S
She`
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Su Altında Yapıştırıcı Salgılayan Deniz Canlısı: FORAMİNİFER
Foraminiferler
okyanus yaşamı için neden hayati bir öneme sahiptir?
Bu canlıların salgıladıkları su geçirmeyen yapıştırıcının özellikleri nelerdir?
Bilim adamları bu yapıştırıcıdan yola çıkarak hangi alanlarda ürün geliştirmeyi hedeflemektedirler?
Darwin yaklaşık 150 yıl önce foraminiferler hakkında hangi açıklamayı yapmıştır?
“Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O
bir işin olmasına karar verirse
ona yalnızca “Ol” der
o da hemen oluverir.” (Bakara Suresi
117)
Foraminiferler
okyanus yaşamı için hayati öneme sahiptir. Bu canlıların kalsiyum karbonat kabukları
çok miktarda bir araya geldiği zaman
bir nevi 'karbon havuzu' oluşturur ve sudaki karbonu emerler. Bilim adamları canlının bu özelliği ile oldukça yakından ilgilenmektedirler. Çünkü bu özellik atmosferdeki sera etkisini dengelemek açısından araştırmacılara yeni ufuklar açmaktadır. Ancak bu canlının benzersiz yapısı
sadece atmosferdeki sera etkisini düzenlemede bilim adamlarına yol gösterici olmakla kalmamıştır. Yapılan araştırmalar neticesinde bu canlının başka dikkat çekici bir özelliği daha anlaşılmıştır. Foraminiferlerin doğal bir yapışkan özelliği bulunmaktadır.
Foraminiferlerin Salgıladıkları Su Geçirmeyen Yapıştırıcı
Dallanan ve yer yer birbirleri ile birleşen ince uzun yalancı ayakları ile kabuklu foraminiferler diğer kökbacaklılardan farklıdırlar. Bazı cinslerinde kabuk kalsiyum karbonattan oluşur. Kabuğun dışarı açılan büyük bir deliği vardır. Çoğunda büyük delikle birlikte birçok küçük delik de vardır. Yalancı ayaklar kabuktaki bu deliklerden dışarı çıkarak
besin yakalamak için kullanılır. Bazı cinslerinde ise kabuklar
jelatin gibi bir salgı maddesi içine gömülmüş olan kum taneleri
sünger uzantıları ya da benzeri yabancı cisimlerden meydana gelir. Canlı
bu yabancı cisimleri ve yalancı ayaklarını özel var edilmiş yapışkan salgı maddesiyle kendisine yapıştırır.
Foraminiferlerin salgıladıkları yapıştırıcı maddenin altyapısı karbonhidratlarla kaplı bir proteindir. Canlının hücreleri kabuktaki zarımsı deliğe
bağımsız organellerden farklı yapışkan bileşenler salgılamakta
bu bileşen daha sonra yapışkan bir lif haline gelmektedir.
Bilim adamları
söz konusu materyali analiz için bileşenlerine ayrıştırdıklarında ortaya üstün bir ustalık çıktığını görmüşlerdir. Bilim adamlarının hedefi söz konusu yapışkan özelliği biyotıpta kullanmaktır.
Biyotıpta bu yapıdan
özellikle nörolojik ameliyatlarda
takma kol ve bacakların kullanımının uygun hale getirilmesinde
diş operasyonlarında ve daha çok çeşitli sağlık alanlarında faydalanılması hedeflenmektedir.
Foraminiferler Üzerinde Yapılan Araştırmalar...
Foraminiferler üzerinde yapılan araştırmalar
Amerikan Ulusal Bilim Vakfı'nın desteklediği 'Birleşik Devletler Antartika Programı' tarafından yürütülmektedir.
New York Eyaleti Wadsworth Sağlık Merkezi'nden Sam Bowser
20 yıldır
biyolojik açıdan zengin olan Antartika denizlerinde bu tek hücreli canlıları araştırmaktadır.
Amerikan Ulusal Bilim Vakfı her yıl pek çok üniversite ve araştırma enstitüsüne milyonlarca dolarlık parasal yardım sağlayarak bilimsel araştırmaları destekleyen bir kurumdur. Bu kurumun bünyesinde bulunan Birleşmiş Milletler Antartika Programında 1900 görevli çalışmaktadır. Foraminiferlerin yapısı ile ilgili bu yazıyı okurken unutulmaması gereken çok önemli bir nokta vardır. İnsanlık tarihi boyunca eğitim ve araştırma konularında son aşamaya gelmiş bulunan bu kurumlar
tırnak büyüklüğündeki bir canlının benzersiz özelliklerini öğrenebilmek için muazzam çaba harcamaktadırlar. Bu canlıdan elde edilen ve edilecek olan değerli bilgilerin değerlendirilmesi ve gerekli yerlerde kullanılmasıyla insanlığa pek çok alanda hizmet edileceği öngörülmektedir.
“Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.” (Casiye Suresi
4)
Foraminiferler
dikkatle seçtikleri parçacıkları kendilerine yapıştırırlar. Bazı türleri sadece sünger yapılarını
bazıları mineral taneciklerini
bazıları ise sadece belirli büyüklükteki kum taneciklerini toplarlar. Bazı foraminiferler büyük kum taneciklerinin arasını doldurmak için küçük kum tanecikleri kullanırlar.
Darwin’in Foraminifer İtirafı
İnsanların bir kısmı gözle görülmeyen canlılar olan mikroorganizmaların son derece basit yapılı varlıklar olduklarını sanmaktadırlar. Bu canlıların özellik ve güçlerinden haberdar değildirler.
Evrimciler de tek hücreli canlıların biyolojisiyle ilgili evrim hikayeleri anlatırken
bu bilgi eksikliğinden faydalanırlar. Aldatmaca üzerine temellendirilmiş olan evrim teorisinin takipçileri mikro canlıların kompleks özelliklerini dile getirmekten kaçınırlar. Hatta gerçekleri gizlemek için bu canlıların isimlerinin yanına 'ilkel' kelimesini eklerler. Oysa foraminifer örneğinde de görüldüğü gibi bu canlılar da tesadüfen ortaya çıkması mümkün olmayan
son derece kompleks özelliklere sahiptirler.
Foraminiferlerin özellikleri görmezden gelinemeyecek kadar üstündür. Charles Darwin dahi bu canlıdan ne kadar etkilendiğini şu sözlerle belirtmiştir:
“Görünüşe göre farklı boyutlardaki kum tanelerini seçen protozoon türünün (foraminiferler protozoon türüdür) durumu şimdiye kadar duyduğum neredeyse en harika gerçek. Bunları yapmaya yetecek zihni güce sahip olduklarına insan inanamıyor ve herhangi bir yapının yapışkanlık özelliğinin nasıl bu kadar başarılı olduğu herhangi bir anlayışa sığmıyor.”
Okyanus mikroorganizmaları ve foraminiferler hakkında yirmi yıldır araştırma yapan Sam Bowser ise kendi internet sitesinde bu canlıların olağanüstü yapıda olduklarını şu sözlerle açıklamaktadır:
“Foraminiferler etraflarından seçtikleri parçacıkları kendilerine yapıştırırlar. Seçtikleri parçacıklarda da çok dikkatlidirler. Bazı türleri sadece sünger yapılarını
bazıları da mineral taneciklerini
bazıları ise sadece belirli büyüklükteki kum taneciklerini toplarlar. Bazı foraminiferler büyük kum taneciklerinin arasını doldurmak için küçük kum tanecikleri kullanırlar. Biz de Darwin gibi bu yeteneğin tamamen olağanüstü olduğunu düşünüyoruz ve araştırmalarımızın bir bölümünü bu işlemi nasıl yaptıklarını anlayabilmek için kullanıyoruz.”
Sera Etkisi Nedir?
Atmosferin
ışığı geçirme ve ısıyı tutma özelliği vardır. Bu ısıtma ve yalıtma özelliğine sera etkisi adı verilir. Güneş'ten gelen ışınlar
atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzündeki ısı kaybına engel olurlar.
Allah Örneksiz Yaratandır
Foraminiferler
evrim teorisinin nasıl büyük bir çıkmaz içerisinde olduğunu ispatlayan milyarlarca canlıdan yalnızca bir tanesidir. Bu canlının özelliklerine evrimcilerin iddialarıyla açıklama getirilmesi imkansızdır. Foraminiferler
Allah’ın yaratmasındaki üstün akıl ve kudretin açık bir tecellisidir. Allah örneksiz yaratandır. O’nun yarattığı varlıkların hiçbir örneği olmadığı gibi foraminiferlerin de bir örneği yoktur. Allah Kuran’da
sonsuz yaratma gücünü kullarına şöyle bildirmektedir:
“Biz onlara biri ötekinden daha büyük olmayan hiçbir ayet göstermedik.” (Zuhruf Suresi
48)
Foraminiferler Hakkında…
Foraminiferler
550 milyon yıldır hiç değişmemiş olan tek hücreli kabuklu canlılardır.
Çoğunlukla denizlerde
birkaç türü de tatlı sularda yaşarlar.
Mikroskobik yöntemlerle görüntülendiğinde
her birinin olağanüstü güzelliklere sahip olduğu dikkat çeker. Birbirinden çok farklı şekillerdeki foraminiferler
Allah'ın benzersiz sanatının doğadaki örneklerinden sadece birkaçıdır.
Bu türün en büyüğü yalnızca bir tırnak kadar olmasına rağmen kendi ağırlığının çok üzerindeki canlıları bile yakalayabilmektedir.
Foraminifer fosilleri çoğunlukla kuzey yarımkürenin ılıman bölgelerinde
bulunmakla birlikte dünyanın hemen her yerinde bu fosillere rastlamak mümkündür. 550 milyon yıldır yeryüzünde var olan bu canlıların kabuklarının fosilleri
bugünkü kireçtaşı yataklarını oluşturmuştur.
