Frithjof
Bronz Üye
-
- Katılım
- Kasım 16, 2022
-
- Mesajlar
- 3,440
-
- Tepkime puanı
- 3,533
-
- Puanları
- 139
-
- Konum
- Bâbil

Rus yönetmen Tarkovski'nin Nostalghia ve Zerkalo'ndan sonra oldukça ses getirmiş ve günümüz bilimkurgu filmlerinin atası sayılan filmidir Stalker.Tarkovski,zor bir işi başararak eşine nadir rastlanabilecek bir profesyonellik ve estetikle,imgeye dayalı şiirsel sinema diline Stalker gibi bir bilim kurgu filmini kusursuzca entegre ediyor.Bu kotarma Tarkovski'nin ne kadar büyük/dahi bir yönetmen olduğunun en büyük nişanesi olsa gerek.
Film de üç karakter üzerinden yola çıkılıyor.Stalker(İz Sürücü),Yazar ve Profesör.Bu üç karakter aslında üç mefhuma temsil ve barınma sağlıyor.Salker İnancı,Profesor Bilimi ve Yazar ise,ilham ve özgürlüğe ram olmuş günümüz bireyini temsil ediyor.Zone(Bölge) adlı bir alana gitmek üzere yola çıkan bu üç karakterin diyaloglarını,Tarkovski imgelem dilini kullanarak,hem metaforik,hemde rasyonalist bir sinema şölenine dönüştürüyor.
Bu üç karakterimizin amacı,Zone adındaki anomali alana bir yolculuk yapmak ve bu alanda kavli ve fiili olarak ulaşabilecekleri kemalat seviyesine çıkmaktır.Hedeflerine yaklaşırlar,lakin burada amaca en yakın noktanın zirvesin de,karar vermek üzereyken,içinde şüphe olan karakterlerden ikisi,kalplerinin dehlizlerinde türeyen nakıs düşüncelerden ötürü hakikat kapısını aralayamaz.Filmin bu sekansında Tarkovski yine imge sazının bam teline basarak "Hakiki inancın şüphe kabul etmeyeceği" gerçeğini seyircinin yüzüne vurur.
Çok uzatmadan filmin son sahnesi hakkın da bir video ve yorum yaparak sonlandırayım.Son sekansta 3 bardak var kız çocuğunun önündeki masada.Ve çocuk masum bakışlarıyla ve telekinetik gücü ile iter onları.Biri şarap,ilham/özgürlük yani yazarı sembolize ediyor.Diğeri kokteyldi,aklı yani bilim adamını sembolize ediyor.Fakat ikisi de;düşmüyormasadan.İçi boş olan bardaksa iz sürücüyü temsil ediyor ve o masadan düşüyor.İyilerin bu dünyada kaybedeceğini,hakikate dar kapıdan girileceğini anlatır bize burada Tarkovski.Zorluklardan ve acıyı tatmadan hakikate varılamayacağını oldukça şiirsel bir sunumla hatırlatır.
Eduard Artemyev'in eşsiz müziklerinin filmi daha da güçlendirdiği kanısındayım.Film hakkında kısa bir bilgi vermem gerekirse,film çekiltikten sonra negatiflerinin muhafaza edildiği alan,kimine göre kundaklama/sabotaj bir yangında yanıp kül oluyor.Fakat Tarkovski,sinema tarihinin görebileceği en inatçı yönetmen olduğu için üşenmeden filmi aynı kusursuzlukta tekrar çekiyor.Ayrıca filmin çekildiği bölgenin toksit bir bölge oluşu şartları daha da zorlaştırıyor.Filmde oyuncuların yüzündeki korku ve endişe,hakikatin bir nevi yansımasıdır.Nitekim filmin baş rol oyuncusu ilerleyen yıllarda yüksek seviyede radyasyona maruz kaldığı için hayatını kaybeder.
Sinema eleştirmenleri Tarkovski'ye saygıda kusur etmemek adına filmi iki kere seyretmemizi tavsiye ediyor. : )
Son düzenleme: