Bırakında şimdi dini bir tarafa. Varsayalım ki hepimiz dinsisiz ve konuya bu açıdan nötr yaklaşalım.
Ölünce bedenimize ne oluyor?
Çürüyüp gidiyor değil mi?
Mutfakta yemeyi unuttuğumuz meyvelerin çürümesi gibi... Hiç birimiz o çürümüş meyveleri yemeyiz. Kaldırıp atarız çöpe ve bir daha ki sefere çürüyecek kadar unutmamaya dikkat ederek yemeye çalışırız.
Bilim çağlayan misali coşuyor artık. Bu yüzyılın en çok gelişen alanlarından biri geri dönüşümdür.
Bu açıdan, neden organ bağışı zorunlu hale getirilmesinki?
Topluma minumum katkıyı sağlayabilmek adına ilk 8 sene öğrenimin zorunlu kılındığı bir sistemde, ölümden sonra terk edeceğimiz bir bedenin kullanımı neden zorunlu hale getirilmesin? Ölüyoruz işte, bedenimizi de toprak altına gömüp turşusunumu kuracağız?
Şahsen ben en azından kademe kademe bu projenin işlenmesi taraftarıyım. Ne bileyim belki suçluların ölümlerinden sonra organlarının alınması zorunlu kılınabilir.
İşin diğer tarafına gelince; organ alımının zorunlulaştırılması beraberinde büyük bir rant kapısı açacaktır bazı para baronlarına. Lanet olası kapitalizm bu kulvarda da vicdan, hak, adalet gibi rakiplerinin ayağına sıkıp yarışta en öne geçeceğinden maalesef büyük yolsuzluklar ve haksızlıklar yaşanacaktır.
Velhasıl, iki ucu kakalı değnek.