Su Perisi

Konu sahibi son olarak 1008 gün önce görüldü
Su Perisi

Bir gün güzel mi güzel Bir Su Perisi deniz kenarsında oturmuş fikir ediniyormuş; kendinin Bir işe yaramadığını hayatın manasızlığını kişilerin duyarsızlığını orada niçin yer aldığını...
Bir yandan da denizdeki dalgalara bakıyormuş.
Dalgalardan ufak olanlar kenara kadar ulaşıp yumuşacık geriye doğru akarken karşıdan köpürerek gelen devasa dalgalar kendisi kendisini kırıyor sürati kesildiği için de kenara ulaşamıyormuş.
Dalgaları kişilera benzetmiş ansızın.
“O ufak dalgalardan biri sebep ben olmayayım?†diye rüyasınürken Bir şimşek çakmış birdenbire.
Her yer aydınlanmış.
Gördüğü pek şey sapsarıparlak gözleri kamaştıran Bir ışık...
Ardından yer gök hükümmış bişi göremez olmuş.
Sanki hortum gibi Bir şeyin içerisinde oradan o bölgeye savrulduğunu duyumsuyor fakat ne bulunduğunu anlayamıyormuş.
Sonra Bir suskunluk sakinlik...
Uykudan uyanırmışçasına gözlerini açmış.
Etrafına bakmışdenizi görememiş...
Dağların tepesinde Bir yerdeymiş.
Çevresinde ağaçlar ve semande süzülen kuşlardan farklı bişi yokmuş.
Bu arada semandeki kuşların da martı bulunmadığını fark etmiş.
Ne gerçekletireceğini ne istikamete gideceğini bilmeksizin yürümüş yürümüşyürümüş...
Yorgunluktan ve susuzluktan tükenmiş düşmüş.
O sırada Bir elma ağacının yanısıran geçmekteymiş.
Hemen Bir adet koparmış.
Susuzluğunu ve açlığını masrafır diye...
Elmayı ısırmak için tam ağzına götürecekken kurtlu bulunduğunu fark etmiş.
Umutsuzca elmayı arka kısmına doğru fırlatacağı sırada...
O da ne? Elmadan Bir ses:
-“Ne gerçekleşir atma! Sen elmayı ısırmazsan ben buradan çıkamam.â€demiş.
Su Perisi kendisi ile konuşanın Bir elma kurdu bulunduğunu manasış:
-Elmayı ısırırsam sana zarar verebilirim.
Başka Bir yolu olmalı.
Eğer harbiden istersen çıkabilirsin oradan.
-Ya başka elmalardaki kankalarım? Onlar da çıkmak istiyorlar.
Bize yardımcı olur misin?
-Elimden geleni yapmaya çalışırım.
Ama bunu başaracak olan yeniden sizlersiniz.
Şimdi beni iyi dinleyin; elmaların kabuğunu autdan silerek inceltmeye çalışacağım.
Sizler de içeriden autya doğru Bir tünel kazmaya çalışın.
Kolay olmayacak biliyorum fakat ışığı duyumsamanız lüzum.
Işığa doğru geldiğinizı payttiğinizde iş basitleşecektır.
Ne kadar sürmüş bilmem fakat Su Perisi açlığını da susuzluğunu da unutmuş durmaksızın her Bir elmayı binlerce sefer ayrı ayrı silmiş...
Elma kurtları -Su Perisinin hortumda duyumsadığı gibi- karanlık ve durmadan derinceleşen Bir tünel açarak gelişmişler.
Işığa yaklaştıklarını duyumsadıklarında defa yorgunmuşlar.
Tam elmayı delip başlarını autya uzattıklarında ışıktan gözleri kamaşmış.
Dışarıya çıkacak kuvveti kendilerinde bulamamışlar.
-Haydi bundan sonra işin bitimine geldiniz.
Çıkın aut! diye seslenmiş Su Perisi.
Su Perisinin yemek için kopardığı elmadaki kurt ;
-Ama ben korkuyorum aşağısı Bir uçurum...
Ya düşersem?
-Tüneli hafriyatp ışığa doğru hareket ederken ne kadar değiştiğinizin farkında değilsiniz galiba.
Yine de düşecek gerçekleşirsan ben seni meblağım.
Haydi bakalım!...
-A...a...an...anneee!...
Düşüyorum...
Yoo uçuyorum...
Ama benim kanatlarım var!...
Tüm elma kurtları kendilerini elmadan aşağıya uçuruma atmış ve kanat çırparak Su Perisine teşekkür etmiş.
Su Perisi de onlara takviye edebilmenin sevincini tatmış.
Bu sırada susuzluğunu duyumsamış.
Aklına masmavi sular gelmiş.
Derken yeniden Bir şimşek gök hengâmesü ve sonrasında yağmur...
Su Perisi denizdeki küçücük dalgalar gibi geriye doğru akmış gitmiş...
Elma Kurtları; “Dur gitme! Bizi bırakma!...†diyecek olmuşlar fakat Su Perisi onlara; “Bundan bu tür bana gereksiniminiz olmayack.
Siz ışığı yakaladınız aydınlığa çıktınız.
Her şeyin farkındasınız.
Eğer dilerseniz dünyayı değiştirebilirsiniz.
Bir damla olarak hep yanınızda olacağım.†diyerek uzaklaşmış.
Elma kurtları semane her baktıklarında denizin mavisini kuşların kanadında martının beyazını yağmurun her yağışında yanaklarından süzülen her damla yaşta Su Perisinin ısısını duyumsamışlar.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Geri