AUBURN
Üye
-
- Katılım
- Mart 11, 2013
-
- Mesajlar
- 242
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 266
-
- Yaş
- 30
A. BU KONUYLA ŞUNLARI KAVRAMANIZ GEREKİR:
• Sözcüklerin bir tek anlamla sınırlı olmadığını
• Sözcüklerin cümlelerde farklı anlamlar yüklenebileceğini
• Sözcüklerin anlamını
kullanıldığı cümlenin belirlediğini
• Sözcüklerin gerçek
mecaz ve terim anlamını birbirinden ayırabilmeyi
• Deyimlerle ikilemelerin anlam özelliklerini
• Yansıma sözcüklerin nasıl türetildiğini
• Eş anlamlılık
yakın anlamlılık
karşıt anlamlılık ve sesteşlik gibi kavramların ne anlama geldiğini
• Somut ve soyut anlamlı sözcükleri ayırmayı
B. KONUYLA İLGİLİ SORULARIN ÖZELLİKLERİ
Bu konudaki sınav sorularının amacı
sözcüklerin ya da sözcük gruplarının (deyim
ikileme vb.) cümlede kazandığı anlamı
öğrencilerin bilip bilmediğini ölçmektir.
Sözcük dağarcığımızı geliştirmenin tek bir yolu vardır
o da sözlük eşliğinde okumaktır. Okurken anlamını bilmediğimiz bir sözcük veya deyimle karşılaşınca
sözlüğe başvurup o sözcük veya deyimin anlamını öğrenmemiz gerekir. Böyle davranırsak konuyu kökünden çözmüş oluruz.
C. BU KONUNUN SINAVLARDAKİ YERİ:
Sözcükte anlam konusundan her sınavda mutlaka soru çıkmaktadır (Konuyla ilgili soru sayısı 3-6 arasında değişmektedir.) Ayrıca cümlede anlam ve paragrafta anlam konularını yakından ilgilendirmesi
bu konunun önemini artırmaktadır.
SÖZCÜKTE ANLAM:
Sözcük
dilin anlamlı en küçük parçasıdır. Söz*cükler varlıkların
durum ve olayların dildeki karşılıklarıdır. Asıl işlevi toplumdaki anlaşmayı sağlamak olan dil
bu görevini ancak sözcükler aracılığıyla gerçek*leştirebilir. Duygu ve düşünceler
sözcüklerin belli kurallara göre dizilişlerinden oluşan cümleler vasıtasıyla dışa yansıtılır.
Sözcükler
değişik cümlelerde farklı anlamlar kazanabilir. Sözcüklerin anlamını kullanıldığı cümle
belirler.
Sözcüklerin belirttiği anlamlar ikiye ayrılır: gerçek anlam
mecaz (değişmece) anlam.
1. GERÇEK ANLAM
Her sözcük
bir kavramı karşılamak üzere doğmuştur. Sözcüğün bu ilk anlamına temel anlam ya da kon ulus anlamı denir. Temel anlam
sözcüğün
tek başına söylendiğinde
herkeste çağrıştırdığı anlamıdır. Ancak zamanla sözcüklerin yeni anlamlar kazandığı görülür. İşte
sözcüklerin temel anlamı ile sonradan kazandığı ama ilk anlamla az çok ilişkili olan anlamlarına gerçek anlam denir.
Örneğin “ağız” sözcüğünün tek başına söylendiğinde bizde ilk uyandırdığı anlamı: “iki çene arasında
ses çıkarmaya
soluk alıp vermeye yarayan boşluk”tur. Ancak
ağız sözcüğü
zamanla aşağıdaki örneklerde görüldüğü gibi
değişik anlamlar kazanmıştır:
1. Kapların veya içi boş şeylerin açık yanı (bardağın ağzı
mağaranın ağzı)
2. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer (çay ağzı)
3. Koy
körfez
liman
yol gibi yerlerin açık yanı (liman ağzı
körfez ağzı)
4. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer
kavşak (yol ağzı)
5. Kesici aletlerin keskin yanı (bıçağın ağzı)
Dikkat edilirse “ağız” sözcüğünün sonradan kazandığı bu anlamları
temel anlamıyla yakından ilgilidir
işte “ağız” sözcüğünün ilk anlamıyla sonradan kazandığı
ancak ilk anlamı ile ilişkili olan bu anlamları onun gerçek anlamıdır.
2. MECAZ (DEĞİŞMECE) ANLAM
Sözcüğün gerçek anlamının dışında kullanılma*sıyla kazandığı anlamına mecaz anlam denir. Sözcükler
ancak cümle ya da deyimlerin içerisinde mecaz anlam kazanır.
Şu örnekleri inceleyelim:
1. Yusuf Efendi
biçareye ağız açtırmıyordu.
2. Onun iğneleyici sözleri hepimizi rahatsız etti.
3. Ahlâkla hukuk arasında sıkı bir bağ vardır.
“Ağız”
“iğneliyici” ve “bağ” sözcükleri bu cümlelerde gerçek anlamlarından sıyrılmıştır: “Ağız” sözcüğü
“ağız açtırmamak” deyimi içerisinde “başkasına söz söyleme fırsatını vermemek” anlamında; “iğnele*yici” sözcüğü
“dokunaklı” anlamında; “bağ” sözcüğü de “ilgi” anlamında kullanılarak mecaz anlam kazanmıştır.
Örnek Soru 1:
“İnce” kelimesi
hangi cümlede gerçek an*lamıyla kullanılmıştır?
A) Kızlar
halı dokurken ince düşüncelere dalmışlardı.
B) İnce ipek ipliklerle dokunan halılar daha güzeldir.
C) Halı satıcısının ince davranışı müşteriyi etkiledi.
D) Halı dokumak
herkesin beceremeyeceği ince bir iştir.
(1992-FL)
Çözüm
“ince” sözcüğü “B’de gerçek anlamıyla kullanıl*mıştır: “kalınlığı az olan”. Diğer seçeneklerde ise mecaz anlamıyla kullanılmıştır.
Cevap B’dir.
Örnek Soru 2
Hangi cümlede mecaz anlamıyla kullanılan bir kelime vardır?
A) Günlerce ondan hiçbir haber alamadım.
B) Bahçenin etrafını dikenli tel ile çevirdim.
C) Fırsatı kaçırdığıma hâlâ yanarım.
D) Söyleyecek hiçbir sözüm yok.
(1997-DPY)
Çözüm:
C’deki “yanmak” sözcüğünün temel anlamı “bir nesnenin ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçmesidir. Halbuki burada sözcük
temel anlamından bütünüyle sıyrılarak “çok üzülmek” anlamında kullanılmıştır.
Cevap C’dir.
3. TERİMSEL ANLAM
Bir bilim
sanat dalı veya meslekle ilgili özel bir kavramı karşılayan sözcüklere terim denir. Terimler
kesin anlamlı sözcüklerdir. Bu yüzden
anlamları herkese göre aynıdır. Örneğin tümleç
nesne
utama (dil bilgisi); ekvator
dönence
debi (coğrafya); perde
suflör
aktör (tiyatro); açı
yarıçap
doğru (matematik); basınç
kapalı devre (fizik) terimidir.
Ancak çok anlamlı bazı sözcüklerin
terim anlamı kazandığı da olur. Bu gibi sözcüklerin diğer anlamları ile terim anlamını karıştırmamak gerekir. Kök sözcüğünü ele alalım:
1. Bitkileri toprağa bağlayan ve onların
topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan bölümü (ağacın kökü)
2. {Bazı şeylerde) dip bölüm (dişin kökü)
3. (Kökü ve sapıyla çıkarılan bitkilerde) tane {üç kök maydanoz)
4. Temel
esas {Meseleyi kökünden halletti.) mecaz anlamı
5. Sözcüğün her türlü ekler çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü ( “Gözlem” sözcüğünün kökü “göz”dür.) terim anlamıdır.
Örnek Soru
Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi “terim” değildir?
A) Yazının önemli bir bölümünü onun portresi-ne ayırmıştı.
B) Yeni çıkan kitabımla ilgili eleştirileri okudum.
C) Olayları hikâye etme
üstün bir yetenek işidir.
D) Edebiyat sanatı
insanlardaki ruh inceliğim ortaya çıkarır.
(1991-EML)
Çözüm:
A
B
C’deki “portre” (tiyatro); “eleştiri”
“hikâye etme” (edebiyat) terimidir. D’deki “incelik” ise terim değildir.
Cevap D'dir.
İkilemeler
Cümlede anlamı pekiştirmek amacıyla kurulan söz öbekleridir.
İkilemelerin Anlam Bakımından Kuruluşları
1. Aynı sözcüğün yinelenmesiyle oluşanlar:
Çocuklar uslu uslu oturuyorlar. Başından geçenleri uzun uzun anlattı. Çıktı ve demet demet çiçeklerle geri döndü. .
. Dağ yolunda vavas vavas ilerledik.
İri iri güller
sarı sarı ayvalar
çeşit çeşit tatlılar…
2. Eş anlamlı sözcükler ya da yakın anlamlı sözcüklerle oluşanlar:
Kimseden ses seda çıkmıyor. …_
Az buçuk yabancı dili de var. Bugüne dek doâru dürüst idman yapmadınız. Bu olay hakkında akıl fikir yürütmek biraz zor. Adam
ezile büzüle odayt terk etti.
3. Zıt anlamlı kelimelerle oluşanlar:
Aşağı yukarı on yıldır ondan haber alamadık. Övünmek gibi olmasın
azcok şiirden anlarım.
Başkaları hakkında ileri geri konuşmak doğru değildir.
Çamurda bata çıka ilerliyorduk.
4. Biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle oluşanlar:
Annem ufak tef ekti
ancak çok becerikliydi. Bu yıl çoluk çocuk tatile çıkacağız. Sizden yemek memek bir şey istemiyorum.
5. İkisi de anlamsız sözcüklerle oluşanlar:
Yine abuk sabuk konuşmaya başladı
6. Yansıma sözcüklerle oluşanlar:
Hasta ıkıl ıkıl nefes alıyordu.
