Su İyesi; Türk Tatar ve Altay mitolojisinde suyun koruyucu ruhu. Değişik Türk dillerinde Suv (Sub Suğ Sıv) İyesi olarak da bilinir. Moğollar Usan (Uhan) Ezen olarak adlandırırlar.
Su iyelerinin hepsi sularda yaşar. İnsanlara zarar vermezler.
Onların yaşadıkları sarayın girişi nehirlerin derinliklerinde bir taşın altındadır. Su sahiplerine Kazaklar ''su perisi'' Türkmenler ''suv adamı''Özbekler ''su alvastisi'' derler. Pınarlarda yaşayan peri kızları beyaz giyimlidirler ve cisimsiz varlıklardır. Kuş ve yılan kılığına girebilirler.
Özellikleri
Her suyun bir İyesi vardır. Hepsi sularda yaşarlar. İnsanlara zarar vermezler. Cisimsiz varlıklardır. Ak giysiler giyinirler.
Suları korurlar. Kuş ve yılan kılığına girebilirler. Yaşadıkları suyun derinliklerindeki büyük bir kayanın altında bulunan geçitten girilen bir sarayda yaşarlar.
Bazıları denizkızı gibi balık kuyrukludurlar. Maviye çalan bir renkleri vardır. Etraflarında yüzen ve ışıldayan mavi renkli balıklarla tasvir edilirler.
Kimi zaman boynuzlu olarak betimlenir. Saçsız sakalsızkaşsız bir varlıktır. Burada kastedilen daha çok su kaynaklarının koruyucu ruhudur. Onun huyunu anlayabilmek neredeyse imkânsızmış.
Hiç beklenmeyen bir anda suyu dalgalandırıp barajları yıkabilir hayvanların insanların boğulup ölmesine neden olabilirmiş.
Su Sonası/Sunası olarak bilinen yarı balık yarı kız olan bir canlının taş üzerinde oturduğunu görülür. Tatar mitolojisinde Su Atası Su İyesi ve Su Anası bazen tek bir varlığa verilen çeşitli isimler olarak görünür. Fakat aralarındaki en önemli fark Su İyesinin sadece belli bir su kaynağına bağlı olmasıdır.
Öğüz İyesi
Türk ve Orta Asya halk inancında akarsu ruhudur. Su İyesi ile benzer özellikler taşıyan ve ona çok yakın olan bir varlıktır.
Hatta kimi görüşlere göre aynı canlıdır. Öz İyesi olarak da bilinir. Eşanlamlı olarak Akar (Ahar) İyesi veya Akarsu İyesi tabiri de kullanılır.
Dere İyesi
Akarsuyun koruyucu ruhudur. Her akarsu için farklı bir İye vardır. Yaşlı kadın kılığındadır. Çaylarda derelerde yaşar. Köprüden geçerken suya bakanlara kızar ve başını döndürür.
O kişi de suya düşer ve bazen boğulur. Suların kirletilmesi onu çok üzer. Suya kirli şeyler dökenlerin başına belalar getirir.
Su kenarlarında yaşar. Bazen kuraklık ve hastalık getirir. İlk defa su doldurmaya giden bir gelin kendisine saçı verir. Bozuk para atılabilir. Veya sudaki canlıları beslemesi için peynirçökelek ekmek dökülebilir. İnsanları ayaklarından tutup suya çeker.
Bazen aslında çok sığ olan bir yerde insanlar onlarca kulaç derinliğe batarlar. Dağınık saçları vardır.
Çay (Say) İyesi
Küçük akarsuların koruyucu ruhudur. Öğüz sözcüğü akarsu demektir. Bazı şive ve lehçelerde Öz olarak kullanılır.
Öz sözü aynı zamanda bir varlığın temel unsuru demektir ki su tüm canlı organizmalardaki temel unsurlardan belki de en önemlisidir. Moğolcada ÜyerTunguzcada Üge/Üve akarsu anlamına gelir.