BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,599
-
- Tepkime puanı
- 3,179
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
17:12 / 14 Aralık 2010
Akşam oluyor burda. Karanlık Yecüc ve Mecüc gibi dünyaya akın ediyor. Sessizlik her yerde cin gibi dolaşıyor. Burda yalnızlık bir başkadır birtanem! Hayâlinden başka kimse çalmaz kapımı. Biraz önce çay koydum. Seni bekliyorum. Sanki çocukluğumdan beri seni bekliyorum. Kendime çoğu gitti azı kaldı diyorum. Belki yanılıyorum. Belki de ellerim ellerini hiç tutamayacak. Ellerim ellerini istiyor. Ben bakarken gözkapaklarını hiç kapama. Kaparsanne olur beni de içine kapat. İçinde ölümü bekleyeyim.
İtiraf ediyorum kara sevdaya düştüm. İtiraf ediyorum seni çok seviyorum. Ben çok yorgunum taşıyamıyorum bu aşkı. Gel kollarıma gir yardım et bana. Yürüyemiyorum. Halsizim. Bazen bu bir acımazsızlık diyorum. Kaldıramıyorum sensizliği. Ellerini öpmek istiyorum.
Saçlarını parmaklarıma dolamak istiyorum. Okşamak ve dokunmak istiyorum. Bütün arzularımı öldürdün. Bir arzum kaldı o da sen. Bu satırlar ruhumun röntgeni. Ne görüyorsun? Acı çeken kuş gibi bir ruh. Hadi avucuna al bu kuşu. Koynunda uyut. Bu kuşun sıcak yuvası hiç olmadı. Evim olmasın sarayım olmasın. Yeterki bana ve başıma bir kucak ver. Ben işte onu hiç bulamadım. Sokakta yatarım bir kağıt üzerinde; ama sıcak kollar bana ipek yataklardan daha değerli ve daha sıcak. Ben bunu istiyorum. Döşeğim isterse hiç olmasın. Sensiz o yatak içi buz dolu bir çukur. Ben o buzlukta yıllarca uyuyorum. Bu buz devrinden yavaş yavaş çıkıyorum. Göz merceğinden yansıyan ışıklarla eriyor içimdeki buzlar.
Aşk ateşinin kenarında bir şaman gibi oturmam; çıplak ayaklarımla içine girerim. Üstünde de tepinirim. Ben yanmaktan değil; kanmaktan korkuyorum. Serab gibi aşkların peşinden giden biri değilim; serap olan benim gerçek olan sen ve aşkımızdır birtanem! Aşk bir davadır bir kavgadır. Benim davam sensin aşkım! Gözünden bir damla düşse yıkarım dünyayı. Sen benim kutsal emanetimsin namusumsun şerefimsin. Seni bir sancak gibi göklerde taşır ve dalgalandırırım. Aşkının emrine âmâdeyim.
Bütün duygu ve düşüncelerim emrinin altında ve sen oturuyorsun gönül sarayımın tahtında. Ve bir yıldız gibi parlıyorsun bahtımda. Her gece bekliyorum gözlerin hayalimde tulu etsin. Bana bir defa da olsa gülümseyip kaybolsun. Benim güneşim Batıda batmaz; gözlerinde batar. Yaşamak seni düşünmektir. Yaşamak sana ve aşkımıza emek vermektir. Dudaklarımla yanaklarından buseler dermektir. Kaşlarına kurbanım; ya o pembe dudakların…
Güller görmesin onları. Kıskanırlar seni birtanem kıskanırlar. Korkuyorum seni kaybetmekten. Seni kaybetmek herşeyimi kaybetmektir. Söyle! Ne yapayım kazanmak için seni? Sen de mi gideceksin bana dargın? Gitme! Bir ben anlarım seni bir ben düşünürüm ruhunu. Seni beyaz bir güvercin gibi severim ellerimin arasında. Seni kazanmak için her kavgaya hazırım. Dökülecekse kanım senin uğruna dökülsün; bükülecekse boynum senin için bükülsün. Sökülecekse dişim senin uğruna sökülsün. Mecnun benim yanımda bir hiç…O kitaplarda yaşıyor; bense hakikatte. O sadece mecnun bense hem deli hem âşık biriyim sana. Aşkın en son derecesi delilik.
Bu aşk ruhuma cemre gibi düştü kelimelerinden. Ben benliğini kaybetmiş bir garibim. Sanmaki bu halimden dertli ve muzdaribim.
Yaşıyorsam vallahi seni bir kez görebilmek için yaşıyorum. Benim aşkımpamuk ipliğine bağlı değil. Emekleyen bir bebek gibi ellerimi uzatıyorum sana. Hiç tutan olmadı bu elden. Tutanlar bir dal gibi büküp kırdı onu.
Bana umut oldun. Bir gün gidersen kırılmam sana gücenmem. Ancak şunu derim: Hayatta fırsat bir defa ele geçer. Sen ve ben birbirimizin şansı ve fırsatıyız. Birbirimize bu şansı verelim. Bizi başkası anlamaz.
