Eugène
Üye
-
- Katılım
- Ağustos 20, 2012
-
- Mesajlar
- 2,402
-
- Tepkime puanı
- 312
-
- Puanları
- 348
-
- Yaş
- 35
1971 yılında, Philip Zimbardo isimli bir psikoloğun önderliğinde Standford Üniversitesi’nde tarihi bir deney gerçekleştirir. Deneyin esas amacı, hapishane koşullarının tutukluları ve gardiyanların psikoloji ve davranışlarını nasıl etkilediğini ve hapishanelerdeki kötü muamelenin nedenlerini bulmaktır. İki hafta sürmesi planlanan deney, katılımcıların beklenmedik davranış ve hareketler sergilemesi üzerine 6. günde sonlandırılacaktır.
Zimbardo ve ekibi, iki hafta sürecek olan bu hapishane deneyine katılmayı kabul eden 70 deneğin en sağlıklı olan 24 tanesini seçerler. Seçilen 24 kişinin tamamı psikolojik testlerden geçirilir, psikolojik ve fiziksel sağlıklarının yerinde olduğu, herhangi bir uyuşturucu kullanım öykülerinin olmadığı onaylanır, hepsinin sabıkaları incelenir ve geçmişte herhangi bir suçtan sabıkalı olmadıkları teyit edilir.
Deney hakkında bilgilendirilen ve yazılı olarak izinleri alınan katılımcılar, yazı tura yöntemi ile rastgele bir şekilde iki gruba ayrılırlar. Gruplardan biri, izleyen iki hafta boyunca mahkum, diğeri de gardiyan rolü oynayacaktır. Gardiyan grubuna, üniformayı andıran tek tip haki gömlek ve pantolonlar, göz temaslarını engellemeye yarayacak aynalı güneş gözlükleri ve tahta coplar dağıtılır.
Zimbardo, mahkum rolü oynayanların hapishaneye geliş sürecini gerçek tutuklama sürecine benzetmek için bölgedeki polislerden yardım ister. Polislerin de işbirliği yapması ile, mahkum olarak seçilen 12 gönüllünün evine polis arabaları giderek gönüllüleri silahlı soygun suçundan tutuklarlar. Stanford Üniversitesi laboratuvarlarında kurulmuş olan sahte hapishaneye getirilen mahkumlara, gerçekte tutuklanıp hapse atılan kimselere uygulanan muamelenin aynısı uygulanır. Hepsinin sabıka fotoğrafları çekilir, soyulur, üzerleri aranır ve göğüs kısmında numara olan tek tip kıyafetler giydirilir. Gardiyanlar ve deneyde hapishane müdürü rolü oynayan Zimbardo, bu aşamadan sonra, tutuklulara isimleriyle hitap etmeyi bırakırlar ve numaralarıyla hitap ederler. Ardından, gerçek tutuklulara yapılan kafa kazıma sürecini taklit etmek adına saçlarını gizleyen birer bone giydirilir ve hücrelerine gönderilirler. Amaç, tutuklu rolü oynayan gönüllülere, özellikle bireyselliklerini tehdit altına sokacak muamele yaparak, gerçek tutuklularla özdeşleşmelerini sağlamaktır.
Deneyin ilk günü sakin geçer. Ancak ikinci gün, tutuklular beklenmedik bir şekilde isyan çıkarırlar. Karyolalarını kapının arkasına barikat olarak yığar ve gardiyanların komutlarına karşı gelirler. Bu reaksiyona karşı, gecikmeden gardiyanlardan beklenmedik bir tepki gelir. Gardiyanlar, tamamen kendi inisiyatiflerini kullanarak, araştırma ekibinin müdahalesini beklemeden, bir yangın söndürme tüpünü kullanarak, tüpten dondurucu soğukluktaki karbondioksit köpüğünü mahkumların üzerine püskürterek onları etkisiz hale getirmeye çalışırlar.
Kısa zaman içinde, düzme hapishanedeki koşullar tuhaflaşır. Her iki rolü oynayan denekler de, bunun aslında bir rol olduğunu bildikleri halde gerçeklikten kopmaya başlarlar. Mahkumlar gittikçe daha sinik bir hale gelir; gardiyanlar ise mahkumlara zulüm edecek yeni yeni yöntemler keşfetmeye başlarlar.