Arabalar yanımızdan vızır vızır geçiyordu.
Pekmezi tenekeye lıkır lıkır doldurdu.
Suyun sesini şırıl şırıl akışı dinlendiriyor.
7. “de”
“ama”
ve “mi” ile kurulanlar:
Kibar mı kibar bir çocuktur.
Ev de evdir
maşallah!
Çimenler ıslak ama ne ıslak
İkilemeler kuruluşları esnasında yapım ekleri ve çekim ekleri alabilir:
Yerli yersiz konuşma.
Günlük güneşlik bir gün geçirdik.
Boşu boşuna uğraşmıyorum onunla. İkisi bir süre baş başa görüştüler.
Tarlalar baştan basa deniz renginde.
UYARI: İkilemeleri oluşturan sözcükler ayrı yazılır. Aralarına noktalama işaretleri konmaz.
Gümbür gümbür geliyorlar
doğru
Gümbürgümbür geliyorlar
yanlış
Gümbür
gümbür geliyorlar
yanlış
Örnek Soru
İkileme oluşturan bazı kalıplaşmış sözlerin yer*leri değiştirilemez.
Aşağıdaki cümlelerde verilen altı çizili söz*cüklerden hangisinde bu kurala uyulmamış*tır?
A) Olayı varım yamalak anlattı.
B) Ufaklı irili bütün kavunları sattı.
C) Her şey avan beyan gözümüzün önünde gerçekleşti.
D) Okulunu ite kaka bitirdi.
(1998 – LGS)
ÇÖZÜM
B’deki ikileme “ufaklı irili” biçiminde değil
“irili ufaklı” şeklindedir. İkilemede sözcüklerin yeri değiştirilemez.
Cevap B’dir.
YANSIMA SÖZCÜKLER
Doğadaki sesler taklit edilerek oluşturulan sözcüklere yansıma sözcükler denir. Bu tür sözcükler
anlatımı güzelleştirir
anlatıma güç katar.
Yansıma sözcüklerin kökleri:
a. İnsan sesi (konuşma dışında):
fıs fısıldaşmak
fısıltı
hor horlamak
hapşu hapşırmak
b. hayvan sesi
miyav miyavlamak
hav havlamak
b. Eşyanın birbirine çarpmasıyla çıkan sesler:
pat => patırtı
zır => zırıltı
uğ- => uğultu
şır => şırıltı
güm => gümbürtü
tak => takırtı
çat => çatırtı
EŞ ANLAMLI SÖZCÜKLER (Anlamdaş Sözcükler)
Sesleri farklı
anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler denir. Türkçede sözcükler arasında eş anlamlılıktan çok
yakın anlamlılık vardır. Bu nedenle Türkçede eş anlamlı sözcüklerin sayısı çok azdır. Türkçedeki eş anlamlılık
yabancı kökenli sözcüklerden kaynaklanır. Eş anlamlı kelimelere bakıldığında genellikle bunlardan birinin Türkçe
öbürünün yabancı kökenli sözcük olduğu görülür:
Bir sözcüğün eş anlamlısını cümledeki kul*lanımı belirler.
Örneğin:
“Çektiğimiz sıkıntının nedeni sevgisizlik
bencilliktir.” cümlesinde geçen “sıkıntı” sözcüğü
“Bu seferki yolculuğumuz çileli geçti.” cümlesindeki “çile” sözcüğüyle eş anlamlıdır. Ancak;
Eline geçirmiş de çileyi evirip çevirip yumak yapıyor.
dizelerindeki “çile” ile eş anlamlı değlldir.
Aşağıda Alfabetik listelenmiş Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğünü sizler için listelenmiştir :
abide :anıt
acele :çabuk
acemi :toy
aciz :güçsüz
adalet :hak
adet :sayı
aka :büyük
akıl :us
al :kırmızı
alelade :sıradan
aleni :açık
ara :fasıla
araba : otomobil
armağan :hediye
aşk :sevi
atik :seri
ayakkabı :pabuç
bağışlama :affetme
bacı :kız kardeş
baş :kafa
bayağı :adi
beyaz :ak
bonkör :cömert
cennet :aden
cevap :yanıt
cılız :zayıf
cimri :pinti
cümle :tümce
çabuk :acele
çağrı :davet
çamur :balçık
çare :umar
denk: müsavi
deprem :zelzele
dilek :istek :arzu
dizi :sıra
doktor :hekim
dost :arkadaş
edebiyat :yazın
edep :adap
ehemniyet :önem
elbise :esbap
emniyet :güven
eser :yapıt
eş anlamlı sözcükler :anlamdaş sözcükler
ev :konut
fakir :yoksul
fayda :yarar
fena :kötü
fikir :düşünce ya da ide
gemi :vapur
gezmek :dolaşmak
gökyüzü :sema
gözlem :rasat
güç :kuvvet
hadise : olay
hareket :kinetik
hasım :düşman
hasret :özlem
hatıra :anı
hediye :armağan
hekim :doktor
hısım :dost
ırak :uzak
ırmak :nehir
idadi :lise
idare :yönetim
ihtiyar :yaşlı
ihtiyaç :gereksinim
ilan :duyuru
ilişki: münasebet
imtihan :sınav
isim :ad
istasyon :gar veya Terminal
istikbal :gelecek
işçi :amele
ivedi :çabuk
izahat :açıklama
kabiliyet :yetenek
kafa :baş
