Spartaküs:Özgürlüğü İçin Roma İmparatorluğu'na Karşı İsyan Eden Ünlü Bir Savaşçı

Konu sahibi son olarak 3 gün önce görüldü
Spartaküs (Yunanca: Σπάρτακος, Spártakos; Latince: Spartacus[1]) (MÖ 109 – MÖ 71), Roma Cumhuriyeti'nde Trakyalı bir gladyatördür. MÖ 73 - MÖ 71 Spartaküs Galyalılar Crixus, Oenomayus, Agron ve Gannicus ile birlikte Üçüncü Köle Savaşı'nın kaçak köle liderlerinden biridir. Üçüncü Köle Savaşı Roma Cumhuriyeti'nin karşılaştığı büyük çaplı köle savaşları arasında yer alır. Küçük savaşları ötesinde Spartaküs hakkında bilinen ve tarihsel söylentileri kalan veriler bazen çelişkili ve güvenilir olmayabilir. Fakat elimizdeki bütün kaynaklar Spartaküs'ün eski bir gladyatör ve başarılı bir askerî lider olduğunu doğrulamaktadır.

1643537889498.png
Spartacus, marble sculpture of Denis Foyatier, 1830 CE. (Louvre Museum, Paris)
Spartaküs'ün heykeli​

Hayatı​

Trakya bölgesinde doğduğu tahmin edilen Spartaküs MÖ 109-MÖ 71 yılları arasında yaşamıştır. Spartaküs Roma ordusunda süvari bir asker olarak görev yapıyordu. Bu konuda kesin bir bilgi olmasa da bir savaşta üstlerinin kendi halkına saldırmasını emretmesine karşın Spartaküs, bu emre karşı gelmiştir. Bu nedenle Roma'da köle statüsüne düşmüştür. Roma'nın Spartaküs'ü yakalama emri çıkartmasına karşın Roma ordusundan arkadaşlarıyla beraber kaçmıştır. Bir süre karısıyla beraber dağlarda, mağaralarda hayatlarını sürdürmüşlerdir. Ancak Roma'dan sonsuza dek kaçamadılar. Spartaküs bir gece uykusundayken Romalı bir birliğin baskınıyla karısıyla birlikte ele geçirilmiştir. Spartaküs İtalya'da Capua kentindeki bir gladyatör okuluna satıldıktan sonra halkın eğlencesini sağlamak amacıyla arenalarda dövüştürülmüştür. Bu dövüşlerde kazandığı büyük zaferlerden sonra halkın gözünde büyük bir şöhret kazandı. Spartaküs bu süreçte gladyatör okulundaki en yakın dostu olan Varro'yu ve karısını kaybetti. Bu olaylardan sonra intikam için ant içen Spartaküs kendisiyle birlikte Capua'daki Quintus Lentulus Batiatus'un gladyatör okulundan kaçan 78 arkadaşıyla Vezüv Yanardağı'na sığındı. Gaius Claudius Glaber himayesindeki 300 kişilik Roma ordusunca kuşatılan Spartaküs ve yoldaşları, asma dallarından yaptıkları halatlarla uçurumdan aşağı inerek Romalı askerleri şaşırtıp mağlup etmiştir.[2] Spartaküs, kendisine katılan ve sayıları 100 bine ulaşan kaçak köle ve gladyatörlerle Lucania'ya doğru yürüdü. Amansız bir çatışma sonucunda Publius Varinius'u yendi ve Thuria ile Metapontion kentlerini yağmaladı. Spartaküs artık Güney İtalya'ya egemen olmuştu. Roma Senatosu birden tehlikenin farkına vardı. MÖ 72'de iki konsülün yönetimindeki güçler Spartaküs'ün üzerine gönderildi. Spartaküs onları yendikten sonra kuzeye, Alpler'e doğru koşuşa geçti. Gallia Cisalpina valisi onu durdurmaya çalıştıysa da yenilgiye uğradı. Köle ordusu artık Alpler'i geçebilir ve güvenlik içinde dağılabilirdi. Ne var ki, kimse İtalya'dan ayrılmak istemedi. Spartaküs, ister istemez güneye yürümek zorunda kaldı. Lucinia'ya geri dönen ordu, orada ilk kez Marcus Crassus'a yenildi. Spartaküs, Sicilya'ya geçmeyi tasarlayarak Messina'ya çekildi. Onları kaçırmaya söz veren korsanlar sözlerinde durmadı. Crassus, köleleri kuşattıysa da Spartaküs kuşatmayı yararak çekildi. Daha sonra, MÖ 71'de ya savaştan sağ kurtulup Roma'yı terk etti, ya da Romalılar tarafından savaşta öldürüldü. Savaşta öldürülüp tanınmaz hâle gelme ihtimalinden dolayı bulunamamış olma ihtimali de vardır ancak cesedine asla ulaşılamamıştır. Romalı general Pompeius, Spartaküs'ün ordusundaki çok sayıda kaçağı yakalayıp öldürdü. 6 bin kişiyi tutsak alan Crassus, Appia Yolu boyunca tümünü çarmıha gerdirdi. O dönemdeki inanışa göre tanrıların onu yanına aldığı, koruduğu gibi dedikodular yayıldı. Ancak Spartaküs'e ne olduğu asla öğrenilemedi.

