Stanford Hapishane Deneyi: Bir ötekileştirme klasiği.

Konu sahibi son olarak 1515 gün önce görüldü
1971 yılında, Philip Zimbardo isimli bir psikoloğun önderliğinde Standford Üniversitesi’nde tarihi bir deney gerçekleştirir. Deneyin esas amacı, hapishane koşullarının tutukluları ve gardiyanların psikoloji ve davranışlarını nasıl etkilediğini ve hapishanelerdeki kötü muamelenin nedenlerini bulmaktır. İki hafta sürmesi planlanan deney, katılımcıların beklenmedik davranış ve hareketler sergilemesi üzerine 6. günde sonlandırılacaktır.

Zimbardo ve ekibi, iki hafta sürecek olan bu hapishane deneyine katılmayı kabul eden 70 deneğin en sağlıklı olan 24 tanesini seçerler. Seçilen 24 kişinin tamamı psikolojik testlerden geçirilir, psikolojik ve fiziksel sağlıklarının yerinde olduğu, herhangi bir uyuşturucu kullanım öykülerinin olmadığı onaylanır, hepsinin sabıkaları incelenir ve geçmişte herhangi bir suçtan sabıkalı olmadıkları teyit edilir.

jsew09.jpg


Deney hakkında bilgilendirilen ve yazılı olarak izinleri alınan katılımcılar, yazı tura yöntemi ile rastgele bir şekilde iki gruba ayrılırlar. Gruplardan biri, izleyen iki hafta boyunca mahkum, diğeri de gardiyan rolü oynayacaktır. Gardiyan grubuna, üniformayı andıran tek tip haki gömlek ve pantolonlar, göz temaslarını engellemeye yarayacak aynalı güneş gözlükleri ve tahta coplar dağıtılır.

Zimbardo, mahkum rolü oynayanların hapishaneye geliş sürecini gerçek tutuklama sürecine benzetmek için bölgedeki polislerden yardım ister. Polislerin de işbirliği yapması ile, mahkum olarak seçilen 12 gönüllünün evine polis arabaları giderek gönüllüleri silahlı soygun suçundan tutuklarlar. Stanford Üniversitesi laboratuvarlarında kurulmuş olan sahte hapishaneye getirilen mahkumlara, gerçekte tutuklanıp hapse atılan kimselere uygulanan muamelenin aynısı uygulanır. Hepsinin sabıka fotoğrafları çekilir, soyulur, üzerleri aranır ve göğüs kısmında numara olan tek tip kıyafetler giydirilir. Gardiyanlar ve deneyde hapishane müdürü rolü oynayan Zimbardo, bu aşamadan sonra, tutuklulara isimleriyle hitap etmeyi bırakırlar ve numaralarıyla hitap ederler. Ardından, gerçek tutuklulara yapılan kafa kazıma sürecini taklit etmek adına saçlarını gizleyen birer bone giydirilir ve hücrelerine gönderilirler. Amaç, tutuklu rolü oynayan gönüllülere, özellikle bireyselliklerini tehdit altına sokacak muamele yaparak, gerçek tutuklularla özdeşleşmelerini sağlamaktır.

2je19v4.jpg


Deneyin ilk günü sakin geçer. Ancak ikinci gün, tutuklular beklenmedik bir şekilde isyan çıkarırlar. Karyolalarını kapının arkasına barikat olarak yığar ve gardiyanların komutlarına karşı gelirler. Bu reaksiyona karşı, gecikmeden gardiyanlardan beklenmedik bir tepki gelir. Gardiyanlar, tamamen kendi inisiyatiflerini kullanarak, araştırma ekibinin müdahalesini beklemeden, bir yangın söndürme tüpünü kullanarak, tüpten dondurucu soğukluktaki karbondioksit köpüğünü mahkumların üzerine püskürterek onları etkisiz hale getirmeye çalışırlar.

Kısa zaman içinde, düzme hapishanedeki koşullar tuhaflaşır. Her iki rolü oynayan denekler de, bunun aslında bir rol olduğunu bildikleri halde gerçeklikten kopmaya başlarlar. Mahkumlar gittikçe daha sinik bir hale gelir; gardiyanlar ise mahkumlara zulüm edecek yeni yeni yöntemler keşfetmeye başlarlar.

Gardiyanlar, mahkumların şiltelerini alıp onları yerde uyumaya zorlarlar. İtaatsizlik eden mahkumların tuvalete gitmelerine engel olur ve ihtiyaçlarını, hücre içinde, verdikleri kovaya yapmalarını isterler. Gardiyanlara karşılık veren veya emirleri dinlemeyen mahkumların hücrelerindeki pislik kovalarının boşaltılmasına müsaade etmezler. Mahkumların kafasına kese kağıdı geçirip, zaman zaman anadan doğma soyarak onları aşağılamaya, verdiği cevapları beğenmedikleri mahkumları ancak ayakta duracak kadar büyük ve karanlık bir hücrede, hücre hapsine mahkum etmeye başlarlar. Deney gözlemcileri, daha sonra yazdıkları raporlarda, gardiyan rolü oynayan deneklerin yaklaşık üçte birinin ciddi sadistik eğilimler sergilediklerini rapor edeceklerdir.

Gardiyanlar sadistleşirken, mahkumların psikolojisinde de ciddi bozulmalar baş göstermeye başlar. Kimi mahkumlar, ağlama ve sinir krizlerine tutulmaya başlarlar. Aralarındaki birlik hissiyatı bozulur, her biri sinik ve silik bireyler haline gelirler.

Ondört gün sürmesi planlanan deneyin altıncı gününde, Zimbardo’nun o zaman kız arkadaşı olan (ve daha sonra eşi olacak olan) psikolog Christina Maslach, deneyin gerçekleştirildiği düzmece hapishaneyi ziyaret eder ve gördüklerine inanamaz. Maslach’ın tepkisi, kendini hapisane müdürü rolüne iyice kaptırmış olan Zimbardo’nın hapishanede yaşanan ve artık işkence haline gelmiş olan durumu görmesini sağlar ve deney altıncı günde, ani bir şekilde sonlandırılır. (İşin ilginç tarafı, deney hapishanesine, o ana kadar dışarında yaklaşık 50 gözlemci ziyaretçi olarak gelmesine rağmen, Maslach’a kadar hiçbir gözlemci, hapishanede yaşananlar konusunda bir tepki vermemiştir.)

Deney bittiğinde, mahkum rolü oynayan denekler rahat bir nefes alırken, gardiyan rolü oynayan denekler, deneyin erken bitirilmesinden duydukları hoşnutsuzluğu dile getirirler.

Bu deney içeriğini ve sonuçlarını dikkate alarak, yöneten ve yönetilen diye kesin grupların olduğu forumbahane 'yi nasıl değerlendirirsiniz?

f2ubo0.jpg


Kendini rolüne fazla kaptırmış yönetici arkadaşlarımızın olduğunu söyleyebilir miyiz, neden? Ya da aksini düşünebilir miyiz, neden? Yönetimden memnun muyuz? Görüşlerinizi yazın arkadaşlar.

EmRe .
 
Dostum sadece yönetimden memnun musun yazsana! :/ O kadar şeyi okumak gelmedi içimden yorulmuşum bugün. :D

Neyseki okudum Eugène ama şöyle bir durum var herkesi memnun etmek burda tüm üyeleri çok ütopik bir şey olur. Kimse günümüzde bi Hz. Ebubekir değil herkese %100 adalet sağlansın. İlla bi yerden kopar.

O en alttaki görselde ban atılmış, sebep kısmına yazılanlar etik değil. İnsanların onurunu zedelemeden ban sebebi yazılmalı idi.
 
