[ı][sıze="3"]bathysphere-smog
when ı was seven
(yedi yaşındayken)
ı asked my mother
(annemden istedim)
to trip me to the bay
(beni deniz kenarına
götürmesini)
and put me on a ship
(ve bir gemiye koymasını)
and lover me down
(beni daha aşağıya indirmesini)
lower me out of here
(buradan daha aşağıya)
because when ı was seven
(çünkü yedi yaşındayken)
ı wanted to live in a bathysphere
(bir batyhsphere de yaşamak istedim)
between coral
(mercanların arasında)
silent eel
(sessiz yılanbalıklarının)
silver swordfish
(gümüş kılıçbalıklarının)
ı can't really feel or dream down here
(burada gerçekten hissedemiyorum ya da hayal kuramıyorum)
and if the water should cut my line*2
(eğer deniz benim bağrımı koparacaksa)
set me free
(beni özgür bırak)
and if the water should cut my line
(ve eğer deniz benim bağrımı koparacaksa)
set me free, ı don't mind
(beni özgür bırak,kusura bakma)
ı'll be the lost sailor, my home is the sea
(kayıp denizci oolacağım,evimde deniz)
when ı was seven
(yedi yaşındayken)
my father said to me
(babam bana dedi ki)
'but you can't swim'
(sen yüzemezsinki)
and ı've never dreamed of the sea again
(ve bir daha asla denizin hayalini kurmadım)
(yedi yaşındayken)
[/sıze][/ı]
when ı was seven
(yedi yaşındayken)
ı asked my mother
(annemden istedim)
to trip me to the bay
(beni deniz kenarına
götürmesini)
and put me on a ship
(ve bir gemiye koymasını)
and lover me down
(beni daha aşağıya indirmesini)
lower me out of here
(buradan daha aşağıya)
because when ı was seven
(çünkü yedi yaşındayken)
ı wanted to live in a bathysphere
(bir batyhsphere de yaşamak istedim)
between coral
(mercanların arasında)
silent eel
(sessiz yılanbalıklarının)
silver swordfish
(gümüş kılıçbalıklarının)
ı can't really feel or dream down here
(burada gerçekten hissedemiyorum ya da hayal kuramıyorum)
and if the water should cut my line*2
(eğer deniz benim bağrımı koparacaksa)
set me free
(beni özgür bırak)
and if the water should cut my line
(ve eğer deniz benim bağrımı koparacaksa)
set me free, ı don't mind
(beni özgür bırak,kusura bakma)
ı'll be the lost sailor, my home is the sea
(kayıp denizci oolacağım,evimde deniz)
when ı was seven
(yedi yaşındayken)
my father said to me
(babam bana dedi ki)
'but you can't swim'
(sen yüzemezsinki)
and ı've never dreamed of the sea again
(ve bir daha asla denizin hayalini kurmadım)
(yedi yaşındayken)
[/sıze][/ı]