kahin : medyum veya öz Türkçesi bilici
kalp :yürek
kanıt :delil
kelime :sözcük
kılavuz :rehber
kırmızı :al
kıyı :kenar veya sahil
kirli :pis
kolay :basit
konuk: misafir
kural :kaide
kuvvetli :güçlü
küçük :ufak veya minik
lider :önder
mani :engel
matem :yas
mektep : okul
mektup :name
merkep :eşek
misafir :konuk
misal :örnek
muharebe :savaş
mübarek :kutsal
namzet :aday
nehir :ırmak
nesil :kuşak
nezir :adak
okul: mektep
ortalama :vasat
oy :rey
öğrenci :talebe
öğretmen: muallim
önder :lider
örnek: misal
öykü :hikaye
problem :sorun
rey : oy
rüştiye : ortaokul
rüzgar :yel
saadet: mutluluk
sabit :durağan (durgun)
sağlık : sıhhat
savaş :cenk veya muharebe
sebep :neden
sene :yüzyıl ya da asır
serüven: macera
sevinç: mutluluk
sınav :imtahan
sınıf :derslik
sitane :yıldız
siyah :kara
son :nihayet
sonbahar :güz
soru :sual
sorumluluk: mesuliyet
sözcük :kelime
sözlük :lügat
şaka :latife
şakacı :nüktedan
tabiat :doğa
tartışma: münakaşa
temel :esas
tören: merasim
tren :şimendifer
tutsak :esir
tümce :cümle
uçak :tayyare
ulu :yüce
ulus: millet
usta :ehil
uyarı :ikaz
uygarlık: medeniyet
üzüntü :tasa.
vakit :zaman
vatan :yurt
vazife :görev
veteriner :baytar
vilayet :il
Yaşlı :ihtiyar
yel :rüzgar
yemek :aş
yetenek :beceri ye da kabiliyet
yıl :sene
yılmak :bıkmak
yoksul :fakir
yurt :vatan
yürek :kalp
yüz :sima :çehre :surat
zehir :agu
zengin :varlıklı
zırnık: metelik
YAKIN ANLAMLI SÖZCÜKLER
Eş anlamlı görünmelerine rağmen aralarında az çok anlam farkı bulunan sözcüklere yakın anlamlı sözcükler denir. Yakın anlamlı sözcüklerde anlamca eşitlik yoktur. Bu nedenle yakın anlamlı sözcükler gelişigüzel kullanılmamalıdır.
mutluluk-sevinç
istemek – dilemek
usanmak-sıkılmak
eş – dost – ahbap
çekinmek – kaçınmak
beklemek – durmak
küsmek – gücenmek – darılmak
uğraşmak – didinmek
KARŞIT ( Zıt ) ANLAMLI SÖZCÜKLER
Anlamları birbirine zıt (karşıt) olan sözcüklere karşıt anlamlı sözcükler denir. Karşıt anlamlılık daha çok sıfat ve eylemlerde olur:
doğru-yanlış
iyi-kötü
eski-yeni
yaşlı-genç
uzun-kısa
İnmek-çıkmak
gülmek-ağlamak
gelmek-gitmek.vb.
UYARI: Bir sözcüğün olumsuz biçimi onun karşıt anlamlısı değildir.
Örneğin
“üzülmek” sözcüğünün karşıt anlamlısı” üzülmemek” değil
“sevinmektir. acemi = usta
aktif = pasif
azami = asgari
artı = eksi
açık = kapalı
alçak = yüksek
alt = üst
ağır = hafif
acı = tatlı
arka = ön
azalmak = çoğalmak
yaramaz = uslu
alçak gönüllü = kibirli
alıcı = satıcı
anormal = normal
ak = kara
ast = üst
atılgan = çekingen
aşağı = yukarı
aynı = farklı
aydınlık = karanlık
bekâr = evli
bolluk = kıtlık
borç = alacak
bulanık = duru
başlamak = bitirmek
büyük = küçük
batı = doğu
barış = savaş
bağımsızlık = tutsaklık
çekmek = itmek
galip = mağlup
genç = yaşlı
güzel = çirkin
gerçek = sahte
hatırlamak = unutmak
hırçın = uysal
hızlı = yavaş
ıssız = kalabalık
iniş = çıkış
ilk = son
indirim = zam
iyi = kötü
iç = dış
ince = kalın
katı = sıvı
kaybetmek = bulmak
keder = neşe
kalabalık = tenha
kuru = yaş
kış = yaz
kıt = bol
kirli = temiz
medeni = ilkel
ödül = ceza
nazik = kaba
negatif = pozitif
minimum = maksimum
neşeli = üzgün
övmek = yermek
pahalı = ucuz
ret = kabul
EŞ SESLİ (SESTEŞ) SÖZCÜKLER
Yazılış ve söylenişleri aynı
anlamları farklı olan sözcüklere sesteş sözcükler (Eşsesli sözcükler) denir. Sesteş kelimelerin sadece sesleri aynıdır
anlamları arasında en ufak bir bağıntı yoktur. Hatta bazısının türleri dahi değişiktir:
Eller bu işe ne der? (Yabancılar)
Elim iyice şişti. (Vücudun bir bölümü)
Kalem böyle çalınmıştır yazıma
Yazım kışıma uymaz
kışım yazıma
UYARI:
Eş sesli kelimelerle çok anlamlı sözcükleri karıştırmamak gerekir. Eş seslilikte farklı sözcükler söz konusu iken
çok anlamlılıkta ise bir sözcüğün farklı anlamları söz konusudur.
