Sübliminal mesajlar

🕒 Konu sahibi 16 saat önce aktifti
images


images


Tek göz ise bunların en baştaki belirgin simgesi @VERA Avatarına bak :D

Açı farkı var bende ,yok mu ?:nee:
 
Şeytan ve Müzik Endüstrisi (Tersten Verilen Subliminal Mesajlar Üzerine)


Led Zeppelin… Michael Jackson… Beatles… Madonna… Metallica… Eagles… Rolling Stones…"Dikkatli" müzikseverler, her biri rock müzik tarihinde birer kilometre taşına dönüşmüş bütün bu solist ve grupların birçok sevilen parçasında son yıllarda ardarda "şeytana övgüler içeren bölümler" yakalıyorlar.
Pekiyi, nasıl oluyor da sözleri görünüşte son derece anlaşılır ve masum olan, dahası yıllardır müzikseverler tarafından keyifle mırıldanılan bunca ünlü şarkıda "satanizm propagandası" yapılabiliyor? Cevap, tam da şeytani bir zekâya yaraşır cinsten: Satanist propaganda cümleleri bu tip şarkılar sadece geriye doğru çalındığında duyulabiliyor!

Madonna'nın piyasaya ilk kez sürüldüğü 1987 yılında müzik listelerini altüst eden ve günümüzde de genç kuşaklarca hâlâ ilgiyle dinlenen kült parçası "Like a Prayer" (Bir Mümin Gibi) şu bildik cümleyle başlar: "Life is a mystery…" (Hayat bir sırdır).
"E, ne var ki bunda haber olacak, şeytan bu cümlenin neresinde?" dediğinizi duyar gibi oluyoruz.
Oysa şeytan, kendisine yakışacağı üzere, sözkonusu şarkının tam "tersinde" yerini almış durumda. Parçayı bir MP3 kaydı şeklinde edinip giriş bölümünü tersine okumayla dinlediğiniz zaman Madonna'nın âdeta yalvarır bir edâyla"O, hear our savior satan" (Kurtarıcımız şeytan, duy bizi!) dediğine dehşet içinde tanık oluyorsunuz.
Diyelim ki bu yalnızca can sıkıcı bir tesadüf, İngilizce fonetiğinin Madonna'ya yaptığı bir azizlik… O hâlde, ondan çok daha ünlü bir başka örneğe, 30 yıldır dünyayı kırıp geçiren ve artık "damar romantizm"in simgesine dönüşmüş olan bir besteye, "Hotel California"ya geçelim hemen. Eagles grubunun dinleyenlerin bir türlü tadına doyamadıkları, geniş kitleleri her dem mest eden bu parçasının bir dizesi aynen şöyle: "There were voices down the corridor, thought I heard them say, welcome to the Hotel California." (Duyduğum sesler koridorun derinliklerinden geliyordu, onlara Hotel California'ya hoşgeldiniz de.) Oteline gelen konuklara güleryüzle hoşgeldin demek her işletmecinin en doğal görevi elbette, ancak bu bölümü tersten dinlediğinizde "Yeah Satan, he organized his own religion" (Yaşasın şeytan, o kendi dinini kurdu) diye başlayan ve şeytana bağlılığı yücelterek sürüp giden bir bölüm duyuyorsanız, o zaman işler bir parça değişecektir. Üstelik, "California"nın gerçekte bir otel falan değil Los Angeles'te büyük bir caddenin adı olduğunu ve yeryüzünün ilk resmî şeytan tapınağının da 1968 yılında satanistlerin lideri Anton Zsandor Lavey tarafından yine bu cadde üzerinde kurulduğunubiliyorsanız, huylanmalarınız daha da artacaktır. Çoğunluğu ABD'de ve İngiltere'de faaliyet gösteren bir dizi din adamı ile müzik araştırmacısı, içinde "satanist" propaganda cümleleri barındıran bu gibi kült mertebesine erişmiş parçaların sayısını günümüzde 50'ye kadar ulaştırmış durumdalar. Bu irkiltici listede Michael Jackson'dan Metallica'ya, Led Zeppelin'den Rolling Stones'a, AC/DC'den Beatles'a dek uzanan daha birçok ünlü solist ve grubun yer alması ise durumu daha da vahimleştiriyor.