Gardiyanlar, mahkumların şiltelerini alıp onları yerde uyumaya zorlarlar. İtaatsizlik eden mahkumların tuvalete gitmelerine engel olur ve ihtiyaçlarını, hücre içinde, verdikleri kovaya yapmalarını isterler. Gardiyanlara karşılık veren veya emirleri dinlemeyen mahkumların hücrelerindeki pislik kovalarının boşaltılmasına müsaade etmezler. Mahkumların kafasına kese kağıdı geçirip, zaman zaman anadan doğma soyarak onları aşağılamaya, verdiği cevapları beğenmedikleri mahkumları ancak ayakta duracak kadar büyük ve karanlık bir hücrede, hücre hapsine mahkum etmeye başlarlar. Deney gözlemcileri, daha sonra yazdıkları raporlarda, gardiyan rolü oynayan deneklerin yaklaşık üçte birinin ciddi sadistik eğilimler sergilediklerini rapor edeceklerdir.
Gardiyanlar sadistleşirken, mahkumların psikolojisinde de ciddi bozulmalar baş göstermeye başlar. Kimi mahkumlar, ağlama ve sinir krizlerine tutulmaya başlarlar. Aralarındaki birlik hissiyatı bozulur, her biri sinik ve silik bireyler haline gelirler.
Ondört gün sürmesi planlanan deneyin altıncı gününde, Zimbardo’nun o zaman kız arkadaşı olan (ve daha sonra eşi olacak olan) psikolog Christina Maslach, deneyin gerçekleştirildiği düzmece hapishaneyi ziyaret eder ve gördüklerine inanamaz. Maslach’ın tepkisi, kendini hapisane müdürü rolüne iyice kaptırmış olan Zimbardo’nın hapishanede yaşanan ve artık işkence haline gelmiş olan durumu görmesini sağlar ve deney altıncı günde, ani bir şekilde sonlandırılır. (İşin ilginç tarafı, deney hapishanesine, o ana kadar dışarında yaklaşık 50 gözlemci ziyaretçi olarak gelmesine rağmen, Maslach’a kadar hiçbir gözlemci, hapishanede yaşananlar konusunda bir tepki vermemiştir.)
Deney bittiğinde, mahkum rolü oynayan denekler rahat bir nefes alırken, gardiyan rolü oynayan denekler, deneyin erken bitirilmesinden duydukları hoşnutsuzluğu dile getirirler.
Bu deney içeriğini ve sonuçlarını dikkate alarak, yöneten ve yönetilen diye kesin grupların olduğu forumbahane 'yi nasıl değerlendirirsiniz?
Kendini rolüne fazla kaptırmış yönetici arkadaşlarımızın olduğunu söyleyebilir miyiz, neden? Ya da aksini düşünebilir miyiz, neden? Yönetimden memnun muyuz? Görüşlerinizi yazın arkadaşlar.
EmRe .
Zimbardo ve ekibi, iki hafta sürecek olan bu hapishane deneyine katılmayı kabul eden 70 deneğin en sağlıklı olan 24 tanesini seçerler. Seçilen 24 kişinin tamamı psikolojik testlerden geçirilir, psikolojik ve fiziksel sağlıklarının yerinde olduğu, herhangi bir uyuşturucu kullanım öykülerinin olmadığı onaylanır, hepsinin sabıkaları incelenir ve geçmişte herhangi bir suçtan sabıkalı olmadıkları teyit edilir.
Deney hakkında bilgilendirilen ve yazılı olarak izinleri alınan katılımcılar, yazı tura yöntemi ile rastgele bir şekilde iki gruba ayrılırlar. Gruplardan biri, izleyen iki hafta boyunca mahkum, diğeri de gardiyan rolü oynayacaktır. Gardiyan grubuna, üniformayı andıran tek tip haki gömlek ve pantolonlar, göz temaslarını engellemeye yarayacak aynalı güneş gözlükleri ve tahta coplar dağıtılır.
Zimbardo, mahkum rolü oynayanların hapishaneye geliş sürecini gerçek tutuklama sürecine benzetmek için bölgedeki polislerden yardım ister. Polislerin de işbirliği yapması ile, mahkum olarak seçilen 12 gönüllünün evine polis arabaları giderek gönüllüleri silahlı soygun suçundan tutuklarlar. Stanford Üniversitesi laboratuvarlarında kurulmuş olan sahte hapishaneye getirilen mahkumlara, gerçekte tutuklanıp hapse atılan kimselere uygulanan muamelenin aynısı uygulanır. Hepsinin sabıka fotoğrafları çekilir, soyulur, üzerleri aranır ve göğüs kısmında numara olan tek tip kıyafetler giydirilir. Gardiyanlar ve deneyde hapishane müdürü rolü oynayan Zimbardo, bu aşamadan sonra, tutuklulara isimleriyle hitap etmeyi bırakırlar ve numaralarıyla hitap ederler. Ardından, gerçek tutuklulara yapılan kafa kazıma sürecini taklit etmek adına saçlarını gizleyen birer bone giydirilir ve hücrelerine gönderilirler. Amaç, tutuklu rolü oynayan gönüllülere, özellikle bireyselliklerini tehdit altına sokacak muamele yaparak, gerçek tutuklularla özdeşleşmelerini sağlamaktır.