Örneğin:
“Çay kenarında çay içmek çok zevklidir.” cümlesindeki “çay” sözcükleri iki ayrı sözcük olup eş sesli sözcüklerdir. Ancak
Su ile dolu şişeyi bir kenara bıraktı.Tabanca dolu olabilir
dikkat edin. Dağ bayır keklik dolu.
Cümlelerinde ise bir tek sözcüğün (dolu) değişik anlamlara gelecek şekilde kullanımı söz konusudur.
5. SÖZCÜKLERDE GENEL VE ÖZEL ANLAM
Anlamca kapsamı geniş olan sözcüklere genel anlamlı sözcükler
anlamca kapsamı daha dar olan sözcüklere de özel anlamlı sözcükler denir.
Genelden özele: Varlık-canlı-insan-Ahmet
Özelden genele : keklik-kuş-hayvan-canlı-varlık.
Genel ve özel anlamlı sözcüklerin ilişkisi birbirine göre değişir.
Örneğin birinci sıralamada “insan” sözcüğü
“Ahmefe göre genel anlamlı
“canlı”ya göre ise özel anlamlıdır.
SOYUT VE SOMUT ANLAMLI SÖZCÜKLER
Duyu organlarımızla algılayamadığımız kavramları karşılayan sözcükler soyut anlamlı sözcüklerdir. Soyut anlamlı sözcükler herkes için aynı şeyi ifade etmez. Anlamları görecelidir. Duyularımızla algılayabildiğimiz kavramları karşılayan sözcükler ise somut anlamlı sözcüklerdir. Somut anlamlı sözcükler
herkeste aynı çağrışımı yapar.
okul
su
toprak
bulut
çiçek vb. somut anlamlı sözcüklerdir.
neşe
korku
umut
insanlık
gençlik
başarı vb. soyut anlamlı sözcüklerdir.
SOMUTLAMA ve SOYUTLAMA
Soyut kavramların anlatılması ve kavranması zordur. Soyut kavramları anlaşılır duruma getirmek için somut anlamlı sözcüklerden yararlanılır. Buna
somutlaştırma denir.
Örneğin
“güç
hüner” soyut anlamlıdır. Bu kavramları somutlaştırmak için somut anlamlı “bilek” sözcüğünden yararlanabiliriz. “O bileğine çok güveniyor.” dediğimiz zaman “güç
hüner” kavramlarını somut bir biçimde anlatmış oluruz. Bunun tersi de mümkündür. Ona da soyutlama denir.
Örnek Soru
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “renkli” sözcüğü soyut bir kavramı nitelemektedir?
A) Gezide renkli simalarla tanıştık.
B) Toplantıda çok renkli düşünceler ileri sürüldü.
C) Gökyüzünü havaî fişeklerin renkli ışıkları dol*durdu.
D) Tablosunu renkli çizgilerle bezemiş.
(1992-EML)
Çözüm
“Renkli” sözcüğü
A
C ve D’de somut kavramları (simalar
ışıklar
çizgiler): B’de ise soyut bir kavram olan “düşünceleri nitelemiş.
CEVAP B
• Sözcüklerin bir tek anlamla sınırlı olmadığını
• Sözcüklerin cümlelerde farklı anlamlar yüklenebileceğini
• Sözcüklerin anlamını
• Sözcüklerin gerçek
• Deyimlerle ikilemelerin anlam özelliklerini
• Yansıma sözcüklerin nasıl türetildiğini
• Eş anlamlılık
• Somut ve soyut anlamlı sözcükleri ayırmayı
B. KONUYLA İLGİLİ SORULARIN ÖZELLİKLERİ
Bu konudaki sınav sorularının amacı
Sözcük dağarcığımızı geliştirmenin tek bir yolu vardır
C. BU KONUNUN SINAVLARDAKİ YERİ:
Sözcükte anlam konusundan her sınavda mutlaka soru çıkmaktadır (Konuyla ilgili soru sayısı 3-6 arasında değişmektedir.) Ayrıca cümlede anlam ve paragrafta anlam konularını yakından ilgilendirmesi
SÖZCÜKTE ANLAM:
Sözcük
Sözcükler
belirler.