"Back-masking" tekniğinin uygulanışı

Yeni Şafak muhabirinin internet üzerinden ulaşarak konuyla ilgili görüşlerine başvurduğu Amerikalı müzik araştırmacısı Jeff Milner, satanist inanç dalgasınınrock grupları arasında özellikle 1960'ların sonları ile 1970'lerdebüyük bir hızla yayıldığına dikkati çekerek, içinde bu tür mesajlar barındıran bestelerin de daha çok bu döneme ait olduğunu vurguladı. "Böyle yüzlerce parça yapıldığına inanıyorum, ama kesin olarak ortaya çıkartılanlar şimdilik birkaç düzine kadar" diyen Milner, geçmiş müzikal kayıtları ayrıntılı biçimde incelemeye olanak veren dijital stüdyo teknikleri geliştikçe her geçen gün yeni yeni örneklerin günışığına çıkacağını belirtmekte.
Konuyla ilgili olarak ayrıntılı bilgiler veren Amerikalı araştırmacı, bir bestenin içine ters yönde dinlendiğinde ortaya çıkan mesajlar yerleştirmenin teknik yöntemini ise şöyle açıkladı:
"Yapılan işe müzik endüstrisinde"back-masking" (arka planı perdeleme) deniliyor. Besteci önce asıl söylemek istediklerini aynen şarkı söyler gibi banda okur. Sonra bunları tam tersten tekrar tekrar dinleyerek, o gizli cümleleri elde edebilmek için ne tür bir güfte yazması gerektiğini tesbit eder. İstediği sesleri veren söz dizinlerini sabırla oluşturup okuduğunda ise parça artık geriye doğru her çalınışında bu tür propagandist bölümler içerecektir. Buradaki amaç mesajı geniş kitlelerle değil, yalnızca mürit düzeyine ulaşmış olan sıkı takipçilerle paylaşmaktır. Yani, tıpkı Ortaçağ'ın ürkütücü okültist grupları gibi fanatik hayranlarıyla bir tür tarikat ilişkisi içindeler. En sevdikleri arka plan nakaratı ise 'natas'tır.Yani, şeytanın İngilizce tersten yazılışı. Günümüzde böyle örneklere özellikle metal müzikte rastlıyoruz. Rock müzik tarihinde ise bu tür denemeleri en sık yapan müzisyenler Led Zeppelin'den Jimmy Page ve Robert Plant'tir. Bildiğiniz gibi, her ikisinin de sadık birer satanist olduğuna ilişkin iddialar son otuz yıldır dilden dile dolaşmakta. Ama onlar bunu sürekli reddettiler. Bunun dışında Rolling Stones'tan Mick Jagger'in, Michael Jackson'un ve Beatles üyelerinin de bu işlere meraklı olduğu yönünde bazı bulgular var. Bu sanatçıların hepsinin ünlü satanist lider Aleister Crowley'e karşı özel bir ilgisi vardı. Öyle ki Beatles,Crowley'in resimlerini albümlerinin kapaklarına kadar taşıdı."

1875-1947 yılları arasında yaşamış olan İngiliz din düşmanı ve büyücüsü Crowley, müritlerine tersten konuşmanın"şeytanın dili" olduğunu anlatır ve onlara tersten konuşma sanatını mutlaka öğrenmelerini öğütlerdi.
Felaketler dizisiyle sarsıldılar
Albümlerinde elde ettikleri büyük müzikal başarılara karşın özel yaşamları kimi dönemlerde tiksinti verici türden yozluklara sahne olan Led Zeppelin üyeleri, zirveden hiç inmedikleri 1970'lerde ilk darbeyi grubun solisti Robert Plant'in küçük oğlunun 1978'de âni bir mide rahatsızlığı sonucu ölmesiyle aldılar. Bazı İngiliz yayın organları bunun rakip bir okültist grubun küçük çocuğa yaptığı ölüm büyüsü yüzünden gerçekleştiğini bile savundu. Çünkü hem grubun solisti Plant'in hem de gitarist Page'in yoğun olarak büyücülükle ilgilendikleri dedikoduları o günlerde ayyuka çıkmış durumdaydı. Grubun satanist olduğu yönündeki bu tür suçlamalar giderek arttı ve sonuçta batıdaki 40 büyük radyo istasyonu aldıkları ortak bir kararla Led Zeppelin albümlerini çalmayı reddettiler. Bu arada grup, şaibeli şarkı sözlerini ve konserlerindeki kışkırtıcı tutumlarını dikkatle izleyen kilisenin de aforoz tehdidiyle karşı karşıya kalacaktı.

Yoğun biçimde uyuşturucu kullanıp Page'e ait gizemli şatolarda kara büyü toplantıları yapanLed Zeppelin'ciler son "ilahî darbe"yi ise 1980 yılında aldılar. Grubun belkemiği sayılan ve müzik tarihin gelmiş geçmiş en başarılı davulcusu olarak kabul edilen "Bonzo" lâkaplı John Bonham, bir konser öncesinde kaldıkları otelde genç yaşta hayatını kaybetti. Henüz 32 yaşında olan Bonham, aşırı alkolden dolayı komaya girdiği odasında ölü bulunduğunda, kendi kusmuğunun içinde boğulmuş bir durumdaydı. Led Zeppelin üyeleri bu olaydan sonra grubu bir daha biraraya gelmemek üzere dağıttılar.

Led Zeppelin'den satanist şarkıların en azılısı:
Stairway to Heaven (Cennete Uzanan Merdiven)
Rock tarihinin Pink Floyd ile birlikte en karizmatik iki grubundan biri olarak kabul edilen Led Zeppelin, aynı zamanda "içine şeytanî mesajlar gizlenmiş besteler yapma" konusunda da sabıka dosyası en kabarık ekip… Grubun günümüzde artık bir efsaneye dönüşmüş durumdaki ünlü şarkısı "Stairway to Heaven" ise bu sinsi kamuflajın teknik başarı açısından zirveye ulaştığı çalışma oldu. Bir grup Batılı araştırmacının, toplam süresi 12 dakikayı bulan bu popüler şarkının ortalarında bir yerde yakaladığı tüyler ürpertici "back-masking" bölümü aynen şöyle: (Şarkının normal akış cümleleri / 04'20"-04'41" arası)
"If there's a bustle in your hedgerow, don't be alone now,(Eğer bahçenizde bir karışıklık varsa, sakın ola hiç telaşa kapılmayın)
It's just a spring clean for the May queen.(Bu sadece Mayıs kraliçesinin yaptığı bir bahar temizliğidir)
Yes there are two paths you can go back,(Evet, iki patika yol mevcut izleyebileceğiniz)
But in the long run there's still time to change the road you're on."(Fakat böylesine uzun bir koşuda üzerinde ilerlediğiniz yolu değiştirmek için hâlâ zamanınız var)
Bu hâliyle en azından görünürde hiçbir satanik propaganda içermeyen şarkı,bir MP3 kaydından aynı hızla tam tersine çalındığında ise yukarıdaki cümleler şu biçimi alıyor:
Here's my sweet satan / İşte benim sevimli şeytanım
The one whose little path would make me sad whose power is satan / Bu küçük patikada ilerleyen beni hasta eden şey, şeytanın gücüdür
He'll give you 666 / O sana (şeytanın İncil'deki simgesi olan) 666 sayısını verecek
There was a little toolshed where he made us suffer, sad satan / Kederli şeytanın bize ızdırap verdiği bir malzeme kulübesi vardı (Burada geçen "malzeme kulübesi/toolshed" deyimi de bir başka şifre. Bu, grup üyelerinden Jimmy Page'in satanik ayinler düzenlemek üzere 1970'lerde satın aldığı tarihî bir evin adıydı.)
Parçada ayrıca, "Your stairway lies on the whispering wind" (Merdivenin fısıldayan rüzgarın üzerinde uzanır) dizesi de tersten dinlendiğinde "Because I live for satan" (Çünkü şeytan için yaşıyorum) sonucunu veriyor.
 
