*Sitare*

Konu sahibi son olarak 4180 gün önce görüldü
tumblr_myspkc4P0d1sal2h2o1_500.png



İçimde kıyametler var.
İçimde sur’a üflemeye,
henüz çok vakit var…​

Sitare; bir yıldız adıdır.
Karanlıktan aydınlığa uzanandır.
Ve ben hayatıma henüz gelmemiş, benim mavi'me kırmızı'ma henüz ayak basmamış bir bedene yazıyorum.
O'na Sitare dedim.
Aldım hayallerimi elimin altına,
tek tek yazıyorum...​



İncecik kollarımı sar Sitare,
Uzun parmaklarıma can ol,
cılız bedenime nefes.
Uzaktaki yakınım ol,
İçine göm nefesimi,
Tara karışmış saçlarımı...​


Sitare'ye.​


Not: Burada yazılan her şey şahsıma aittir.
 
Bu gece yıldızlar göz bebeklerimde dans edecek.
Elimde ufak bir parça bez, ağaçları koşacağım.
Gökyüzü parçalanacak içimde, bir sızı hayal akacak
ve ben yine kaybedeceğim..




[YOUTUBE]QqDT1MNm5y8[/YOUTUBE]​
 
tumblr_inline_ms1yrj3szu1qz4rgp.jpg




“Oradaydı Yavuz, oradaydı.
Bana bakıyor gibiydi gözleri, kaçırdı mı dersin bir de?
Kaçırdıysa gözlerini, seviyor demekti değil mi..
Öyle derler ya hani…
Konuşurken gün ışıyordu be Yavuz. O konuşurken ben yaşamıyordum fark ettin mi ?
Sanki yıllar önce kayan yıldızla tutturduğum dileğin gerçekleştiği an’dı..
Yanımızdan geçerken kokusunu hissettin mi ?
Ben aldım onu.
Gül suyu…
Evet gül suyu gibi kokuyordu, o kadar içimdeydi zerresi.
Şimdi ne yapıyordur, o da beni başkasına anlatmış mıdır ?
Benim sana sakladığım kadar, o da tutuyor mudur ben sırlarını..

Mutsuzum Yavuz,
aklında ben olduğum halde benden uzak olmasına iç tüttürüyorum.
Şimdi kalk dese gidiyoruz,
benim gecelerim onun gündüzüne türkü olmaya
ellerim ellerine fidan dikmeye hazır be Yavuz..”​



Sebepsiz ve kişileştirilmemiş bir yazı..





Hadi iç de çay koyayım şarkısı...

[YOUTUBE]66Y93_naTd8[/YOUTUBE]
 


Sitare..
Göz bebeklerimde büyüteceğim seni,
karanlığın aksine aydınlıklarda.
Ve bir gün avuçlarıma ekeceğim ellerinin sıcaklığını,
Evim,
ekmek kokacak..


Kendi kendine terapi diye buna derler!

Ne güzel şey derdim hep; içini dahi içine dökmek...
Sonra düşündüm, düşündüğümü yazdım.
Evin duvarlarına, oturduğum koltuğa, başımı koyduğum yastığa.
Düşüncelerin kokusu siner miymiş hiç!
- Oluyor işte.

En sonunda buraya yazdım, her nefesimi işledim.
Aklıma rüyalarıma karışan hayaller geldi. Mavi çiçekli ağaçlar, papatya tarlası.
Kapımın eşiğinde bir hafta sonu sabahı bulacağım şişe süt ve bir demet çiçek geldi.

Ahh çektim.
Tüm bunlar olur muydu sahi ?
Oysa düşünsem, hepsi aslında gerçekti.
Olsundu.
Buna da bin şükür'dü...




Zamanında yazdıklarımdan;

Aşık olduğumda her gün aydınlıktan karanlığa kavuşmaz.

Gözlerim kime baksam O`nu görür.

İklimler değişir benim dünyamda. Su hep, ılık olur.

Berrak.

Ben aşık olsam, yoldan geçen her teyzenin poşetini taşır, yardım ederim.