Sözcüklerin belirttiği anlamlar ikiye ayrılır: gerçek anlam
1. GERÇEK ANLAM
Her sözcük
Örneğin “ağız” sözcüğünün tek başına söylendiğinde bizde ilk uyandırdığı anlamı: “iki çene arasında
1. Kapların veya içi boş şeylerin açık yanı (bardağın ağzı
2. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer (çay ağzı)
3. Koy
4. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer
5. Kesici aletlerin keskin yanı (bıçağın ağzı)
Dikkat edilirse “ağız” sözcüğünün sonradan kazandığı bu anlamları
2. MECAZ (DEĞİŞMECE) ANLAM
Sözcüğün gerçek anlamının dışında kullanılma*sıyla kazandığı anlamına mecaz anlam denir. Sözcükler
Şu örnekleri inceleyelim:
1. Yusuf Efendi
2. Onun iğneleyici sözleri hepimizi rahatsız etti.
3. Ahlâkla hukuk arasında sıkı bir bağ vardır.
“Ağız”
Örnek Soru 1:
“İnce” kelimesi
A) Kızlar
B) İnce ipek ipliklerle dokunan halılar daha güzeldir.
C) Halı satıcısının ince davranışı müşteriyi etkiledi.
D) Halı dokumak
(1992-FL)
Çözüm
“ince” sözcüğü “B’de gerçek anlamıyla kullanıl*mıştır: “kalınlığı az olan”. Diğer seçeneklerde ise mecaz anlamıyla kullanılmıştır.
Cevap B’dir.
Örnek Soru 2
Hangi cümlede mecaz anlamıyla kullanılan bir kelime vardır?
A) Günlerce ondan hiçbir haber alamadım.
B) Bahçenin etrafını dikenli tel ile çevirdim.
C) Fırsatı kaçırdığıma hâlâ yanarım.
D) Söyleyecek hiçbir sözüm yok.
(1997-DPY)
Çözüm:
C’deki “yanmak” sözcüğünün temel anlamı “bir nesnenin ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçmesidir. Halbuki burada sözcük
Cevap C’dir.
3. TERİMSEL ANLAM
Bir bilim
Ancak çok anlamlı bazı sözcüklerin
1. Bitkileri toprağa bağlayan ve onların
2. {Bazı şeylerde) dip bölüm (dişin kökü)
3. (Kökü ve sapıyla çıkarılan bitkilerde) tane {üç kök maydanoz)
4. Temel
5. Sözcüğün her türlü ekler çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü ( “Gözlem” sözcüğünün kökü “göz”dür.) terim anlamıdır.
Örnek Soru
Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi “terim” değildir?
A) Yazının önemli bir bölümünü onun portresi-ne ayırmıştı.
B) Yeni çıkan kitabımla ilgili eleştirileri okudum.
C) Olayları hikâye etme
D) Edebiyat sanatı
(1991-EML)
Çözüm:
A
Cevap D'dir.
İkilemeler
Cümlede anlamı pekiştirmek amacıyla kurulan söz öbekleridir.
İkilemelerin Anlam Bakımından Kuruluşları
1. Aynı sözcüğün yinelenmesiyle oluşanlar:
Çocuklar uslu uslu oturuyorlar. Başından geçenleri uzun uzun anlattı. Çıktı ve demet demet çiçeklerle geri döndü. .
İri iri güller
2. Eş anlamlı sözcükler ya da yakın anlamlı sözcüklerle oluşanlar:
Kimseden ses seda çıkmıyor. …_
Az buçuk yabancı dili de var. Bugüne dek doâru dürüst idman yapmadınız. Bu olay hakkında akıl fikir yürütmek biraz zor. Adam
3. Zıt anlamlı kelimelerle oluşanlar:
Aşağı yukarı on yıldır ondan haber alamadık. Övünmek gibi olmasın
Başkaları hakkında ileri geri konuşmak doğru değildir.
Çamurda bata çıka ilerliyorduk.
4. Biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle oluşanlar:
Annem ufak tef ekti
5. İkisi de anlamsız sözcüklerle oluşanlar:
Yine abuk sabuk konuşmaya başladı
6. Yansıma sözcüklerle oluşanlar:
Hasta ıkıl ıkıl nefes alıyordu.
Arabalar yanımızdan vızır vızır geçiyordu.
Pekmezi tenekeye lıkır lıkır doldurdu.
Suyun sesini şırıl şırıl akışı dinlendiriyor.
7. “de”
Kibar mı kibar bir çocuktur.
Ev de evdir
Çimenler ıslak ama ne ıslak
İkilemeler kuruluşları esnasında yapım ekleri ve çekim ekleri alabilir:
Yerli yersiz konuşma.
Günlük güneşlik bir gün geçirdik.
Boşu boşuna uğraşmıyorum onunla. İkisi bir süre baş başa görüştüler.
Tarlalar baştan basa deniz renginde.
UYARI: İkilemeleri oluşturan sözcükler ayrı yazılır. Aralarına noktalama işaretleri konmaz.
Gümbür gümbür geliyorlar
Gümbürgümbür geliyorlar
Gümbür
Örnek Soru
İkileme oluşturan bazı kalıplaşmış sözlerin yer*leri değiştirilemez.
Aşağıdaki cümlelerde verilen altı çizili söz*cüklerden hangisinde bu kurala uyulmamış*tır?
A) Olayı varım yamalak anlattı.
