ßaşak Kokusu

Konu sahibi son olarak 641 gün önce görüldü
Sevgilim...
Biliyorum,
Biliyorsun:

Ayna kırıldı,
Yüzün değişmedi o güzelliğinin yüzünden.

Yokluğunla yaşamaktan hiç kimseyle ölemedim...
Sensizlikte ölmekten hiç kimseyle yaşayamadım.


Yandım ve bittim...
Ayrılığının cinayetindendir bu suskunluğa kesik dilimle yazılan adreslerim.
Emre GÖKCE (yeG)
 
Tırnaklarının arasında ayrılığa dair izler,
‘‘Hoşça kal’’dan kalma darplar aradılar teninde.

...Oysa ki en çok geçmişle boğuşmuştur,düşünmediler.

Dün gece evinde ölü bulundu aşk,gizleme!
İtiraf et!
Sevdin sen de!

Emre GÖKCE - Sonra...
__________________​
 
Dudağına ‘‘öp’’ kala,
Durdu zaman.

...Yalan,

‘‘Aşk bizi yavaşlatır sen kal!’’ dedin,
Gittin.

Saat bize çeyrek vardı.
Beni sen geçti’n.


Emre GÖKCE - Saat Farkı..​
 
Ben değil,
O ıssız adaydı benim hayatıma düşen.

...Ve üç şeydi yanıma ömürlük aldığım:

‘‘S’’
‘‘E’’
‘‘N’’


Evet,
O ıssız bir aday'dı
Ben seni seçtim düşünmeden.
 
Beni de götür ki
Yalnız kalabileyim.

...Cesaretin varsa,

Her şeyi de al ki;
Belli olsun kimden gittiğin.
 
Gidişin kelime dağarcığımın darağacına çıkarıldığı,
İlk önce ‘‘Dur!’’ ve ‘‘Gitme!’’ demelerin susturularak asıldığı gündür.


...Şimdi gelse de yanmaz canım.
Sesime kısılarak öldüm.

İstersen izmaritlerini kırmızıya boyadığın
sigaralarını da gözbebeğimin teninde söndür.

Ölmüşün canını acıtamazsın ki...
 
Âşıkken bile ayrılık şarkıları dinleyen iki ayrı nakarattık.
‘‘Biz’’i kanattık.


...Bu ayrılık hastalığında,
Sana lokman mı hekim?

Yoksa ben,
Sensiz yediğim her lokmayı,haram mı bilmeliyim?​
 
Hatırla!

Meyveydin sen dalımda.
Mey olup el bardaklarına,
Meyillendin başka dudaklara.

Baş rollerden boş rollere geçmek gibi,
Alaca yalnızlıklarda,
Günaydın sonrası bile rüyaydın bana,dokunamadığımdan sana.

Söndürdüğün har,candı.
Bak!
Harcandı.
.​
 
Aklımdan hiç çıkamayışını da çıkar aklımdan.
Sana bir daha dokunamayacak olmaksa beni bu kadar yalnızlaştıran,
Bileklerinle kes bileklerimi.

Ama bir daha dokun bana...

Kanım çekilirken de hep isterim ben katilimi.
Çıkan can mı çeker?
Akan kan mı çekecek?
İşte bu bilinmez...
 
Suçsuz olduğum bir cinayetten yorgun ellerim..

Acılarına yeni bir tohum atıp güneşsiz ormanlarında çürüyecek bir fidan daha sana bu hoşça kal..

Öldüğümü anlattım,konuşma..
...
Kalakalınca anlarsın
Bir ölünün sana selam verip alamayışını
Ya da aradan geçen onca zamanda öldüğünü anlamayışını..

Sen yine seni haklı çıkartan yanlarınla soğuk bakışlarıma meydan okursun..

Hiçbir şeyi denememişken;

- ''denedim'' diye çekilmene lanet olası
- ''denedim dedim'' diye uzaklaşmana devam edersin..

Oysa ben artık seni sevmiyorum..

Sadece,ellerinde kanım dururken insanların içinde beyazlar içinde gezmene dayanamıyorum!​
 
Şimdi tek tek sayıyorum hepsini...
Tek tek sayıklatırım bir gün her birini!

...Yârla karışık yara yağarken bu gece yüreğime,
Anadan doğma canım da yansa
Sen daha da vur vurabildiğin kadar!

Ama ‘‘Demedi!’’ deme!

Sana yemin ederim,
Ben bir defa kalkarsam,
Giderim!
 
Sensizlik hayatıma eş değer bir kavramdır,
Tarihim seni affetse de Sevgili,
Yokluğun içimdeki en kadavracı kavgamdır..

Sekme olasılığı yüksek rastlantısal mutlulukların teğet geçmesi meselesinde,
Adrese teslim hüzünlerdik..
Hala anlamadın mı?
Bu cümleler hangi deprem sonrası bu kadar devrik?


(Sesini sildim,
Lakin sessizliğime bile sindin sonra sevdiğim) (bilesin..)
 
Maksadım dua değil...

Sana dokunduğum bu elleri açıp,
Avuçlarımdaki kiri gösteriyorum aslında,Tanrıya..
 
Gözlerime ad koysan;
'Kör' olurdu...


Can çekişirken de bu can seni çekerdi
Kül oldu kor
Ve bitti...


Şimdi;
Bana benzemeyecek çocuğun bile
Ne kadar sevebilir ki seni?

__________________​
 
527000_471977219487075_1643919644_n.jpg
 
Değişmeli düzen...
Özleyenler uyumalı, terk edenler kahrolmalı geceleri.​
 
Günler, aylar hatta yıllar sonra anlaşılan yalanlar vardır.
Dibe çöken her şey kine döner.
Dinlenmiş yüreğin nefreti derin olur unutma...
 
Geri