Sürekli ''idare eden'' taraf olmak kişiyi neye dönüştürür?

Konu sahibi son olarak 86 gün önce görüldü
Yakın aile bireylerine karşı ise bir noktaya kadar anlaşılabilir ancak başkaları tarafından sürekli kullanılma boyutunda ise kendinize büyük haksızlık etmiş olursunuz. İnsanlar bir süre sonra her şeyi size kabul ettirebileceğini düşünmeye başlar ve saygı-sevgi de yerle bir olur.
 
IDARE-LAMBASI-yazarportal.jpg

Ay tipine bakıp yanlış anlamayın, bir yerleri yağlamak için yağdanlık filan değil bu...

İDARE LAMBASI.

Sürekli idare eden, idare lambasına dönüşür, "ben edemeeeemmm, kusura bakmeaağ."

Zaten istediğim en son şey, idare edilmektir, ay bi' özgür bırakın be kardeşim. Seninle mi uğraşacağım?
 
Ay bu ben... insanları ve durumları idare edeyim derken bı iradem kalmadığını farkettim .. ama bitti...
 
aslında çok da bir şey değiştiğini düşünmüyorum. sadece daha fazla umursamaz oluyorsun...
 
Kimliğiniz bozulur, kendinize karşı yabancılaşır ve kendinizden bile uzaklaşırsınız. Sınırlarınız olmaz varsa da ihlal edilir defalarca. Bir noktadan sonra geçmişe dönüp baktığınızda “bunu bile kabul etmişim” diye düşünmeden edemez insan. Hayatımın bir döneminde bunu da deneyimlemiştim…
 
Cok oyle keskin köşeli laflar etmiyorum artik. Yerine gore idare ederim ama edilmeliyim de. Bana göre olmasi gereken bu.
Burada onemli olan denge.
 
Alma verme dengesini cok gec ve uzucu sekilde ogrendigimden bu yana idarecilik meslegimden ayrildim.

Suan emekliyim kafam raaad.

Yeni idarecilik meslegimdeki muhattaplarima bol sans .d isleri zor
 
Anneciğim böyleydi, çocukluğumdan hatırlıyorum. Sürekli idare eden taraftaydı, ailevi ilişkileri, kendi ailesi ve babamın ailesi ile olan ilişkileri, evi, mutfağı, upuzun yıllar icra etmese de mesleğini… Her ailede vardır bir tane bu insanlardan. Böyle derken babacığımı arkaya atmıyorum ama babam annemi hep böyle olmaması konusunda uyarmıştır. Peki şimdi? Şimdilerde annem bazen bunun gönül yorgunluğunu taşıyor. Ama ailemiz için vazgeçilmez kişi. Rahmetli babaannem, halam, rahmetli teyzem, babam, biz çocukları, hatta gelin ve damatlar. O olmasa çok eksik olurduk. Babaannem vefat etmeden önce hastanede annemin elini tutarak “güzel bir ömür geçirdik, değil mi” demiş. Anne-kız ilişkisine yakınlardı. Bence annemin çabasıydı bu mesela.
Bu kadarı gerekli midir, bilmiyorum. Yorucu bence. Bir de verdiğin emeğin karşılığını alamama ihtimali var.
class, güzel bir şey yazmış. Alma-verme dengesi, ilişkilerin özü bu.
 
Son düzenleme:
sürekli idare eden insan kendi sinirlarini silmeye baslar, „ben ne istiyorum?“ demeyi unutur ve kimseyle sorun yasamasa bile kendisiyle sorun yasamaya baslar
 
İdare de edildim idare de ettim. İdare edilmek kadar insanı küçük hissettiren çok az şey var. Benim adıma, benim sözde menfaatim için söz söylenmesi...
İkisini de dozunda yapmak çok önemli.
 
Geri