Sokaktaki Tacizlerle İlgili Bir Yazı Sadece...

🕒 Konu sahibi 12 saat önce aktifti
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Ulasim için sik sik taksileri kullanirim. Taksicilerin hiç sevmedigi
müsteri tiplerinden biriyim. Bütün muhabbetim gidecegim yeri söylemek
ve
inerken tesekkür etmekten ibarettir. O kadar. Yine bir gün is çikisi
Taksim`e gitmek için Tesvikiye`den taksiye bindim. Olanaganüstü bir
durum
yoktu aslinda. Trafik her zamanki kadar yogundu ve ben yine taksiciyle
iki
laf etmemek için gazete mi okuyordum. Birdenbire taksicinin canhiras
haykirisiyla irkildim: - Anneni yiyim tavuk, bu ne biçim yumurta!
"Oooha!"
dedim içimden. Bu ne menem bir laftir böyle ve neye söylenmistir.
Bunca
yildir konusmak ve yazismak için Türkçeyi kullanirim. Ilk kez böyle
bir
cümleye taniklik ediyordu kulaklarim. Dumurum dumur üstündeydi. Hemen
etrafa baktim. Ortada ne bir tavuk vardi, ne de yumurta. Taksicinin
baktigi yöne bakinca, bu olagandisi cümlenin, salina salina karsiya
geçmekte olan iki helen sütünü bacaga atfedildigini gördüm. Dumurumun
katsayisi daha da artmisti. Anladim ki olay mahallinde yumurta, sadece
bir
imgeydi. Iki olaganüstü güzel bacagi (hakkini teslim edelim) tasvir
etmekte kullanilmisti. Saskinligim ve hayranligim yol boyunca nutkumun
tutulmasina yol açmisti. Taksim`e geldigimizde "müsait bir yerde
indirir
misiniz lütfen" dedim. "Okeydir abi!" dedi. "Ne okeyi? Dur geri
alayim"
seklinde bir dumur espirisi yapayim dedim ama göze alamadim. Açikcasi
arkasindan söyleyecegi herhangi bir lafi (muhtemelen ilk kez duyacagim)
kaldiramazdim. Parayi uzatip, tesekkür ettim ve taksiden indim.
Yürümege
basladigimda hala aklimin her karisini o cümle isgal ediyordu. Hangi
sürrealist yaklasim yumurtanin formuyla, bir kadin bacagi formunu ayni
potada eritebilirdi? Yaniti bulmak çok zor olmadi: Güzel yurdumun
`delikanlilik kurumu`, kendi jargonunu ve yaratici gücünü öylesine
gelistirmisti ki bir kadina "ne güzel bacaklarin var" demenin akla
gelebilecek 1001 yolu varken, "Anneni yiyim tavuk, bu ne biçim
yumurta!"
yolunu bulabiliyordu. Sen büyüksün Allahim! Biraz daha yürüdügümde
aslinda `Laf atma sanati" diye bir kavram oldugu gerçegine dogru yol
aliyordum. Bu sanati icra eden delikanlilarimiz (pardon
sanatçilarimiz)
olaganüstü kreatif çalismalar sergiliyorlardi. Bu da onlardan sadece
biriydi aslinda. Bir erkek ve grafik sanatçisi olarak kendimden utanç
duydum. Bu sanata simdiye kadar hiç bir katkim olmamisti. Bir kiza
atabildigim tek laf (sanirim lisedeydim) `gözlerin ne kadar da güzel`di
olmustu. Tanrim, ne kadar da siradan. Iki güzel göz gören her erkegin
aklina gelebilecek ilk cümleydi bu. Yerin dibine girmistim. Bununla
da
kalmayip taksicinin yaraticiligini müthis kiskanmistim. Acaba bizim
ajansta metin yazarligi yapar miydi? Eminim ayni yaratici ekipte yer
alirsak ondan çok sey ögrenebilirdim. Ögrenemesem bile bulasabilirdi
di
mi? Saka bir yana, aci bir gerçegin bir kez daha farkina varmak beni
fazlasiyla üzmüstü. Bu gerçek, kimi erkeklerin -sosyal konumu,
kültürü,
egitimi ne olursa olsun- kadinlari; yolda, isyerinde, alisveriste ya da
belediye otobüslerinde doymak bilmeyen cinsel arzularina ortak etme
çabasi
içinde oldugu gerçegiydi. Taciz etmek eylemi hayatimizin bir parçasi
artik. Iki güzel bacak, iki güzel göz yada gögüs yaraticiligin
sinirlarini
zorlayan fantaziler üretmemize yetiyor da artiyor bile. Bazilarimiz bu
dürtüyü çesitli barikatlar koyarak engelleyebiliyor. Ama taksici
örneginde
oldugu gibi biraz özgür bir ruh, içimizdeki doymak bilmeyen hayvanin,
avazi çiktigi kadar bagirarak istemini dile getirmesine engel
olmuyordu.
Üstelik bunu yaparken de en kutsal degerlerimizden biri olan
annelerimizi
de isin içine katiyordu. Aslinda o taksici sadece bir simge.
Ahlakdisi,
dejenere ve saygisiz bir toplumun, dizginlenemeyen, disavurmus erkeksi
arzularin bir simgesi. Biliyorum ki benim kulaklarimin taniklik ettigi
o
cümleden çok daha ilginç ve yaratici(!) sözleri ve eylemleri
kadinlarimiz
hergün duyuyor ya da görüyor. Hergün evinden çikip isine yada
alisverise
giden kadinlar, sokaklarda serseri mayin gibi dolasan bu
`delikanlilar`in
tacizlerine ugruyor. Bizlerse bazilarina sadece tanik olabiliyoruz...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri