Stonehenge

Konu sahibi son olarak 2615 gün önce görüldü
Stonehenge Taşlarının Sırrı Nedir?

3588_sto5-300x197.jpg


Günümüzde arkeologlar tarafından tarihsel süreç içerisinde yapılan birçok yapı incelenerek bu yapılar üzerine araştırılar yapılmaktadır. Bilim adamlarının da dahil oldukları bu araştırma süresince, bulunan ve incelenen bazı yapılar, adeta bir gizem abidesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sırrı bir türlü çözülemeyen ve bilim insanlarının gerçekçi cevaplar veremediği Stonehenge, bu tür yapılar içerisinde en önemlilerden bir tanesidir. Bunca yıldır yapılmakta olan incelemeler ve araştırmalara rağmen sırrı bir türlü çözülemeyen Stonehenge, İngiltere sınırları içerisinde yer alan bir yapıdır. Öyle ki, bu yapının hakkında birçok soru işaretleri bulunur. Yapının daha ne zaman tam olarak yapıldığı dahi saptanamamakta’dır. Bu esrarengiz yapının bir Antik Çağ eseri olduğu geniş kesimlerce kabul görse de, bu yapının Antik Çağın öncesinde yapıldığını söyleyen araştırmacılar da azımsanamayacak kadar fazladır. Aynı zamanda Stonehenge, üzerinde araştırma yapılırken komplo teorisi üretmek için de oldukça müsait bir konu olma özelliğindedir.

3588_sto2.jpg


İngiltere sınırları içerisinde bulunan ve de hakkında birçok soru işareti barındıran bu yapıyı daha yakından tanımak gerekirse, öncelikle bu yapının bilgeliğin sembolü olarak karşımıza çıkmasıdır. Tanım olarak bakıldığında ise; Stonehenge dik bir şekilde duran ve yukarıdan bakıldığı zaman bir daire oluşturan taş topluluğudur. Bu tanım bakıldığı zaman ilk anda oldukça sade ve de normal olarak görülebilmektedir. Fakat Stonehenge için böyle bir durum söz konusu değildir.
Stonehengeyi inceleyen araştırmacılar bu yapı hakkında aklın sınırlarını zorlayan bir konu olduğunu düşünmektedirler. Zaten sırrının çözülememesi de bu nedenledir. Bu yapı hakkında değişik görüşler bulunmaktadır.
Bunlardan biri, bu yapının bir tapınak olduğu yönündedir. İnşasında kullanılan ve çok ilginç bir yapıda olan taşların astronomik gözlemlerde kullanılan bir bölgeyi temsil ettiği söylenmektedir. Bunun yanı sıra bu sıra dışı taşların hem tapınak gem de gökyüzü gözlemleriyle alakalı olduğu da bazı araştırmacılar tarafından söylenmektedir. Bu durum da, günümüzde çözülmek için daha çok yola ihtiyacı olan astronomi biliminin bu dönemde ne derecede bilindiğini merak ettirmektedir Stonehengeyi bu denli önemli ve gizemli kılan inşasında kullanılmış taşlardır.

3588_sto1.jpg


Bu taşların insan aklını zorlayan ağırlıktadır ve bu kadar ağır olan taşlar mükemmel bir matematiksel bilgiyle, muazzam derecede yerleştirilmiştir. Akıl almaz bir düzenle yerleştirilen bu ağır taşlar, soru işaretlerini de bünyesinde barındırmaktadır. Yapıda birbirine paralel olan iki taşın üzerine oldukça ağır olan taşlar yerleştirilmiştir. Burada gereken kuvvet ise, aklın sınırlarını zorlar niteliktedir. Nitekim, günümüzde araştırma yapan bilim adamları her türlü komplo teorilerini uygulamaktadır. Yüzlerce hatta bazen binlerce insan ile yapılan komplo teorileri dahi bu muazzam bir güç gerektiren taşların kaldırılarak nasıl taşların üzerine konulduğunun cevabını verememektedir. Taşların nasıl kaldırıldığının dışında, taşların bu bölgeye kilometrelerce uzak taş ocaklarından nasıl getirildiği de çözülemeyen bir diğer durumdur.
Stonehenge, kabul olan görüşe göre antik çağda yapılmış olan bir yapıdır. Tarihsel süreç içerisinde bilim insanlarının açıklamalarına göre insanlık tarihi ilkellikten modernliğe geçmiştir. Fakat incelendiği zaman ağırlıkları insanlar için gerçekten şaşırtıcı düzeylerde olan bu taşlar, hem taşınması hem de kaldırılması bakımından oldukça büyük bir teknoloji istemektedir. O zamanın koşulları göz önüne alındığı zaman ise, arkeologların söylemlerine göre bu dönemde sadece taşlardan yapılan basit kesici ve kırıcı aletler kullanılmıştır. Bu durum da, bu yapının gizemini daha da artıran bir durumdur. Aynı zamanda bu esrarengiz yapı her sene on binlerce turiste ev sahipliği yapmaktadır.
 
