R
Restful
Ziyaretçi
Ziyaretçi
azınlık grupları nelerdir,sosyoloji azınlık grupları, sosyoloji ders notları, sosyoloji dersi azınlık grupları, sosyoloji dersi azınlık grupları konu anlatımı, azınlık grubu sosyoloji, açıköğretim sosyoloji dersi, açıköğretim sosyoloji bölümü, açıköğretim sosyoloji dersi konuları,sosyolojide azınlıklar, sosyolojinin azınlık gruplarına bakış açsısı, sosyolojinin azınlık gruplara yorumu
Azınlık grupları kavramı, sosyolojide yaygın olarak kullanılmakta ve sayısal bir ayrımdan daha fazlasını ifade ettiği belirtilmektedir. Sosyolojik olarak, azınlık grubunun üyeleri, bir grup dayanışmasına ve birbirlerine ait olma duygusuna sahip olmakla birlikte, nüfusun çoğunluğuna göre dezavantajlıdırlar. Önyargı ve ayrımcılıkla karşılaşmaktadırlar ve bu deneyim, azınlık gruplarında, üyeler arasındaki ortak bağlılık ve çıkar duygularını güçlendirmektedir.
L. Wirth, azınlık grubunu, “fiziksel ya da kültürel özelliklerinden dolayı farklı ve eşitsiz muameleye maruz kaldıkları toplumun içinde, diğerlerinden ayrı tutulan ve bu yüzden kendilerini kolektif ayrımın nesneleri olarak gören insanlar grubu” biçiminde tanımlamaktadır.Bu anlamda, tanımlanan özelliklere sahip bir azınlık grubu, aslında bir toplumda sayısal çoğunluğu oluşturabilmektedir.
Güney Afrika’daki siyahlar, bu duruma örnek gösterilebilir.Buna bağlı olarak, gerçek anlamda sayısal bir azınlık olan gruplar ile iktidarı elde etme amacı taşıyan marjinal konumdaki gruplar arasındaki ayrım önemli olmaktadır. Diğer bir açıdan, güçlü bir azınlık grubu, sahip olduğu güce ve askeri ağırlığına dayanarak toplumu kontrol edebilmekte ve yönetebilmektedir.Bu anlamda, sayısal olarak üst sınıfın her yerde azınlık grubu olduğu vurgulanmaktadır.
Giddens azınlık gruplarının üyelerinin kendilerini sıkça, çoğunluktan ayrı insanlar olarak gördüklerini ve azınlık gruplarının genellikle, fiziksel ve toplumsal olarak toplumun genelinden yalıtılmış olduklarını belirtmektedir. Bu gruplar, belirli bölgelerde, kentlerde ya da semtlerde yoğunlaşmaktadır. Çoğunluğa dâhil olanlarla azınlık grubunun üyeleri arasında ya da değişlik azınlık grupları arasında evlilikler, oldukça az görülmektedir. Baz› durumlarda, azınlıklar içinde,
kendi kültürel kimliklerini canlı tutmak amacıyla grup içi evlilik (endogami) özendirilmektedir
Azınlık gruplarının birçoğu, hem etnik hem de fiziksel olarak nüfusun geri kalanından ayrılmaktadır.
Deri rengi gibi fiziksel farklılıklar, yaygın anlamda ırk farklılıkları olarak adlandırılmaktadır. ‘Irk’ kavramı, deri rengini temel alarak biyolojik farklılıkları ön plana çıkarırken; etnisite, üyelerinin ortak kültürel gelenekleri paylaştığı belli bir gruba ait olma duygusunu ifade etmektedir. Etnik farklılıkların, fiziksel ve paylaşılmış gelenekler temelinde ele alınan yaşantılarından ve yaşam biçimlerinden daha çok kültürel olduğu varsayılmaktadır.
Politika incelemeleri Enstitüsü’nün (Policy Studies Institute, 1997 aktaran Bilton,vd., 2008, s.167) yaptığı büyük bir araştırrmada ulaşılan sonuçlardan bazıları şunlardır: Tüm mesleklerin en tepesindeki %10’un içinde, bütün etnik azınlıkların çok düşük bir oranda temsil edildiği görülmektedir. Irksal önyargı, ayrımcılık ve taciz,bütün azınlık gruplarını etkilemektedir.Azınlık araştırmaları son zamanlarda sapkınlık, dışlama, etiketleme, damgalama,ırkçılık, otoriter kişilik, homofobi ve cinsiyetçilik araştırmalarıyla birlikte anılmaktadır.Sonuç olarak, insanlar yaşamları boyunca farklı grupların üyesi olmakla birlikte,yeni gruplara katılmakta ve toplumsallaşma süreci, grup içindeki yaşam deneyimlerinin etkisiyle şekillenmektedir. Öncelikle, bireyin ailesi ve yakın çevresindeki kişiler, onun duygusal ve zihinsel gelişiminin oluşmasında önemli gruplardır. Bireyin
gelişimi ilerledikçe, etkileşimde bulunduğu ve üyesi olduğu grupların sayı ve çeşitleri de artmaktadır. Bu nedenle insanlar, birbirinden farklı birkaç grubun üyesi olabilirler. Örneğin bir ailenin üyesi, ayn› zamanda bir derneğin ya da bir meslek grubunun üyesi olabilir. “Ayrıca, bireyin üyesi olduğu grupların her biriyle aynı ölçüde özdeşleşmesi de beklenemez. Bireyin en fazla özdeşleştiği gruplar, genellikle aidiyet ve referans grupları olarak adlandırılmaktadır.''