B) Ufaklı irili bütün kavunları sattı.
C) Her şey avan beyan gözümüzün önünde gerçekleşti.
D) Okulunu ite kaka bitirdi.
(1998 – LGS)
ÇÖZÜM
B’deki ikileme “ufaklı irili” biçiminde değil
Cevap B’dir.
YANSIMA SÖZCÜKLER
Doğadaki sesler taklit edilerek oluşturulan sözcüklere yansıma sözcükler denir. Bu tür sözcükler
Yansıma sözcüklerin kökleri:
a. İnsan sesi (konuşma dışında):
fıs fısıldaşmak
hor horlamak
hapşu hapşırmak
b. hayvan sesi
miyav miyavlamak
hav havlamak
b. Eşyanın birbirine çarpmasıyla çıkan sesler:
pat => patırtı
zır => zırıltı
uğ- => uğultu
şır => şırıltı
güm => gümbürtü
tak => takırtı
çat => çatırtı
EŞ ANLAMLI SÖZCÜKLER (Anlamdaş Sözcükler)
Sesleri farklı
Bir sözcüğün eş anlamlısını cümledeki kul*lanımı belirler.
Örneğin:
“Çektiğimiz sıkıntının nedeni sevgisizlik
Eline geçirmiş de çileyi evirip çevirip yumak yapıyor.
dizelerindeki “çile” ile eş anlamlı değlldir.
Aşağıda Alfabetik listelenmiş Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğünü sizler için listelenmiştir :
abide :anıt
acele :çabuk
acemi :toy
aciz :güçsüz
adalet :hak
adet :sayı
aka :büyük
akıl :us
al :kırmızı
alelade :sıradan
aleni :açık
ara :fasıla
araba : otomobil
armağan :hediye
aşk :sevi
atik :seri
ayakkabı :pabuç
bağışlama :affetme
bacı :kız kardeş
baş :kafa
bayağı :adi
beyaz :ak
bonkör :cömert
cennet :aden
cevap :yanıt
cılız :zayıf
cimri :pinti
cümle :tümce
çabuk :acele
çağrı :davet
çamur :balçık
çare :umar
denk: müsavi
deprem :zelzele
dilek :istek :arzu
dizi :sıra
doktor :hekim
dost :arkadaş
edebiyat :yazın
edep :adap
ehemniyet :önem
elbise :esbap
emniyet :güven
eser :yapıt
eş anlamlı sözcükler :anlamdaş sözcükler
ev :konut
fakir :yoksul
fayda :yarar
fena :kötü
fikir :düşünce ya da ide
gemi :vapur
gezmek :dolaşmak
gökyüzü :sema
gözlem :rasat
güç :kuvvet
hadise : olay
hareket :kinetik
hasım :düşman
hasret :özlem
hatıra :anı
hediye :armağan
hekim :doktor
hısım :dost
ırak :uzak
ırmak :nehir
idadi :lise
idare :yönetim
ihtiyar :yaşlı
ihtiyaç :gereksinim
ilan :duyuru
ilişki: münasebet
imtihan :sınav
isim :ad
istasyon :gar veya Terminal
istikbal :gelecek
işçi :amele
ivedi :çabuk
izahat :açıklama
kabiliyet :yetenek
kafa :baş
kahin : medyum veya öz Türkçesi bilici
kalp :yürek
kanıt :delil
kelime :sözcük
kılavuz :rehber
kırmızı :al
kıyı :kenar veya sahil
kirli :pis
kolay :basit
konuk: misafir
kural :kaide
kuvvetli :güçlü
küçük :ufak veya minik
lider :önder
mani :engel
matem :yas
mektep : okul
mektup :name
merkep :eşek
misafir :konuk
misal :örnek
muharebe :savaş
mübarek :kutsal
namzet :aday
nehir :ırmak
nesil :kuşak
nezir :adak
okul: mektep
ortalama :vasat
oy :rey
öğrenci :talebe
öğretmen: muallim
önder :lider
örnek: misal
öykü :hikaye
problem :sorun
rey : oy
rüştiye : ortaokul
rüzgar :yel
saadet: mutluluk
sabit :durağan (durgun)
sağlık : sıhhat
savaş :cenk veya muharebe
sebep :neden
sene :yüzyıl ya da asır
serüven: macera
sevinç: mutluluk
sınav :imtahan
sınıf :derslik
sitane :yıldız
siyah :kara
son :nihayet
sonbahar :güz
soru :sual
sorumluluk: mesuliyet
sözcük :kelime
sözlük :lügat
şaka :latife
şakacı :nüktedan
tabiat :doğa
tartışma: münakaşa
temel :esas
tören: merasim
tren :şimendifer
tutsak :esir
tümce :cümle
uçak :tayyare
ulu :yüce
ulus: millet
usta :ehil
uyarı :ikaz
uygarlık: medeniyet
üzüntü :tasa.
