Sokağa çıkmak gayrimeşru mu yoksa demokratik siyasetin bir parçası mı?

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
hangi durumda uygulandığı önemli bu yasağın atıyorum bir salgın hastalık vs. var ise gerçekten demokratik bir ülkede yaşanıyor ise problem yok, lakin yaşadığımız ülkenin demokratik düzende olup olmadığının tartışma konusu olduğu şu dönemde bizim ülkemiz için pek tartışılası bir konu değil sanki.
 
Akp'nin bu zamana kadar en büyük başarısı, toplumun algılarını kendi çıkarları doğrultusunda yönetmek oldu. Bu öyle bir başarı ki anayasal bir hakkı bile terörle bağdaştırıp kendi lehine kullanabilecek kadar büyük bir başarı.

Anayasanın 26. ve 34. maddeleri açık ve net olarak insanlara yürüyüş ve protesto hakkını vermektedir ve hiçbir kişi ve kurum insanları bu haktan mahrum edemez.

26. Madde​

VIII. Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti
Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü,radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.
Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümlere, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.


34. Madde​

B. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı
Madde 34. - Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.


Akp bir korku imparatorluğu yarattı. Bu öyle bir başarılı oldu ki halkın kayda değer kısmı inandığı doğruları kendi zihni dışında dile getiremez oldu. Kısaca halkımız "Aman ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey"e büründü. Şimdi birtakım muhalifler bile "Sokağa çıkma Erdoğan'a yarar" diyor. Sebebi bu insanların da algılarının Akp ve Erdoğan tarafından bozulması. Akp bunu sistematik bir şekilde yaptı. Hakkını arayan insnaları terörle bağdaştırıp onları susturmak için her yola girişti.

Çok uzağa değil, Metin Lokumcu'nun öldüğü güne gidelim. Emekli bir öğretmen, kendi için değil, doğa için. Bugünler için değil, yarınları korumak için. Sadece ama sadece doğa daha fazla katledilmesin diye, doğayı düşünen insanların da olduğunu göstermek ve talan düzenine karşı çıkmak için sokağa çıkan bir insandı Metin Lokumcu. Öldü belki de öldürüldü. İşin acı tarafı anayasal hakkını kullandı diye ne vatan hainliği kaldı ne de teröristliği. Sırf vatandaşlık bilinciyle sokağa çıktığı için terörist diye yaftalandı. Yandaş basın tarafından afişe edildi. İnsanların bilincine bu düşünceler ilmek ilmek işlendi. Sokağa çıkmak terör eylemleriyle bağdaştırıldı. Hatta "Hes'lere karşı çıkan vatan hainidir." diyebilecek kadar ileri gittiler.

Hepsini bir kenara bırakalım, Türkiye Cumhuriyetinin mayası Atatürk'ün ilkeleridir. Bu ilkelerden birisi de halkçılıktır. Bu öyle yavan, içi boş bir ilke değil, bilakis altı doldurulmuş ve üzerine fikirleri ve projeler inşa edilmiş bir düşünce. Atatürk'ün de ifade ettiği gibi halkçılık, "Halk için, halkla birlikte ve gerekirse halkın yüce çıkarları uğruna millî çabalarda bulunmaktır." Çok uzatmayayım, yine anayasamıza bir atıfla bitireyim. 6. Madde der ki,

6. Madde​

Egemenlik
Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

Türk Milleti, egemenliğini,Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.

Hiçbir kimse, veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.



Sonuç olarak, bu ülke hiçbir kişi ve zümrenin malı değil. Bu ülke halkındır yani hepimizindir. Halk sesini duyurmak için sokağa çıkıyorsa bunu kendi çıkarı için yapıyordur. Kimsenin bunu terörle, vatan hainliği ile yaftalamaya hakkı yoktur. Tabii biz son 20 yılda halk olduğumuzu, bu ülkenin temel direği olduğumuzu unuttuk. 20 yılda halk olmayı bırakıp tebaa olduk.
 
Asgari görevini bile yerine getiremeyen bir muhalefet. Oylamaya bile katılmıyor. ilk seçimde gidiyorlar, aman oyuna gelmeyelim… Aynen.

 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası​

34. Madde​

B. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı
Madde 34. - Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir

KAYNAK ; Türkiye Büyük Millet Meclisi İnternet Sitesi
 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası​

34. Madde​

B. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı
Madde 34. - Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir

KAYNAK ; Türkiye Büyük Millet Meclisi İnternet Sitesi
Bu acik kanuna ragmen gosteri yapmak isteyenleri Cumhurbaskanimiz aleni bir sekilde tehdit etti sagolsun. Varolsun.
 
Arkadaşlar forumda bile sokağa dökülmek yasak. Allasen oturun oturduğunuz yerde..
 