Stonehenge
stonehenge.jpg


Stonehenge:

İngiltere'deki Salisbury Düzlüğü'nde yontulmuş ve daha sonra da düzgünleştirilmiş mavi taşlardan oluşan bir çemberdir. Mavi taşlar bugün Stonehenge'in bulunduğu yere 240 kilometre ötedeki Güney Galler’in Preseli bölgesinden getirilmiş ve her dik konumdaki iki taşın üzerine lento ismi verilen bir kiriş taşı koyularak bir çember oluşturacak şekilde yerleştirilmişlerdir. Bu şekilde yerleştirilen ve çemberi oluşturan 30 taştan bugün 17 tanesi ayaktadır.
Stonehenge'nin yapılış amacı üzerine pek çok tartışma vardır. Ağırlık kazanan görüşler ise; yapının bir ibadet alanı olduğu, ya da astronomi ile ilgili bir yapı olduğu yönündedir. Stonehenge'in çemberi bölen ve yapının girişinden geçen eksenin yaz dönencesindeki (21 Haziran) gün doğumuna doğru konumlandırılmış oluşu onun astronomi ile ilgili bir yapı oluğu yönündeki varsayımların doğruluğunu artırmaktadır. Bir diğer güçlü görüş ise Stonehenge’in bir “Neolitik Şifa Merkezi” olduğunu ve hastaların mavi taşların gücüyle iyileşmek amacıyla çok uzaklardan buraya geldiği yönündedir. Stonehenge çevresinde yapılan kazılarda da anormal sayıda fiziki yara ve hastalık taşıyan cesetler ortaya çıkartılmıştır. Yapı bir dönemde mezarlık olarak kullanılmıştır.


stonehenge2.jpg
 
İzlediğim bi belgeselde buranın yaz ve kış gün dönümlerinde insanların gelip ayin yaptığı bi kompleksin parçası olabileceğini söylüyodu.Alanı daha geniş olarak ele alınca bunu destekleyen kalıntılar varmış.
 
Stonehenge´in mimarisi


Günümüzde de bazı uzmanlar için hala geçerli olan kuram, 17 Yüzyıl´dan kalmadır; Stonehenge, Britanyalı ve Galli Kelt rahipleri olan Drüidler tarafından yapılmıştır. Hatta, Keltlerin Stonehenge´i kurban yeri olarak kullandıkları da ileri sürülüyor. Oysa, biz bugün Stonehenge´in Drüidlerden bin yıl öncesinde yapıldığı artık biliyoruz. Gerek 17. Yüzyıl arkeologları, gerekse de 20. Yüzyıl´ın başındakiler, Stonehenge´in mimarisinin Roma e Mısır mimarisine uygun olduğunu düşünüyorlardı, kanıtları ise bölgede ele geçirilen buluntulardı. 1808 yılında Arkeolog Sir Richard C. Hoare, Stonehenge yakınlarında prehistorik bir mezar buldu, içinde bir iskelet, birkaç hançer, taş bir maske, kemik eşyalar ve altın süs eşyaları vardı. Buluntuların tarzı Sir Richard´a ve ardından gelen uzmanlara, esin kaynağının Britanya dışından geldiği fikrini veriyordu. Bazı uzmanlar ise, Britanya´yı işgal eden istilacıların Egeli yani Miken olduklarını ileri sürdüler. Ama işin aslına inildiğinde, buluntuların Stonehenge ile ilişkisi yoktu çok daha sonraya aittiler ve gerçekten Ege ve Mısır´la ilişkisi olan Britanyalılar tarafından yapılmışlardı ve yapılan Karbon 14 tarihleme testleri, bazı altın eşyaların Miken döneminden 400-500 yıl öncesine ait olduğunu gösteriyordu. Bu da Stonehenge´in sadece bir dönemine raslıyordu. Salisbury platosunda ve daha dışında benzeri 950´den fazla taş yapı ve yığıntı vardır ama tümü Yeni Taş ve Bronz Çağları´ndan kalmadır, hiçbirisi de Stonehenge´e benzemezler. Sadece tarım ve hayvancılığı bilen Yeni Taş ve Bronz Çağı insanlarının Stonehenge gibi bir yapıyı yapabilmeleri ise mümkün değildir. Buna karşın, Stonehenge´in iki mil yakınında Durrington Duvarı adlı yerde dairesel ağaç bir yapı bulunmuştur, tarihlemesi MÖ 2500´e aittir ve yapım tekniği Stonehenge´e çok benzer, bu da bize ilk zamanlamayı verir.


