Soru 1

Konu sahibi son olarak 44 gün önce görüldü
İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
( Nisa 123 )


Malumunuz Ramazan ayındayız ve her Ramazan olduğu gibi bu Ramazan'da meal hatmine başladım lâkin bu ayete geldiğimde kafamda bin bir sorular oluştu ki bunları sizinle paylaşayım istedim ..

Mahmut Kısa hoca efendinin meal açıklamasında Nisa 123 şu şekil de verilmiş ; Ey Müminler sakın bu dine ( İslama ) yalnızca bağlı olmakla veya birilerinin şefaati ile kurtuluşa ereceğinizi sanmayın. Unutmayın ki ne kendi kuruntularınızla ne de kitap ehlinin kuruntularıyla ...
Her kim bir kötülük yaparsa, cezasını mutlaka çekecek ve kendisine ALLAH'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilecektir.
( Nisa 123 )

Şimdi .. Bu ayetten anlaşıldığı üzere Müslüman olmamız bizi kurtarmıyor .. Ayrıca şefaat beklentisi de boşa çıkarılıyor ve ister Müslüman olalım ister yahudi ya da hristiyan ne olursak olalım EĞER KÖTÜ BİR İNSAN İSEK KURTULUŞUMUZ OLMAYACAK .. Yani ALLAH bize merhamet etmezse sonumuz cehennem olacak ..

O halde hani Müslüman olan kimse eninde sonunda cennete gidecek inanışına ne oldu ?
Hani Müslümanlar günahlarının cezasını çektikten sonra cennete gireceklerdi istisnasız ?

Bu ayet bütün bu öğretileri yıkmıyor mu yoksa ben mi yanlış anlıyorum ?

Qasem Jose Chilavert Kızıl_mavi Ebu Said @Єναηєscєηcє No Pasaran yolcu

ve etiketlemediğim diğer arkadaşlar .. Fikirlerinizi bekliyorum ..
 
Üstadım, ayetin meali gayet açık aslında. Şefaat sadece Allah'adır. Teslimiyetin tek adresi Allah'tır. Başkasına yada başkası aracılığıyla teslim olanlarda buna dahildir.
 
Ebeddi cennet yada ebeddi cehennemdir sonucu...
İnşallah müsait bir zamanda mümkünse yarın detayla konuya değineceğim.
Bütün öğretiler zaten müslümanların kendi kurgusuydu. Ceza çekildikten sonra cennette müslümanların kendi kurgusu ve uydurma hadis yığıntılarıdır. Allahın kitabında böyle bir vad olmayıp aksine bakara Suresinde bundan dolayı size kim söz verdi.diye ehli kitabı da müslümanlar gibi bu konuda yalancı çıkarmaktadır...

İnşallah yarın ilmi olarak konuyu ben kendi.adıma detayla ele alırım.

Müslümanlar malesef İslamı Vahy dışı bir algıyla inşaa ettiler ve Kuranı unutacak hale geldiler Eksen hocam...

Vahy dediğin gibi geçmişte bu algıyı yıktı ve hala yıkmaya devam ediyor ve edecektir...

Çok doğru anlamışsın üstad Ayet aynen öyle diyor...

Bilgi - İnanç - Eylem
 
Bence burada değinmek istediği birazda insanların armut piş ağzıma düş mantığını yıkmak. Şimdi misal adam diyorki nasıl olsa Efendimiz şefeatçi olacak öyle duymuş çünkü adam eeee bide biz görmeden sevdik onunda etkisi olması lazım. Ahir zaman Müslümanısın namaz kılmasanda oruç tutman bile seni kurtarır sen Peygamber mi gördünki? falan filan bu gibi şeyleri çok duyuyorum bu sıralar. Adamlar resmen hani İslamın şartlarından 3 ünü yerine getirsen bu zamanda cennetliksin mantığıyla yaklaşıyorlar. Gafil insan hep başkasından bekler başkasının söyledikleri nefsine yaraşınca hemen kabul eder.
 
Biz Müslümanlar Allah katında torpillimiyiz gibi bir soruyuda getirmez mi ?
Öyle ise , Müslüman olmayan hiç bir kimse boşuna insanlık, iyilik vs vs yapmasın .!
Ki eğer tek şart Müslüman olmak ise tüm kötülük bize hakdır nasılsa cennet bize haram mantığı olmaz mı ?
Kafam dağınık umarım derdimi anlatabildim ?
Şimdiden affola sıkıntı olduysa.
 
Yaptığınız her kötülüğün bir cezası vardır, ve eğer bir kötülük yapmışsanız cezasını çekeceksiniz, İslama bağlı olmanız sizi bu cezadan kurtarmayacaktır, böyle bir beklentiye de girmeyin diyor bence..
 
İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
( Nisa 123 )

Malumunuz Ramazan ayındayız ve her Ramazan olduğu gibi bu Ramazan'da meal hatmine başladım lâkin bu ayete geldiğimde kafamda bin bir sorular oluştu ki bunları sizinle paylaşayım istedim ..

Mahmut Kısa hoca efendinin meal açıklamasında Nisa 123 şu şekil de verilmiş ; Ey Müminler sakın bu dine ( İslama ) yalnızca bağlı olmakla veya birilerinin şefaati ile kurtuluşa ereceğinizi sanmayın. Unutmayın ki ne kendi kuruntularınızla ne de kitap ehlinin kuruntularıyla ...
Her kim bir kötülük yaparsa, cezasını mutlaka çekecek ve kendisine ALLAH'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilecektir.
( Nisa 123 )

Şimdi .. Bu ayetten anlaşıldığı üzere Müslüman olmamız bizi kurtarmıyor .. Ayrıca şefaat beklentisi de boşa çıkarılıyor ve ister Müslüman olalım ister yahudi ya da hristiyan ne olursak olalım EĞER KÖTÜ BİR İNSAN İSEK KURTULUŞUMUZ OLMAYACAK .. Yani ALLAH bize merhamet etmezse sonumuz cehennem olacak ..

O halde hani Müslüman olan kimse eninde sonunda cennete gidecek inanışına ne oldu ?
Hani Müslümanlar günahlarının cezasını çektikten sonra cennete gireceklerdi istisnasız ?

Bu ayet bütün bu öğretileri yıkmıyor mu yoksa ben mi yanlış anlıyorum ?

Qasem Jose Chilavert Kızıl_mavi Ebu Said @Єναηєscєηcє No Pasaran yolcu

ve etiketlemediğim diğer arkadaşlar .. Fikirlerinizi bekliyorum ..

Öncelikle hatmini Allah kabul etsin ağabey. Ben de Kur'an'ı 3 kez hatim eden ama mealini hiç hatim edemeyen birisi olarak, yarım kalan meal hatmime, devam edeceğim. Teşvik ettiğin için ayrıca teşekkürler. :) Bu arada hatmi, surelerin iniş sırasına göre mi yapmanı tavsiye ederim. Daha iyi anlayabilmen açısından çok iyi oluyor.

Nisa Suresi'nde sorduğun sorunun detayına inilmemiş. Detaylı bilgiyi diğer ayetlerde bulabilirsin. Edit: Baktım, Hud Suresi'nin 105, 106, 107 ve 108. ayetleriymiş.

Konuyla ilgili özellikle de Hud Suresi'nin 107. ayetine dikkat çekmek istiyorum.
Hud Suresi 107. Ayet' Alıntı:
Rabbinin dilediği hariç onlar, gökler ve yer durdukça o ateşte ebedî kalacaklardır. Rabbin gerçekten istediğini yapar.

"Rabbinin dilediği hariç" kelime grubundan anlaşılacağı gibi, cehennem sonsuz değildir ama bu herkes için geçerli olmayacak.

Nisa Suresi'nin 14.ayeti ve Cinn Suresi'nin 23. ayetin de, özellikle inkar edenleri sonsuz cehenneme koyacağını, affetmeyeceğini iletmiş.

Aslında cehennemden sonra cennete gidileceğine dair bir kaynak bilmiyorum ama dediğim gibi özellikle Nisa, Cinn ve Hud Sureleri'nde inkarcıların cehennemle değil de, sonsuz cehennemle cezalandırılacağı söylendiği için, yani özellikle sonsuzluk belirtildiği için, inkar etmeyen ama günahları çok olan inananların cehennemden sonra cennete gideceğine inanılıyor.
 
Her kim bir kötülük yaparsa, cezasını mutlaka çekecek [/B]

cezasını çekecek demek ilelebet cehennemde kalacak anlamı taşımıyor ki. İnfaz bitince yani cezayı çekince cennete geçecek anlamı algılıyorum ben.
şimdi sure veya ayeti hatırlamıyorum ama; ''herkes cehennemden geçecek'' ayeti var. Yani herkesin içinde Hz. muhammed de var. Bir nezaket ziyaretine gelir diye düşünüyorum. Zaman zaman hepimizin kafasında soru işaretleri oluşturacak ayetlerle karşılaşabiliyoruz. tşklr iyi forumlar.

EDİT: konu bahis sure-ayet meryem 71
 
Selamlar EkSen ,

Ayet yorumlamalarında çoğunlukla dikkat ettiğim şey, ayetin öncesinde ve sonrasında ne söylediğidir. Anlam bütünlüğü olması açısından tek başına ele alındığında çok farklı yorumlar ortaya çıkabiliyor. Ben de bunu gözeterek Nisa 120 den 124'e kadar nasıl geçtiğine bir bakındım:

120 - Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.

121 - Onların barınağı cehennemdir. Ondan bir kaçış yolu bulamazlar.

