Geride kalan süreç, İsrail'in hiçbir şekilde yasal düzlemde zorlukla karşılaşmayacağı ve uluslararası arenada hiçbir tepki görmeyeceğini gösterdi. Bu İsrail için bir kazançtır. BM'den AB'ye kadar hemen her uluslararası örgüt ve organizasyon "Yav Neto, biz size vurun dedik de siz de abarttınız ha he he he ulan köftehorlar sizi" modunda takıldı. Kimi devletler bütün o katliamlar sırasında İsrail'e silah ve mühimmat, kimileriyse meyveden sebzeye kadar hayati besinler ve ihtiyaçları karşıladı. Bazıları göğsünü gere gere, bazıları ise bir fare gibi dip köşe yaptı bunu ama sonucunda İsrail'e olan destek, giden yardım ve giderilen ihtiyaçlar bütün bu süreç boyunca 1 defa olsun kesilmedi ki bu da İsrail için diğer bir kazançtır. Ortada Ukrayna-Rusya örneği ve kayda değer kısmı kağıt üstünde kalsa da yaptırım üstüne yaptırım yiyen Rusya varken İsrail'in 1 kez olsun yaptırım yememesi, İsrail'e karşı 1 kez olsun toplu bir duruş sergilenmemesi İsrail için çok büyük bir kazanç ve motivasyon unsurudur. Bu kazanımsızlığın verdiği cesaret çok da uzak olmayan bir gelecekte Filistinsiz Filistin'i doğuracak. İsrail, Lübnan ile olan ateşkesi daha birkaç dakika içinde bozan, Suriye ile uluslararası kabul görmüş sınırını Suriye'deki ilk karışıklıkta ihlal eden bir devlet. Filistin'in bu denli gücü ve destekçisi yokken bu anlaşmanın hiçbir manası yok. İsrail'e karşı halklar nezdinde büyük bir tepki doğdu ki bu sonuna kadar haklı bir tepkidir ancak devletler halklarının tepkilerine alenen götünü döndü. Birkaç Afrika ülkesi ve İrlanda Cumhuriyeti dışında kurumsal olarak İsrail'e ses çıkartma denebilecek bir tepki neredeyse gelmedi. İspanya'nın İsrail'e silah satışını durdurma çağrısı ve AI'ın İsrail'e silah satışı yaptırımı dışında İsrail'e yaptırım meselesini ciddi şekilde dillendiren de olmadı. Günün sonunda ise İsrail hiçbir yaptırıma uğramadan, katliamlarının bedelini ödemeden şimdilik kenara çekildi. İsrail giriştiği bu soykırımın bedelini ödemeden hiçbir anlaşmanın bir manası olmayacak. Bu işin bir boyutu. Diğer boyutu ise Hamas. Bunca Filistinlinin, çocuğun, yaşlının kanları İsrail kadar Hamas'ın da ellerindedir. Hamas Filistin'i kurtarıp yeni Filistin'i kurmak için değil, Filistin'i Filistinsizleştirmek için epey bir mücadele etti ve nihayet emellerine ulaştılar. Gazze'deki binlerce insan katledildi, hayatta kalanların kayda değer kısmı ölümle yaşamın farkının ayırt edilemeyeceği bir halde. Bu cendereden bir şekilde kaçabilmiş olanlar da belki de bir ömür bir daha kendilerinin olan, vatan diyebilecekleri bir toprak parçasına basamayacaklar. Süreç başından bugüne kadar masumların, hiçbir suçu olmayan insanların kanlarıyla yazıldı ve şimdilik nokta da o kanlarla kondu.