 
Stonehenge hakkında bilimsel gerçekler

Ay Tanrısı´nın Bilimsel Gerçekliği
.
Teknik özelliklerin yanısıra yapının amacıyla ilgili bir diğer ipucu mistiktir. Stonehenge II, dönemiyle ilgili olarak, yörede bulunan yemek artıkları, çakmaktaşı gibi kalıntılar bize burada dönemsel bir yaşamın olduğunu ve Stonehenge´in kutsal bir yer olarak ziyaret edildiğini de göstermekte. Ama son otuz yılın geçerli inancı, Stonehenge´in bir gözlemevi olduğudur, hatta ilginç bir tanımla prehistorik bir bilgisayardır. 1740´da "İngiliz Drüidlere Verilen Tapınak; Stonehenge" adlı kitabı yazan William Stukeley, yapının doğrudan güneş ışığını gösterdiğini yazmıştı. Daha fantastik bir yaklaşım ise, Stonehenge´in evrenin merkezini gösterdiği şeklindeydi; 1901´de Sir Norman Lockyer, 1963´de Boston Üniversitesi astronomlarından Gerald Hawkins, Stonehenge´in astronomik bulguları gösterdiğini eserlerinde belirttiler. Astronominin en büyük isimlerinden Sir Fred Hoyle, Hawkins´le beraber, hasat ve festival dönemlerini gösteren bir takvim olduğunu ileri sürdü; ayrıca Stonehenge´in özel yapısıyla Ay´ın hareketleri de izlenebiliyordu. Ay, aylık klasik hareketlerinin dışında, 18-61 yıllık değişken bir periyodda ek bir hareket de yapar, Stonehenge´i yapanlar bunu da biliyorlardı. Altı sıra halindeki 40 delik, Ay´ın tüm hareketlerini göstermektedir. Bu anlamda Stonehenge, okuma yazma bilmeyen insanlara gök hareketlerini açıkça ama simgesel olarak anlatmaktadır. Hawkins, Aubrey denen 56 deliğin aynı zamanda da Ay ve Güneş tutulumlarını da gösterdiğini belirtiyor, burası önemlidir; Hawkins´in iddiasını 1954´de "MÖ 2000´de Tutulmalar" adlı kitabında Van Der Bergh kanıtladı; Diodorus´un sözünü ettiği Ay Tanrısı´nın geldiği 19 yıllık süre işte buydu; Stonehenge eseni üzerindeki kış ayının doğma süresi de 19 yıldı; daha doğrusu 18.6 yıldı. Stonehenge rahipleri, ayı izlemek ve Ay tutulumunu önceden bilmek için bu süreyi kullanmışlardı ama hata yapmamak için bu süreye kesin bağlı kalmadılar; üçlü aralık devresi denen sistemi kullandılar yani 19+19+19, toplam olarak 56´yı (Aubrey Çukurları´da 56 adettir.) ve Hawkins´in hesapları Stonehenge Ay olgusunun 56 yılda bir aynen tekrarlandığını kesin olarak gösteriyor. Sonuç olarak, Diodorus, Stonehenge´in bir astronomi merkezi olduğunu söylerken doğru söylüyordu. Astronomik yaklaşımlar daha çok Stonehenge I´de vardır, sonraki yapımlarda bu yaklaşım daha azdır; Stonehenge III, daha mistik ve simgeseldir. Astronomik sonuç olarak tüm bu yaklaşımlar geçerlidir ve bilim platformunda destek bulmaktadır fakat yeterli değildir çünkü bir diğer bilimsel kesime göre ise Stonehenge´in çok daha başka amaçları vardır ama bunlar hala bilinmemektedir. Eğer Diodorus´a tam olarak inanırsak, Stonehenge bir gözlemevidir ama sadece Güneş´in ve Ay´ın hareketlerini gözlemek için yapılmış olamaz; çok daha farklı amaçları da olmalıdır; yıldızları gözlemek gibi. Ama ne için? Daha da önemlisi, Stonehenge rahipleri bunları nereden biliyorlardı? Onlara kim öğretmenlik etti? 5000 yıl öncesinde, hangi zeka böyle karmaşık ve simgesel bir yapıyı düşünebildi? Rüzgarlı Salisbury Ovası´nda, Stonehenge´in önünde yere oturup bu garip yapıya bakarken aklımda tek bir düşünce vardı; geçmişimizi bilmiyorduk ve acaba Stonehenge´in dışında daha neleri bilmiyorduk? En kötüsü de neleri yanlış biliyor ve inanıyorduk?

