederek bana, tekrar sırtlandı damacanayı ve yoluna devam eti ..
Ben mi ? Bense en azından kime küfredeceğimi bulmuş ve kendime söve söve evin yolunu tutmuştum ..
 
Allah yardımcıları olsun zor bütün bunlar, bizim atalarımızda I.dünya savaşında çekmiş bu tarz sıkıntılar. Ama onlar ülkesi için savaştılar tabi kadınlardan çocuklardan beklenemez ama erkekleri bu hale getirdi..Üzülüyorum çocuklara..
 
Geri