122 - İman edip salih ameller işleyenleri de ebedî olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Kimdir sözü Allah’ınkinden daha doğru olan?

123 - İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.

124 - Mü’min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

Yukarıdaki meal Diyanet İşleri'ne aittir.

Her ayet için yaklaşık 3-4'er meal okudum ve çıkan meallerin ortalaması Diyanet'inkine benzediği için buradan aldım.

Yukarıda görüldüğü üzere bu ayetler inananlara / müminlere yönelik âyetlerdir.

121'de Şeytana uyanların cehennemden kaçışının olmadığı söyleniyor.
122 ve 124'de cennete girmenin yolunun iman etmenin yanı sıra sağlam bir salihi amel olduğu söyleniyor.
123'de yani ilgili ayetimizde ise salihi ameli sağlam olmayanlara yöneliktir ve bu kişiler için Allah'tan başka hiç kimsenin bu azaba engel olamayacağı, önüne geçemeyeceği anlatıyor.

Yukarıda çıkardığım olgulara göre iman eden kişinin sonsuza dek cehennemde kalacağı sonucu çıkmıyor. "Iş sizin kuruntunuza göre değildir" derken doğru yaptığınızı zannetmenizle doğru yapmak aynı şey değildir deniyor ve sizin de söylediğiniz gibi; Allah eğer merhamet etmezse cehennemde kalacaksınız deniyor.

Bunu destekleyen başka bir ayet olarak şunu da ekleyebiliriz :

"Allah dilediğini affeder, dilediğini azaba uğratır.” (Bakara, 2/284; Al-i İmran, 3/129; Maide, 5/18,40)

Ve yine her şeyin Allah'ın merhametine bağlı olduğuna dair şu ayeti de eklemek gerekir:

“De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Zumer, 39/53)

Fakat öte yandan şu da var : “Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır.” (Mü’minun suresi 102-103. ayetler)

Görüldüğü gibi burada "ebedi kalacaklar" ibaresi geçiyor ve tüm tartışmalara ket vuruyor. Çünkü net bir söylem var.
Kur'an'da bu kadar net ifade ediliyorken islam âlimi olarak adlandırılan çoğu kişi bu ayetin aksine sadece kâfirler ve şirk koşanların cehennemde ebedi kalacağını, azıcık iman bulunan herkesin cezasını çektikten sonra cennete gireceğini ileri sürüyor. Fakat islam alimleri olarak adlandırılan kişilerde bu konuda bir fikir birliği olmadığını da söyleyebilirim. Aksine cehennemde kalacağını ileri sürenler de var.

Daha fazla uzatmayayım; Kur'an ve hadislerde kişinin cehennemde ebedi mi kalacağı yada ne kadar kalacağı Allah'ın merhametine bağlanmış durumda. Rahman ve rahim sıfatları çok sık söz edildiğinden ötürü "cehnnemde cezasını çektikten sonra cennete gireceği" yorumu daha ağır basıyor gibi geldi.
 
Eğer günahkar yada kötü biriyse tabiki yanabiliriz ama sadece bir ayete yada yanlış bir meala bakıp cennete giremeyeceğiz sanmaya gerek yok. Edebi cennet kuranla sabit ve her müslümanın kalacağıda sünnetle sabittir.
 
* Nisa/123-124 Ey müslümanlar! Allah'ın hakkıyla vaad ettiği bu cennete girme gayesi; ne sizin kuruntularınızla olur, ne de kitap ehlinin kuruntularıyla. Naklonuyor ki, müslümanlarla kitap ehli birbirlerine karşı öğünmüşler, her biri Allah katında kendilerinin daha hayırlı olduğunu iddia etmiş, kitap ehli: "Bizim peygamberimiz sizin peygamberinizden önce, kitabımız kitabınızdan öncedir ve biz İbrahim'in dini üzereyiz" demişler. Yahudiler, "cennete ancak yahudi olanlar girecek"; Hıristiyanlar da, "Ancak Hıristiyan olan girecek" diye iddia etmişler. Müslümanlar da: "Bizim peygamberimiz, sizin peygamberinizden sonradır ve peygamberlerin sonuncusudur, kitabımız da sizin kitabınızdan sonra ve onlara hakimdir. Ve biz İbrahim, İsmail ve İshak dini üzereyiz, cennete ancak bizim dinimizde olanlar girecek" demişler. Bunun üzerine bu âyet ve devamı inmiş ve böyle kuru kuru öğünmelerle soyut arzular, kuruntular, ümitler, temennilerle cennete girilemiyeceği anlatılmış ve onun yolu gösterilmiştir. Allah'ın bu vaadine ermek için sadece kuruntu ve temenni kâfi gelmez, zira:

Gerek müslüman ve gerek kitap ehli, gerekse diğerlerinden her kim bir kötülük yaparsa onunla cezalanır, ya dünyada veya ahirette veya her ikisinde onun bir cezasını görür ve kendisine Allah'tan başka ne sığınacak bir dost, ne de kurtaracak bir yardımcı bulamaz. Erkekten olsun, dişiden olsun, her kim de mümin olarak güzel güzel ameller işler, yarayışlı işler yaparsa, işte bunlar cennete girerler ve bir nıkır (çekirdekteki küçük oyuk) kadarcık bile zulmedilmezler. Yani en küçük, çok önemsiz bir ölçüde bile hakları kesilmez. İşte cehennem görmeden cennete girme hususunda Allah'ın hak olan kesin vaadi bunlar hakkındadır.

