Sosyal Medya Dismorfofobisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

B
  • Kullanıcı BuYuCu
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Sosyal Ağlar
Sosyal medya her geçen gün hayatımıza ve psikolojimize daha çok etki ediyor. Öyle ki artık buna bağlı olarak farklı hastalıklar ortaya çıkıyor. Bunun en büyük örneği ise “kusursuz güzellik hastalığı” olarak tanımlanan sosyal medya dismorfofobisidir. Sosyal medya dismorfofobisi, sosyal medya mecralarında efekt kullanılarak çekilen veya Photoshop ile düzenlenen fotoğrafların paylaşılması sonucu, kişinin artık aynadaki görüntüsünü beğenmemesi ve kusur bulması olarak açıklanıyor. Bu hastalık her geçen gün gençlerin hayatını tehdit ediyor. Bu nedenle dismorfofobi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattık.



Sosyal medyada her şeyin kusursuz olması gerektiğini düşünüyoruz​

Dismorfofobi

Günümüzde insanlar sosyal medyayı değil, sosyal medya insanları yönlendiriyor. Öyle ki sosyal medya yediklerimizi, giydiklerimizi, hayat tarzımızı ve hatta görünüşümüzü bile belirliyor. Artık evlilik teklifini, yaptığımız şakaları ve yediğimiz yemekleri bile sosyal medyada paylaşıp istediğimiz şekilde dizayn ediyoruz.

Hal böyle olunca her şeyin kusursuz olmasını istiyoruz: Güzel yemekler, şık elbiseler, selülitsiz bacaklar, fit ve yağsız vücutlar, dolgun dudaklar ve mükemmel burunlar. Neden mi? Çünkü sosyal medyada herhangi bir kusura yer yok! Bunun sonucunda herkesin çok güzel ve iyi olduğunu düşünüyoruz ve bizlerde güzellik yarışına dahil oluyoruz.


Sosyal medyadaki güzellik standartlarına uygun olmaya çalışıyoruz​

Sosyal medya

Zamanla neyin güzel olduğunu unutup güzelliği tek bir standarda indirgiyoruz. Peki bu güzellik standartı ne? Tabii ki de dolgun dudaklar ve kalçalar, karakteristik bir yüz ve burun, büyük göğüsler ve mükemmel bir cilt. Ancak hiç kimse doğuştan bunların hepsine sahip değil. Hal böyle olunca bunlara sahip olmak için çektiğimiz fotoğraflarda efektler kullanıp Photoshop ile düzenlemeler yapıyoruz.

Bunları yapmaya başlayınca nasıl göründüğümüzün bir önemi kalmıyor. Artık bizim için önemli olan tek şey sosyal medyadaki yansımalarımız oluyor. Çünkü sosyal medyada güzelsek, güzellik standartlarını karşılıyoruz demektir. Ancak bu özellikle genç yaştaki insanlar için büyük bir tehlike arz ediyor. Bu tehlikenin adı ise dismorfofobi.

Kusur aramaya başlıyoruz​

Dismorfofobi

Zamanla çektiğimiz fotoğraflarda efektler ve Photoshop kullanmakla kalmayıp, fotoğraflardaki halimizi aynadaki görünüşümüzle kıyaslamaya başlıyoruz. Gerçek olmayan bütün güzellik unsurları bizleri, fotoğraftaki gibi görünmediğimiz için depresyona ve mutsuzluğa itiyor. En nihayetinde sürekli kendi bedenimizde kusurlar aramaya başlıyoruz. Bu da dismorfofobi sorununu kaçınılmaz kılıyor.


Bir araştırmada fotoğraf çekimine katılan gençler, çektikleri fotoğrafların orijinal halinin çok daha güzel olduğunu söylüyorlar. Ancak bu gerçeği yansıtmıyor​

Photoshop

2019’da yapılan bir araştırmaya katılan gençlerin büyük bir çoğunluğu, çektikleri fotoğrafların Photoshop’suz sade halinin daha iyi olduğunu düşündüklerini söylüyor. Ancak bu gençlerin çektiği fotoğraflara bakıldığında, fotoğraflardaki görünüşlerinin gerçek hayattaki hallerine benzemediği ortaya çıkıyor.

Zamanla yetersiz ve çirkin hissediyoruz​

Dismorfofobi

Sosyal medyanın güzellik standartlarının oluşturduğu baskı, insanların fiziksel görünüşlerini değiştirmek istemelerine sebep olurken, aynı zamanda psikolojilerini de bozuyor. Hal böyle olunca bireyler sosyal medya dismorfofobisi ile karşı karşıya kalıyor. Bu hastalığın temelinde ise siber zorbalık yer alıyor. Gençler, birbirlerinin sosyal medya mecralarında paylaştıkları fotoğrafları eleştirip dalga geçiyorlar. Gençlerin yaşadığı bu bastı dismorfofobi sorununa sebep oluyor.


Her dört kişiden biri intiharı düşünüyor​

Depresyon

Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Ayşen Yalman, dismorfofobi hakkında şunları söylüyor: “Beden ve algı bozukluğu anlamına gelen sosyal medya dismorfofobisi, bireylerin kendi çektikleri efektli fotoğraflara benzeme arzusunu öyle fazla harekete geçiyor ki bir süre sonra bu kişiler estetik yaptırarak yüzlerini ve bedenlerini değiştirmek istiyor. Araştırmalara göre bu durumu aşamayan her dört kişiden biri intiharı düşünmeye başlıyor. Sosyal medya dismorfofobisi her yaş insanda görülebiliyor ama en tehlikeli yaş grubu 16-24 aralığında olanlar. Çünkü ergenler duygu durumlarını oturtamadıkları, sosyal medyada daha fazla vakit geçirdikleri ve sosyal medya ile kurdukları bağın derin olması nedeniyle sanal ve gerçeklik arasındaki ayrımı fark edemiyor.”
 
zamanla çirkin ve yetersiz hisseden kız güzelmiş.
 
Plastik cerrahinin amacı, insanları mutsuz eden durumları düzeltip sosyal hayatta zorluk yaşamamalarını sağlamaktı fakat gelinen noktada çoğu cerrah sadece keyfi gelenlere estetik operasyon yapmaya başladı çünkü çok iyi para var. Doğal olanın, çirkin sayıldığı bir dönemde yaşıyoruz artık ve çoğu insan da kendini mutsuz hissetmeye başlıyor.
 
  • Beğen
Tepkiler: Aze
asılsız iddia, doğal olanın çirkin bulunduğundan ziyade birbirlerinden görüp yaptıranların olduğu dönemdeyiz.
karakteristik burun severim.
 
asılsız iddia, doğal olanın çirkin bulunduğundan ziyade birbirlerinden görüp yaptıranların olduğu dönemdeyiz.
karakteristik burun severim.
Özgün olmak kabul görmüyor işte, onu anlatmaya çalışıyorum. Eskiden insanlar birbirine benzemekten, aynı kıyafeti ve aynı tarz saçı kullanmaktan rahatsız olurdu ancak şimdileride çoğu insan birbirine benziyor. Bir saç modası çıkıyor ve bir bakıyorsun şehrin yarısından fazlasında aynı saç modeli var, cidden tuhaf...
 
özlü sözlerimi hatırlayın
yaz yaz nereye kadar
 
Geri