J
Jigsaw
Ziyaretçi
Ziyaretçi
İnsan olduğunu unutturduklarında gidersin,
Kendini unuttuğunda,amaçlarını herşeyini unuttuğunda gidersin.
Kurumuş yaprakların üzerine diz çökersin,
Yapraklar dahada fazla dökülmeye başlar çığlıklarından.
Yağmur yağsın istersin,
Gözyaşlarına gözyaşı katsın istersin.
Ağlarsın,
Mihmandarlarının yanlış oluşlarına yanarsın.
Dinmez,dinmez,dinmez.
Kuşlar hızla kanat çırpıp kaçmaya başlar ikinci bir çığlıkta.
Ne gökyüzü görür,ne toprak acır,ne yapraklar duyar.
İliklerine kadar hissedersin terk edilmişliğin burukluğunu.
Kendine kızarsın,tek başına yürümeyişlerine yanarsın.
Defalarca iyidir deyip güven verişlerine ağlarsın kana kana.
Ne çok beklediğin yağmur eşlik eder sana,
Nede bir kuş konar yamacına.
Yapraklar,ağaçlar bile uzaklaşıyordur sanki senden.
Koşmak istiyorsundur.
Uzaklara. . .Çok uzaklara !
Yolun sonunu dibinde hırçın dalgalarıyla meşhur bir denizi barındıran uçurumu hayal ederek.
Çığlık ata ata koşmayı,atlamayı ve huzura ermeyi hayal edersin.
Uçurumda bulamazsın yakınlarda.
Eline bakan insanlar düşer aklına.
Düşüncelerini kör ederler o anda.
Üçüncü bir çığlığın ardından yağmurda yağmaya başlar bu sefer.
Acımıştır belkide sana kimbilir.
Yere serilirsin.
Buz kesilmiş bedeninde,gözyaşlarından sıcaklığını koruyabilmiş yüzünü hissedersin.
Su olmayı istersin.
Akmayı,biryerlere yayılmayı...
Düşünmemeyi,
Öylece akıp gitmeyi.
Sırılsıklam olduğunda,
İçini birşeylerin kapladığını hissedersin.
İyi birşeylerin . . .
Uyumak istersin,bir daha uyanmamak üzere uyumak.
O da olmaz.
Yağmur dinince ayağa dikilirsin.
Çamurlanmış üstüne aldırmadan yoluna gider,
Mutluluk oyununu oynamaya devam edersin.
M.S.
Kendini unuttuğunda,amaçlarını herşeyini unuttuğunda gidersin.
Kurumuş yaprakların üzerine diz çökersin,
Yapraklar dahada fazla dökülmeye başlar çığlıklarından.
Yağmur yağsın istersin,
Gözyaşlarına gözyaşı katsın istersin.
Ağlarsın,
Mihmandarlarının yanlış oluşlarına yanarsın.
Dinmez,dinmez,dinmez.
Kuşlar hızla kanat çırpıp kaçmaya başlar ikinci bir çığlıkta.
Ne gökyüzü görür,ne toprak acır,ne yapraklar duyar.
İliklerine kadar hissedersin terk edilmişliğin burukluğunu.
Kendine kızarsın,tek başına yürümeyişlerine yanarsın.
Defalarca iyidir deyip güven verişlerine ağlarsın kana kana.
Ne çok beklediğin yağmur eşlik eder sana,
Nede bir kuş konar yamacına.
Yapraklar,ağaçlar bile uzaklaşıyordur sanki senden.
Koşmak istiyorsundur.
Uzaklara. . .Çok uzaklara !
Yolun sonunu dibinde hırçın dalgalarıyla meşhur bir denizi barındıran uçurumu hayal ederek.
Çığlık ata ata koşmayı,atlamayı ve huzura ermeyi hayal edersin.
Uçurumda bulamazsın yakınlarda.
Eline bakan insanlar düşer aklına.
Düşüncelerini kör ederler o anda.
Üçüncü bir çığlığın ardından yağmurda yağmaya başlar bu sefer.
Acımıştır belkide sana kimbilir.
Yere serilirsin.
Buz kesilmiş bedeninde,gözyaşlarından sıcaklığını koruyabilmiş yüzünü hissedersin.
Su olmayı istersin.
Akmayı,biryerlere yayılmayı...
Düşünmemeyi,
Öylece akıp gitmeyi.
Sırılsıklam olduğunda,
İçini birşeylerin kapladığını hissedersin.
İyi birşeylerin . . .
Uyumak istersin,bir daha uyanmamak üzere uyumak.
O da olmaz.
Yağmur dinince ayağa dikilirsin.
Çamurlanmış üstüne aldırmadan yoluna gider,
Mutluluk oyununu oynamaya devam edersin.
M.S.