dönemin ispanya milli futbol takımı kalecisi [bir ihtimal canizares] o sıralar kıyasıya eleştirlmektedir, medya tarafından. öyle ki ispanya ya da "la liga"daki takımı maçı 6-1 kazansa hemen "niye o golü yedin?", "nasıl da mal gibi yedin!" vb. denilerek eleştirilmektedir. golde hatası bile olmasa, hatta maçta oynamasa bile... yok, bu sonuncusu biraz abartılı oldu; ama durum neredeyse bu çerçevede.
o hafta sözkonusu kalecimiz "elim" bir kaza geçirir: ütü yapan karısı ütüyü elinden düşürür ve refleks sahibi arkadaşımız düşmekte olan ütüyü yakalar, elini yakar. birkaç hafta uzak kalacaktır "yeşil sahalardan"... ertesi günkü gazetelerde ne yazılır pekiyi? "vah vah milli kalecimiz elini yaktı geçmiş olsun." mu? hayır! "tutacağına yumruklasaymış ya!"
 
dönemin ispanya milli futbol takımı kalecisi [bir ihtimal canizares] o sıralar kıyasıya eleştirlmektedir, medya tarafından. öyle ki ispanya ya da "la liga"daki takımı maçı 6-1 kazansa hemen "niye o golü yedin?", "nasıl da mal gibi yedin!" vb. denilerek eleştirilmektedir. golde hatası bile olmasa, hatta maçta oynamasa bile... yok, bu sonuncusu biraz abartılı oldu; ama durum neredeyse bu çerçevede.
o hafta sözkonusu kalecimiz "elim" bir kaza geçirir: ütü yapan karısı ütüyü elinden düşürür ve refleks sahibi arkadaşımız düşmekte olan ütüyü yakalar, elini yakar. birkaç hafta uzak kalacaktır "yeşil sahalardan"... ertesi günkü gazetelerde ne yazılır pekiyi? "vah vah milli kalecimiz elini yaktı geçmiş olsun." mu? hayır! "tutacağına yumruklasaymış ya!"

Burada yazar, önce herkes kendine baksın; sürekli eleştirmek, takdir etmeyi unutmak anlamına gelir, demek istemiştir. Öyle midir; hayır, değildir, sevgili forum sahibi arkadaş. Deneyin odak noktası, suça meyilli olmayan mahkum rolündeki deneklerin yaşadıkları baskı ve sindirme nedeniyle eğilimlerinin değişmesi ve isyana yönelmeleridir.

Dolayısıyla sıkıntısı olan üye arkadaş varsa, yazar; sizlerin de kulağına küpe olur. Eğer kimsenin bir derdi, sıkıntısı yoksa, yönetici övme konusu diye başlığı değiştiririz, olur biter. Eleştirilmekten korkmayın. Herkes kendine baksın, tarzı diyaloğun sürdürülmemesi temennisiyle noktalıyorum.

Dostum sadece yönetimden memnun musun yazsana! :/ O kadar şeyi okumak gelmedi içimden yorulmuşum bugün. :D

Neyseki okudum Eugène ama şöyle bir durum var herkesi memnun etmek burda tüm üyeleri çok ütopik bir şey olur. Kimse günümüzde bi Hz. Ebubekir değil herkese %100 adalet sağlansın. İlla bi yerden kopar.

O en alttaki görselde ban atılmış, sebep kısmına yazılanlar etik değil. İnsanların onurunu zedelemeden ban sebebi yazılmalı idi.

Bahsettiğin görseldeki ceza ve nedenleri, yöneticilere ilişkin benim dikkatimi çeken kişisel bir rahatsızlık. Örnek amacıyla koydum.
 
vay be o banlanan nicklerin çoğu bana ait, kendimle gurur duydum he
 
Burada yazar, önce herkes kendine baksın; sürekli eleştirmek, takdir etmeyi unutmak anlamına gelir, demek istemiştir. Öyle midir; hayır, değildir, sevgili forum sahibi arkadaş. Deneyin odak noktası, suça meyilli olmayan mahkum rolündeki deneklerin yaşadıkları baskı ve sindirme nedeniyle eğilimlerinin değişmesi ve isyana yönelmeleridir.

Dolayısıyla sıkıntısı olan üye arkadaş varsa, yazar; sizlerin de kulağına küpe olur. Eğer kimsenin bir derdi, sıkıntısı yoksa, yönetici övme konusu diye başlığı değiştiririz, olur biter. Eleştirilmekten korkmayın. Herkes kendine baksın, tarzı diyaloğun sürdürülmemesi temennisiyle noktalıyorum.