Aşık olsam, hep çocuk kalırım. Umutlarım hep yeşil.

Gel gör ki, aşk yok..
 
Yerde bulduğum gökyüzüm ile tanışmak için kaç kış görmem gerekiyor ?





Düşünmek hayatı ne kadar karmaşık bir duruma sokuyor.

Ve ben düşünmek istiyorum.

Sıradan hayatıma birini düşünerek en dağınık şeklini vermek istiyorum. dedi kadın..

Gözlerindeki yalnızlığın derinliği anlaşılıyordu ağzından çıkanlarla. Sonra yağmur yağdı, çise çise.

Ah be canını yediğim, ne kadar yağarsan yağ temizlenmeyecek bu insanlar. deyip, yine de beklemeye devam etti.

Belki de hiç gelmeyecek olanı..






Kendine iyi bak okuyan.




Gizli bahçemden ufak bir şarkı...

[YOUTUBE]ta7oVEVs4VA[/YOUTUBE]
 
[YOUTUBE]x1i7pevupAM[/YOUTUBE]

:hi:
 
Bir yıldız kaysa;
Ben O'na da ağlarım...


Neden gerçekten mutluluğu hak eden insanlar mutsuz olurlar,hem de en çok bu saatlerde..

Çok mu zordu şimdi telefonun bir ucunda içini rahatlatacak ses duymak.

Huzurla uyumak çok mu zordu, öylesine dalmak yerine..


Ne zaman mutlu olsam, kelebek ömrü kadar bir zamanı oldu hayatımın ucuna iliştirilmiş bir şekilde.

Sabah uyandığında gününün güzel geçmesi için sebebin olan bir yüz görmek, bu kadar mı zor ?





Bazı şarkılar çay demletir insana...


[YOUTUBE]JiZwfJ5AxrE[/YOUTUBE]​
 
Aslında, trip atmak dürüstlüktür..
”Seni önemsiyorum” demektir.
Sevmediğin birine trip atmazsın meselâ. Yani ona olan sevgini belli edersin içten içe.
Onun için üzülebildiğini ona göstermektir trip.
”Beni üzebilecek kadar değerlisin, hadi anla” demektir.
Çocukçadır belki ama kalptendir aynı zamanda. Trip atmak sevdiğini başka türlü söylemektir. Bi yerde vazgeçememektir.
Su-sa-ma-mak-tır trip..
Susup gitmek yerine, “Senden vazgeçemiyorum“u tercih etmektir.
Ve yalansızdır.
Hülâsa..
Onu aklından, kalbinden, anılarından, hafızasından atamayan insanların…

Atabildiği yegâne şeydir trip..



Alıntıdır.
 
Tanrı;

Tüm cümlelerimin gizli öznesi.

Bütün zor anlarımda yanıma ilk koşan.

Her şeye rağmen, omzuma koyan elini.

'Ben burdayım çocuk' diyerek kulağıma fısıldayan.

Ağladığım geceler, gizli gizli silen yüzümü.

Bu kadar uzakta olsa da, verdiğim nefesin sıcaklığında hissettiğim.

'Hepsinin geçecek' olduğuna inandıran.

Umut veren.

Tanrı;

Tanrı belki de ay ışığında bir yıldızı gülümseten bana..





[YOUTUBE]iwdQoczuZUk[/YOUTUBE]​


-----

Koca bir iç çekişin ardından, zamanında ne de güzel demişim diyorum..


tumblr_mtnbukhavY1rlusuwo1_500.jpg


Sanırım bu samimiyeti özledim!
Bir de katalitik vardı.
Ufak bir parçası vardı, ekmek kızartmak için. Tellerine takardı annem.
Sonra ekmekleri koyardı.
Evde taze ekmek kalmadığında, üzerine reçel sürerdik bayat ekmekleri kızartıp.
Sobanın üzerine ayvaları dilimleyip koyardım. Evi mis gibi koku sarardı.
Sonra güğüm vardı bizde bir de. Anneannem onda ısınan su ile abdest alırdı.
Önüne kocaman kırmızı leğeni koyardım, hep ben su dökerdim.
Eğlenceli gelirdi.
Portakal kabukları olurdu bir de, sobanın hemen yanında.
O sıcakla birlikte yayılırdı evin her köşesine kokusu, köy gibi..
Tanrı'm...
Oda kokularını kıskandırır derecede idi !​
 
Bir şarkı var çalmadan kulağıma gelen...