moonyi7.jpg
 
Stonehenge Gizemi


Dünyanın birçok yerinde sırrı çözülemeyen yerler vardır ve bunların içinde en çok tanınanlarından birisi yılda bir milyon insanın ziyaret ettiği İngiltere´deki Stonehenge´dir. Günümüzün majisyenleri, gizem grupları Stonehenge´de her yıl törenler yapıp toplanıyorlar. Bazılarına göre Stonehenge, evrenin merkezini simgeliyor, bir diğer kitle, bu inanılmaz yapının dünyadışı canlılar tarafından yapıldığına inanıyor. İşin aslı ne? Bilinen tek birşey var; Stonehenge´in amacı gökle ilgili.

Salisbury Ovası´na girdiğinizde veya arabanızın kısıtlanmış görme alanının dışına çıktığınızda yani indiğinizde, sanki sonsuz bir düzlüğün ortasında çaresiz kalmış gibisiniz, bir çeşit kontr-klostrofobi insanı sarıp, sarmalıyor. 360 derecelik bir taramanın bir noktasında neyse ki bir kütle, garip, anlamsız bir yığın kapıldığınız boşluk dalgasından sizi kurtarıyor. Eğer onun ne olduğunu önceden bilmiyorsanız, hiç bir anlam veremiyor, hatta neden orada olduğunu dahi anlayamıyorsunuz ama karşınızdaki taş kütlenin ne olduğu hakkında bir fikriniz varsa, iş değişiyor ve yanına ulaşmak için hızlanıyorsunuz çünkü karşınızda tüm zamanların en gizemli on yapıtından biri var; efsanevi Stonehenge. Bu garip yapı önce tek bir parçaymış gibi görünüyor oysa şu anda bile onlarca parçadır. Stonehenge, taştan yatay üst eşikleri bulunan bir dairedir. Bazıları düşmüş, bazıları eğilmiş, bazıları ise toprağa gömülüdür. Çevresi bir set ve bir de hendekle çevrili, bir ana yolla ulaşılıyor. Tahminlere göre ilk Stonehenge 112 büyük ve sayısız küçük taştan yapılma; oturup bunları tek tek yontup, dikmişler. Ama neden acaba? Binlerce yıl öncesinin zor ve ölümcül koşullarında yaşayan o insanlar neden zamanlarını ve güçlerini bu işe harcadılar? Üstelik bu önem, sonraki bin yıllarda da sürdü ve yapı geliştirildi.


 
Dört tonluk Stonehenge taşları nenereden geldi?