Verilen düz mesajı bile anlayamıyoruz. Bir bu eksikti.
 
Çokta duyarlıdır Şirine :D
Ben ne avatarlardan vazgeçtim bi bilsen :)
 
İyide algı her türlü kapalı hoş görüyorum ona yani :D
 
Serene senin paylaştığın o tek göz seysindeki mesajı anlamadım.
Diğer hepsi tamam doğru ama ondaki mevzu nedir :T:
 
Serene senin paylaştığın o tek göz seysindeki mesajı anlamadım.
Diğer hepsi tamam doğru ama ondaki mevzu nedir :T:

'' Deccal’i temsil etmesi. Deccal’in tek gözü kördür. En üste yönetenler var, bütün Dünya’yı yönetiyorlar. Bir sınıf sistemi gibi düşünün. ''

Bunu okumuştum bi yerde hala aklımda :/
 
[YOUTUBE]9UcW7jBPiTg[/YOUTUBE]​
HEDEF ÖNCELİKLE ÇOCUKLAR...
 
'' Deccal’i temsil etmesi. Deccal’in tek gözü kördür. En üste yönetenler var, bütün Dünya’yı yönetiyorlar. Bir sınıf sistemi gibi düşünün. ''

Bunu okumuştum bi yerde hala aklımda :/

bu biraz saçma sanki :dusun:
 
Zeyy Saçma olması bizim istediğimiz oysa şuan bütün dünyayı kapsamış durumda sanatçılar bile bunun etkisinde ve bilmediğimiz bir sürü olay (;
 
[YOUTUBE]DbUtgMImYhw[/YOUTUBE]​
 
Subliminal Mesajlar ile Yönetilen Beyinler



Subliminal mesaj veya bilinçaltı mesaj tanımlarını daha önce duymuş muydunuz? Biraz tanımak ve beynimizde oynanan oyunlara göz atmak isterseniz yazıyı okumanızı tavsiye ederim.
subliminal-mesaj-ornekleri11.jpg

Subliminal mesaj veya bilinçaltı mesaj, başka bir objenin içine gömülü olan, normal koşullarda fark edilemeyen, ancak bilinçaltımız tarafından ayırt edilebilen mesajlardır. Bu teknik özellikle reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır. Bu mesajlar bazen bir resmin içine saklanmıştır, bazen bir filmin belli karelerine, bazen de dinlediğimiz bazı seslere…
Bu mesajlar sayesinde normalde asla kabul edemeyeceğimiz bazı kavramlar farkında olmadan bilinçaltımıza yerleşir ve farkında olmadan tutum ve davranışlarımızda değişimler gözlemlenebilir.
Örneğin, insan kulağı sadece belirli titreşim sıklığı aralıklarındaki sesleri duyabilir. Oysa beynimizin yapısı ise, bundan daha düşük ya da daha yüksek frekansları algılayabilecek kapasitededir. 8-12 hertz dalga boyundaki subliminal mesaj içeren bir MP3′ü kulağınızla dinlersiniz, ancak içindeki gizli-mesajı beyniniz dinler. Bu esnada kulağınız hiçbir şey duymaz. İnternette ve paylaşım programlarında bu mesajları içeren MP3 dosyaları ve hatta yapan programlar bulunmaktadır. Hatta bu gizli mesajları frekans aralıklarına göre analiz ederek ortaya çıkartan yazılımlar dahi vardır.
Bir de film endüstrisinde kullanılan 25.Kare tekniği bilinmektedir. Sinema filmleri art arda gelen fotoğraf kareleri ile ortaya çıkıyor. Gördüğümüz bir anlık görüntü, 24 fotoğraf karesinden oluşuyor. Sonrasında verilmek istenen mesajla birlikte 25. kare oluşturulur. Son kare olan 25. kare de anlık bir görüntüden ibarettir aslında ve bu anlık görüntü içinde bize verilmek istenen mesaj bulunmaktadır. Göz, bu görüntüyü algılamaz, ama beyin algılar…
Subliminal teknikler aslında pek de yeni kavramlar değil. Neredeyse 1. Dünya Savaşından beri yazılı iletişim araçlarında uygulanmakta. Psikolog ve psikanalistlerin “İnsanı nasıl etkileyebiliriz” sorusuna cevap arayışları 1950’lere kadar devam etti ve bugünkü şeklini almaya başladı.
1956 yılında İngiliz Broadcasting Yapım şirketi ilk olarak televizyon ekranlarından bu tür mesajlar ile izleyicilere ulaştı. Ardından Amerika, Kanada, Meksika gibi diğer ülkelerde de buna benzer denemeler yapıldı.
Deneyler sadece televizyon ile sınırlı kalmadı. 1958 yılında Chicago WAAF radyo istasyonu müzik yayınlarının altında bu tür mesajları yayınlamaya başladı. Güzel bir müzik ve bilinçaltımıza ulaşan mesaj:”Bir bardak kahve ister misin?”
l.gif