Bahsettiğin görseldeki ceza ve nedenleri, yöneticilere ilişkin benim dikkatimi çeken kişisel bir rahatsızlık. Örnek amacıyla koydum.

Sevgili Eugène Eleştirilmekten korksak konuyu kilitler mesajınızı silerdik. bizi eleştirdiğiniz için. Herkesin bir derdi olur fakat birilerinin derdinin olmaması neden yöneticiyi övme konusu olacak onuda anlamış değilim. Mevzu bahis ban sebepleri ise ki orda o sebepten banlanan kişiler, genellikle küfür eden karşıdaki kişiyi küçük duruma düşüren foruma saldırıda bulunan kişiler. özeleştiri yapıp bir daha bu şebepten ban atılmamasını sağlarız.
 
Karşıt tepki geliştirme savunma mekanizması kullananlar da olacaktır.
 
Sevgili Eugène Eleştirilmekten korksak konuyu kilitler mesajınızı silerdik. bizi eleştirdiğiniz için. Herkesin bir derdi olur fakat birilerinin derdinin olmaması neden yöneticiyi övme konusu olacak onuda anlamış değilim. Mevzu bahis ban sebepleri ise ki orda o sebepten banlanan kişiler, genellikle küfür eden karşıdaki kişiyi küçük duruma düşüren foruma saldırıda bulunan kişiler. özeleştiri yapıp bir daha bu şebepten ban atılmamasını sağlarız.

Bir süre önce üyelerin de yöneticileri denetleyebilmesi için yönetici değerlendirme bölümü açılması görüşünde bulunmuştum. Hiçbir şekilde geri dönüş yapılmadı. Ben de kişisel bir adım attım. Çünkü, neye göre belirlendiği belirsiz, uygunsuz ya da kural dışı diye nitelenen bir durumla suçlanan üyeyle ilgili karar sadece yönetici inisiyatifi ya da vicdanına kalıyor. Bu da adaletsiz ve çelişkili bir ortam yaratıyor. Her insan hata yapabilir; dolayısıyla yönetici de yapabilir.

Görsele takılmayın, örnek olması amacıyla gönderilen bir şey. Dikkat çektiği gibi de insan onurunu zedeleyen; üyenin cezayı kabullenme potansiyeli olduğu halde, yazılan sebep nedeniyle bu davranışı tekrarlamaya iten bir durum. Örnek dediğim gibi.

Sizi etiketledim ki, bir şekilde ara ara yazılanlar/yazılacaklar vasıtasıyla denetlemeyi gerçekleştirin.
 
Bir süre önce üyelerin de yöneticileri denetleyebilmesi için yönetici değerlendirme bölümü açılması görüşünde bulunmuştum. Hiçbir şekilde geri dönüş yapılmadı. Ben de kişisel bir adım attım. Çünkü, neye göre belirlendiğini belirsiz, uygunsuz ya da kural dışı diye nitelenen bir durumla suçlanan üyeyle ilgili karar sadece yönetici inisiyatifi ya da vicdanına kalıyor. Bu da adaletsiz bir ortam yaratıyor. Her insan hata yapabilir; dolayısıyla yönetici de yapabilir.

Görsele takılmayın, örnek olması amacıyla gönderilen bir şey. Sizi etiketledim ki, bir şekilde ara ara yazılanlar/yazılacaklar vasıtasıyla denetlemeyi gerçekleştirin.

Öneri & İstek & Şikayet bölümü bunun için var diyelim ki forumdan banlanıldı, süreli veya süresiz yönetici hatası olduğu düşünülüyorsa En Alt Kısımda Bize ulaşın sayfasından;
ForumBahane.Net - BahaneChat, Forum, Forumlar, Forum Sitesi - Bize Yazin iletişim formu ile ulaşılabilir.
Dikkat ederseniz orada "Haksız Yere Banlandım" seçeneği var. biz yönetici konumunda olanlar her zaman haklıdır hep onlar doğrudur veya onlar hatada yapsa dedikleri olur prensibinde olsak oraya o linki o seçeneği neden koyalım?
 