vakit :zaman
vatan :yurt
vazife :görev
veteriner :baytar
vilayet :il
Yaşlı :ihtiyar
yel :rüzgar
yemek :aş
yetenek :beceri ye da kabiliyet
yıl :sene
yılmak :bıkmak
yoksul :fakir
yurt :vatan
yürek :kalp
yüz :sima :çehre :surat
zehir :agu
zengin :varlıklı
zırnık: metelik
YAKIN ANLAMLI SÖZCÜKLER
Eş anlamlı görünmelerine rağmen aralarında az çok anlam farkı bulunan sözcüklere yakın anlamlı sözcükler denir. Yakın anlamlı sözcüklerde anlamca eşitlik yoktur. Bu nedenle yakın anlamlı sözcükler gelişigüzel kullanılmamalıdır.
mutluluk-sevinç
istemek – dilemek
usanmak-sıkılmak
eş – dost – ahbap
çekinmek – kaçınmak
beklemek – durmak
küsmek – gücenmek – darılmak
uğraşmak – didinmek
KARŞIT ( Zıt ) ANLAMLI SÖZCÜKLER
Anlamları birbirine zıt (karşıt) olan sözcüklere karşıt anlamlı sözcükler denir. Karşıt anlamlılık daha çok sıfat ve eylemlerde olur:
doğru-yanlış
UYARI: Bir sözcüğün olumsuz biçimi onun karşıt anlamlısı değildir.
Örneğin
“üzülmek” sözcüğünün karşıt anlamlısı” üzülmemek” değil
aktif = pasif
azami = asgari
artı = eksi
açık = kapalı
alçak = yüksek
alt = üst
ağır = hafif
acı = tatlı
arka = ön
azalmak = çoğalmak
yaramaz = uslu
alçak gönüllü = kibirli
alıcı = satıcı
anormal = normal
ak = kara
ast = üst
atılgan = çekingen
aşağı = yukarı
aynı = farklı
aydınlık = karanlık
bekâr = evli
bolluk = kıtlık
borç = alacak
bulanık = duru
başlamak = bitirmek
büyük = küçük
batı = doğu
barış = savaş
bağımsızlık = tutsaklık
çekmek = itmek
galip = mağlup
genç = yaşlı
güzel = çirkin
gerçek = sahte
hatırlamak = unutmak
hırçın = uysal
hızlı = yavaş
ıssız = kalabalık
iniş = çıkış
ilk = son
indirim = zam
iyi = kötü
iç = dış
ince = kalın
katı = sıvı
kaybetmek = bulmak
keder = neşe
kalabalık = tenha
kuru = yaş
kış = yaz
kıt = bol
kirli = temiz
medeni = ilkel
ödül = ceza
nazik = kaba
negatif = pozitif
minimum = maksimum
neşeli = üzgün
övmek = yermek
pahalı = ucuz
ret = kabul
EŞ SESLİ (SESTEŞ) SÖZCÜKLER
Yazılış ve söylenişleri aynı
Eller bu işe ne der? (Yabancılar)
Elim iyice şişti. (Vücudun bir bölümü)
Kalem böyle çalınmıştır yazıma
Yazım kışıma uymaz
UYARI:
Eş sesli kelimelerle çok anlamlı sözcükleri karıştırmamak gerekir. Eş seslilikte farklı sözcükler söz konusu iken
Örneğin:
“Çay kenarında çay içmek çok zevklidir.” cümlesindeki “çay” sözcükleri iki ayrı sözcük olup eş sesli sözcüklerdir. Ancak
Su ile dolu şişeyi bir kenara bıraktı.Tabanca dolu olabilir
Cümlelerinde ise bir tek sözcüğün (dolu) değişik anlamlara gelecek şekilde kullanımı söz konusudur.
5. SÖZCÜKLERDE GENEL VE ÖZEL ANLAM
Anlamca kapsamı geniş olan sözcüklere genel anlamlı sözcükler
Genelden özele: Varlık-canlı-insan-Ahmet
Özelden genele : keklik-kuş-hayvan-canlı-varlık.
Genel ve özel anlamlı sözcüklerin ilişkisi birbirine göre değişir.
Örneğin birinci sıralamada “insan” sözcüğü
SOYUT VE SOMUT ANLAMLI SÖZCÜKLER
Duyu organlarımızla algılayamadığımız kavramları karşılayan sözcükler soyut anlamlı sözcüklerdir. Soyut anlamlı sözcükler herkes için aynı şeyi ifade etmez. Anlamları görecelidir. Duyularımızla algılayabildiğimiz kavramları karşılayan sözcükler ise somut anlamlı sözcüklerdir. Somut anlamlı sözcükler
okul
neşe
SOMUTLAMA ve SOYUTLAMA
Soyut kavramların anlatılması ve kavranması zordur. Soyut kavramları anlaşılır duruma getirmek için somut anlamlı sözcüklerden yararlanılır. Buna
somutlaştırma denir.
Örneğin
“güç
Örnek Soru
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “renkli” sözcüğü soyut bir kavramı nitelemektedir?
A) Gezide renkli simalarla tanıştık.
B) Toplantıda çok renkli düşünceler ileri sürüldü.
C) Gökyüzünü havaî fişeklerin renkli ışıkları dol*durdu.
D) Tablosunu renkli çizgilerle bezemiş.
(1992-EML)
Çözüm
“Renkli” sözcüğü
CEVAP B