Sizin hiç kalbiniz ağrıdı mı?

Konu sahibi son olarak 187 gün önce görüldü
Sizin hiç dişiniz ağrıdı mı? Ya böbrekleriniz? Peki, sizin hiç kalbiniz ağrıdı mı? Sanki birisi ortasına bir bıçak sokmuş ve içinde çeviriyormuş gibi… Sizin hiç kalbinizde adını koyamadığınız bir sancı oldu mu, bir de burnunuzda sızı?
Burnun direği nasıl sızlarmış ve aslında gerçekten burunda öyle bir ağrı nasıl olurmuş, ben aşk ateşiyle yanarken öğrendim. Hem de ne ateş….
O zaman öğrendim ki; duygularla bedenimdeki acılar birbirine bağlıymış. İhanete uğramak, kalbin orta yerine hançer saplamak gibiymiş. Ve o hançer hiç çıkmadan uzun zaman aynı yarayı kanatmaya devam edermiş.
Yalan olduğunu bildiğin sözleri susmak, midende ağırlık yaratırmış mesela.. hani çok yedinde hazmedemeden geçirdiğin o birkaç saat gibi, midenin orta yerinde bir taş duruyormuş gibi…
Sonra öğrendim ki; biri adını anınca kulakların çınlarmış, kızarırmış.. Daha tuhafı sen yokluğunda birini anıyorsan hasretle, onun kulakları değil ama senin dudakların sızlarmış….
Sizin hiç ömrünüz ağrıdı mı? Benim ömrüm öyle sızım sızım ağrıdı en zayıf yerlerinden. Kışın çatısı akan evler gibi, hep aynı yere düştü gözyaşları….
Acılar bazen aşkları yaşattı, bazen öldürdü ama benim ömrüm zaten bir kelebeğinki kadar kısaydı, uzun bir yolculuk gibi gözüme göründü. Kelebek benden önce öldü, artık hürdü…​
 
Çok baklava yemiştim, 1 hafta gerçekten kalbim ağrımıştı, sanırım kolesterolum fırlamıştı
 
neymiş efendim
yine ne olmuş
karma aşktan ne anlarmış
vay arkadaş
 
Sizin hiç dişiniz ağrıdı mı? Ya böbrekleriniz? Peki, sizin hiç kalbiniz ağrıdı mı? Sanki birisi ortasına bir bıçak sokmuş ve içinde çeviriyormuş gibi… Sizin hiç kalbinizde adını koyamadığınız bir sancı oldu mu, bir de burnunuzda sızı?​

Burnun direği nasıl sızlarmış ve aslında gerçekten burunda öyle bir ağrı nasıl olurmuş, ben aşk ateşiyle yanarken öğrendim. Hem de ne ateş….

O zaman öğrendim ki; duygularla bedenimdeki acılar birbirine bağlıymış. İhanete uğramak, kalbin orta yerine hançer saplamak gibiymiş. Ve o hançer hiç çıkmadan uzun zaman aynı yarayı kanatmaya devam edermiş.

Yalan olduğunu bildiğin sözleri susmak, midende ağırlık yaratırmış mesela.. hani çok yedinde hazmedemeden geçirdiğin o birkaç saat gibi, midenin orta yerinde bir taş duruyormuş gibi…

Sonra öğrendim ki; biri adını anınca kulakların çınlarmış, kızarırmış.. Daha tuhafı sen yokluğunda birini anıyorsan hasretle, onun kulakları değil ama senin dudakların sızlarmış….

Sizin hiç ömrünüz ağrıdı mı? Benim ömrüm öyle sızım sızım ağrıdı en zayıf yerlerinden. Kışın çatısı akan evler gibi, hep aynı yere düştü gözyaşları….

Acılar bazen aşkları yaşattı, bazen öldürdü ama benim ömrüm zaten bir kelebeğinki kadar kısaydı, uzun bir yolculuk gibi gözüme göründü. Kelebek benden önce öldü, artık hürdü…

o esas agriyan insanin hisleridir

gerci ben cörek otu yagi iciyorum damarlari aciyor kan dolasimi iyi dolasiyor kalp agrisi olmuyor artik
 
Geri