Sultan Abdülhamid’in Hayatı ve Kişiliği

Konu sahibi son olarak 2620 gün önce görüldü
Sultan Abdülhamid’in Hayatı ve Kişiliği

Abdülhamid‘in kişiliğinde en çok dikkat çeken özellik çalışkanlığıydı. Günde 18 saat çalıştığı ona yakın çevresi açısından söylenir.

Belki de bu çalışkanlığında devletin en zor zamanlarında yönetime gelmesinin de tesiri vardı.

gsqy.jpg


Abdülhamid, gösterişten hiç hoşlanmazdı. Sigara içmeyi çok severdi.

Hatta kendisine özel bir sigara dahi yaptırmıştı.

Hükümet işlerinden vesile bulduğunda çocuklarıyla ilgilenmeyi çok severdi.

Boş zamanlarının önemli çoğunluğunu onlarla geçirirdi.

Akşamları sevdiği şahıslarla sık sık yürüyüş yapardı.

Doğramacılığa meraklıydı. Bunun için sarayda özel bir marangozhanesi vardı. Sık sık marangozhaneye gider ve çalışmalar yapardı. Bu konuda oldukça da başarılıydı.

Estetik ürünler ortaya çıkarıyordu. Kimisini ecnebi ülke liderlerine ödül olarak gönderirdi.


ABDÜLHAMİD BATI MÜZİĞİNİ SEVERDİ

Abdülhamid, Batı müziğini çok seviyordu. Alaturka müziği ise pek sevmezdi. Müzik tutkusu şehzadeliği döneminde şekillenmişti.

Şehzadeliğinde Avrupa’nın ünlü müzisyenlerinden piyano dersleri almıştı.

Öyle ki, bestelediği parçalar dahi vardı! Yalnız tahta geçince piyanoya eskisi kadar zaman ayıramamıştı.

Abdülhamid, kendisi buna benzer çocuklarının da müzik konusunda eğitimli olmasını istiyordu.

Çocuklarının müzik eğitimiyle yakından ilgilendi.

Çocuklarının hepsinin müzik aleti çalmasını sağlamıştı.

Atlara önemli bir merakı vardı. Bilhassa de şehzadeliğinde çok sık ata binerdi.

Bunun haricinde belki de çiftlik hayatından nazaran güvercinlere ve kedilere de ilgisi vardı. Sarayında güvercin beslerdi ve çok sevdiği bir de kedisi vardı.

Bu kedinin “Van Kedisi” olduğu söylenir. Bütün bu durumlar, Abdülhamid‘in hayvan sevgisini gösteriyordu.


ABDÜLHAMİD VE TİYATRO SEVGİSİ

Abdülhamid‘in müzik kadar öbür bir tutkusu da tiyatroydu. Tiyatroyu çok severdi; Yıldız Sarayı’na bir tiyatro sahnesi kuracak kadar.

Yıldız Sarayı’na tiyatro oyuncularından oluşan bir grup getirtti. Grup, İtalyanlardan oluşuyordu. Daha çok Batıda Yaşayan yazarların eserlerini oynuyorlardı.

Bazen ise, Abdülhamid‘in yazdığı oyunlar oynanıyordu.

Tarihçi Doç. Dr. Erhan Afyoncu, köşesinde bu konuyla alakalı böyle bir bilgi verir: ” Padişah ,Yıldız Sarayı’nda çalışan görevlileri uyandırma etmek için tiyatroyu kullanırdı.

Padişah tarzları hoşuna gitmeyen görevlilerin yüzüne muhalif bir şey söylemez, bir tiyatro senaryosu yazar ve bunu sarayda herkesin önünde oynatırdı.”

Abdülhamid‘in şahsiyet özelliklerinden biri de tutumlu olmasıydı. Kimisi bunu abarttığını ileri sürer.

Abdülhamid, ek olarak adaleti mizan konusunda da çok temkinli davranıyordu.

Hükümet ekonomisinin en kötü olduğu zamanda hanedan üyelerinin maaşlarında ” önemli düşüşler” yapmıştır. Yaşanan ekonomik sıkıntının faturasını her guruba yansıtmak istemişti.

Ek olarak,görevde bulunduğu müddet içinde mahkemelere hiçbir zaman etki etmedi. Mahkemelerin özgür bir şekilde yöntemlilik vermesi için çok temkinli davrandı.


Abdülhamid‘i 33 senelik tahtından indiren olay ise, 31 Mart İsyanı‘ydı. İsyanın bitiminde 27 Nisan 1909 tarihinde tahttan indirildi.

Sebep ise isyancıları desteklemekti. Oysaki, emrindeki Birinci Ordu’ya verebileceği bir emirle Hareket Ordusu’nu engelleyebilirdi, fakat bunu yapmadı.


Kendisine tahttan indirildiğini tebliğ eden 4 kişiden üçü Türk değildi; ikisi de Müslüman değildi.

Halife sıfatını da taşıyan Abdülhamid‘in bu şekilde tahttan indirilmesi toplumda derin üzüntülere sebeb oldu.

Onu tahttan indirenler dahi bu yaptıklarından dolayı pişmanlık duydu.


Abdülhamid, edinilen yöntemlilik doğrultusunda Selanik’e sürgüne gönderildi.

Burada Alatini Köşkü’nde gözetim altında yaşadı.

Balkanlar’da karışıklıklar çıkması üzerine İstanbul’a getirildi.

Abdülhamid, bunu pek istememişti. Bundan sonraki günlerini Beylerbeyi Sarayı’nda geçirdi.

Burada da gözetim altındaydı. 10 Şubat 1918 tarihinde ise ölüm etti ve Padişah 2. Mahmut Türbesi’ne defnedildi .


 
Abdülhamid kuşlara düşkünlüğünde sarayın arka bahçesini kendi elleriyle kuş kafesleri yaptırdığını bilirim.

Ayrıca paranoyak ya da takıntı boyutunda kuşkucu olduğu için İstanbu'un her tarafına jurnaller yerleştirdiğini yine takıntısından dolayı burun kelimesini yasakladığını ;)

Malüm burnu uzuncaymış..!

Kızıl Sultan diye anıldığını, Ermenilerce suikast düzenlendiğini vs

Baya bişey bilirim hakkında isdibdatın padişahının
 
Geri