Sosyoloji Terimler Sözlüğü

Konu sahibi son olarak 1014 gün önce görüldü
Sosyoloji Terimler Sözlüğü
sosyoloji terimleri , sosyoloji terimler sözlüğü , sosyolojik kavramlar , sosyolojik kavramlar sözlüğü , sosyoloji terim anlamları,sosyoloji dersinde kullanılan kelimeler

A

Alt Kültür : Tek toplumdaki egemen toplumsal takımın dışında tespit edilen toplumsal kümelerin kendisi kültürlerine adı verilir.
Egemen kültür biçiminin dışında tespit edilen kültür normları.
Alt Yapı : Tek toplumsal gruba ilişkin olan bütün parasal kısım.
Daha defa imalat şekli, mimari yapı denilebilecek, toplumun günlük hayatında kullandığı parasal unsurlar.
Anaerkil : Toplumsal idare gücünün bayanın elinde toplandığı vaziyet.
Tüm toplumsal müessese ve kuruluşlarda (aile, devlet, kamu kurumları ve iktisadi işletmeler…) hüküm verme ve yönetme gücünde bayan egemenliği bulunmaktadır.
Ayrıca bu egemenlik kız evlat üstünden devredilir.
Anomi : Toplum ilişkilerini yönlendiren kaidelerin zayıflaması neticesi meydana gelen boşluk vaziyeti.
Artı Kıymet : Imalat sürecinde, bütün giderler (kira, hammadde, enerji, ücret ve faiz giderleri) hesaplanarak toplam gelirden çıktıktan ardından kalan oran sermayedarın kârı olarak kabul edilir.
Bu oran, işçinin “artı†olarak çoktan ürettiği değerdir.
Arz-Talep Kanunu : Piyasada tek malın değerinin, malın piyasada az bulunup defa istenmesine bağlı olarak artacağını, tersi tek halde ise düşeceğini müdafaa eden anlayış.
Ataerkil : Toplumsal idare gücünün adamın elinde toplandığı vaziyet.
Tüm toplumsal müessese ve kuruluşlarda (aile, devlet, kamu kurumları ve iktisadi işletmeler…) hüküm verme ve yönetme gücünde erkek egemenliği bulunmaktadır.
Ayrıca bu egemenlik erkek evlat üstünden devredilir.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
- B -

Bölüşüm : Üretilen bir mal veya hizmetin üretim aşamasındaki etkenler (doğa, işgücü, hammadde, enerji, üretim araçları ve teşebbüs) arasında dağılımı.
Burjuva : Özellikle sanayi devriminden sonra üretim araçlarına (fabrika gibi) sahip olarak zenginleşen sermaye kesimi. Kapitalist toplumda üst tabakayı oluşturan grup.
Bürokrasi : Devlet mekanizmasında bulunan birey, grup ve kurumların tümü.
 
- C, Ç -

Cemaat : Kan bağıyla bir araya gelmiş, uzmanlaşmanın olmadığı, dayanışma esaslı insan grupları.
Cemiyet : İşbölümü amacıyla bir araya gelmiş, mesafeli ilişkilerin bulunduğu insan grupları.
Çekirdek Aile : Anne, baba ve çocuklarla sınırlı olan aile.
 
D

Damping : Bir malın gerçek değerinin altında satılmasıdır.
Değişim : Biçim ve ilişkilerde bir durumdan, başka bir duruma geçme.
Deflasyon : Bir ekonomide toplam arzın, toplam talepten çok olmasıdır. (Enflasyonun tam tersi)
Devalüasyon : Enflasyon sonucunda mal veya hizmete olan ihtiyacı gidermek için ülke ithalata yönelir. Bu durumda tıkanan ihracatın (dış satım) arttırılması için paranın değerinin altın ve döviz karşısında düşürülür. Devalüasyon, ülke parasının yaşadığı bu ani değer yitimidir.
Devrim (İhtilâl) : Tüm değer ve biçimlerde meydana gelen ani ve köklü değişim.
 
E

Emek : İnsanın kendisini yada doğayı belli bir amaca yönelik olarak değiştirmek için giriştiği bilinçli eylemlilik süreci.
Enflasyon : Bir ekonomide toplumsal talebin (toplumun herhangi bir mala veya hizmete olan ihtiyacının), toplam arzdan (topluma sunulan mal veya hizmet miktarından) fazla olmasıdır. Bu durumda ürün miktarından fazla tüketici olduğu için ürünün değeri yükselir, paranın değeri düşer. Kısaca enflasyon, ülke piyasasında bulunan paranın, üretilen mal ve hizmet değerinden daha fazla olması durumunda ülke parasının değer yitirmesidir.
Evrim : Değer veya biçimlerde meydana gelen yavaş yavaş ve kısmi değişim.
 