Seni hatırlatıyor hep, biliyor musun ?
Birlikte geçireceğiz diyerek başladığım ve senin gidişinle biten o son güne dönüyor yüzüm..
Bakma bu kadar yazıyorum çiziyorum ama dindi artık gözyaşlarım. Hayli oldu o lanet ettiğim günle arayı açalı. İlk zamanlar ya da bir sene öncesine kadar hep derdim, nasıl atlatırım nasıl nefes alırım diye ama..

Bak mutluyum ben.
Hala gülebiliyorum sebepsizken bile. Yine şu çenemi tutamayıp gün boyu konuştuğum zamanlarım da var artık.
Çok oldu sana gelmeyeli. Kızıyorum kendime aslında. Her defasında yoğunluğumun arkasına sığınıp ihmal ediyorum seni ziyarete gelmeyi. Bir şişe su dökmeyi toprağına, aksatıyorum işte.

Bak seni artık beklemiyorum.
Gerçeği bildiğim halde sıcak bir akşamda gidişini yağmurlarla beklemeyeli çok uzun zaman oluyor. Yanına yatma hayaliyle toprağının üzerine uzanmayalı, başında ninni söylemeyeli, 'Ah,çok kirletmiş kuşlar yine, sileyim yüzünü' diyerek o soğuk taşı sildikten sonra 'Çok yakışıklı oldun yine..' demeyeli yıl geçti. Ne zamandır mektup yazıp baş ucuna bırakmayalı...

En son yanımda hissedişimi hatırlıyorum. Gecenin bu vakitleri nefes gibi koynumdaydın. Sardım seni, üşümüşsündür diye doladım ruhunu bedenime. O gece.
O gece işte, ne de güzel uyumuştuk diyorum.
Gülümseyerek hatırlıyorum..

Bak hala seni unutmuyorum.
Kendime verdiğim söz bir yana dursun, hayatıma kim girerse girsin yerinin değişmeyeceği mıh gibi çakılı aklımda hala.

Zaman zaman geliyorsun aklıma, buz kesiliyorum o vakitlerde.
Ağlamayacağım..
Ağlamayacağım...


Kendine iyi bak oralarda...




Uzaklardan gelir Hasret kokusu...
[YOUTUBE]nP2q3fIbUus[/YOUTUBE]
 


Bu şarkı şuur kaybı yaşatır insana.

[YOUTUBE]c6_5OFD1r54[/YOUTUBE]
 
557821_388947464461202_384384991584116_1190968_852849941_n.jpg



Ne lüzumu vardı telefon kulübelerinin, öpüşmeyecekse sevgililer..
Ya da sokaklarda kaybolmak ne kadar gereksiz olurdu, bir el tutmuyorsan eğer.
Çıplak kaldığını hissettin mi, üzerinde en güzel kıyafetlerin varken.
Peki ya içinin avaz avaz sustuğunu ?
Her gün yazıp, konuşacaklarını sustuğun
sustuğunu da yazdığın oldu mu?
Buna rağmen hala dolu hissettiğin..

Herkes farklı bir hayat yaşıyor, aynı dünya üzerinde.
Ve hiçbir zaman eş'im olamayacak benim.
Aynı hayatı yaşayabilen.
Bir yerde ortak nokta yakalayacağım kimse olmayacak.
Öyle geliyor ki bir apartmanın ufak dairelerinden birine taşınıp,
mermer yerine demirli olan balkonumda yaz akşamları çayımı içiyor olacağım..
Gözüm gibi baktığım çiçeklere su verirken, yapraklarını öpeceğim tek tek.
Ve;
Şansım varsa eğer, çocuklar sokakta top oynuyor olacak..​