Günümüzde de sayısız foraminifer yaşamaktadır.
(makale harun yahya)
Bu makale
İlmi Mercek Dergisi 74. sayı (Ağustos 2010) 48. sayfada yayınlanmıştır.
Foraminiferler
Bu canlıların salgıladıkları su geçirmeyen yapıştırıcının özellikleri nelerdir?
Bilim adamları bu yapıştırıcıdan yola çıkarak hangi alanlarda ürün geliştirmeyi hedeflemektedirler?
Darwin yaklaşık 150 yıl önce foraminiferler hakkında hangi açıklamayı yapmıştır?
“Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O
Foraminiferler
Foraminiferlerin Salgıladıkları Su Geçirmeyen Yapıştırıcı
Dallanan ve yer yer birbirleri ile birleşen ince uzun yalancı ayakları ile kabuklu foraminiferler diğer kökbacaklılardan farklıdırlar. Bazı cinslerinde kabuk kalsiyum karbonattan oluşur. Kabuğun dışarı açılan büyük bir deliği vardır. Çoğunda büyük delikle birlikte birçok küçük delik de vardır. Yalancı ayaklar kabuktaki bu deliklerden dışarı çıkarak
Foraminiferlerin salgıladıkları yapıştırıcı maddenin altyapısı karbonhidratlarla kaplı bir proteindir. Canlının hücreleri kabuktaki zarımsı deliğe
Bilim adamları
Biyotıpta bu yapıdan
Foraminiferler Üzerinde Yapılan Araştırmalar...
Foraminiferler üzerinde yapılan araştırmalar
New York Eyaleti Wadsworth Sağlık Merkezi'nden Sam Bowser
Amerikan Ulusal Bilim Vakfı her yıl pek çok üniversite ve araştırma enstitüsüne milyonlarca dolarlık parasal yardım sağlayarak bilimsel araştırmaları destekleyen bir kurumdur. Bu kurumun bünyesinde bulunan Birleşmiş Milletler Antartika Programında 1900 görevli çalışmaktadır. Foraminiferlerin yapısı ile ilgili bu yazıyı okurken unutulmaması gereken çok önemli bir nokta vardır. İnsanlık tarihi boyunca eğitim ve araştırma konularında son aşamaya gelmiş bulunan bu kurumlar
“Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.” (Casiye Suresi
Foraminiferler
Darwin’in Foraminifer İtirafı
İnsanların bir kısmı gözle görülmeyen canlılar olan mikroorganizmaların son derece basit yapılı varlıklar olduklarını sanmaktadırlar. Bu canlıların özellik ve güçlerinden haberdar değildirler.
Evrimciler de tek hücreli canlıların biyolojisiyle ilgili evrim hikayeleri anlatırken
Foraminiferlerin özellikleri görmezden gelinemeyecek kadar üstündür. Charles Darwin dahi bu canlıdan ne kadar etkilendiğini şu sözlerle belirtmiştir:
“Görünüşe göre farklı boyutlardaki kum tanelerini seçen protozoon türünün (foraminiferler protozoon türüdür) durumu şimdiye kadar duyduğum neredeyse en harika gerçek. Bunları yapmaya yetecek zihni güce sahip olduklarına insan inanamıyor ve herhangi bir yapının yapışkanlık özelliğinin nasıl bu kadar başarılı olduğu herhangi bir anlayışa sığmıyor.”
Okyanus mikroorganizmaları ve foraminiferler hakkında yirmi yıldır araştırma yapan Sam Bowser ise kendi internet sitesinde bu canlıların olağanüstü yapıda olduklarını şu sözlerle açıklamaktadır:
“Foraminiferler etraflarından seçtikleri parçacıkları kendilerine yapıştırırlar. Seçtikleri parçacıklarda da çok dikkatlidirler. Bazı türleri sadece sünger yapılarını
Sera Etkisi Nedir?
Atmosferin
Allah Örneksiz Yaratandır
Foraminiferler
“Biz onlara biri ötekinden daha büyük olmayan hiçbir ayet göstermedik.” (Zuhruf Suresi
Foraminiferler Hakkında…
Foraminiferler
Çoğunlukla denizlerde
Mikroskobik yöntemlerle görüntülendiğinde
Bu türün en büyüğü yalnızca bir tırnak kadar olmasına rağmen kendi ağırlığının çok üzerindeki canlıları bile yakalayabilmektedir.
Foraminifer fosilleri çoğunlukla kuzey yarımkürenin ılıman bölgelerinde
bulunmakla birlikte dünyanın hemen her yerinde bu fosillere rastlamak mümkündür. 550 milyon yıldır yeryüzünde var olan bu canlıların kabuklarının fosilleri
Günümüzde de sayısız foraminifer yaşamaktadır.
(makale harun yahya)
Bu makale