F

Faiz : Üretim sürecine parasal (yada değişim değeri olan herhangi bir değer) desteğini yatıran sermayenin, üretim sürecinden elde ettiği gelir.
Fonksiyon (işlev) : Bir kültür öğesinin toplumsal uyum üzerine yaptığı katkı.
 
G

Gelenek : Toplumun eski zamanlarından (atalarından) kuşaktan kuşağa aktarılarak gelmiş olan, sözsel, davranışları düzenleyen ve etkin bir yaptırım gücü bulunan kurallar bütünü.
Görenek : Toplum davranışını düzenleyen, fakat uyulması için herhangi güçlü bir yaptırımı bulunmayan kurallar bütünü.
Gümrük : Bir ülkenin ulusal sanayisini korumak amacı ile dışarıdan gelen mallara koyduğu sınırlamadır. Gümrük aynı zamanda ithalat ve ihracat üzerinde de denetimi sağlar.
 
H

Halk : Bir ülkede yaşayan, ortak bir kültüre ve yaşam geçmişine sahip insanlar bütünü.
Hiyerarşi : Tüm gücün en geniş ölçüde en üst kademede bulunandan en alttakine doğru sıralandığı sosyal örgütleniş biçimi.
Heterojen Toplum : Toplumu oluşturan ayrı ayrı niteliklere sahip kişilerin kendi özelliklerini koruduğu, mesleki uzmanlaşmaya sahip toplum biçimi.
Homojen Toplum : Toplumu oluşturan ayrı ayrı niteliklere sahip kişilerin kendi özelliklerini koruyamadığı ve toplum kültüründe eridiği, mesleki uzmanlaşmaya sahip olmayan toplum biçimi.
 
I, İ, J

İdeoloji : Belli bir toplumdan en genel olarak toplumlara kadar uzanan bölümdeki tüm yapılar hakkında birbiriyle tümüyle tutarlı bilgi ve inançlardan oluşan düşünce sistemi.
İktidar : Toplumun yönetim gücünü elinde bulunduran kişi, zümre veya kesim.
İnkılâp : Biçim ve ilişkilerde bir durumdan, başka bir duruma geçme (değişim, dönüşüm).
 
K

Kamuoyu : Herhangi bir konu üzerinde toplumun tüm kesimlerinin ortaklaştığı yaklaşım biçimi.
Kâr : Üretim sürecine teşebbüs etmiş olan girişimcinin, üretimden elde ettiği gelir.
Kartel : Rekabeti azaltmak ya da tamamen ortadan kaldırmak için, aynı malı üreten firmaların kendi aralarında yaptıkları anlaşma. Bu anlaşma daha çok anlaşma dışındaki firmaların ve küçük kuruluşların iflasını amaçlamaktadır. Böylece kartel oluşturan firmalar tekel konumuna geçebilirler. Kartel anlaşmasıyla firmalar bağımsızlıklarını yitirmez.
Kliring : İki ülkenin kendi aralarındaki mal alış-verişlerinde kendi ulusal para birimlerini kullanmak üzere yaptıkları antlaşmadır.
Konvertibilite : Bir ülkenin ulusal parasının dünya piyasalarında alınır satılır olmasıdır.
Kuvvetler Ayrılığı : Devleti yönlendiren “yasamaâ€, “yürütme†ve “yargı†yetkisinin ayrı ayrı kişi veya kurumlara verilmesi. Daha çok demokrasilerde kullanılan, sistemin kendini koruma aracı.
Kültür : Bir toplumun tarihsel süreçte yaşadığı toplumsal değişimlerle elde ettiği tüm maddi ve manevi değerler ve bu değerleri yaşatmada kullanılan araçların tamamı
 
L

Lâik (-lik) : Devlet yönetiminde dini inançların, dini inançlardan da devlet güçlerinin olmamasını savunan düşünce sistemi ve bu sistemi uygulayan yönetim biçimi.
Liberalizm : İnsanların özgürce düşünmesini ve özgürce ekonomik girişimde bulunmasını savunan düşünce. İkiye ayrılır: Sosyal Liberalizm (özgür toplumsal yaşamı savunur) ve Ekonomik Liberalizm (özgür ekonomik girişim imkânları yaratılmasını savunur).
 