[YOUTUBE]pr7w5euzGo0[/YOUTUBE]​
 
İçimde ufak bir heyecan var.
Gelmeyişlerini kutlayan, gelmesi gereken günlere umutla bakan bekleyişlerim var.
Sahi unuttum, ne zaman gerçekleşirdi bir insanın hayalleri..
Ruhu ayrıştırılırken dünyadan, oluyormuş gibi yapılarak mı,
yoksa nefes almaya henüz gücümüz varken,
uykudan önce dinlenen son şarkının nakarat kısmına eşlik ediyorken mi…
 
Birisi bana şunu sormuştu bir gün;
"Biri seni sevdiğini söyleyebilse ne derdin?"

Ben de cevap verdim;

Nerde kaldın ?

derdim heralde..

Ya da oturur en baştan anlatırdım her şeyi. Anlatmak özeldir çünkü.

Anlatmak benim için çoğunlukla özlemdir..

Sonra avcuna en sevdiğim şiiri yazardım. Eli elime değdiğinde, canlanırdı şiirler.

Aşık olmak, güzel şey.

Sevildiğini bilmek ve karşılığında sevmek beni şuracıkta öldürebilir.

Öyle güzel.
 
tumblr_mz1s9htbhB1sal2h2o1_500.jpg


Sonra içimden tekrar ettim,

Benim bile zor duyacağım fısıltı ile;


"Kırmızı…

Kırmızı…”



"Özlüyor musun?" diye sordu usulca bir ses..

Çalan şarkıyı mırıldanmayı bırakıp cevap verdi kadın;

- Özlemek, her an onu aramaksa eğer özlemiyorum. Ama gece olunca ıslanıyor kirpiklerim..

Bilmiyorlardı.
Birini özlemek, o kişinin var olduğunu göstermezdi. Hiç olmayan biri bile özlenebilirdi.
Arayabilirdi insan her zaman diliminde isimsiz birini.
Belki de hiç var olmayanı...

"Nasıl ama, anlam veremiyorum.." diye karşılık gelmeseydi eğer, düşünmek için yer açmayacaktı kadın yatağında.
Ki düşündüklerini kendisi bile anlamıyorken, kıvrıldığı yerden doğruldu kadın.
Bir sigara yaktı.

Düşlerinin peşini bırakmadan umutsuzluklarını en yakın duraktan sonsuzluğa uğurlayacak adam gelirse eğer, sigarayı bırakacağı geldi aklına..
Sözünün sebebi yoktu, sanki o geldiğinde tamamen kurtuluş olacaktı.
Gönlü şenlenecek, gözlerindeki hüzün kalkacaktı.

Özlüyordu..
Sorulan hiçbir soruya cevap veremeden, gökyüzündeki yıldızlara selam vermeden..
Tüm cehennem katlarında tek tek gezinircesine canı acıyarak özlüyordu..

Yakınındaki uzağın ne kadar uzak olabildiğini tüm hesaplardan çıkaramıyor,
bir köşede oturup, susarak özlüyordu...


Kimi ?

- Bilmiyordu...


Huzurla.
Okuyan..



Kollarımı açıp sarılmak istiyorum bu şarkıya !
[YOUTUBE]crOzP_uoPE4[/YOUTUBE]
 
tumblr_mwbursvVse1s7hx82o1_500.jpg


Sevgilinin saçlarında gezdirmek ellerini, okyanusta kaybolmak gibi.

Avuçların dua'ya açılmış gibi, huzura bulanır için..
 
tumblr_myw9ce8eEJ1sal2h2o1_500.jpg



İçimde kuşlar ölüyor !

Kırmızı aşkına, kırmızı aşkıyla gömün onları..




Geldiğin zaman, geride bırakacağız sırtımıza yüklediğimiz geçmişi.
Unutma..
Bir gün diyorum, bir gün o yazdığım mektuplara isim olacaksın.
Ne şanslısın adam!
Kimse benim kadar sevmeyecek seni.
Geldiğin zaman dünyam, senin adın olacak.
Sadece zamanını bekliyorum..
 
Geri