Çağdaş uzmanlar Stonehenge´in tarihini üç aşamada değerlendiriyorlar; Stonehenge I, yaklaşık MÖ 2750´den kalmadır ve en gizemli dönemi simgeler; örneğin taşların çevresinde ne olduğu anlaşılamayan, içinde taş veya tahta izi bulunmayan Aubrey Çukurları adı verilen 56 tane çukur vardır; dairenin merkezinden bakıldığından yaz aylarında doğan güneşle aynı hizada olan ünlü Heel Taşı ve bazı hatlar kuzeydoğuya yönlendirilmiştir ve yarım kalan başka kalıntılar vardır ama kazılar henüz tamamlanmamaştır çünkü Stonehenge´in merkezinde ve batı kısmında hiç kazı yapılmayan yerler vardır. Stonehenge II, MÖ 2000´e aittir; burada daha iyi bir mimari ve mühendislik tekniği görülür, Stonehenge II´ün taşları farklıdır ve 300 km.´lik bir yoldan getirilmiştir. Her biri 4 ton ağırlığında olan bu taşların nasıl taşındığı bir diğer olağanüstü olaydır, taşların yolun yarısını tekne ve sallar aracılığı ile su üzerinde aştığı sanılıyor. 82 mavi taş ancak güneybatı Galler´deki Prescelly Dağları´ndan çıkmaktadır. Aynı mavi taşlardan yapılan taş baltalar, İngiltere´nin birçok yerinde bulunmuş ve bu taşın kutsal olarak tanımlandığı belirlenmiştir. Mavi taşlı, Stonehenge III´ün batı yanı yarım kalmıştır, bu kadar emekle taşınıp getirilen taşların yapımının neden birden ortada bırakıldığı hala bilinmiyor, belki de daha kapsamlı bir yapı tasarlanmış ama gerçekleştirilememiştir.

 
Stonehenge´i kim hesapladı?


Stonehenge III, tahminen MÖ 1750´lere aittir; mavi taşlar sökülmüş yerlerine Sarsen denen taşlar konmuştur. Ama ardından mavi taşlar yeniden getirilip, sarsenlerin ortasına dairevi biçimde dikilmiştir. Sarsenlerin her biri 50 tondur; bunların taşınması da ayrı bir mucize olabilir. Sarsenler, 40 km. uzaklıktaki Marlborough Downs´dan getirilmiş, ana kayalardan kesilmeleri için çatlaklardan yararlanılmış. Çatlaklara tahta kamalar sokularak ıslatılmış, sonra bu kamalar şişince taşı parçalamışlar. Prof. R.J. Atkinson, böyle tek bir taşın taşınabilmesi için 1500 insanın birkaç hafta çalışması gerektiğini ve bütün iş için 6 yılın gerektiğini belirtiyor. Sarsen "Yabancı" anlamına gelen bir sözcük, Taşların getirilip şekillendirilmesi için bugünkü metodlarla on taş ustasının, 2,5 yıl çalışması gerekiyor, cilalama ve üst eşiklerin yapılması ise çok daha uzun bir zamana bağlı. kaldırılıp dikilmesi konumlarının ayarlanması ciddi bir mühendislik yeteneğini gösterir, bugünkü hesaplara göre bir tek sütünün kaldırılabilmesi için yaklaşık 1000 adama gereksinme olduğu tahmin edilmektedir. Dairenin stabil dengesi, her bir sütünun dengesine bağlıdır ama bir diğer gizem zemindedir. Stonehenge´in yapıldığı alan kuzeybatıya eğimlidir, bir tarafla öteki taraf arasında zeminde 213 cm. fark vardır, zemin böyleyken yapılan ve binlerce yıldır ayakta duran Stonehenge´in ciddi bir mühendislik eseri olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu çalışmalar usta işçiler gerektiriyor, amacını çok iyi bilen usta bir mimarın yönetiminde çalışan binlerce insan. Kimdi bu insanlar? İlk yapıcıların MÖ 2500-3000´lerde yaşayan "Yeldeğirmeni Kültürü" insanları oldukları sanılıyor; onları Demir Çağı´nın Orta Avrupalı olduğu sanılan "İbrik İnsanları" izlemiş, bu ismi yaptıkları çömlekler yüzünden almışlar ve ölülerin tek tek gömüldükleri ilk mezarları yapmışlar. Stonehenge III´ün ise, sanatkar olarak tanınan "Wessex İnsanları" tarafından yapıldığı sanılıyor.

monrl0hu5.jpg
 
Geri