Babası oğluna bir torba çivi verir ve ona çok sinirlenip,
kontrolünü kaybettiğinde ce sandığın üzerine bir çivi
çakmasını söyler.
Birinci gün çocuk sandığa tam otuzyedi çivi çakar.Günler
geçtikçe çocuk baırlı davranmaya ve daha az çivi çakmaya başlar.
Haftalar geçince kendini kontrol etmesinin sandığa çivi
çakmaktan daha kolay olduğunu farkına varır.Her çivi çakmadığı
günün sonunda babasına bildirir.
Bu defa babası oğluna, öfkesine yenik düşmemeyi başardığı
her günün sonunda sandıktan bir çivi sökmesini ister. Aradan
haftalar geçer, çocuk artık sabırlı davranmayı öğrenmiştir.
Sandıktaki çiviler birer birer yerinden sökülür ve çocuk son
çiviyi söktüğü gün, sandığı göstermek üzere babasını çağırır.
Babası oğluna bakar ve şöyle der. Bak oğlum , çok çalıştın
ve artık kendini kontrol etmeyi öğrendin. Fakat şu sandığın
üzerindeki deliklere bak. O delikler hiçbir zaman kapanmayacak
ve sandık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Bizler kontrolümüzü
kaybedip, öfkemize yenik düştüğümüzde, karşımızdaki insanların
yüreğinde işte böyle onulmaz yaralar açarız.
Ne kadar özür dilersek dileyelim o yara daima orada kalır.
sözlerde fiziksel saldırı kadar, hatta belkide daha çok
yaralayabilir insanları. Oysa arkadaşlarımız bizim mutluluğumuzdur.
Bizi güldürürler, başarı için cesaretlendirirler, bize dikkatli bir
kulak sunarlar ve kalplerini açmaya her zaman hazırdırlar. Kendini
kontrol etmeyi başarmanı neden istediğimi şimdi anladınmı?
SOKRATES
Evet dostlar ya bizler ne yapıyoruz.?
Kaç çivi çaktık, çakmaya da devam ediyoruz ?
Kaç kalpte çivi izi bıraktık ?
kontrolünü kaybettiğinde ce sandığın üzerine bir çivi
çakmasını söyler.
Birinci gün çocuk sandığa tam otuzyedi çivi çakar.Günler
geçtikçe çocuk baırlı davranmaya ve daha az çivi çakmaya başlar.
Haftalar geçince kendini kontrol etmesinin sandığa çivi
çakmaktan daha kolay olduğunu farkına varır.Her çivi çakmadığı
günün sonunda babasına bildirir.
Bu defa babası oğluna, öfkesine yenik düşmemeyi başardığı
her günün sonunda sandıktan bir çivi sökmesini ister. Aradan
haftalar geçer, çocuk artık sabırlı davranmayı öğrenmiştir.
Sandıktaki çiviler birer birer yerinden sökülür ve çocuk son
çiviyi söktüğü gün, sandığı göstermek üzere babasını çağırır.
Babası oğluna bakar ve şöyle der. Bak oğlum , çok çalıştın
ve artık kendini kontrol etmeyi öğrendin. Fakat şu sandığın
üzerindeki deliklere bak. O delikler hiçbir zaman kapanmayacak
ve sandık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Bizler kontrolümüzü
kaybedip, öfkemize yenik düştüğümüzde, karşımızdaki insanların
yüreğinde işte böyle onulmaz yaralar açarız.
Ne kadar özür dilersek dileyelim o yara daima orada kalır.
sözlerde fiziksel saldırı kadar, hatta belkide daha çok
yaralayabilir insanları. Oysa arkadaşlarımız bizim mutluluğumuzdur.
Bizi güldürürler, başarı için cesaretlendirirler, bize dikkatli bir
kulak sunarlar ve kalplerini açmaya her zaman hazırdırlar. Kendini
kontrol etmeyi başarmanı neden istediğimi şimdi anladınmı?
SOKRATES
Evet dostlar ya bizler ne yapıyoruz.?
Kaç çivi çaktık, çakmaya da devam ediyoruz ?
Kaç kalpte çivi izi bıraktık ?