-
- Katılım
- Nisan 16, 2019
-
- Mesajlar
- 56,019
-
- Tepkime puanı
- 34,920
-
- Puanları
- 353
Fenerbahçe, Galatasaray'ın kazandığı haftada hata yapmayarak zorlu Antalyaspor deplasmanından 2-0'lık galibiyetle döndü ve averajla liderlik koltuğunu korudu. Spor yazarları, Antalya'daki karşılaşmayı değerlendirdi.
Şampiyonluk mücadelesi veren iki takımın süper performansı devam ederken stres de her geçen hafta artıyor. İşte bu stresli haftalarda kaliteli ayakların farkı da iyice ortaya çıkıyor. Cengiz Ünder ve Batshuayi'nin attığı gollerde ortak özellik her ikisinin de neredeyse imkansız vuruşlar sonrasında gelen goller olmasıydı. İnsan düşünmeden yapamıyor, acaba Batshuayi böyle özgüven yüklü ve formdayken Dzeko ile bir zamanlama değişikliği düşünülemez mi? Belçikalı ile başlayıp Dzeko'yu sonradan oyuna almak sanki iki oyuncu için de daha iyi olmaz mı?
Melih Gümüşbıçak/ T24
Devrede bitime 4 dakika kala Cengiz Ünder’in harika golüyle pozisyon üretmediği maçta 1-0 öne geçti. Gerçekten de Cengiz Ünder, sezonun en değerli ve önemli gollerinden birini attı. İkinci yarıda da oyun üstünlüğünü ele almakta zorlanan Fenerbahçe skoru koruma amaçlı bir kurgu ve mantaliteyle sahadaydı. Başta İsmail Yüksek, Ferdi Kadıoğlu ve Mert Müldür çok savaştılar. Dün şampiyonluk yarışında Fenerbahçe için en kritik, en keskin virajlardan birisiydi. Sezon boyunca hep Edin Dzeko, Dusan Tadic ve Sebastian Szmansky’yi konuştuk ama son haftalarda hep Cengiz Ünder’i konuşuyoruz. Dün de Cengiz Ünder Antalya deplasmanında resmen Fenerbahçe’yi 3 puana tek başına taşıdı. Zirve yarışında takımların zaman zaman zorlanması doğal. Asıl önemli olan zorlanırken de kazanabilmek. Fenerbahçe kazandı, zorlandı ama şu bir gerçek ki bir kez daha Fred’i aradı. Fred dönene kadar bu bocalama skora yansır mı? Onu kestirmek güç ancak oyun gücünü etkilemeye devam edecek
Güntekin Onay/ Hürriyet
Sahada şampiyon olmak için icap eden ne varsa “hepsini değil fazlasını yapan” bir kulüp başkanı, neden “son gerek şart” olarak başkanlığa veda tarihini de ekler şampiyonluk dilekçesine? “Sistemin” Fenerbahçe’yi “şahsı yüzünden” engellediğini düşünüyor sayın Ali Koç… Başkanın “hüsnü kuruntusu” ise, bu algıyı yaratanların zaferidir ki, vahimdir. Bırakın sistemi, onun yarattığı algı bile ülkenin en büyük kulübünü de en varlıklı başkanını bile kemirip tüketebiliyor. Ama daha vahimi; ya Başkanın teşhisi doğruysa?.. İşte o ürpertici. Açıkçası, endişelenenlerin başında Antalya’daki Fenerbahçe takımı geliyordu. Sette, baskıda, çıkışta etkisizdi. Kötü zemindeki mücadelenin her iki yarısında Antalyaspor oynadı, Fenerbahçe gol attı....
Ercan Güven/ Milliyet
İsmail Kartal, "Dersime çok iyi çalışıyorum" diyor. Şimdi oturup düşünmesi lazım. Son 4 maçta bu kadar yıldızların olduğu bir takım 6 gol atıyor 2'si İrfan Can 3'ü Cengiz. Bu ikisi aynı anda oynamıyor zaten. Son gol ise Dzeko tutkusuyla Kartal'ın ihmal ettiği Batshuayi. Yıldızlar neden ortada yok. Bir önerim de King'den daha fazla faydalanılmalı.
Ömer Üründül/ Sabah
Bonucci hamlesi, Kartal'ın kompleksiz ve objektif bakış açısını yansıtıyor. Takımın ileriye gitmediğini gördüğünde, duvarı sağlamlaştırdı puan adına. Bonuchi pası attı, Batshuayi ikinci golü ağlara gönderdi. Bu da "aklın" hediyesi.