"Nakir", aslında hurma çekirdeğinin üstündeki beyaz çukurcuğa denilir ki, fidan bundan biter. Nitekim yarığındaki ibliğe "fetil", çekirdeğe yapışık ince kabuğa da "kıtmir" denilir ve bunlar, ölçüler ve düşük miktarlardan kinaye olur. Dilimizde de, "çok ufak tefek" yerinde "nıkır", "kıtmir" tabir (deyim)i bilinmektedir. "İman ve güzel amel yapmak için en güzel din hangisidir?" diye münakaşaya, tartışmaya da gerek yoktur.

* Elmalılı Tefsiri

Umarım sorunuza yardımcı olur.
 
Ne güzel yorumlar ..

Şimdi bir ayet daha paylaşacağım ve aslında " bütün müslümanlar eninde sonunda cennete girecektir " kafasının ne kadar tehlikeli bir kafa olduğunu göreceksiniz ..

Bir de dediler ki: “Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır.” Sen onlara de ki: “Siz bunun için Allah’tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah’a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?” ( Bakara 80 )

Bu ayette Yahudilerin istisnasız tüm yahudilerin cehenneme girip cezalarını çekip sonra da hepsinin cennete alınacağı beklentisine itiraz var .. Bizde ki anlayışa ne kadar çok benziyor değil mi :)
Kuran'ın neresinde bütün Müslümanların eninde sonunda cennete girecekleri ibaresi var ? Ben yıllardır okurum ama bulamadım öyle bir yer ..

Kaldı ki Nisa 123 de açık açık ALLAH tarifi yapıyor aslında ..
İŞİ NE SİZ MÜSLÜMANLARIN BEKLENTİLERİNE NE DE YAHUDİ VE HRİSTİYANLARIN BEKLENTİLERİNE GÖRE AYARLANMAZ .. ( Yani öyle kafanıza göre cennet cehennem planı yapmayın, kimse hristiyan yahudi ya da müslüman olduğu için cenneti garantilemiş değil ) BU İŞ SİZİN İYİ Mİ YOKSA KÖTÜ BİR İNSAN MI OLDUĞUNUZA GÖRE DÜZENLENİR VE ONA GÖRE ADRESİNİZ BELİRLENİR .. ( Yani istediğin kadar Müslüman ola ya da yahudi veya hristiyan .. Eğer kötü bir insansan yok sana cennet filan ) VE O KİMSELER SAKIN HA İSANIN MUSANIN YA DA MUHAMMEDİN ÜMMETİNDEN OLDUKLARI İÇİN KURTULACAKLARINI SANMASINLAR. ALLAH MERHAMET ETMEZSE SONLARI CEHENNEMDİR.


İşte bu ayetten benim anladığım budur .. Dolayısıyla hayatta iken kaç kişinin hakkına tecavüz ederse etsin, kaç kadının ırzına geçerse geçsin, kaç masum insanın canını alırsa alsın ve daha bilmem ne kadar rezillik yaparsa yapsın SIRF MÜSLÜMAN OLDUĞU İÇİN BU KİMSENİN ENİNDE SONUNDA CENNETE GİDECEĞİNE İ-NAN-MI-YO-RUM. Böyle bir bilgi de böyle bir vaad de ALLAH tarafından verilmemiştir.
 
Son nefesi dahil imanını korumuş olanlar eninde sonunda Cennete girecekler. 100 sene Müslüman yaşayıp da son nefeste imanını şeytana kaptırmış olanlar değil. Bunu da dipnot olarak düşeyim istedim.
 
Cok guzel bi konu bilmediklerimi ogrenmis oldum.
Devami olmalı boyle konularin diyip yorumları okumaya devam ediyorum ^^
 
Cehennemden çıkıp cennete giren insanlarda yanık izleri olacağı hadislerde yazıyor bundan kuran da hiç bahsedilmiş mi ?
 
Cehennemden çıkıp cennete giren insanlarda yanık izleri olacağı hadislerde yazıyor bundan kuran da hiç bahsedilmiş mi ?


Cehennemden insan kömür gibi simsiyah çıkar ve anadan doğmuş gibi tertemiz bir cilt ile cennete gider. Sen hangi hadisten bahsediyorsun ne izi ? Her istediği olunan bir bahçede vücutta izin olması mantıklı gelmedi bi bakalım ?
 



