BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,599
-
- Tepkime puanı
- 3,179
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
Yaşam için en gerekli madde sudur. Normal koşullarda, bedene giren ve çıkan su eşit miktarlardadır ve organizmanın su hacmi değişmez bir değer taşımaktadır.
Organizmada bulunan su, beden ağırlığının yüzde 50-70′ini oluşturur (şişmanlarda yüzde 50, zayıflarda yüzde 70). Normal koşullarda bu madde, yiyeceklerle ya da içmek yoluyla dışardan alındığı gibi, besinlerin yanması sonucunda da oluşur. Su bedenden sidik biçiminde, deriden (ter), akciğerlerden ya da dışkıyla çıkar. Eşit değerler taşıyan giriş ve çıkışların normal miktarı günde 2300 mlt’dir.
Bedendeki su dengesi iki biçimde bozulur: Su yitimi; su tutulması. Biçimi ne olursa olsun bütün bu su dengesi bozuklukları, tehlikeli olabildiklerinden, çok acil önlemler alınmasını gerektirirler.
Organizma içinde su iki biçimde bulunur: Hücre içi; hücre dışı. Hüşre dışı su, hücreler arasında (interstisyel sıvı) ve damarlar içinde (lenf, plazma) yerleşmiştin bedende çok önemli bir yer tutmaz (ağırlığın yüzde 16-22′si). Hücre içi su ise, hacim bakımından oldukça önemli bir yer tutar (ağırlığın yüzde 40-50′si). Bu iki ortam arasındaki sıvı alış-verişi geçişme basıncı yasalarına göre olur.
Yani su her zaman, az yoğunluklu (düşük geçişme basınçlı) bölgeden, çok yoğunluklu bölgeye (geçişme basıncı yüksek) geçmektedir. Geçişme basıncı, belirli bir hacim içinde çözünmüş parçacıkların sayısına bağlıdır. Buna göre, organizmanın sıvı dengesi özelliğinin, içerde bulunan sıvı miktarına ek olarak, bu sıvı içinde çözünmüş parçacıklara da bağlı olduğu ortaya çıkar.
Beden su dengesinin incelenmesinde uygulanan başlıca yöntemler, kan plazmasının geçişme basıncının ölçülmesi ve hematokrit (toplam kan hacmine göre kanda bulunan alyuvarların oranı) belirlenmesidir. Normal koşullarda, plazma geçişme basıncının değeri litrede 300 miliosmol’dür; hematokrit ise yüzde 40-45 dolayındadır; ayrıca plazmadaki elektrolit dengesi de araştırılır. Bu elektrolit özelliğini doğuran maddeler, plazmadaki anyonlar (asit elementler) ve katyonlardır (alkali elementler) .
Normal bir insanda yapılan ölçümlerde, anyon ve katyonların her ikisinin de 155′er mEq’lik bir değer taşıdıkları görülmüştür.
Su dengesinin incelenmesinin kapsamına giren bir başka nokta da, sidikte bulunan elektrolit yüzdesinin ve hastaların beden ağırlıklarında ortaya çıkacak değişikliklerin incelenmesidir. Bu uygulamalar için, özel yataklar geliştirilmiştir.
Böylece 4 büyük sendrom hekim tarafından bilinmelidir: Hücre dışı bölümde su tutulması ve su yitimi; hücre içi bölümde su tutulması ve su yitimi.
Organizmada bulunan su, beden ağırlığının yüzde 50-70′ini oluşturur (şişmanlarda yüzde 50, zayıflarda yüzde 70). Normal koşullarda bu madde, yiyeceklerle ya da içmek yoluyla dışardan alındığı gibi, besinlerin yanması sonucunda da oluşur. Su bedenden sidik biçiminde, deriden (ter), akciğerlerden ya da dışkıyla çıkar. Eşit değerler taşıyan giriş ve çıkışların normal miktarı günde 2300 mlt’dir.
Bedendeki su dengesi iki biçimde bozulur: Su yitimi; su tutulması. Biçimi ne olursa olsun bütün bu su dengesi bozuklukları, tehlikeli olabildiklerinden, çok acil önlemler alınmasını gerektirirler.
Organizma içinde su iki biçimde bulunur: Hücre içi; hücre dışı. Hüşre dışı su, hücreler arasında (interstisyel sıvı) ve damarlar içinde (lenf, plazma) yerleşmiştin bedende çok önemli bir yer tutmaz (ağırlığın yüzde 16-22′si). Hücre içi su ise, hacim bakımından oldukça önemli bir yer tutar (ağırlığın yüzde 40-50′si). Bu iki ortam arasındaki sıvı alış-verişi geçişme basıncı yasalarına göre olur.
Yani su her zaman, az yoğunluklu (düşük geçişme basınçlı) bölgeden, çok yoğunluklu bölgeye (geçişme basıncı yüksek) geçmektedir. Geçişme basıncı, belirli bir hacim içinde çözünmüş parçacıkların sayısına bağlıdır. Buna göre, organizmanın sıvı dengesi özelliğinin, içerde bulunan sıvı miktarına ek olarak, bu sıvı içinde çözünmüş parçacıklara da bağlı olduğu ortaya çıkar.
Beden su dengesinin incelenmesinde uygulanan başlıca yöntemler, kan plazmasının geçişme basıncının ölçülmesi ve hematokrit (toplam kan hacmine göre kanda bulunan alyuvarların oranı) belirlenmesidir. Normal koşullarda, plazma geçişme basıncının değeri litrede 300 miliosmol’dür; hematokrit ise yüzde 40-45 dolayındadır; ayrıca plazmadaki elektrolit dengesi de araştırılır. Bu elektrolit özelliğini doğuran maddeler, plazmadaki anyonlar (asit elementler) ve katyonlardır (alkali elementler) .
Normal bir insanda yapılan ölçümlerde, anyon ve katyonların her ikisinin de 155′er mEq’lik bir değer taşıdıkları görülmüştür.
Su dengesinin incelenmesinin kapsamına giren bir başka nokta da, sidikte bulunan elektrolit yüzdesinin ve hastaların beden ağırlıklarında ortaya çıkacak değişikliklerin incelenmesidir. Bu uygulamalar için, özel yataklar geliştirilmiştir.
Böylece 4 büyük sendrom hekim tarafından bilinmelidir: Hücre dışı bölümde su tutulması ve su yitimi; hücre içi bölümde su tutulması ve su yitimi.