Deneyin ilk günü sakin geçer. Ancak ikinci gün, tutuklular beklenmedik bir şekilde isyan çıkarırlar. Karyolalarını kapının arkasına barikat olarak yığar ve gardiyanların komutlarına karşı gelirler. Bu reaksiyona karşı, gecikmeden gardiyanlardan beklenmedik bir tepki gelir. Gardiyanlar, tamamen kendi inisiyatiflerini kullanarak, araştırma ekibinin müdahalesini beklemeden, bir yangın söndürme tüpünü kullanarak, tüpten dondurucu soğukluktaki karbondioksit köpüğünü mahkumların üzerine püskürterek onları etkisiz hale getirmeye çalışırlar.
Kısa zaman içinde, düzme hapishanedeki koşullar tuhaflaşır. Her iki rolü oynayan denekler de, bunun aslında bir rol olduğunu bildikleri halde gerçeklikten kopmaya başlarlar. Mahkumlar gittikçe daha sinik bir hale gelir; gardiyanlar ise mahkumlara zulüm edecek yeni yeni yöntemler keşfetmeye başlarlar.
Gardiyanlar, mahkumların şiltelerini alıp onları yerde uyumaya zorlarlar. İtaatsizlik eden mahkumların tuvalete gitmelerine engel olur ve ihtiyaçlarını, hücre içinde, verdikleri kovaya yapmalarını isterler. Gardiyanlara karşılık veren veya emirleri dinlemeyen mahkumların hücrelerindeki pislik kovalarının boşaltılmasına müsaade etmezler. Mahkumların kafasına kese kağıdı geçirip, zaman zaman anadan doğma soyarak onları aşağılamaya, verdiği cevapları beğenmedikleri mahkumları ancak ayakta duracak kadar büyük ve karanlık bir hücrede, hücre hapsine mahkum etmeye başlarlar. Deney gözlemcileri, daha sonra yazdıkları raporlarda, gardiyan rolü oynayan deneklerin yaklaşık üçte birinin ciddi sadistik eğilimler sergilediklerini rapor edeceklerdir.
Gardiyanlar sadistleşirken, mahkumların psikolojisinde de ciddi bozulmalar baş göstermeye başlar. Kimi mahkumlar, ağlama ve sinir krizlerine tutulmaya başlarlar. Aralarındaki birlik hissiyatı bozulur, her biri sinik ve silik bireyler haline gelirler.
Ondört gün sürmesi planlanan deneyin altıncı gününde, Zimbardo’nun o zaman kız arkadaşı olan (ve daha sonra eşi olacak olan) psikolog Christina Maslach, deneyin gerçekleştirildiği düzmece hapishaneyi ziyaret eder ve gördüklerine inanamaz. Maslach’ın tepkisi, kendini hapisane müdürü rolüne iyice kaptırmış olan Zimbardo’nın hapishanede yaşanan ve artık işkence haline gelmiş olan durumu görmesini sağlar ve deney altıncı günde, ani bir şekilde sonlandırılır. (İşin ilginç tarafı, deney hapishanesine, o ana kadar dışarında yaklaşık 50 gözlemci ziyaretçi olarak gelmesine rağmen, Maslach’a kadar hiçbir gözlemci, hapishanede yaşananlar konusunda bir tepki vermemiştir.)
Deney bittiğinde, mahkum rolü oynayan denekler rahat bir nefes alırken, gardiyan rolü oynayan denekler, deneyin erken bitirilmesinden duydukları hoşnutsuzluğu dile getirirler.
Bu deney içeriğini ve sonuçlarını dikkate alarak, yöneten ve yönetilen diye kesin grupların olduğu forumbahane 'yi nasıl değerlendirirsiniz?
Kendini rolüne fazla kaptırmış yönetici arkadaşlarımızın olduğunu söyleyebilir miyiz, neden? Ya da aksini düşünebilir miyiz, neden? Yönetimden memnun muyuz? Görüşlerinizi yazın arkadaşlar.
EmRe .