Sobalı evlerde samimiyet daha mı fazlaydı?

Konu sahibi son olarak 18 gün önce görüldü
ded39ac2-c4e8-425b-b253-9444e6ff3863.jpg
Kişiler samimi olduktan sonra farkeden bir şey olmuyor. Ama sobalı evlerde hep bir arada olunduğu için daha sıcak bir ortam olabiliyor.
Sizce nasıl?
 
E ellerimiz üşüyüp başına toplanıyorduk sobalı odada duruyordu herkes elbette etkisi vardı
 
Isınmak yönünden evet çok güzeldi. Bizim ilk evimiz müstakildi ve sobalı evde büyüdüm biraz. Sonra site içinde apartmana taşınınca buralarda kullanılmıyor. Klima da soba kadar iyi ısıtmıyor. Bazı tanıdık akrabalar köyde yaşıyor. Gittiğimizde görüyoruz sobayı falan ama güzel ya nostaljik oluyor.
 
Hayır. Sobalı evlerde herkes tek odada beraber oturmak zorundaydı. Herkes beraber aynı odada olunca da ister istemez bir sohbet, muhabbet doğuyor. Hal böyle olunca ortam samimi görünüyor. Şimdi öyle mi? Her evde doğalgaz var. Bireyler kendi odalarında, ısınmak için diğer aile bireyleriyle aynı odada olmak zorunda olmadan vakit geçirebiliyor.
 
Rahmetli Babannemin evi sobaliydi.Bazen onda kalirdim.Sobanin kovasini degistirirken,beni yorganin altina koyardi.Aklima takilirdi ben bu kadar usurken,O disarda komur,odunla ugrasirken nasil usumuyor diye...Sonradan manalandirdim,bizim kulfet olarak gorduklerimiz,bazilari icin rahmet olsa gerek.

Teknoloji caginin icimizden sokup aldigi ilk sicaklik belki de,soba alazinin gonlumuze akseden sicakligiydi.Kimine gore samimiyet,kimine gore sicaklik bunun adi.
 
Eskiden göbeği sobaya değdirme oynunu oynardım.yapıştı hala izi duruyor..ahh ne sucuklar,ne güvercinler ne kaburgalar pişirirdim.sonra içine ayva atar közlerdim.eskiden yokluk vardı ama mutluluk,huzur eksik olmazdı bizden…
 
Elektrikli ısıtıcılar var olduğu günden itibaren çoğu insan soba kullanmayı bırakmıştı. Klima ve doğal gaz da eklenince soba kurmak, apartman ve sitelerde yasaklanmış durumda çünkü baca sorunu yaşanıp zehirlenmeye sebep olabiliyor.

Sobalı ev döneminde televizyon da birkaç kanaldan ibaretti hatta radyoda arkası yarınlar dinlenirdi. PTT telgraf sistemi ile haberleşip şehiler arası aramayı da yine PTT'ye yazdırıp yaptırabilirdin. O günlerde teknoloji yoktu ve insanlar sadece okul, iş, aile, arkadaş çevresini bilirdi. Şimdi öyle mi? Tanımadığın insanlar sosyal medya sayesinde hayatına bile karışma hakkını kendinde bulabiliyor.

Samimiyet değilse bile koşullar gereği insanlar birbiri ile yüz yüze iletişimi daha fazla kurardı. Şu an adeta robot gibiler maalesef...
 
Şu fakirliği övme işlerini bırakın, sobalı ev rezillik. Duman tüter, her yer is olur, odunu bulmak için ağaç kes, taşıması var vs uzar gider. Tezek yapmak da kolay iş değil, yok ben doğalgaz sevmem sobanın üstünde suyu ısıtıp banyoya taşıyıp yıkanmayı seviyorum diyorsanız, ne diyeyim mutlu olun.
 
Şu fakirliği övme işlerini bırakın, sobalı ev rezillik. Duman tüter, her yer is olur, odunu bulmak için ağaç kes, taşıması var vs uzar gider. Tezek yapmak da kolay iş değil, yok ben doğalgaz sevmem sobanın üstünde suyu ısıtıp banyoya taşıyıp yıkanmayı seviyorum diyorsanız, ne diyeyim mutlu olun.
Şömine?
 
O zengin işi bebeğim :) soba ile şömine bir olur mu.
Bu boş konuları bırakıp biraz benim yakışıklılığım hakkında konuşsak diyorum.
Bu arada senin unuttuğun iki şey var 4 sene oldu benim el yazısını yorumlama yapacaktın, bir de manito ilk buluşmada nereye götürülür konusunda anlatacağın ikinci hikâyeyi anlatmadın.
Seni seviyorum.
 
tabi canım lodoslu gecelerde ölür müyüm acaba diye götümüzün üç buçuk atarak uyuduğumuz günleri hatırlıyorum çok samimiydi. bazı şeyleri romantize edeceğiz diye geberiyoruz gerçekten.
 