En yaygın olarak bilinen deney Amerika’da James Vicary adlı reklamcılık uzmanı tarafından 1957 yılında “Piknik” adlı bir filmde uygulanandır. Her 5 saniyede bir izleyicilere 0,003 saniyelik görüntüler aracılığı ile “Aç mısın? Patlamış mısır ye, kola iç.” mesajı iletildi. Film sonunda satışların ciddi bir oranda yükseldiği gözlemlendi.
Bu tür mesajların başarılarını fark edenler, bu tekniği geliştirme, propaganda ve zihin kontrolü için de kullanmanın yollarını araştırdılar ve bunu yaygınlaştırmayı başardılar.
Peki nasıl oluyor bu iş diyorsanız…
Zihnimiz iki bölümden oluşur: Bilinç ve bilinçaltı
Bilinçaltımız, heyecanlarımızın , sezgilerimizin, alışkanlıklarımızın ve güdülerimizin depolandığı bölümdür. Diğer bir deyişle bu, buzdağının görünmeyen kısmıdır.
Siz 5 katlı bir binaya çıkarken merdivenleri saymıyorsunuz ama bilinçaltınızda bu sayı bilinir ve kaydedilir. Bebekliğimize dair hatıraları da bilinçaltımızın kayıtlarının arasında bulmak mümkündür.
Kısaca duyduğumuz, gördüğümüz ama kavrayış olarak algılayamadığımız her şey bilinç altında ileride tekrar kullanılmak üzere veri olarak depolanır ve gelecekteki hareketlerimize yön çizer.
Beyin, gün içinde karşılaştığı binlerce mesajı hızla unutur. Üç tür mesajı ise unutmaz ve bunlar bilinçaltına yerleşir:
Dehşet, seks ve ölüm.

1-01-14-.jpg
Harry Potter filminden bir görüntü
sex2.jpg

Bilinçaltı doğası bunlara hayır diyemez. Bunların reklamda ve propaganda da çok açık kullanılma şansları yoktur. Öyleyse en iyi teknik, görüntülerin içine gizlice yerleştirmektir.
sex1.jpg

Ölüm ve dehşeti çağrıştırmak için kullanılan sembol, kafatası siluetidir.

Seksi çağrıştırmak için yerleştirilen görüntüler ise penis silueti, çıplak vücutlar ve çeşitli şekillerde yazılmış seks yazılarıdır. Bu tür semboller reklamlarda görülmeyecek şekilde konulur böylece bilinçaltına itilir..

 
Geri