Azınlık grupları kavramı, sosyolojide yaygın olarak kullanılmakta ve sayısal bir ayrımdan daha fazlasını ifade ettiği belirtilmektedir. Sosyolojik olarak, azınlık grubunun üyeleri, bir grup dayanışmasına ve birbirlerine ait olma duygusuna sahip olmakla birlikte, nüfusun çoğunluğuna göre dezavantajlıdırlar. Önyargı ve ayrımcılıkla karşılaşmaktadırlar ve bu deneyim, azınlık gruplarında, üyeler arasındaki ortak bağlılık ve çıkar duygularını güçlendirmektedir.
L. Wirth, azınlık grubunu, “fiziksel ya da kültürel özelliklerinden dolayı farklı ve eşitsiz muameleye maruz kaldıkları toplumun içinde, diğerlerinden ayrı tutulan ve bu yüzden kendilerini kolektif ayrımın nesneleri olarak gören insanlar grubu” biçiminde tanımlamaktadır.Bu anlamda, tanımlanan özelliklere sahip bir azınlık grubu, aslında bir toplumda sayısal çoğunluğu oluşturabilmektedir.
Güney Afrika’daki siyahlar, bu duruma örnek gösterilebilir.Buna bağlı olarak, gerçek anlamda sayısal bir azınlık olan gruplar ile iktidarı elde etme amacı taşıyan marjinal konumdaki gruplar arasındaki ayrım önemli olmaktadır. Diğer bir açıdan, güçlü bir azınlık grubu, sahip olduğu güce ve askeri ağırlığına dayanarak toplumu kontrol edebilmekte ve yönetebilmektedir.Bu anlamda, sayısal olarak üst sınıfın her yerde azınlık grubu olduğu vurgulanmaktadır.
Giddens azınlık gruplarının üyelerinin kendilerini sıkça, çoğunluktan ayrı insanlar olarak gördüklerini ve azınlık gruplarının genellikle, fiziksel ve toplumsal olarak toplumun genelinden yalıtılmış olduklarını belirtmektedir. Bu gruplar, belirli bölgelerde, kentlerde ya da semtlerde yoğunlaşmaktadır. Çoğunluğa dâhil olanlarla azınlık grubunun üyeleri arasında ya da değişlik azınlık grupları arasında evlilikler, oldukça az görülmektedir. Baz› durumlarda, azınlıklar içinde,
kendi kültürel kimliklerini canlı tutmak amacıyla grup içi evlilik (endogami) özendirilmektedir
Azınlık gruplarının birçoğu, hem etnik hem de fiziksel olarak nüfusun geri kalanından ayrılmaktadır.
Deri rengi gibi fiziksel farklılıklar, yaygın anlamda ırk farklılıkları olarak adlandırılmaktadır. ‘Irk’ kavramı, deri rengini temel alarak biyolojik farklılıkları ön plana çıkarırken; etnisite, üyelerinin ortak kültürel gelenekleri paylaştığı belli bir gruba ait olma duygusunu ifade etmektedir. Etnik farklılıkların, fiziksel ve paylaşılmış gelenekler temelinde ele alınan yaşantılarından ve yaşam biçimlerinden daha çok kültürel olduğu varsayılmaktadır.
Politika incelemeleri Enstitüsü’nün (Policy Studies Institute, 1997 aktaran Bilton,vd., 2008, s.167) yaptığı büyük bir araştırrmada ulaşılan sonuçlardan bazıları şunlardır: Tüm mesleklerin en tepesindeki %10’un içinde, bütün etnik azınlıkların çok düşük bir oranda temsil edildiği görülmektedir. Irksal önyargı, ayrımcılık ve taciz,bütün azınlık gruplarını etkilemektedir.Azınlık araştırmaları son zamanlarda sapkınlık, dışlama, etiketleme, damgalama,ırkçılık, otoriter kişilik, homofobi ve cinsiyetçilik araştırmalarıyla birlikte anılmaktadır.Sonuç olarak, insanlar yaşamları boyunca farklı grupların üyesi olmakla birlikte,yeni gruplara katılmakta ve toplumsallaşma süreci, grup içindeki yaşam deneyimlerinin etkisiyle şekillenmektedir. Öncelikle, bireyin ailesi ve yakın çevresindeki kişiler, onun duygusal ve zihinsel gelişiminin oluşmasında önemli gruplardır. Bireyin
gelişimi ilerledikçe, etkileşimde bulunduğu ve üyesi olduğu grupların sayı ve çeşitleri de artmaktadır. Bu nedenle insanlar, birbirinden farklı birkaç grubun üyesi olabilirler. Örneğin bir ailenin üyesi, ayn› zamanda bir derneğin ya da bir meslek grubunun üyesi olabilir. “Ayrıca, bireyin üyesi olduğu grupların her biriyle aynı ölçüde özdeşleşmesi de beklenemez. Bireyin en fazla özdeşleştiği gruplar, genellikle aidiyet ve referans grupları olarak adlandırılmaktadır.''