Gürcan Bilgiç/ Sabah
Kaynak
Şampiyonluk mücadelesi veren iki takımın süper performansı devam ederken stres de her geçen hafta artıyor. İşte bu stresli haftalarda kaliteli ayakların farkı da iyice ortaya çıkıyor. Cengiz Ünder ve Batshuayi'nin attığı gollerde ortak özellik her ikisinin de neredeyse imkansız vuruşlar sonrasında gelen goller olmasıydı. İnsan düşünmeden yapamıyor, acaba Batshuayi böyle özgüven yüklü ve formdayken Dzeko ile bir zamanlama değişikliği düşünülemez mi? Belçikalı ile başlayıp Dzeko'yu sonradan oyuna almak sanki iki oyuncu için de daha iyi olmaz mı?
Melih Gümüşbıçak/ T24
Devrede bitime 4 dakika kala Cengiz Ünder’in harika golüyle pozisyon üretmediği maçta 1-0 öne geçti. Gerçekten de Cengiz Ünder, sezonun en değerli ve önemli gollerinden birini attı. İkinci yarıda da oyun üstünlüğünü ele almakta zorlanan Fenerbahçe skoru koruma amaçlı bir kurgu ve mantaliteyle sahadaydı. Başta İsmail Yüksek, Ferdi Kadıoğlu ve Mert Müldür çok savaştılar. Dün şampiyonluk yarışında Fenerbahçe için en kritik, en keskin virajlardan birisiydi. Sezon boyunca hep Edin Dzeko, Dusan Tadic ve Sebastian Szmansky’yi konuştuk ama son haftalarda hep Cengiz Ünder’i konuşuyoruz. Dün de Cengiz Ünder Antalya deplasmanında resmen Fenerbahçe’yi 3 puana tek başına taşıdı. Zirve yarışında takımların zaman zaman zorlanması doğal. Asıl önemli olan zorlanırken de kazanabilmek. Fenerbahçe kazandı, zorlandı ama şu bir gerçek ki bir kez daha Fred’i aradı. Fred dönene kadar bu bocalama skora yansır mı? Onu kestirmek güç ancak oyun gücünü etkilemeye devam edecek
Güntekin Onay/ Hürriyet
Sahada şampiyon olmak için icap eden ne varsa “hepsini değil fazlasını yapan” bir kulüp başkanı, neden “son gerek şart” olarak başkanlığa veda tarihini de ekler şampiyonluk dilekçesine? “Sistemin” Fenerbahçe’yi “şahsı yüzünden” engellediğini düşünüyor sayın Ali Koç… Başkanın “hüsnü kuruntusu” ise, bu algıyı yaratanların zaferidir ki, vahimdir. Bırakın sistemi, onun yarattığı algı bile ülkenin en büyük kulübünü de en varlıklı başkanını bile kemirip tüketebiliyor. Ama daha vahimi; ya Başkanın teşhisi doğruysa?.. İşte o ürpertici. Açıkçası, endişelenenlerin başında Antalya’daki Fenerbahçe takımı geliyordu. Sette, baskıda, çıkışta etkisizdi. Kötü zemindeki mücadelenin her iki yarısında Antalyaspor oynadı, Fenerbahçe gol attı....
Ercan Güven/ Milliyet
İsmail Kartal, "Dersime çok iyi çalışıyorum" diyor. Şimdi oturup düşünmesi lazım. Son 4 maçta bu kadar yıldızların olduğu bir takım 6 gol atıyor 2'si İrfan Can 3'ü Cengiz. Bu ikisi aynı anda oynamıyor zaten. Son gol ise Dzeko tutkusuyla Kartal'ın ihmal ettiği Batshuayi. Yıldızlar neden ortada yok. Bir önerim de King'den daha fazla faydalanılmalı.
Ömer Üründül/ Sabah
Bonucci hamlesi, Kartal'ın kompleksiz ve objektif bakış açısını yansıtıyor. Takımın ileriye gitmediğini gördüğünde, duvarı sağlamlaştırdı puan adına. Bonuchi pası attı, Batshuayi ikinci golü ağlara gönderdi. Bu da "aklın" hediyesi.
Gürcan Bilgiç/ Sabah
Kaynak