Soru 3

Konu sahibi son olarak 44 gün önce görüldü
Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a, “Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız” diye dua ederler. ( Araf 189 )

Ne vakit ki, Rabları onlara (dileklerine karşılık) düzenli uygun bir çocuk verdi; kendilerine verdiği bu nîmet hakkında (ölçüyü kaçırıp) Allah'a (bilmeden gizli ve örtülü anlamda) ortaklar koşmaya yöneldiler. Allah ise onların koşageldikleri ortaklıktan çok yücedir. ( Araf 190 )

Bu ayetleri ve bu konuyu paylaşmanın tam da zamanı ..
Özellikle Ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde türbe ziyaretleri yapıp o türbelerde yatan meftalardan dileklerde bulunup dualar eden cahiller geldi aklıma ..
Giderler mezar başlarına ve kimi iş ister kimi çocuk kimi de evlenmek ve daha neler neler ..

Ve bu sığırlara " ama bu yaptığınız şirktir " dediğiniz de onlar da derler ki ; " yoo biz ALLAH'a inanıyoruz ve buradakileri ilah olarak görmüyoruz .. Onlar ALLAH'ın sevgili kulları oldukları için onların hatırına ALLAH'tan istiyoruz "

O halde sormak lazım bu idraksızlara .. Başkalarının hatırlarını ALLAH ile aranıza sokmak yerine NEDEN DİREKT OLARAK ALLAH'TAN İSTEMİYORSUNUZ ?
 
Zaten şirkin Mantığında da bu yatar. Hiç bir Müşrik Şirk koştuğu ( Aracı kıldığı) Şeyin İlah olduğuna inanmaz. Onlar bizle Allah arasında aracılardır der. Oysaki Allah Onların bu tutumundan dolayınonlara müşrik demiştir. Oysa Onlar Allah ile aralarında Aracı kıldıkları o kişi ve nesnelerin aslında kendilerine asla yararı ve zararı olmadığını bilmekteydiler. Onların salih kişiler olduklarını yada salih kişileri temsili nesneler olduklarını düşünüyorlardı. Ve bu şekilde Onlarla Allah arasında onları Aracı yani kendilerine torpil yapması için yakarıyor, dua ediyor tapıyorlardı...

Bugün yapılan butür Mezar ve türbe ayinleride ( ziyaret) aynı kapıya çıkmaktadır.

Vahyi deyişle: Nahl Suresi 20’den 22’ye ve Araf Suresi 188’den 198’e kadar olan ayetlerden anlaşılacağı üzere; arap müşriklerinin putları da, daha önce ölmüş olan salih insanların mezarları ve tasvirleri idi.

Vahyin eleştiri oklarını yönelttiği ve bizlere örnek olması açısından verdiği arap müşrikleri örnekleri de aynen toplumumuzdaki gibi bu mezar, kaya ve putları Allah’ın yardımcıları ilahlar diyerek şirk koşarken; günümüzde evliya, yatır, Allah’ın salih kulu diye, ilah denmeden ve şirk koştuğu kabul edilmeden; bunların yüzü suyu hürmetine Allahtan istiyoruz diye ŞİRK koşulmaktadırlar.

Benim niyetim farklındeyip kırk dereden su getirenlere ithafen İster şirk niyetiyle, ister şirk niyeti olmadan yapılsın, şirk şirktir. Nitekim, bir insana öldürme niyetiyle bıçaklasanız da o insan ölür; bu bıçak insanı öldürmez deyip bıçaklasanız da o insan ölür. Yanlış bilgi ve iyi niyetiniz o insanı kurtarmaz. Aksine Yanlış bilginizdende mesulsünüz ve İyi niyetinizi yanlışınıza alet edemezssiniz.

EkSen hocam ben 2 yi beklerken sen 3 e atlamışsın :)

Bilgi - İnanç - Eylem
 
Sanatta, döneminin ötesine geçip çığır açan sanatçıları vefatlarının ardından anmak ışığını aydınlık tutmak için adına onur ödülleri verilir. (Ör: Afife JALE Onur Ödülü) Kültür Merkezleri yada sahnelere adları verilir. (Ör: Yaşar Kemal Kültür Merkezi)

Türbelerde gerçekleştirilen eylemleri ayrı tutmakla birlikte o türbenin sahibi kişinin dünya görüşünde ki etkileri uzun yıllara yaymak, kişiyi ve ahlakını tanıtmak, örnek alınabilecek bir rol model haline getirmek açısından olumlu buluyorum.

Şahsen oturma odasında yapılan bir duayla, döneminin en sayılan düşünürlerinden biri olan bir islam adamının kabri başında yaratılmış huzur ortamında yapılan duanın birbirleriyle eş tutulmayabileceği sanısındayım.
 
"Allah musriklere size rizki veren kimdir dediğinde onlar Allahtir derler, peki o halde neden puta tapiyorsunuz dediğinde bizi Allaha yaklastirsin diye derler" bu mekkeli musrikler için inen ayetlerden birisi.Tam kelimesi kelimesine yazamadim belki, eksiğim yanlisim var ise düzeltin lütfen.
Hal böyle olunca ben şöyle düşünüyorum bizi Allaha yaklastirmasi için araya koyduğumuz her aracı (evliya,şeyh, hoca vs) bizi bu ayet ile muhatap kılmaz mi? Aracı deyince aklıma bu geldi.
Türbe ziyareti deyince de şu ayet aklıma geldi.
"Olulere hiçbir şey isittiremezsin".
Ben ayet numarası bilmem , sure numarası da kalmaz aklimda .Bazen bir ayeti bir kısmını hatırlıyorum bir süredir meal okuyorum acemiyim .Lakin görüyorum ki hurafeler ile doldurmuşlar güzel dinimi.


