Kolay kolay kimseye anlatamam derdimi ben.
Gün olur kendime bile.
Neresinden anlatmaya başlasam hep bir yerlerinde tıkanır yada anlatmaya çalıştığımın tam tersini dökerim kelimelere.
Ne avutan olmak isterim kendimi, ne de avunmak isterim .
Anlattıkça eksilmeyi umduğum her defasında, aslında anlatmadıklarıma daha çok yük bindirir anlatmaya çalışamadıklarım.
Bu bir paradox haline dönüşüyor.
Ne yapabilirm ki? Susmak mı?
Yoo hayır. Kedime anlatıyorum bazen.
Diyorum ki sevgili pati, beni dinlediğin için teşekkür ederim.
Sonra düşünüyorum ulan benim bir kedim yok.
Zaten bende hiç anlatmamışım.
Birgün bir kedim olursa adını Pati koyucam bu arada.
Bence çok tatlış. Neyse konumuza dönelim.
Kedim yok ama sigaram var. Ciğerlerime dolan nefesi dudaklarımdan verirken ve süzülürken dumanı ağır ağır,
şunun kadar özgür olsam diyorum.
Vay be duman kadar özgür olmak.
Atmosfere karışmak, herkesi zehirlemek bilerek.
Vouv. Seviyorum sigarayı.
Aslında bir böcek bile ezemeyen birinin bunları düşünmesi olası değil dimi?
Zaten bende düşünmüyorum.
Yada düşünüyor muyum?