A
aXi
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Sultan 4. Murad Han'ın cesareti, her türlü zorluğa tahammülü, hünerleri, silâh kullanma, atıcılık ve binicilikteki başarısı, asker ve halk tarafından çok takdir ediliyordu. İki yüz okkalık gürzleri kolayca kaldırır, hızla giden iki atın birinden diğerine atlardı; attığı ok, tüfek mermisinden uzağa düşerdi. Kılıç, ok, gürz ve mızrak gi...bi devrinin bütün silâhlarını en iyi şekilde kullanırdı. 256 kiloluk gürzlerle idman yapardı.
Evliya Çelebi ve Peçevi’ye göre okçuluğu Hüsamzade Abdurrahman’dan, ata binmeyi de Emir-i Ahur Cündi Halil Paşa’dan öğrenmişti Kâtip Çelebi’nin anlattığına göre silâhdarı Vezir Musa Paşa’yı, bir gün kuşağından kavrayıp tek eliyle havaya kaldırmış, Hasoda’yı birkaç defa o vaziyette dolaştırıp, hiç yorgunluk eseri göstermeden yere indirmişti.
Naima onun pazı-kol ve beden gücünü şöyle anlatır: “Fil kulağından yapılmış bir siper ki, gergedan postu kaplanmış idi. Tüfenk ve kılınç kâr etmez itikadı ile götürülmüş idi. Eli kuvvetli Padişah Hazretlerine her hususta büyük işler, hiç gibi gelmişdür. Pehlivanca kuvvetini göstermek içün mızrak istedi. Siperi meydana kodular. Bazu kuvvetiyle ana öyle bir mızrak urdu ki, delip öte tarafından göründü...
Sultan 4. Murad, Revan Seferi’nde, Aras nehrini geçerken suya kapılıp boğulmak üzere olan zırhlı bir askeri tek eliyle yakasından tutup kıyıya kadar çekmiş, boğulmaktan kurtardığı gibi, ona bir kese de altın ihsan etmişti.
Tarihçi Hammer’e göre cirit ile deldiği 8 Arnavut kalkanını Budin’in Beç Kapısı’na astırmış, yine ok sapladığı 12 zırhı Kahire’ye göndermişti. Okmeydanı’nda 706 m. ok atmış, namına nişan taşı diktirmişti. Topkapı Sarayı’ndaki demir-gümüş karışımı kapıyı okla delmişti. Attığı ciridin delemeyeceği kalkan yoktu.
KAYNAKLAR:
- Osmanlı Tarihi, 3. Cilt 1. Kısım, İ. Hakkı Uzunçarşılı, TTK Yayınları, Ankara, 1988, sayfa 177-208.
- Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı, Carolıne Fınkel, çev. Zülal Kılıç, Timaş Yay., İst., 2007, sayfa 185-201.
Evliya Çelebi ve Peçevi’ye göre okçuluğu Hüsamzade Abdurrahman’dan, ata binmeyi de Emir-i Ahur Cündi Halil Paşa’dan öğrenmişti Kâtip Çelebi’nin anlattığına göre silâhdarı Vezir Musa Paşa’yı, bir gün kuşağından kavrayıp tek eliyle havaya kaldırmış, Hasoda’yı birkaç defa o vaziyette dolaştırıp, hiç yorgunluk eseri göstermeden yere indirmişti.
Naima onun pazı-kol ve beden gücünü şöyle anlatır: “Fil kulağından yapılmış bir siper ki, gergedan postu kaplanmış idi. Tüfenk ve kılınç kâr etmez itikadı ile götürülmüş idi. Eli kuvvetli Padişah Hazretlerine her hususta büyük işler, hiç gibi gelmişdür. Pehlivanca kuvvetini göstermek içün mızrak istedi. Siperi meydana kodular. Bazu kuvvetiyle ana öyle bir mızrak urdu ki, delip öte tarafından göründü...
Sultan 4. Murad, Revan Seferi’nde, Aras nehrini geçerken suya kapılıp boğulmak üzere olan zırhlı bir askeri tek eliyle yakasından tutup kıyıya kadar çekmiş, boğulmaktan kurtardığı gibi, ona bir kese de altın ihsan etmişti.
Tarihçi Hammer’e göre cirit ile deldiği 8 Arnavut kalkanını Budin’in Beç Kapısı’na astırmış, yine ok sapladığı 12 zırhı Kahire’ye göndermişti. Okmeydanı’nda 706 m. ok atmış, namına nişan taşı diktirmişti. Topkapı Sarayı’ndaki demir-gümüş karışımı kapıyı okla delmişti. Attığı ciridin delemeyeceği kalkan yoktu.
KAYNAKLAR:
- Osmanlı Tarihi, 3. Cilt 1. Kısım, İ. Hakkı Uzunçarşılı, TTK Yayınları, Ankara, 1988, sayfa 177-208.
- Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı, Carolıne Fınkel, çev. Zülal Kılıç, Timaş Yay., İst., 2007, sayfa 185-201.