Yarım yazdığım ayetin tamamını yazıyorum

"Ölüler de müsavi olmaz diriler de, gerçi Allah her dilediğine işittirirse de sen kabirlerdekine işittirecek değilsin." Demek ki biz her ne kadar türbelere gidip türbedeki kişiye dua edip ondan bir şeyler istesek de onlar Allahtan başkasını işitmez.
 
Sanatta, döneminin ötesine geçip çığır açan sanatçıları vefatlarının ardından anmak ışığını aydınlık tutmak için adına onur ödülleri verilir. (Ör: Afife JALE Onur Ödülü) Kültür Merkezleri yada sahnelere adları verilir. (Ör: Yaşar Kemal Kültür Merkezi)

Türbelerde gerçekleştirilen eylemleri ayrı tutmakla birlikte o türbenin sahibi kişinin dünya görüşünde ki etkileri uzun yıllara yaymak, kişiyi ve ahlakını tanıtmak, örnek alınabilecek bir rol model haline getirmek açısından olumlu buluyorum.

Şahsen oturma odasında yapılan bir duayla, döneminin en sayılan düşünürlerinden biri olan bir islam adamının kabri başında yaratılmış huzur ortamında yapılan duanın birbirleriyle eş tutulmayabileceği sanısındayım.
Oratmın huzuru, onu ziyaret, onu anma, düşüncelerini bugüne taşıma konusunda sıkıntı yok... Onu aracı kılma, torpil makamında görme konusu sıkıntılıdır üstad.... Onu yetkisinde Allah ile ortak görme konusu sıkıntıdır...

Bilgi - İnanç - Eylem
 
Bu ayetleri ve bu konuyu paylaşmanın tam da zamanı ..
Özellikle Ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde türbe ziyaretleri yapıp o türbelerde yatan meftalardan dileklerde bulunup dualar eden cahiller geldi aklıma ..
Giderler mezar başlarına ve kimi iş ister kimi çocuk kimi de evlenmek ve daha neler neler ..
Ve bu sığırlara " ama bu yaptığınız şirktir " dediğiniz de onlar da derler ki ; " yoo biz ALLAH'a inanıyoruz ve buradakileri ilah olarak görmüyoruz .. Onlar ALLAH'ın sevgili kulları oldukları için onların hatırına ALLAH'tan istiyoruz "
O halde sormak lazım bu idraksızlara .. Başkalarının hatırlarını ALLAH ile aranıza sokmak yerine NEDEN DİREKT OLARAK ALLAH'TAN İSTEMİYORSUNUZ ?

Ağabey dediklerine harfiyen katılıyorum. Ama yine de o türbelerin başında, yardım dilemenin dışında sadece yatan kişinin ruhunun şad olması için dua edenleri de düşünerek genelleme yapmamak lazım. Zira bazı insanlar var ki, her gördüğü mezar başında, mezar sahibinin ruhunun şad olması için dua ediyor.

Ama tabii çoğunlukla, ülkemizde türbelerin sözde yardım için ziyaret edildiğini görebiliyoruz.

Sorulduğunda bir çok kişi, türbedeki muhattabın, bir aracı olduğunu söyler ama inancımız gereği Allah ile aramıza kimsenin girmesine gerek yoktur. Bunu geçtiğimi günlerde cemaatler için de konuşmuştuk. Dini yaşayabilmemiz için cemaatler, türbeler gibi aracılara ihtiyacımız yoktur.

Türbede veya mezarda yatan kişiyi anmak ile eserlerini anmaksa, çok ayrı bir şeydir. Dediğim gibi, türbelere veya mezara gidip ruhuna dua okumakla, onun aracılığı ile Allah'tan yardım dilemenin arasındaki -ince çizgiyi demeyeceğim, oldukça- kalın o çizgiyi görmek gerekir.

Bana göre dua her yerden duadır. Duayı mezar başında edersen, gözünün önündekine dua edeceğinden daha içten bir dua etmiş olacaksın. Ama aynı kişiye evinden oturduğun yerden de dua edebilirsin. Örnek olarak evde yapılan mevlitleri söyleyebiliriz.
 
Konu çok açık ve net ifadelerimle ortadadır ..
Anne baba mezarınızı ziyaret edip ruhuna fatiha okumayın diye yazmadım, ALLAH'tan isterken araya aracılar koyup falanca türbelerden medet ummayın diye yazdım ..
 
Eğer ölüde hikmet olsaydı Peygamberimiz Hz Muhammed'in (sav) mezarına gidilirdi. Öyleyse sadece Allah'tan (cc) dilemeliyiz.
 
Şirk zaten inkar etmek değil, ortak koşmaktır.
Şirket kelimesi de bu kökten gelir.

Aslında hiçbir şirk koşan, şirk koştuğunu sanmaz. Çünkü akıl öyle devreden çıkmıştır ki, düşünce üzerine bir daha düşünmezler. Kendilerini doğru yolda görürler.

Bu ayetlerde de genel bir insan psikolojisini anlatan bir şey var.
Ayrıca Kuran'ın çok sıklıkla kullandığı akıl yürütme burada da var.

Sorun maalesef ister şirk olsun ister başka bir şey hep samimiyetsizlikten kaynaklanıyor.
 
Geri