Cehennemden insan kömür gibi simsiyah çıkar ve anadan doğmuş gibi tertemiz bir cilt ile cennete gider. Sen hangi hadisten bahsediyorsun ne izi ? Her istediği olunan bir bahçede vücutta izin olması mantıklı gelmedi bi bakalım ?

evet şimdi baktımda haklısın benim aklıma yanlış kalmış o zaman bu hadise göre ebedi gibi gözükmüyor
 
İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
( Nisa 123 )


Malumunuz Ramazan ayındayız ve her Ramazan olduğu gibi bu Ramazan'da meal hatmine başladım lâkin bu ayete geldiğimde kafamda bin bir sorular oluştu ki bunları sizinle paylaşayım istedim ..

Mahmut Kısa hoca efendinin meal açıklamasında Nisa 123 şu şekil de verilmiş ; Ey Müminler sakın bu dine ( İslama ) yalnızca bağlı olmakla veya birilerinin şefaati ile kurtuluşa ereceğinizi sanmayın. Unutmayın ki ne kendi kuruntularınızla ne de kitap ehlinin kuruntularıyla ...
Her kim bir kötülük yaparsa, cezasını mutlaka çekecek ve kendisine ALLAH'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilecektir.
( Nisa 123 )

Şimdi .. Bu ayetten anlaşıldığı üzere Müslüman olmamız bizi kurtarmıyor .. Ayrıca şefaat beklentisi de boşa çıkarılıyor ve ister Müslüman olalım ister yahudi ya da hristiyan ne olursak olalım EĞER KÖTÜ BİR İNSAN İSEK KURTULUŞUMUZ OLMAYACAK .. Yani ALLAH bize merhamet etmezse sonumuz cehennem olacak ..

O halde hani Müslüman olan kimse eninde sonunda cennete gidecek inanışına ne oldu ?
Hani Müslümanlar günahlarının cezasını çektikten sonra cennete gireceklerdi istisnasız ?

Bu ayet bütün bu öğretileri yıkmıyor mu yoksa ben mi yanlış anlıyorum ?

Qasem Jose Chilavert Kızıl_mavi Ebu Said @Єναηєscєηcє No Pasaran yolcu


ve etiketlemediğim diğer arkadaşlar .. Fikirlerinizi bekliyorum ..

Sevgili EkSen Üstadım

Konuyu biraz Daha detaylandırarak ele almak ve bu konuda özellikle biraz daha durmak istiyorum. Akşam Hem proğramım olmasına hemde Telefondan uzun yazamama bağlı olarak kısaca değinmiştim. Bence konuyu dahada detaylandırmak gerek. No Pasaran ın ayetlerin siyak ve sibağına uygun ele alması ayrıca bir güzel. Bu yüzden Ayetin Siyak ve sibağı ( Öncesi - sonrası) mevzusunda değinmeyeceğim. Orayı No pasaran ın mesajından bakabilirsin ki konu dahada uzamasın okunabilsin...

Bismillahi teala...

Toplumuzca yanygın olan Kişilerin cezasını çektikten sonra cennete gideceğine dair söylemleri yada görüşleri Bugün mevzubahis olan UYDURULMUŞ inançtan öteye gidememektedir maalesef. Sevgili Forumdaşlarım öncelikle bir konu da Mutabık kalalım. “Allahtan başka hüküm kural kaide koyucu yoktur.” Allah Ayetlerinde buyuruyor ki :

”Allah’tan başka bir hakem mi (hüküm koyucu mu) arıyayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir. Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın kuşkuya kapılanlardan olma. ” (Enam Suresi, 114)
Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tastamamdır. O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, işitendir, bilendir. (En’am Suresi, 115)

”Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.”(Nahl Suresi, 116)

De ki: Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gizli bilgisi O'na aittir. O'nun görmesi de, işitmesi de şâyanı hayrettir. Onların (göklerde ve yerde olanların), O'ndan başka bir yöneticisi yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez. (Kehf Suresi 26 )

Buna daha bir çok ayet ekleyebiliriz. O halde Peygamber Hüküm koyucu değil hükmün uygulayıcısıdır. Peki Şurayada değinip öyle devam edelim. Cennet ve Cehennem Gaybi bilgi değilmidir. Yukarıda Kehf suresinde Allah Gaybı kendisinden başka kimsenin bilmediğini söylemiyor mu ?
De ki: Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gizli bilgisi O'na aittir. O'nun görmesi de, işitmesi de şâyanı hayrettir. Onların (göklerde ve yerde olanların), O'ndan başka bir yöneticisi yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez. (Kehf Suresi 26 )

Başka bir ayette :

De ki “ Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra nezaman diriltileceklerininde farkında değillerdir” (Neml Suresi 65)

Peki sevgili EkSen üstadım Kuran dan başka bir vahy varda peygamber bizden mi saklıyor. Oysa başka ayetlerde Peygamber Gaybın bilgisini Allahtan başkası bilmez ben ancak sizin gibi bir beşerim diyor.

