Son Üç Damla
Sarildik birbirimize. Hiç ayrilmamacasina. Çok içten oldu bu sefer. Nedendir bilinmez ama ben de çok duygulandim bu kucak sirasinda. Aglamaya basladim.
Bir çocuk gibi, salya sümük agladim senin omuzlarinda. Son kez oldugunu bile bile agladim.
Sonra bir islaklik degdi tenime. Ilik bir islaklik.
Gözyasi. O zaman anladim ki sen de agliyorsun.
Senin de agladigini anlayinca düsünmeye basladim.
Niçin agladigini merak ettim. Sen istememis miydin ayriligi?
Sen degil miydin benim içimden bir parçayi alip götürmek isteyen ve sen degil miydin hep terkeden? Her zaman cevapsiz sorularima yanit buldugum yer olan yerdeydim. Yani senin koynunda.
Ama bu sefer birbirimize siki sikiya sarilmamiza ragmen bulamadim yanitlari. Bir damla düstü kolumun üzerine. Niçin agliyorsun? Niçin?
Yoksa beni gerçekten seviyor musun? Gerçek sevgi. Hiç bulamayacagim sandigim seyi verdin sen bana ya da ben öyle sandim.
Gerçekten gerçek sevgi miydi verdigin yoksa digerlerinin yaptigi gibi mecburi bir rol mü? Herkesin degismeli olarak ayni rolü oynayacagi hayat oyununda oldugumuzu biliyorum.
Ama yine de ögrenmek istiyorum. Yine de ögrenmek, anlamak. Bir damla daha düstü. Ve bu sefer yüregim ciz etti. Damlalar sanki agaçtan solmus yapraklarin düsmesi gibi geldi bana.
Ya bir gün agaçta yaprak biterse. Ya bir daha aglamazsak. Nasil yasanir ki o zaman. Nasil sever insan karsisindakini ve nasil gösterir aglamazsa sevgisini?
Gösteremez. Karsindaki için bir ömür boyu aglamalisin gerçekten seviyorsan.
Seni seviyorumlara ihtiyaç yoktur. Çünkü zaten seversin. Baska bir damla daha düsünce ayriligi anladim sonunda.
Niçin bu halde oldugumuzu ve niçin birbirimize sarili vaziyette olup birbirimizi anlamadigimizi anladim?
Demek ki ayrilik böyle birsey. Önce soyut olarak basliyor, daha sonra bedenimizi esir aliyor.
Demek ayrilacagiz ve bir daha görüsmeyecegiz.
Yazik olacak bana, sana ve benim toz pembe bile diyemeyecegim hayallerime.
Bir damla daha düsse diye o kadar çok dua ettim ki su on saniyelik zaman diliminde ben bile sayisini unuttum. Üç damlada bitti hersey.
Birbirimizden ayrildik. Yüzyüze bakamadik bile.
Sadece ben sana hosçakal dedim. Hosçakal.
Sen gidince etrafima baktim bizi izleyen var mi diye?
Ve kolumdaki üç damladan baska birseyin bize tanik olmaya yanasmadigini aciyla gördüm. Senden bana sadece o üç damla kaldi.