  • Kahkaha
Tepkiler: ne
Adını hatırlamadığım kişi: "İnsan sobayı değil, o ortamdaki duygularını özler."

Yaşlılarda sıkça görülen geçmiş hasreti de böyle bir şeydir. Bugün ile barışık olmayan her kesim ve zümre geçmişi yad edecektir.
 
Tabikide... samimiyet sicak ortam guzel anilar.. ben cok sansliyim sobali evde dogup kucuklugumu gecirdim. Sonra yillar sonra burda ikinci kiralik eve soba kurdum sahane idi... burda mustakil evi olupda somune/sobasi olmiyan ev nadir gorursun.
 
Su eskiyi ovme huyunuz ne zaman gececek. Ihtiyarlar eskilerden illallah ederken genclerin biseyleri yasamadan zorlugunu gormeden eskiye ozlemi shsjmsmsms kusura bakmayin gulerim.. anlatiliyor hep eskiler. Cidden her sey zorlukmus. Bunun neyine ozlem duyayim. Anneme hep diyorum yasadiginiz hayat, hayat degilmis hak veriyor.. hakkari de yasamislar bu arada. Bilmem kac metre kar aylarca evden cikamadiklari falan olmus. Cadoloz bi kaynana cekmis. Yatili misafir eksik olmazmis. Surekli aksam yemek davetlerine de cagirirlarmis. Ayrica 6 cocuk hepsi ust uste. Hayat mi simdi o yasadiklari.. Eskinin hicbir seyi cekilmez. Asla ovmem, hep ileri......
 
soba yakmasını bilmeyenler, iki odun taşımaktan aciz ve iş olacağını bilse dünyaya gelmeyecek üşengeçler, görsen sanki şatoda yaşıyormuşcasına ahkam kesenler...... hepsi burada elit üyeler... ya siz nerdesiniz???......... :d


çocukluğu şöyle bir ortamda geçmemiş olan da ben çocuktum demesin mümkünse..........

Adsız.jpg
 
samimiyet evin sobalı olması değildi, zaman samimiydi, aile kavramı geleneksel değerlerini henüz yitirmemişti.

akşam yemeği yendikten sonra kimse eline telefonunu alıp köşesine çekilmezdi, televizyonda izlenmeye değer tek bir şey olurdu, özellikle pazar akşamıysa bizimkiler'den hemen sonra başlayan parliament sinema kulübü filmi...

yemek yendikten sonra anne elinde tepsiyle odaya girer büyüklere çay verir, küçüklere ise meyve verir onu da soyarak verir.

soyulan mandalina kabukları sobanın üzerine bırakılır etrafa yayılan garip kokuya "oh ne güzel kokuyor" denirdi. ha bu arada kestane varsa o da süper olurdu.
yukarda bi yerde fakirlik övmek denmiş de bu fakirlik övmek değil. zengin değildik ve fakirliğe üzülmek için de oldukça vizyonsuzduk. bu yüzden de o yanmış mandalina kabuğu kokusu bizi mutlu ederdi.

neyse işte sonra bizimkiler dizisi izlenirdi ve eğer çocuksan dizi bitsin istemezdin. çünkü biliyorsun ki pazar akşamı banyosu yaklaşıyor, çünkü sobanın üzerine konan güğümdeki su kaynamak üzere.

ama şunu da bilirsin, en güzeli banyodan havluya sarılı halde çıkıp hemen sobanın yanına oturmaktır.

satırlarıma burada son verirken gözlerimden akan son damlayı silmeyip dudağımın üzerine gelmesini bekledim. sonra küçük bi dil darbesiyle tadına baktım.
 
Köyde yaşıyorum evimiz sobalı ve doğalgaz daha buraya gelmedi malesef. Ama öyle tek bir sobanın etrafında toplanmıyorsunuz her odada bulunuyor sizi aydınlatayım. Ayrıca öyle alayım baltayı ormana gideyim odunum bitti de kesip getireyim diye bir şey yok arkadaşlar. Ormancılar sizi enseler hemen. Devlet ormanda sağlıklı ağaçları işaretler ve geri kalanı temizletir kestirir. Onlarında size parayla satar. Bu para aslında orada çalıştırdığı işçinin parasıdır. Sonra o ormanın çevre köylerinde almak isteyenlere 5 siterlik hak verir. Öyle şeyler işte. Ayrıca banyo olayı da şofbenlerle yapılıyor ya da güneşli günlerde güneş enerjisi kullanıyorsunuz. Sobada ısıtıp beklenmiyor pek.
 
Geri