M

Meşru : Kamuoyu tarafından onaylanmış olan kural veya durumlar.
Meta : Kullanım ve değişim değeri olan şeylerin bütünü (mal).
Millet : Aynı coğrafi bölgede yaşayan; aynı ekonomiyi, dili ve kültürü paylaşan; tarihsel geçmişe dayanan ve ortak amaçları bulunan en geniş insan topluluğudur.
Milli Gelir : Bir ülkede bir yılda üretilen mal ve hizmetlerin parasal değerine, gayri safi milli hasıla denir. Bu gayri safi milli hasıladan makinelerin yıpranma payı olan amortismanlar (yenileme giderleri) çıkarılırsa milli gelir elde edilir.
Monografi : Bir toplumsal birimin bir yanıyla ilgili olarak yapılan derinlemesine ve sistemli çalışmadır.
Muhalefet : Henüz iktidar olmamış ama iktidar olmayı hedefleyen, iktidarı elinde bulunduran kesimin karşısında onu sorgulayan kişi, zümre yada kesim.
 
N

Nicelik : Herhangi bir şeyin ölçülebilir, ve hesaplanabilir olan sayısal yanı.
Nitelik : Herhangi bir şeyin durumunu bildiren, onun hakkında bilgi veren betimsel yanı.
 
O, Ö

Otorite : Bir kişinin yada grubun, toplum tarafında meşru görülen karar verme ve yönlendirme yetkisi veya gücü.
Örneklem Grubu : Kamuoyu yoklaması yapmak amacıyla, zamandan ve ekonomiden tasarrufu sağladığı için toplumun genel özelliklerine sahip olduğu düşünülen insanlardan seçilen grup.
 
P, R

Proletarya : Sanayi devriminden sonra fabrikalarda çalışan işçiler içerisinden toplumsal sınıfının farkında olan kesim. Kapitalist toplumda alt tabakayı oluşturan, Sosyalist toplumda yönetim gücünü elinde bulunduracağına inanılan sosyal grup.
Propaganda : Bir düşünceyi veya inancı savunan kişilerin, kendi gruplarını çoğaltmak amacıyla her türlü iletişim araçlarını kullanarak diğer gruplar üzerine yaptıkları ikna ve benimsetme çabaları.
Rant : Toprağın üretime katılmasından sonra üretim gelirlerinden toprak sahibine düşen gelir. Üretimi sağlayan etkenlerden biri olan doğanın bir parçası da topraktır.
Revalüasyon : Bir ülkede paranın altın ve döviz karşısında değer kazanmasıdır. (Devalüasyonun tam tersi)
 
S, Ş

Sanayi Devrimi : 18. yy.’ın son çeyreğiyle 19. yy.’ın ilk çeyreği arasında önce İngiltere’de, sonra Kıta Avrupa’sında ortaya çıkan üretimde serileşmeyi ve makineleşmeyi kapsayan gelişme süreci.
Saygınlık (prestij, itibar) : Toplum içerisindeki ilişkilerde herhangi bir kişiye yada kuruma diğerlerine karşı sosyo-ekonomik hiyerarşide üstünlük sağlayan durum.
Sermaye : Toplumsal ekonomik yapı içerisinde kişilerin yada kurumların sahip olduğu tüm değişim değerleri.
Siyaset : Belirli bir amaç doğrultusunda gerçekleşmesi istenen bir değişim için uygulanması planlanan tüm gidiş yolları.
 
T

Tekel : Bir malın yapımının tek bir firmanın elinde bulunmasıdır. Firma malın değeri, üretimi ve sunumu ile ilgili tek söz sahibidir.
Teokrasi : Dini inanç çerçevesinde planlanmış olan kurallar bütünü.
Töre : Toplumun yaşantısında alışılmış olan kalıp davranış biçimlerinin tümü.
Tröst : Aynı malı üreten firmaların aynı çatı altında toplanmalarıdır, Firmalar bağımsızlıklarını yitirerek, tek bir yönetime girerler.
 
U, Ü

Ulus : Aynı coğrafi bölgede ve ekonomide yaşayan, ortak bir dil ve kültür benimsemiş en geniş insan topluluğu.
Üretim : Belli bir ihtiyacı karşılamak için ortaya bir mal çıkarma süreci.
Üst Kültür : Bir arada yaşan toplumların kültürlerinden oluşmuş ortak kültür.
Üst Yapı : Toplumun yaşantısından doğan tüm kültürel ve manevi özellikler.
 
Geri