Ankara, İstanbul'u da bırakmazlar diyorduk. ne oldu? direnseler de o sandığı kabul ettiler. gördük bunu. şu an muhalefetin sokağa inmesini dört gözle bekliyorlar. bu oyuna gelmez bu millet.


ankara, istanbul meselesini iyi hatırlıyorum. hakkımız yenirse sokaklarda ararız diyen bir halk iradesi vardı. sence hükümet istese şuan, şu saatte kendi isteği planı dahilinde sokağı hareketlendiremez mi? ve kendi provakatör paramiliter ordusundan adamları ile sokağı kriminalize edemez mi? oyun ne kardeş, ne oyunundan bahsediyorsun?

suriye'ye 3-5 füze atıp savaş çıkarırız diyen kirli politikanın silahşörleri, istese 3-5 adamla sokakları hareketlendiremeyeceğine ihtimal vermemek ya saflık ya korkaklık olur. gün geçtikçe ağırlaşan yaşam şartları, geri dönüşü olmayan krize bağlı kalıcı sorunlar, sağlık sektöründe ki sorunlar, sendikal hakların gaspı, açlık ve sefaletle boğuşan kitleler, hukuksuz yargılama ve tutuklamalar vb. tüm bunlar şu zamana kadar bin isyan çıkarmaya gebe mevzular zaten.
işte memur kafasıyla düşününce herşeyi tamamen güç odağının insafına bırakabiliyorsun, boyun-bıçak ilişkisi.

sokağa çıkan kitlelere iktidardan önce tepki verecek olan bu liberal kafadır.
 
@Psinoza aaa tamam o zaman. onlar sokağı hareketlendirmeden biz çıkalım. sevinirsin değil mi? hoşuna gider bu durum? bunu bekliyorsun zaten. sokağa çıkalım, paçavraları çıkartalım, devlete isyan edelim, yakalım, yıkalım... sizin gibiler olduğu sürece kimseyi harekete geçirmesine gerek yok zaten. "hakkımız yenirse sokaklarda ararız diyen halk kitlesi" var diye ne güzel demişsin. önce sandık gelecek. sonra bakılacak.
 
@Psinoza aaa tamam o zaman. onlar sokağı hareketlendirmeden biz çıkalım. sevinirsin değil mi? hoşuna gider bu durum? bunu bekliyorsun zaten. sokağa çıkalım, paçavraları çıkartalım, devlete isyan edelim, yakalım, yıkalım... sizin gibiler olduğu sürece kimseyi harekete geçirmesine gerek yok zaten. "hakkımız yenirse sokaklarda ararız diyen halk kitlesi" var diye ne güzel demişsin. önce sandık gelecek. sonra bakılacak.

düşün metaverse dünyasına ışınlanıyorsun sonra bi bakıyorsun bir tepenin üstünde raskol bağdaş kurmuş oturuyor. ve seni dijital sokak eylemine çağırıyor, düşün güzel olmaz mıydı?
 
Vakit bulmuşken yazayım hemen dedim hatalar olabilir kusura bakmayın.

Öncelikle başlıkta “Sokağa çıkmak gayrimeşru mu yoksa demokratik siyasetin bir parçası mı? Şeklinde bir soru yöneltilmiş ve cevapta verilmiş bu anayasal bir hak ama demokrasinin tam anlamıyla işlediği “Tek Adam” rejiminin olmadığı bir yönetim şekli için.

Muhalefet partilerinin hiçbirinden böyle bir söylem gerçekleşmemişken 3 gün önce bununla alakalı GÖZ DAĞI vererek konuşma yapan cumhurbaşkanı insanların yasal hakkı olan böyle bir durumda Türkiye de nasıl bir yol izleyeceklerini şu sözlerle dile getirmişti;

- Utanmadan sıkılmadan sokaklara döküleceklermiş, siz 15 Temmuz'u görmediniz mi? Nereye dökülürseniz dökülün 15 Temmuz'da o sokağa dökülenlere bu millet nasıl dersini verdiyse siz de dökülün siz de aynı dersi evvelallah alırsınız. Bizler Cumhur İttifakı olarak hepinizi önümüze katar, gideceğiniz yere kadar kovalarız.

Bu açıklama Türkiye de olası bir sokağa çıkma durumunda neler yaşanacağını göz önüne sermektedir. Zaten son zamanlarda ülkemizde hakim olan korkutma ve dayatma ile bastırılan halkın, ne mevzuatlara ne de yasal hakları içeren kanunlara dayandırarak hak araması imkansız biraz gerçekçi olalım bu durumda sonuçları ağır olacak o nedenle tek çözüm SANDIK ta gereken cevabı vermektir bizim için.

Son olarak Kazakistan da yaşanan OHAL durumu ve sonuçları ortada Eski Sovyet ülkeleri ellerini ovuşturarak yardım adı altında yaptıklarını da yakından izliyor ve takip ediyoruz. Bu konuda ise Türk Devletleri Teşkilatının Aksakalı seçilen Binali beyin neler yapacağını merak ediyorum.

Bu arada kurulacaklara , küsenlere saygılar hürmetler..
 
Yukarıda arkadaşlar protestonun Anayasal bir hak olduğunu zaten ifade etmişler. Tekrar etmeye gerek yok ama bu hakkın sadece Anayasa ile değil, ülkemizin de iştirak ettiği uluslararası sözleşmelerle korunduğunu belirtmek lazım.
Fakat iktidar, toplumun en temel haklarından biri olan ifade özgürlüğünü kendi Anayasa'sına dahi uymayarak engelleyeceğini hatta şiddetle karşılık vereceğini sert bir dille açıklamaktan da geri kalmıyor.
Bu tutumun nedenini iktidarın otokrasiyi iyiden iyiye benimsemesine ve eleştiriye kapalı hale gelmesine bağlıyorum. Tabii yöntemin konularında ifade özgürlüğümüzü dahi elimizden alacak kadar güçlenen bu anlayışı kendimiz besleyip kendimiz büyüttük; bir nevi kendi canavarımızı yaratmış olduk. Bu başka bir tartışmanın konusu..

Konu başlığında da belirtildiği üzere muhalif siyasilerden de "sokağa çıkmayın." çağrısı gelmekte. Ben bu çağrıyı yerinde buluyorum ve nedenini de her ne kadar antidemokratik bir söylem gibi dursa da demokrasiye olan inancın tezahürü olarak değerlendiriyorum.
Çünkü bizim geçmişimizde yüz yıllarca ayakta kalabilmiş bir islam devleti bulunmaktadır ve hala hatırı sayılı bir zümre tarafından özlemle anılmaktadır. Cumhuriyetimiz ise hala bebeklik, dolayısıyla emekleme dönemindedir ve geçmişinden dolayı toplumsal problemlerde yönetim biçiminin her an değişebileceği yönünde risklere açıktır.

Birtakım arkadaşlar "Hala mı şeriat diyorsunuz?" şeklinde eleştiri getirse de geçmiş, gölge misali bizi takip etmeye devam ediyor. Hatta en yetkili ağızlardan bile insanı tedirgin edebilecek türden söylemler duyabiliyoruz:
Daha geçen yıl Erdoğan'ın "Artık hayatımızı inancımıza göre tanzim etmeliyiz." şeklinde bir açıklaması olmuştu mesela. Veya daha geçenlerde yaptığı "nass var nass" şeklinde bir açıklaması olmuştu.
İktidarın, dini inanç yorumunu politikalarıyla harmanlayıp her fırsatta önümüze koymaya, bir yaşam biçimi olarak dayatmaya, toplumu değiştirmeye çabaladığı ortada.
Hal böyleyken, iktidar da ciddi anlamda kan kaybı yaşıyorken, en küçük kıvılcımların dahi büyük yangınları ortaya çıkarabileceği bir gerçeği varken, sokağa çıkmak, toplumsal reaksiyon göstermek, yönetim şeklini değiştirmeye meyleden bir iktidar için fırsat niteliği taşıyabilir bence.
Tabii muhalefetin böyle bir çağrıda bulunmasının başka nedeni de önümüzdeki seçimlerle beraber iktidarın değişeceği yönünde inanca sahip olması. Son gelişmeler de zaten bunu gösteriyor.

Böyle bir ortamda her ne kadar demokratik bir hak olsa da sokağa çıkmak bana göre de gereksiz. Çünkü kan kaybı yaşayan ve sonunun geldiğini fark eden iktidar can havliyle hiç istemeyeceğimiz türden olayların kıvılcımını yakabilir ve birtakım söylemlerini hayata geçirmek için fırsat bulabilir.

Atatürk'ün dediği gibi, "Geldikleri gibi giderler." fazlasına hiç gerek olmayacak.
 
Arkadaslar.
Romalilar.
Türk insani isyan etmeyi bilmez.
Genlerinde yok.
Yazin bunu bi yere.
Sacma gelebilir ama dogru.
 
@No Pasaran , sokaktan sonuç alınabilir mi sence? Alınabilirse nasıl alınabilir? Veya halk çıkıp kamusal problemleri protesto ederse ne gibi etkilerini görebiliriz?
İstanbul ve Ankara seçimlerinde KK ve ekibi sorunu sandıkta çözmüştü, engel olunmaya çalışıldı ama gene de çözdü.
 
Demokratik ülkelerde Demokratik haktır.Yarı demokratik ülkelerde birilerinin işine geliyorsa hak gelmiyorsa suçtur.

Ayrıca 10 dakika sokağa çıkıp protesto etsen araya iki tane provokatör sokup insanları terörist ilan edilirsiniz.
 
Geri