Sonsuz ateşte yanmak!..

Konu sahibi son olarak 2789 gün önce görüldü
Sonsuz ateşte yanmak!..
Allahü teâlâ, sonsuz merhametinden dolayı, Peygamberler göndererek, inanılması lâzım olan şeyleri, kullarına bildirdi. İmân, Peygamberin bildirdiklerini tasdîk etmek demektir. Allahü teâlâ, insanlara büyük ni'met olarak, Peygamberleri gönderip îmânı bildirdi. İmân etmek için, bir yere para vermek, mal vermek, zor bir iş yapmak, birisinden izin almak gibi, hiçbir şey yapmak lâzım değildir. Hattâ, îmânlı olduğunu başkasına bildirmek bile lâzım değildir. İmân, altı şeyi öğrenip, bunlara kalbinden, gizlice inanmak demektir. İmân eden, Allahü teâlânın emirlerine teslîm olur, yanî seve seve yapar ve böylece, Müslümân olur. İmâm-ı Rabbânî hazretleri;
"Sonsuz ateşte yanmaya inanmayanın, buna çok az da bir ihtimâl vermesi, zannetmesi akıl îcâbıdır" buyuruyor.
NOT;
Osmanlıdan hemen sonra medreseler kapatıldı. Dolayısıyla orada okutulan islam ve fen ilimlerini birlikte okuyarak yetişen islam alimi dünyada kalmadı. 1350 senedir yetişmiş olan islam alimlerinin kütüphaneler dolusu kitapları da okunmaz oldu. Dolayısıyla meydan çoğunlukla din cahillerine kaldı. Uyduruk tefsirler ve sözde türkçe Kur'an'lar okunarak farklı farklı iman ve islam anlayışları, dini topluluklar ortaya çıktı. Halbu ki; iman etmek kolay olduğu gibi din cahillerine aldanıp imanını kaybetmek, ebedi cehennemlik olmak da çok kolaydır. Çaresi, ecdadımızın İLMİHAL kitaplarını veya düzgün tercümelerini okuyarak imanımızı kaybetmemektir.
 
Cehennem ve cennet sanıldığı gibi yukarılarda değil, burada bizim yanıbaşımızdadır.

Ayrıca dünya da bir kaç yıl süren davranışların ebedi bir cezayı hak etmesi anlamsızdır. sonu olan bir nedenin, sonsuz bir sonucu olamaz.

Yaşasın Karma .
 
Geri