Sisifos Söyleni

Konu sahibi son olarak 7 gün önce görüldü
"kısacası, bir çiçeği düşünürken ürpermek yok."

DQOe5h9W0AE8myA.jpg
 
En son yılbaşı gecesi elinde sepetle Beşiktaş’taki Kadıköy iskelesinde beklerken görmüştüm. Beni ziyaret etmekten hoşlanıyormuş.Üç kere geldi. İlk önce cenazenin kaldırılmasından bir saat sonra gördüm. İkinci görüşüm Yola çıkışımdan bir gün önce şafak vaktiydi. Üçüncü olarakta iki saat önce kaldığım odada gördüm. Aynı anda sarı, kumral, kızıl, simsiyahtı saçları. Gözleri aynı anda deniz mavisi ve elaydı. Yalnızdım.Yanıma geliyor, bir iki dakika benimle konuşup gidiyor. Her zamanda kapıdan çıkıyor. Sesini iyice duyuyorum.
 
Bir gün Köln Radyosu’nda Yılmaz Güney çıktı. Türkiye’de en çok neyi özlediniz diye soran sunucuya, “Anamın kurufasulyesini” diye cevap verince, ilk defa babamın hıçkırıklarına şahit oldum. O gün gurbet babaannemin kurufasulyesinde anlam bulmuştu


DRGq0cOWAAAGnp1.jpg
 
İslamiyet şöyle bir şeydir efendiler.

DPbCXzQXUAAUHYl.jpg:large
 
Kulzüm Mescidinin kayyımı şöyle anlatıyor: "Ebû Türâb-ı Nahşebî bu mescide girdi. Kendisini tanımıyorduk. Burada günlerce oturup ibâdet etti. Hiç mescidden dışarı çıkmadı. Yanına gittim. "Bugün bir şey yedin mi?" diye sordum. "Hayır yemedim." dedi. "Ya dün?" dedim. "Hayır." dedi. "Ondan önceki gün yedin mi?" deyince de; "Hayır." dedi. Ben; "Peki kaç günden beri böylesin?" diye sorunca; "Yedi günden beri." buyurdu. Çarşıya gittim. "Mescidde yedi günden beri hiçbir şey yemeyen adama bir şeyler götürün." dedim. Kendisine çok miktarda yiyecek ve içecek getirdiler. İhtiyâcı kadar yedikten sonra doyan Ebû Türâb-ı Nahşebî bir bardak su içti. Sonra ibriğini alıp mescidden çıktı. Kimseye bir şey söylemedi. Biz, temizlenmeye gidiyor, döner zannettik. Fakat o, şehirden ayrılmak üzere yola çıktı. Bir müddet gittikten sonra ardından gittik. Baktık Mekke yolunda gidiyordu. Ben ardından yürüdüm; "Allah aşkına sen kimsin?" dedim. "Ben Ebû Türâb'ım." diye cevap verdi.
 
Üç gün dedin, beş gün dedin
Aylar oldu gelmedin
Geçen Cuma gelecektin
Haftalardır gelmedin..

DPfoPJiX0AEzTNq.jpg:large
 
Bu evrende yerin ve göğün yaratıcısından başka bir Tanrı yoktur.
İbrahim'in tanrısı, Nuh'un tanrısı, Musa'nın tanrısı, Davud ve Süleyman'ın tanrısı, İsa'nın tanrısı ve Adı övülmüş olan Cihanın beklediği Son Peygamberin tanrısı.

İnsanları hidayete erdirmek için insanların içinden peygamberler çıkarmıştır.
Allah bütün zalimlerin cehennemde yanacağına söz vermiştir.

DO1xFuAXcAEBvCH.jpg:large
 
zahra çok güzel bir kızdı gençken. zahra'dan daha güzelini bulsaydım, onunla evlenirdim. ama hiç aramadım, çünkü onun en güzel olduğunu söyleyen bir şeyler vardı bende, benim içimde.
 
vakit varken tomurcukları topla. zaman hâlâ uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek, yarın ölüyor olabilir.

siyah-beyaz-kompozisyon.jpg
 
İnsanın temel ihtiyaçları için emeğini satmak zorunda kalmasından daha alçakça birşey tanımıyorum, çünkü tüm alçaklıklar, borçlandırma, asgari ücret, işsizlik tehdidi, yoksulluk, yozlaşma, vergiler, sigorta ödemesi, işçi yetiştiren aile, okul kurumları, ideoloji, çalışma ahlakı, tüketim kültürü, polis şiddeti, kanunlar, itaatkar bedenler bu temel üzerinden yükselmekte. Yani asıl alçaklık işten çıkarmak veya maaşları düşük tutmak değil, insanların temel ihtiyaçlarını gidermesi için bir yerde çalıştırmak, emeğini satmak zorunda bırakmaktır.
 
Bir çiçeği severek başlıyorsun Allahı bulmaya.

DRwELG7X4AA6V5d.jpg
 
kuşların nasıl kanat çırptığını gerçekten anladığımız vakit kapanacak dünya kapıları.



marti17.jpg
 
önce yoldaş, sonra yol.

DSDuwDuXkAAzycY.jpg:large
 
Çocuk 2 yaşında, birçok şeyi kavrayamaz. ama annenin anne olduğunu kavrar. anne yalnızca bir kavram değildir çünkü. anne meryem'dir, anne kutsaldır.


DSh0kbhX4AAQrJM.jpg
 
Önce yoldaş, sonra yol.

DPydj05WAAAoCdO.jpg
 
belki derdimize çare bir çiçek.

DNNyT7lX4AApVqW.jpg
 
Bu sene de diğerleri gibi ölecek, eli kolu, gözü bağlı. Katil olan dünya, yılları ve tarihi harcıyor.

1944.JPG
 
Bir kız vardı bizim okulda; herkesin bir aşkı vardır, çocukluk aşkı. Bir gün gittim dedim ki: 'biraz seninle konuşsak beş dakika, kaçıyorsun hep...' bana dedi ki: 'rica ederim.' öyle bir ağrıma gitti ki: 'ben de sana rica ederim,' dedim. Ben o zaman anlamını bilmiyordum, yani onu bir küfür zannettim.
 
o her şeyin mutlaka bir iz bırakacağına inanıyordu, izsiz şey olamazdı; kuşların bile izi vardı gökyüzünde, sözcüklerin dişte, bakışların gözde.” kelâmı akla gelmelidir izi olan her şeyde.


1302880313-girls-145-nevseoboi-com-ua.jpg
 
Küçüksün güzel.

DSxlZhmWsAAarPl.jpg:large
 
Geri