Öneri & İstek & Şikayet bölümü bunun için var diyelim ki forumdan banlanıldı, süreli veya süresiz yönetici hatası olduğu düşünülüyorsa En Alt Kısımda Bize ulaşın sayfasından;
ForumBahane.Net - BahaneChat, Forum, Forumlar, Forum Sitesi - Bize Yazin iletişim formu ile ulaşılabilir.
Dikkat ederseniz orada "Haksız Yere Banlandım" seçeneği var. biz yönetici konumunda olanlar her zaman haklıdır hep onlar doğrudur veya onlar hatada yapsa dedikleri olur prensibinde olsak oraya o linki o seçeneği neden koyalım?

Öneri/İstek/Şikayet bölümüne açılan konunun görüntülenebilmesi için yönetici onayı gerekiyor. İletişim formunu da hızlı erişim sağlanabilecek bir alternatif gibi görmüyorum. Madem forum oyunları, sohbet bölümü gibi bölümlerde yönetici arkadaşlar sayfa sayfa iltifatı kabul edebiliyor, eleştirileri de kabul edebilmeliler. Bunu sadece haksızlığa uğrayanın itiraz etmesi gibi algıladınız sanırım. Ortada bir haksızlık varsa, herkesin sorunu olmalı bu.

Yönetici inisiyatifi ve vicdanından bahsettim. Eğer ki, bir yönetici, bir kararı ikinci, üçüncü defa düşünmeden, sağlama yapmadan verme eğilimindeyse, bu karar verme yetkisi onun elinde bir silaha dönüşmez mi? Ama denetlendiği ve diğer bilinçlerin de bundan haberdar olduğu düşünüldüğünde, verdiği kararı uygulamaya koymadan defalarca düşünmesi gerekir.
 
Öneri/İstek/Şikayet bölümüne açılan konunun görüntülenebilmesi için yönetici onayı gerekiyor. İletişim formunu da hızlı erişim sağlanabilecek bir alternatif gibi görmüyorum. Madem forum oyunları, sohbet bölümü gibi bölümlerde yönetici arkadaşlar sayfa sayfa iltifatı kabul edebiliyor, eleştirileri de kabul edebilmeliler. Bunu sadece haksızlığa uğrayanın itiraz etmesi gibi algıladınız sanırım. Ortada bir haksızlık varsa, herkesin sorunu olmalı bu.

Yönetici inisiyatifi ve vicdanından bahsettim. Eğer ki, bir yönetici, bir kararı ikinci, üçüncü defa düşünmeden, sağlama yapmadan verme eğilimindeyse, bu karar verme yetkisi onun elinde bir silaha dönüşmez mi? Ama denetlendiği ve diğer bilinçlerin de bundan haberdar olduğu düşünüldüğünde, verdiği kararı uygulamaya koymadan defalarca düşünmesi gerekir.

Ben o sözümü Hatamızı değerlendirecek ve özeleştiri yapacak durumda olduğumuzu izah etmek için söyledim. iltifatıda eleştiriyide kabül ediyoruz forumda eleştiri yapıp silinmeyen onlarca post var. şuan sizin yaptığınız gibi fakat buraya açılan konuya forumdan banlanan kişiler gelip yazarsa bunun bir anlamı kalmaz.
 
Bu kez kendi hesabımla yazıyorum, değişen bir şey olmayacak gerçi aynı görüşteyim. Eugène 'nin ortada hiç bir sebep yokken banlanması, banının gerekçesini sormak için tekrar hesap alıp konu açtığında hiçbir açıklama yapılmadan tekrar banlanması ne kadar adaletli yöneticiler olduğunuzu gösteriyor zaten. Link koymakla olmuyor işler. Saygı gösterip neden banlandığını açıklayacaksınız o halde. Arkasından forumla ilgili yaptığımız bütün eleştirel yorumlar, konular gerekçesiz silindi. yöneticilerin hepsi "yönetici hep haklıdır, doğrudur" görüşünde, boşuna aksini savunmayın.
 
Ben o sözümü Hatamızı değerlendirecek ve özeleştiri yapacak durumda olduğumuzu izah etmek için söyledim. iltifatıda eleştiriyide kabül ediyoruz forumda eleştiri yapıp silinmeyen onlarca post var. şuan sizin yaptığınız gibi fakat buraya açılan konuya forumdan banlanan kişiler gelip yazarsa bunun bir anlamı kalmaz.

