Türkiye, ortalamanın üzerinde bir gelişme gösteriyor. Mevcut hükümet, bu zamana kadarki ülke yönetim kadrosu arasında kötünün en iyisi durumunda olduğu için, bu kadar iyisini bulmuşken daha kötüye gitmesini istemeyen halk tarafından gönderilmiyor.
Ülkede yaşanan bazı özgürlük kısıtlamaları, alım gücünün zayıf olması, asgari ücret sıkıntısı gibi problemler bence hükümetin istese çok kısa bir sürede çözebileceği ama halkı daha iyi bir yaşama alıştırmak istememesinden kaynaklı. Bu da doğru bir strateji değil maalesef.
Öte yandan (her ne kadar duymaktan bıkkınlık gelmiş bir sıfat ta olsa) yerli ve milli silahlar, yerli askeri taşıtların üretimi, bir çok küresel örgüt ve kuruluşlarda dönem başkanlığı yapılması, artan uluslararası saygınlık, insani yardımlarda ve sığınmacı desteğinde dünya birincilikleri, her şehre açılan yurtlar, üniversiteler ve dolayısıyla yükseköğrenim oranının artması, girişimci destekleri, engelli destekleri, restorasyon, onarım, yol, köprü gibi insanlara doğrudan etki eden faaliyetlerden ötürü ülke hem aslen hem de halkın gözünde gelişme gösteriyor.
Kadın cinayetleri, ayrımcılık, ırkçılık, kötü örnek olan televizyon programları gibi problemler aslında ülkenin başında hep vardı. Daha olumlu bir seviyeye de maalesef çekilemedi. Bunların nedenleri arasında eğitim sisteminin geliştirilememesi, kanunların yeteri kadar yerine getirilememesi, ülkemizin jeopolitik konumu ve Ermenistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Amerika Birleşik Devletleri, Suriye, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi gibi sınır komşularımızla olan münakaşalarımızdan kaynaklanıyor.
Ülkenin dış politikasına sıra gelmişken söylemek gerek: Türkiye'nin problem yaşadığı bu ülkelerden hiç birisiyle iyi bir politika izleme şansı yok. Çünkü, özellikle de Ermenistan ve Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ve bu özerk ülkeye bağlı terör güçlerinin istediği şey; Türkiye sınırları içerisinden alabilecekleri bir toprak parçası ve bunun uzlaşılacak hiç bir tarafı yok.
Ayrıca halk arasında hala ayrımcılık var. Yalan haber yayma politikası gibi iğrenç bir durum var. Birlik olma sorunu var. Bunun asıl nedeni ise, fikir özgürlüğüne olan saygısızlık.
Bilim adamı yetişmiyor diyorlar, Aziz Sancar çıkıyor. Sırf Erdoğan'ın bir projesine destek verdi diye "Aziz Sancar artık bir bilim adamı değil." diyorlar.
Bilime destek yok diyorlar, Tubitak'ın alakası bile olmadığı sözde projeleri sanki gerçekten de varmış gibi yayınlıyorlar. Su ile çalışan camiymiş, papaz eriğini imam eriğine çeviren makineymiş, nohut suyunu tanesinden ayıran kaşıkmış, ıstaka projesiymiş falan fistan.
He bu arada..
Sorulan soru "Türkiye gelişmiş bir ülke midir?" değil, "Türkiye gelişmekte olan bir ülke midir?"
İkisi aynı şey değil. Eğer soru ilki olsaydı, o zaman çok daha farklı konuşurdum. O zaman yorum yapan diğer arkadaşlar gibi sadece olumsuz olan şeyleri dökebilirdim buraya. Çünkü gelişmiş bir ülke filan değiliz biz.