Seni çok özlüyorum ve bekliyorum sonsuza kadar.
Akşam oluyor burda. Karanlık Yecüc ve Mecüc gibi dünyaya akın ediyor. Sessizlik her yerde cin gibi dolaşıyor. Burda yalnızlık bir başkadır birtanem! Hayâlinden başka kimse çalmaz kapımı. Biraz önce çay koydum. Seni bekliyorum. Sanki çocukluğumdan beri seni bekliyorum. Kendime çoğu gitti azı kaldı diyorum. Belki yanılıyorum. Belki de ellerim ellerini hiç tutamayacak. Ellerim ellerini istiyor. Ben bakarken gözkapaklarını hiç kapama. Kaparsanne olur beni de içine kapat. İçinde ölümü bekleyeyim.
İtiraf ediyorum kara sevdaya düştüm. İtiraf ediyorum seni çok seviyorum. Ben çok yorgunum taşıyamıyorum bu aşkı. Gel kollarıma gir yardım et bana. Yürüyemiyorum. Halsizim. Bazen bu bir acımazsızlık diyorum. Kaldıramıyorum sensizliği. Ellerini öpmek istiyorum.
Saçlarını parmaklarıma dolamak istiyorum. Okşamak ve dokunmak istiyorum. Bütün arzularımı öldürdün. Bir arzum kaldı o da sen. Bu satırlar ruhumun röntgeni. Ne görüyorsun? Acı çeken kuş gibi bir ruh. Hadi avucuna al bu kuşu. Koynunda uyut. Bu kuşun sıcak yuvası hiç olmadı. Evim olmasın sarayım olmasın. Yeterki bana ve başıma bir kucak ver. Ben işte onu hiç bulamadım. Sokakta yatarım bir kağıt üzerinde; ama sıcak kollar bana ipek yataklardan daha değerli ve daha sıcak. Ben bunu istiyorum. Döşeğim isterse hiç olmasın. Sensiz o yatak içi buz dolu bir çukur. Ben o buzlukta yıllarca uyuyorum. Bu buz devrinden yavaş yavaş çıkıyorum. Göz merceğinden yansıyan ışıklarla eriyor içimdeki buzlar.
Aşk ateşinin kenarında bir şaman gibi oturmam; çıplak ayaklarımla içine girerim. Üstünde de tepinirim. Ben yanmaktan değil; kanmaktan korkuyorum. Serab gibi aşkların peşinden giden biri değilim; serap olan benim gerçek olan sen ve aşkımızdır birtanem! Aşk bir davadır bir kavgadır. Benim davam sensin aşkım! Gözünden bir damla düşse yıkarım dünyayı. Sen benim kutsal emanetimsin namusumsun şerefimsin. Seni bir sancak gibi göklerde taşır ve dalgalandırırım. Aşkının emrine âmâdeyim.
Bütün duygu ve düşüncelerim emrinin altında ve sen oturuyorsun gönül sarayımın tahtında. Ve bir yıldız gibi parlıyorsun bahtımda. Her gece bekliyorum gözlerin hayalimde tulu etsin. Bana bir defa da olsa gülümseyip kaybolsun. Benim güneşim Batıda batmaz; gözlerinde batar. Yaşamak seni düşünmektir. Yaşamak sana ve aşkımıza emek vermektir. Dudaklarımla yanaklarından buseler dermektir. Kaşlarına kurbanım; ya o pembe dudakların…
Güller görmesin onları. Kıskanırlar seni birtanem kıskanırlar. Korkuyorum seni kaybetmekten. Seni kaybetmek herşeyimi kaybetmektir. Söyle! Ne yapayım kazanmak için seni? Sen de mi gideceksin bana dargın? Gitme! Bir ben anlarım seni bir ben düşünürüm ruhunu. Seni beyaz bir güvercin gibi severim ellerimin arasında. Seni kazanmak için her kavgaya hazırım. Dökülecekse kanım senin uğruna dökülsün; bükülecekse boynum senin için bükülsün. Sökülecekse dişim senin uğruna sökülsün. Mecnun benim yanımda bir hiç…O kitaplarda yaşıyor; bense hakikatte. O sadece mecnun bense hem deli hem âşık biriyim sana. Aşkın en son derecesi delilik.
Bu aşk ruhuma cemre gibi düştü kelimelerinden. Ben benliğini kaybetmiş bir garibim. Sanmaki bu halimden dertli ve muzdaribim.
Yaşıyorsam vallahi seni bir kez görebilmek için yaşıyorum. Benim aşkımpamuk ipliğine bağlı değil. Emekleyen bir bebek gibi ellerimi uzatıyorum sana. Hiç tutan olmadı bu elden. Tutanlar bir dal gibi büküp kırdı onu.
Bana umut oldun. Bir gün gidersen kırılmam sana gücenmem. Ancak şunu derim: Hayatta fırsat bir defa ele geçer. Sen ve ben birbirimizin şansı ve fırsatıyız. Birbirimize bu şansı verelim. Bizi başkası anlamaz.
Seni çok özlüyorum ve bekliyorum sonsuza kadar.