Soma Maden Kazasının 4. Yılında Üç Yüz Bir Belgeseli

Konu sahibi son olarak 1566 gün önce görüldü
Tarihin en çok can kaybı ile sonuçlanan iş ve madencilik kazası olarak kayıtlara geçen Manisa Soma maden faciasında, 301 madencimiz şehit olmuştu. Büyük facianın yıl dönümünde, yönetmenliğini Alican Mansuroğlu’nun üstlendiği “Üç Yüz Bir” belgeseli, YouTube üzerinden açık izlenebiliyor.

[YOUTUBE]y1-JvEovT04[/YOUTUBE]​

Yıl dönümüne özel 301 madenciyi anmak için açılan belgesel Soma Maden katliamı ve onun arka planı anlatıyor. Özellikle 1980’li yıllar ve sonrasına damga vuran özelleştirmeler, geçtiğimiz 13 yılda doruk noktasına ulaştı. Bu özelleştirme politikasından nasibini alan madenler, kar ortağı patronların çılgınca üretime odaklandığı koşullarda, toplu işçi mezarlarına dönüşmeye başladı.
Kapitalizmin ilk döneminin koşullarında işçileri çalışmaya mahkum eden bu anlayış, 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen Soma Maden Patlamasında, 301 maden işçisinin katledilmesine sebep oldu.

Z9rkYA.jpg

Belgeselin, festivallerde aldığı ödüller ise şu şekilde;
3. Marmaris Kısa Film Festivali, Belgesel Dalı, Birincilik Ödülü. 2017
28. Ankara Uluslararası Film Festivali, Ulusal Belgesel Yarışması, Jüri Özel Ödülü. 2017
6. Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali, Belgesel Dalı, Jüri Özel Ödülü. 2017
5. Antakya Uluslararası Film Festivali Belgesel Dalı, En İyi Film Ödülü. 2017
1.Siirt Uluslararası Kısa Film Festivali, Uluslararası Kurmaca ve Belgesel Kategorisi, Finalist, 2018


Gaiadergi
 
YILMAZ ÖZDİL

Cennete mektup

13 Mayıs 2016



Aslında her şey “cennete yazılan mektup”la başlamıştı.

*

“Sevgili babacığım… Seni çok özledik. 1 mayıs işçi bayramını sensiz geçirdiğim için çok üzgünüm. Cezalarını çekecekler, içinde hiç kuşkun olmasın. Oradaki bütün abi, dede ve amcaların ellerinden öpüyorum. Seni çok seviyorum. Cennette mutlu bir şekilde bizi bekle babacığım… Ben pilot olacağım, senin yüzünü kara çıkarmayacağım, söz veriyorum. Yeni köpeğim Tarçın'ı da çok seveceğini umuyorum.”

*

9 yaşındaki Betül yazmıştı.

*

Soma'da hayatını kaybeden 301 şehidimizden Ali'nin kızıydı.

*

Mektubunun sonuna, elele tutuşmuş dört kişilik ailesinin resmini çizmişti. Babası, annesi, kardeşi, kendisi… Hemen yanlarında bir de köpek yavrusu oturuyordu, Tarçın'dı.


Hepsine Allah rahmet eylesin.Bu ülkede insan hayatının ne kadar ucuz olduğunu gösteren acı bir olaydı.Bunun en büyük delili de mahkeme sürecindeki Ali Cengiz oyunlarıydı.Maalesef bu kayirma çabaları ülkenin alışılmış tepkisiydi.Akilda kalan ne derseniz sedyeyi kirletmeyecek kadar yüreği güzel insanlara tanık olmaktı.
 
YILMAZ ÖZDİL

Cennete mektup

13 Mayıs 2016



Aslında her şey “cennete yazılan mektup”la başlamıştı.

*

“Sevgili babacığım… Seni çok özledik. 1 mayıs işçi bayramını sensiz geçirdiğim için çok üzgünüm. Cezalarını çekecekler, içinde hiç kuşkun olmasın. Oradaki bütün abi, dede ve amcaların ellerinden öpüyorum. Seni çok seviyorum. Cennette mutlu bir şekilde bizi bekle babacığım… Ben pilot olacağım, senin yüzünü kara çıkarmayacağım, söz veriyorum. Yeni köpeğim Tarçın'ı da çok seveceğini umuyorum.”

*

9 yaşındaki Betül yazmıştı.

*

Soma'da hayatını kaybeden 301 şehidimizden Ali'nin kızıydı.

*

Mektubunun sonuna, elele tutuşmuş dört kişilik ailesinin resmini çizmişti. Babası, annesi, kardeşi, kendisi… Hemen yanlarında bir de köpek yavrusu oturuyordu, Tarçın'dı.


Hepsine Allah rahmet eylesin.Bu ülkede insan hayatının ne kadar ucuz olduğunu gösteren acı bir olaydı.Bunun en büyük delili de mahkeme sürecindeki Ali Cengiz oyunlarıydı.Maalesef bu kayirma çabaları ülkenin alışılmış tepkisiydi.Akilda kalan ne derseniz sedyeyi kirletmeyecek kadar yüreği güzel insanlara tanık olmaktı.

RDLy4a.jpg

Dostum ne güzel özetledin.Yüreğine sağlık.

Ambulansa binerken çizmesini farkında olmadan çıkartmaya çalıştığını söyleyen Murat Yalçın, o anı da şöyle anlattı:
"Ekipler bizi kurtardı, ambulansa bindiğimde ise o kadar insan can derdiyken bulundum yeri kirletmemek nasıl aklıma geldi bilmiyorum. Ama biz Anadolu insanı olarak zaten temizliğe, Müslümanlığın verdiği inançla zaten bağlıyız. Yattığım yere benden sonra gelebilecek arkadaşlarımı da düşündüm. Çizmeleri daha sonra çıkardım ama yılda bir kez verdikleri o çizmeleri daha sonra bulamadım."
 
RDLy4a.jpg

Dostum ne güzel özetledin.Yüreğine sağlık.

Ambulansa binerken çizmesini farkında olmadan çıkartmaya çalıştığını söyleyen Murat Yalçın, o anı da şöyle anlattı:
"Ekipler bizi kurtardı, ambulansa bindiğimde ise o kadar insan can derdiyken bulundum yeri kirletmemek nasıl aklıma geldi bilmiyorum. Ama biz Anadolu insanı olarak zaten temizliğe, Müslümanlığın verdiği inançla zaten bağlıyız. Yattığım yere benden sonra gelebilecek arkadaşlarımı da düşündüm. Çizmeleri daha sonra çıkardım ama yılda bir kez verdikleri o çizmeleri daha sonra bulamadım."
Senin de yüreğine,emeğine sağlık dostum.Evet,bu ülkenin elleri kömür karası yüreği tertemiz insanlarının edep ve hak bilinciydi bu örnek.
 
Geri