Etkileri​

Spartaküs, köle ve yoksullardan oluşan ordusuyla yıllarca İtalya yarımadasında bağımsız bir şekilde var olmuş ve zamanın yöneticilerine sorun olmuştur. Kendilerine karşı gönderilen sayısız orduyu yenmiş ve Roma Cumhuriyeti'nin yönetim sistemini sarsmıştır. İsyanının eşitlikçi ve özgürlükçü karakteri nedeniyle sol literatürde sahip çıkılan bir kişiliktir.

Siyasi etkileri​

Almanya'da I. Dünya Savaşı'ndan sonra 1918 yılında yaşanan devrimden sonra 1919 yılında Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg önderliğinde silahlı ayaklanma düzenleyen ve adı daha sonra Almanya Komünist Partisi olan grubun ilk adı Spartaküs Birliği'dir.

Sanat alanındaki etkileri​

  • Howard Fast'ın Spartacus adıyla yazmış olduğu roman, daha sonra aynı isimle sinemaya aktarılmıştır; Spartaküs (Spartacus), (1960)
  • Aram İlyiç Haçaturyan'ın Spartacus adında bir bale eseri mevcuttur.
  • Howard Fast'ın Spartacus adıyla yazmış olduğu roman Starz adlı Amerikan dizi ve sinema kanalı tarafından dizi hâline dönüştürülmüştür. Spartacus: Blood and Sand, (2010) Spartacus: Gods of the Arena, (2011) Spartacus: Vengeance, (2012) Spartacus: War of the Damned, (2013)
 
Heykele isim buldum, daha sanatsal.

Spartacüs de bamya severdi
 
İsyanının eşitlikçi ve özgürlükçü karakteri nedeniyle sol literatürde sahip çıkılan bir kişiliktir.

Bircok bati (Rusya) ile köksel baglantili olan bölge futbol kuluplerinin adinda Sparta bulunuyor.
Bolsevizm ile baslayan,kölelikten kurtulma arzusu ile bagdasan Spartakus statüsü,böylelikle yansitilmis oluyor.
 
İsyanının eşitlikçi ve özgürlükçü karakteri nedeniyle sol literatürde sahip çıkılan bir kişiliktir.

Bircok bati (Rusya) ile köksel baglantili olan bölge futbol kuluplerinin adinda Sparta bulunuyor.
Bolsevizm ile baslayan,kölelikten kurtulma arzusu ile bagdasan Spartakus statüsü,böylelikle yansitilmis oluyor.
Hocam peki Isparta ile bir bağlantısı var mı peki?
 
bir aegish'e bakıyorum bir de süreyya'ya.
biri saçma sapan bamya yorumu yaparken diğeri futbol kulüpleri üzerinden yorum yaparak bilgi veriyor. tşk süreyya.
 
bir aegish'e bakıyorum bir de süreyya'ya.
biri saçma sapan bamya yorumu yaparken diğeri futbol kulüpleri üzerinden yorum yaparak bilgi veriyor. tşk süreyya.
Ben realistim, gördüğüm şey üzerine yorum yapıyorum… o ne abi toprak solucanı gibi…
 
Aaaa sesler yükseldi ne bileyim ben doktor muyummmm :(((
 
konusu acilmisken ek bilgi:


Yunan heykellerinde cinsel organ neden küçük?
In Bed With Ancient Greeks (2016) kitabında, “Küçük penis, Yunanlılar'ın ideal erkek güzelliğiyle uyumluydu,” diyor. “En yüksek kültürün bir göstergesi ve medeniyetin en mükemmel örneğiydi.” ... Chrystal, “Büyük penisler kaba ve kültürel normlardan uzak, zevk düşkünü barbarlara ait bir şey olarak görülüyordu.” diye yazdı
 
Son düzenleme:
Geri