“De ki: ‘Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Gaybı da bilirim demiyorum.” (En’am, 50)
"Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez." (En'âm: 6/59) "De ki: Gayb ancak Allah'ındır." (Yûnus: 10/20)
"Göklerin ve yerin gaybı (sırrı) yalnız Allah'a aittir." (Hûd: 11/123)
"Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir." (Nahl: 16/77)
"Göklerin ve yerin gaybı (gizli bilgisi) O'na (Allah'a) aittir." (Kehf: 18/26)
"De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan başka kimse gaybı bilmez." (Neml: 27/65)
"Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir." (Fâtır: 35/38)

"Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir." (Hucurât: 49/18)

Bu konuda daha bir çok ayet varken ve Peygamberde bize bunları Hayatında yaşayıcı olarak en büyük örnek iken neden Gayba Taş atıyoruz ve Peygambere söylemediği şeyleri söyletiyoruz. Peygamberi aracı kılarak yeni bir din inşaa ediyoruz. Ve tembelliğimize Günah bağnazlığımıza Peygamberi de ortak ediyoruz.
Geri konumuza dönecek olursak: Kuran'ın hiçbir yerinde bir süre Cehennemde ceza görüp, sonra bağışlanarak cennete girenlerden söz edilmez.Tam tersine, konu ile ilgili tüm ayetlerde, kıyamet günü iman edenlerin ve etmeyenlerin kesin bir biçimde ayrılacakları, iman edenlerin ebediyyen cennete girecekleri, etmeyenlerin ise ebediyen cehenneme aşağılık bir azabın içine sürülecekleri bildirilmiştir. Şimdi bukonuda Allahın kessin bir hükmü ve hükümleri varken Peygamber vahy ile çelişkili olarak mı bir din inşaa etmiştir. Oysa Vahy de de çelişki yoktur diyor Allah. Oysa Rabul Alemin Bu durumu çok açık ve net olarak şu kur'an ayetlerinde belirtilmiştir.

Bakara Suresi(80-82): Dediler ki:"Sayılı günlerin dışında, Ateş asla bize değmeyecektir." De ki:"Allah katından bir Sözmü aldınız? Ki Allah asla Sözünden dönmez- Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz Bir şeyi mi söylüyorsunuz?" Hayır; Kim günah işler de günahı kendisini kuşatırsa, Artık onlar, ateşin halkıdırlar, orada Süresiz kalacaklardır. İman edip salih amellerde Bulunanlar ise cennet halkıdırlar, orada Süresiz kalacaklardır.

Diğer bir ayette şöyle denir:
Al-i İmran suresi(24):Bu, onların:"Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onların bu iftiraları, Dinleri konusunda kendilerini Yanılgıya düşürmüştür.

Oysa peygamberin kesinlikle Allah'ın söylemediği bir sözü söylemeyeceği kesindir.

Hakka suresi: Bu kur'an âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. Eğer Peygamber bizim adımıza bazı ayetler uydurmuş olsaydı, Elbette Onu hemen yakalardık. Sonra onun şah damarını keserdik (onu yaşatmazdık) Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.(43 - 44 - 45 - 46 - 47)

Derken ve Kuran’ı Kerimde de kesinlikle bir çelişkinin olmadığını hatırlatan Allah’ü Teala:

Nisa suresi (82):Hala Kuran’ı gerektiği gibi düşünmezler mi? Eğer o, Allah'tan Başkası tarafından olsaydı, elbette içinde birçok çelişkiler bulacaklardı.

Sevgili Forumdaşlarım Şu durumda Kuranda bir çelişkimi var ki Peygamber Gayb konusunda ALLAHIN HABER VERMEDİĞİ ŞEYİ Söylemiş olsun. Yoksa Şefaate mi sığınıyoruz.

Sevgili Eksen Hocam Şefaat konusuna da değinip öyle devam edelim derim.

Şefaatı Türkçeye çevirelim; Şefaat Türkçede aracı kılmak yada TORPİL değilmidir. Peki Allah hani adil idi… Adaletli olan kimse Torpile izin verir mi… Peygamberin kızı fatımaya söylediği sözü ne çabuk unuttuk.

Allah’ın ayetlerine bakalım:
''...O'nun izni olmadan, O'nun katında şefaat edecek olan kimdir?..''(bakara-255)
''Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.'' (bakara-123)
''Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a kurulandır. Sizin için O’ndan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?'' (secde-4)
''De ki: “Şefaat tümüyle Allah’a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur. Sonra yalnız O’na döndürüleceksiniz.” (zumer-44)
''Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab’lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur’an ile) uyar. (enam-51)
''Yaklaşmakta olan gün konusunda onları uyar. O gün yürekler gam ve tasa ile dolu, (sanki) gırtlaklara dayanmıştır. Zalimlerin ne sıcak bir dostu, ne de sözü dinlenir bir şefaatçisi vardır.'' (mumin-18)
''Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkâr edenler ise zalimlerin ta kendileridir.'' (bakara-254)

Peki Vahy de çelişki var mı ?

Oysa vahy de hiçbir şekilde Şefaatin olmadığı daha bir çok ayette dile getirilmişken Peygamber Allahtan başka bir din mi inşaa ediyor. Oysa hadis külliyatlarında detayla şefaat sahneleri var… Gaybı Allahtan başkası bilmiyordu hani ?

Tekrardan konumuza dönecek olursak Eksen hocam;

Tevbe suresinde Allah buyuruyorki :

“Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat'ta, İncil’le ve Kuran’da Allah'ın üzerine aldığı hak bir vaadidir. Allah'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin. İşte bu, büyük kurtuluştur.” (Tevbe 111)

(Bu alış verişi yapanlar), tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele! ( Tevbe 112) İman edenlerin durumu böyledir.

Oysa ehlisünnetvelcemaat hadiste bildirildiğine göre peygamber efendimizin a.s benim ve ashabımın yolunda olanlardır demiştir. Bu inanca göre bir insanın Müslüman olup İslama girmesi için dili ile kelime-i şahadeti söyleyip kalben inanmasıdır. Bu sözü söyledikten sonra Müslüman olmuş olur. Kuranın hiçbir hakikatini dili ile inkâr etmiyor ve haram ile helale kati bir inkara gitmiyorsa sonra Allahu tealanın yapılmasını istediği salih amelleri yapmıyor ve haram işlemeye devam ediyorsa ve nihayetinde ölüyor.

Kıyamet kopuyor dünyada iken her ne yaptı ise orada yazılı bulunan kitap kendisine veriliyor. Tartıları hafif gelirse Allahu teala affederse ne ala doğru cennete giriyor. Bu olmazsa peygambere izin verilmişse aracılık için islami tabirde şefaat peygamber şefaat ediyor ve kurtuluyor. Buda Olmazsa ne kadar günahI varsa cezasını çekmesi için cehenneme atılıyor cezasını çektikten sonra Cennete alınıyor. İşte birçok insanın inancı olan bu inanç doğru diye insanlara anlatılıyor.

Şimdi Bu kadar ayet varken Sadece ben Müslüman oldum demek Sizi Cenente ama yeryüzünde adil olan ve kötülüğe bulaşmayan insanları Cehenneme koyacak öylemi. Şu durumda Kan emici Nasrallah da, Beşar esad da , Baba Esad da , Zalim Despot Saddam da ve daha niceleri de Katlettiği yüzbinler ve milyonların cezasını çektikten sonra cennete , Ama yeryüzünde adaletiyle nam salmış Habeeş kralı Cehenneme öylemi ? Yada iman etmediği sabit olan İyilik öncüsü ebu Talib cehenneme öylemi ( Gerçi Müslümanlar kırk dereden su getirip onu da cennete soktularya neyse )

Peygamber dahil Cennet de Cehennemde kimsenin tekelinde değildir. Oysa Amel cennet yada cehennem endeksli olmayıp ilkesel bir tavır ve durumun sonucudur. Cehennem ve cennet sadece sonuçtur. Başta da ifade ettiğimiz gibi yukarıda bahsettiğimiz silsile ağacıyla cenente gitme böyle bir iman Kuran’da ki iman tarifine uymamaktadır. Oysa doğru bir imana sahip olmamız için tüm insanlığa gönderilen kitap Kur'ana bakmamız gerekmektedir.
Kısacası Allah'ın katında tek geçerli imanın onun istediği gibi şekilde olması şarttır.

Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizde böyle yapanlar sonuçta dünya hayatında rüsvalıktan başka ne kazanırlar? Kıyamet günü de en şiddetli azaba kakılırlar. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir. (Bakara suresi 85)

Kim, islâmdan başka bir din yaşarsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirete kaybedenlerden olacaktır. (Al-i İmran suresi 85)

Şimdi buradan itibaren Kuranda iman edenler ve etmeyenleri, Ayrıca dünya ve ahirete ki durumlarını Kurandan sure isimleri ve ayet numaraları ile gözler önüne serelim.

Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onların Bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür. (Al-i imran Suresi, 24)

Bu iftirayı atanlar ve açıklamayanlar ise burdaki ayetlerde yazıldığı gibi olacaktır.

İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz Hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder.( Bakara:159. )
Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. Zira ben onların tövbelerini kabul ederim. Ben tövbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim (Bakara:160)
(Ayetlerimizi) gizleyen ve kâfir Olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların lâneti Onların üzerinedir.162. Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır.
Araf, 7/36: “Bizim ayetlerimizi yalan sayan ve kibirlenerek onlardan yüz çevirenlere gelince, onlar cehennemliktir, hem de orada devamlı/ebedî kalacaklardır” ((Bakara:160)
“Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, ona cehennem ateşi vardır, hem de ebedî kalmak üzere oraya girecektir” (Cin, 72/23)
Ve konu ile ilgili bir hadiste ise: Ebu Hureyre’nin bildirdiğine göre, Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
“Kıyamet günü, insanlara hitaben “Ey cennet halkı! Artık -sizin için- ölümsüz bir ebediyet vardır. Ey Cehennem halkı! Sizin için de ölümsüz bir ebediyet vardır” (Buharî, Rikak, 51; Müslim, Cennet, 40; Tirmizî, Cennet, 20).

Şimdi bunların tamamında bir ebediyetten söz ederken ve Müslümanı Cennete götürecek davranış göz önündeyken kimse kendini kurtaracak yalanlara sarılmasın. Yaf Bir defa Müslüman teslim olan kişidir. Teslim olan kişinin Günahla ne işi var ki Kurtuluş yolu arıyor kendine.
Ve iki ayetle konuyu kapatmak isterim :

Kötülükleri (günahları, küfürleri) kendilerini çepeçevre kuşatanlar Cehennemliktir, orada ebedi kalırlar. (Bekara 81)
(Onlar orada ahkâb (hukublar, devirler) boyunca kalacaklardır.) [Nebe 23]
 
Şimdi bir ayet daha paylaşacağım ve aslında " bütün müslümanlar eninde sonunda cennete girecektir " kafasının ne kadar tehlikeli bir kafa olduğunu göreceksiniz ..

Bir de dediler ki: “Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır.” Sen onlara de ki: “Siz bunun için Allah’tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah’a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?” ( Bakara 80 )

Bu ayette Yahudilerin istisnasız tüm yahudilerin cehenneme girip cezalarını çekip sonra da hepsinin cennete alınacağı beklentisine itiraz var .. Bizde ki anlayışa ne kadar çok benziyor değil mi :)
Kuran'ın neresinde bütün Müslümanların eninde sonunda cennete girecekleri ibaresi var ? Ben yıllardır okurum ama bulamadım öyle bir yer ..

Kaldı ki Nisa 123 de açık açık ALLAH tarifi yapıyor aslında ..
İŞİ NE SİZ MÜSLÜMANLARIN BEKLENTİLERİNE NE DE YAHUDİ VE HRİSTİYANLARIN BEKLENTİLERİNE GÖRE AYARLANMAZ .. ( Yani öyle kafanıza göre cennet cehennem planı yapmayın, kimse hristiyan yahudi ya da müslüman olduğu için cenneti garantilemiş değil ) BU İŞ SİZİN İYİ Mİ YOKSA KÖTÜ BİR İNSAN MI OLDUĞUNUZA GÖRE DÜZENLENİR VE ONA GÖRE ADRESİNİZ BELİRLENİR .. ( Yani istediğin kadar Müslüman ola ya da yahudi veya hristiyan .. Eğer kötü bir insansan yok sana cennet filan ) VE O KİMSELER SAKIN HA İSANIN MUSANIN YA DA MUHAMMEDİN ÜMMETİNDEN OLDUKLARI İÇİN KURTULACAKLARINI SANMASINLAR. ALLAH MERHAMET ETMEZSE SONLARI CEHENNEMDİR.


İşte bu ayetten benim anladığım budur .. Dolayısıyla hayatta iken kaç kişinin hakkına tecavüz ederse etsin, kaç kadının ırzına geçerse geçsin, kaç masum insanın canını alırsa alsın ve daha bilmem ne kadar rezillik yaparsa yapsın SIRF MÜSLÜMAN OLDUĞU İÇİN BU KİMSENİN ENİNDE SONUNDA CENNETE GİDECEĞİNE İ-NAN-MI-YO-RUM. Böyle bir bilgi de böyle bir vaad de ALLAH tarafından verilmemiştir.

Ağabey, zaten Allah'ın böyle bir vaadi yok. Ama ayetlerde "Bazıları hariç" gibi ibareler geçtiği için, istediğini cehennemden çıkarabileceğini iletiyor. Yalnız burada net olarak, özellikle günah işlediği halde Müslüman olanların cehennemden çıkarılacağını düşünemeyiz. Burası tamamen Allah'ın merhametine bağlı. Bakara'nın 80. ayetinde anlatılmak istenen bu zaten. Yani hiç bir insan kalkıp ta, "Belli bir zamandan sonra cennete gideceğiz." kafasında olmamalı. Yani bir nevi mekruh olan bir durum. Yapılmasında sakınca olmayan, ama yapılmaması gereken.
 
Geri