Çözümü var. Konu içeriği şöyle düzenlenebilir: "Forum sahibinin kişisel ricası üzerine, konuya görüş bildirecek üyelerin en az 50 mesajı olmalıdır" diye bir ibare eklenir. Görevli yönetici arkadaşlar bunu ihlal eden mesajları siler.

Kuralın dışında kaldığı halde haksızlığa uğramış bir arkadaş varsa da bana PM atar ya da ziyaretçi duvarıma yazar, ben de onların derdini buraya aktarırım. Özetle, her şeyin bir kulpu bulunur. Bu bakımdan bana bir yaptırım uygulanamaz. Ama yönetim ekibinizin kendileriyle ilgili bu şikayetlere ne gibi bir ciddiyet ya da ilgiyle yaklaşacağı da şüpheli.

Bir ay önce siteden uzaklaştırıldım. Neden uzaklaştırıldığıma dair tek kelime açıklama gelmedi. Ceza açıldıktan sonra ısrarla sorduğum halde gelmedi. Demek ki, ortada tuhaf bir durum ve yöneticilik anlayışı var. Konuyu kişiselleştirme niyetinde değilim ama bu yöneticilik anlayışı kesinlikle rahatsız edici.
 
@Eugène sende haklısın EmRe de haklı sakal bıyık mevzusu var orta da o yüzden bu konu uzar gider sonuca bağlanmaz kanaatindeyim he şu var ban sebepleri daha açıklayıcı olursa profesyonellik adına daha iyi olur kanaatindeyim.
 
Prof.dr. philip g. zimbardo ve ekibi tarafından her detayı ince ince düşünülmüş bir sosyal psikoloji deneyi. örnek vermek gerekirse bu deneyde gardiyan rolünü üstlenen öğrencilerin gözündeki kocaman çerçeveli güneş gözlükleri, bu gardiyanların duygularının mahkumlar tarafından anlaşılamaması için bilinçli olarak kullanılmıştır.

bu gibi sosyal psikoloji deneylerinin tartışılmasının nedeni, deneyin asıl amacının saklı tutulması değil, deneklere başta söylenmeyen koşullar ve bu koşulların denekler üzerindeki olası olumsuz etkileridir. zimbardo deneyi'nde de mahkum olan deneklere kötü muamele görecekleri söylenmiş, ancak bu muamelenin gerçek hapishanelerde uygulananlardan biraz farklı olacağı deneyden elde edilecek sonuçların güvenilirliği açısından söylenmemiştir. deneyin en önemli koşullarından biri hapishanedeki baskı ortamının bir an bile bozulmaması ve mahkum öğrencilere neredeyse yirmi dört saat psikolojik olarak işkence edilmesidir. öyle ki bir ayağına zincir bağlanmış bir halde uyumak zorunda olan mahkumlar, yatakta dönmek isterken diğer ayaklarına çarpan zincirin verdiği acıyla uyanıp hapishanede olduklarını hatırlamaktadırlar. prof. zimbardo'nun bu detayla ilgili defterine düştüğü şu not can alıcıdır: "rüyalarında bile bu hapishaneden kaçmalarına imkan yoktu." '416 no.lu mahkum' ise yapay stanford hapishanesi'yle ilgili aşağı yukarı şunları söylemektedir: "devlet yerine psikologlar tarafından idare edilen bir hapishane, nihayetinde bir hapishane."

özet olarak, etik olup olmadığı tartışıladursun, zimbardo deneyi bize insan davranışlarını anlama konusunda inanılmaz değerli bilgiler veren sıradışı bir deneydir.
.
 
insan üzerinde gelmiş geçmiş yapılan en iyi deney bana göre.insanların deneyin içinde olduğunu bilmesine rağmen hareketlerinin ortama göre değişmesi,harikulade bi deney sonucu. bi nevi sürü psikolojisi.benzer deneyler için şunlara da bakabilirsiniz: (bkz: asch deneyi) (bkz: milgram deneyi)
 
Geri